onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili ile ilgili bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazın imar planında ilköğretim alanı olarak tahsis edildiğini ve davalı idarenin bu taşınmaza kamulaştırmasız el attığını iddia ederek tazminat talep etmiştir. Davalı idare ise, imar planının uygulanmasından sorumlu olduğunu ve davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı idare vekili bu kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddederek, taşınmazın değerinin belirlenmesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılmasının yerinde olduğuna hükmetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davalı idarenin temyiz itirazlarını reddederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, kamulaştırmasız el atma durumunda taşınmaz bedelinin belirlenmesi ve tahsili konusundaki hukuki çerçeveyi net bir şekilde ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4652 E.  ,  2024/9964 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1290 Esas, 2024/552 Karar
    DAVA TARİHİ : 02.06.2022
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/289 Esas, 2022/547 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Yuva Mahallesi 43217 ada 1 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında ilköğretim okul alanı olarak tahsis edildiğini ve taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını belirterek, belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Yenimahalle Belediye Başkanlığının ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında ilköğretim alanı olarak tahsis edildiğini, imar planının hayata geçirilmesi ve herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılmasından ilgili belediyenin sorumlu olduğunu, idari yargının görevli olduğunu belirterek davanın reddini ileri sürmüştür.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili el atmanın olmadığını, hukuki el atmadan da bahsedilemeyeceğini, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, imar planını yapan belediyenin sorumlu olduğunu, uzlaşma başvurusunun olmadığını, alınan raporun yetersiz, bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Yuva Mahallesi 43217 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı … Bakanlığından tahsiline dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Yuva Mahallesi 43217 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve belirleni bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    3. Dava konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilköğretim alanında kaldığından bedeline hükmedilmiş olup, Dairemizin 2021/10787 Esas sayılı dosyası ile onanmak sureti ile denetimden geçen, dava dışı hissedar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat bedelinin tahsili dosyası ile davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu gözetildiğinde Dairemizin yerleşik içtihatları gereği taşınmazda fiili el atma olgusunun varlığı kabul edildiğinden, davacı taraf lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
    4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.