| ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili konusundaki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazına kamulaştırma olmaksızın el atıldığını iddia ederek bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkeme, 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca emsal kıyaslaması ile taşınmazın değerinin belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığını ve bedelin davalı idareden tahsil edilmesine karar vermiştir. Temyiz aşamasında, davalı idare vekilinin itirazları, mahkemenin kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kararının onanmasına hükmedilmiştir. Bu durum, kamulaştırmasız el atma durumlarında taşınmaz bedelinin belirlenmesi ve tahsili açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3736 E. , 2025/297 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2220 Esas, 2023/1949 Karar
DAVA TARİHİ : 25.05.2021
KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/175 Esas, 2022/182 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hükmedilen ecrimisil miktarı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, …, Yüksekalan Mahallesi 12671 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın park yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydında taşınmazda hisse hatası olduğuna ilişkin beyan bulunduğunu, bu şerh nedeni ile taşınmaz üzerindeki hisselendirmenin net ve kesin olmadığını, dava konusu taşınmaza ilişkin iddia ve talebin varsayılan ilk el atma tarihine göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu iddia ve talebin dayandırıldığı imar planının mevzuat hükümleri ve kamu menfaati kapsamında tesis edildiğini ve mevzuat hükümlerinin tüm taraflar yönünden bağlayıcılık arz ettiği, 07.11.2014 tarihli Antalya Ticaret Odası Bilirkişi raporunda Kızıltoprak Mahallesi, 6037 ada 1 parsel sayılı taşınmazın değerinin 550,00 TL/m² olarak belirlendiğini, ecrimisil konusunda dava konusu taşınmazın oyun alanı niteliğinde olduğunu, bu sebeple hisse sahibinin taşınmazlar üzerinde konut ya da ticari bir faaliyet yürütebilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazların herhangi bir gelir getirici niteliğinin olmadığını, davacı tarafların dava öncesine ilişkin faiz istemini kabul etmemekle birlikte her koşulda yerleşik uygulama gereği ecrimisil yıllık dönemler halinde hesaplanan bir tür kira alacağı niteliğinde olmakla, buna göre ancak dönem sonu ilgili döneme ilişkin faiz işletilebileceği hususlarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dava konusu taşınmaza park yapılmak suretiyle fiilen el atıldığından tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedeli ile ecrimisilin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yargılama gideri konusunda yanlış hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi raporlarına itirazları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz için düzenleme ortaklık payı kesintisinin düşük uygulandığını, dava konusu taşınmaz ve emsal taşınmazın mukayesesinin hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedelin emlak vergisinin üç katı olduğunu, ecrimisil tazminatı talep etme koşullarının oluşmadığını, ecrimisil tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile park yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın fiilen el atılan arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ecrimisil hesaplama yönteminin de usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf isteminin reddine, davacı vekilinin istinaf istemi yönünden ise dosya içindeki belgeler ve UYAP sistemi üzerinde İlk Derece Mahkemesi karar tarihine kadar düzenlenen tahsilat, reddiyat belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı yararına hükmolunması gereken yargılama giderinin eksik hesaplandığı belirlenmiş olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak, belirtilen yön düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı … Başkanlığından tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile Yönelik Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmadan Doğan Tazminat Bedeline Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.