T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/9048-S.22.13919

BAŞVURU NO : 2022/3160

KARAR TARİHİ : 19/07/2022

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : BAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın bir kısmına fiilen el atılan bir kısmına da kamulaştırmasız el atılan taşınmazının bedelinin tarafına ödenerek “kamulaştırılması” için gereğinin yapılması talebine ilişkindir

BAŞVURU TARİHİ : 27/02/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza 27.02.2022 tarihinde e-başvuru yoluyla tarafından yapılan

başvuruda başvuran özetle; İstanbul İli Bağcılar İlçesi Mahallesi ada parselde kayıtlı m2 taşınmazın maliki olduğunu, Bağcılar Belediyesi tarafından anılan taşınmaza 12.09.1995 tarihinde

“istimlak şerhi” konulduğunu, ayrıca taşınmazın bir kısmının idarece yol ve kaldırım yapımı için bedeli ödenmeksizin işgal edildiğini, taşınmaz imar planında yeşil alan olarak gözüktüğü için senelerdir üzerindeki binada tamirat tadilat gibi hiçbir işlem yapamadığını, 04.01.2017 tarihinde taşınmazın kamulaştırılması ve bedelinin tarafına ödenmesi için sayılı dilekçe ile Bağcılar Belediyesi’ne başvuru yaptığını, Bağcılar Belediyesi’nin 01.02.2017 tarih ve 9 sayılı yazısı ile “kamulaştırma işleminin ivedilik arz etmediğinden kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesinin, Belediye

Encümeninin 31.01.2017 tarih ve sayılı Kararı ile reddedildiğinin” tarafına bildirildiğini, aynı yıl bu kez de avukatı aracılığıyla ya yeşil alan şerhinin kaldırılması ya da kamulaştırma işlemi yapılarak bedelinin tarafına ödenmesi için tekrar Bağcılar Belediyesi’ne başvuru yaptığını, başvurusuna cevaben yeşil alana ihtiyaç olduğundan anılan şerhin kaldırılamayacağının bildirildiğini, mevzuat uyarınca 5 yıl boyunca kamulaştırma yapılmasını beklediğini, ancak kamulaştırma yapılmadığı gibi yeşil alan şerhinin de kaldırılmadığını, bunun üzerine 26.08.2021 tarihinde bir kez daha kamulaştırma başvurusunda bulunduğunu, başvurusuna istinaden belediye ile kamulaştırma bedeli konusunda görüşme yaptığını, ancak

/

anılan görüşmede taşınmazın değerinin çok altında bir bedel teklif edildiği için anlaşmazlık sağlanamadığını, belediye tarafından da isterse dava açabileceğinin söylendiğini, böylece mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ifade etmekte ve bir kısmına fiilen el atılan bir kısmına da kamulaştırmasız el atılan taşınmazının bedelinin tarafına ödenerek “kamulaştırılması” için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 08.03.2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Bağcılar

Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü’nün 17.03.2022 tarihli ve sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi-belgeler gönderilmiş olup yapılan açıklamada;

2.1) 15.09.2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Bağcılar Uygulama İmar Planında; Kısmen Yol Alanında,

Kısmen de Park Alanında bulunan ve hâlihazırda başvuran adına kayıtlı taşınmazın kamulaştırılmasının

26.08.2021 tarih ve sayılı dilekçe ile Müdürlüklerinden talep edildiği,

2.2) Söz konusu taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi hususunda 24.01.2022 tarih ve

sayılı Başkanlık Onayı alındığı,

2.3) 27.01.2022 tarih ve sayılı Encümene Takdim yazısı ile konunun Belediye Encümenine

sevk edildiği ve ardından taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi hususunda 01.02.2022 tarih ve sayılı Encümen Kararı alındığı,

2.4) Belediye Kıymet Takdir Komisyonunun 16.02.2022 tarih ve sayılı Kıymet Takdir Raporuyla

ada, parsel sayılı 114,00 m² alanlı taşınmaz için 5.700,00 TL/m2 birim fiyatıyla taşınmazın tamamına 5.700,00 x 114,00 = 649.800,00 TL (altı yüz kırk dokuz bin sekiz yüz TL) değer takdiri yapıldığı, ayrıca taşınmaz üzerinde yer alan yer alan yapı için de 2021 yılı bina enkaz bedeli 195.483,00 TL (yüz doksan beş bin dört yüz seksen üç TL) ile birlikte taşınmaz maliki toplam kamulaştırma bedeli olarak 840.000,00 TL teklif edildiği,

2.5) Ancak taşınmaz maliki teklifi kabul etmediğinden dolayı 18.02.2022 tarih ve 4 sayılı Anlaşmazlık

Tutanağı düzenlendiği,

ifade edilmiştir.

3) Kurumumuzun 30.03.2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben,

3.1) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Hukuk Müşavirliği’nin 25.04.2022 tarihli ve

sayılı yazısında;

3.1.1) Kurumumuzun bilgi – belge talep yazısının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın çeşitli

birimleri tarafından incelendiği,

3.1.2) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Planlama Şube

Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde Bağcılar İlçesi, Mahallesi, ada parselin; – 03.01.1986 tt.li 1/5000 ölçekli Bağcılar Yeşilbağ Nazım İmar Planında 600-660 kişi/ha. yoğunluklu

Konut Alanında, – 02.02.2001 tt.li 1/5000 ölçekli Güngören Revizyon Nazım İmar Planında kısmen Yeşil Alanda, kısmen Yol Alanında, – 13.11.2002 tt.li 1/5000 ölçekli Bağcılar Revizyon Nazım İmar Planında Açık Pazar Alanında, – 18.04.2008 tt.li 1/5000 ölçekli Bağcılar Revizyon Nazım İmar Planında kısmen Park Çocuk Bahçesi

Oyun Alanında, kısmen Yol Alanında, – 15.09.2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Bağcılar Uygulama İmar Planında kısmen Yeşil Alanda kısmen de Yol Alanında kaldığının tespit edildiği,

3.1.3) Ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak Yönetimi Dairesi Başkanlığı Kamulaştırma

Şube Müdürlüğü tarafından yapılan incelenmesi neticesinde de anılan taşınmazın kamulaştırılması hususunda Başkanlık tarafından alınmış bir Encümen Kararı ve kamulaştırma işlem dosyasının bulunmadığının tespit edildiği,

3.1.4) Şikâyet konusu talep hakkında başvuran tarafından idareleri aleyhine açılan herhangi bir dava veya

plan değişikliği talebinin bulunmadığı,

3.1.5) Netice itibariyle ilgili Müdürlükler tarafından yapılan incelemeler sonucunda şikâyete konu

kamulaştırmasız el atma ile ilgili olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığı, konunun Bağcılar Belediye Başkanlığı’nın yetki, görev ve sorumluluk alanında olduğu,

3.2) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Harita Şube

Müdürlüğü’nün 11.04.2022 tarihli ve sayılı yazısında; söz konusu parseli kapsayan alanda Müdürlükleri tarafından yapılan veya kontrol edilen herhangi bir imar uygulama çalışması bulunmadığı,

3.3) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Şehir

Planlama Şube Müdürlüğü’nün 21.04.2022 tarihli ve sayılı yazısında;

3.3.1) Söz konusu parselin 15.06.2009 tasdik tarihli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Meskun

Alanlar” fonksiyonunda yer aldığı,

3.3.2) Plan Uygulama Hükümlerinin konuyla ilgili bölümünde;

“Bu alanlar konut ağırlıklı meskun alanlar olup, konut ve konut kullanımına hizmet edecek ticaret, sosyal, kültürel ve teknik altyapı tesisleri ile küçük sanayi sitesi vb. kullanımlar yer alabilir.

/

Meskun alanlar içerisinde ilgili kurumlarca sağlıksız olduğu tespit edilen yerlerde, yaşam kalitesinin yükseltilmesi için yasal statüsüne, mevcut kent dokusuna, yapı stokunun durumuna, ayrıntılı jeolojik etütlere, donatı niteliğine ve niceliğine, alanda yaşayanların sosyal ve ekonomik yapısına göre yenileme, dönüşüm ve sağlıklaştırma yönünde projeler geliştirilebilir.

Meskun alanlardaki yoğunluk dağılımı; projeksiyon nüfusu, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri göz önüne alınarak şehircilik ilke ve planlama esasları dahilinde alt ölçekli planlarda belirlenecektir.”

şeklinde plan notu bulunduğu,

3.3.3) Plan Uygulama Hükümlerinin 8.2.2. maddesinde; “1/100.000 ölçekli plan paftasında çizilen çeşitli

arazi kullanım ve yerleşme alanlarına ait sınırlar şematik olarak gösterildiğinden; bu plan üzerinde plan ölçeği ile ölçü alınamaz, yer tespiti ve uygulama yapılamaz. Hakim fonksiyonun belirtildiği bu alanların ve bu alanlar içerisinde yer alacak diğer fonksiyonların dağılımları ve bu dağılımların yoğunlukları, sınırları ve detayları alt ölçekli planlarda belirlenecektir.” ifadelerinin bulunduğu,

3.3.4) Şikâyet konusu meriyetini yitirmiş 1/5.000 ölçekli imar planları yönünden incelendiğinde anılan

taşınmazın, – 18.10.1976 tasdik tarihli 1/5.000 ölçekli Güngören Nazım İmar Planında “Çocuk Bahçesi” lejantında, – 03.02.1982 tasdik tarihli 1/5.000 ölçekli Güngören Nazım İmar Planında “Yol Alanı” lejantında, – 27.12.1985 tasdik tarihli 1/5.000 ölçekli Kirazlı Nazım İmar Planında kısmen “Konut Alanı (600660ki/ha)” çok az bir kısmı “Yol Alanı” lejantında, – 13.11.2002 tasdik tarihli Bağcılar Revizyon Nazım İmar Planında “Tali İş Merkezi” lejantında kaldığı,

3.3.5) Şikâyet konusu meri 1/5.000 ölçekli imar planları yönünden incelendiğinde anılan taşınmazın,

18.04.2008 tasdik tarihli Bağcılar Revizyon Nazım İmar Planında kısmen “Park Çocuk Bahçesi Oyun

Alanları”, çok az bir kısmı “Yol Alanı” lejantında kaldığı,

3.3.6) Ayrıca parselin bulunduğu bölgeye ilişkin Müdürlükleri tarafından yürütülen herhangi bir plan

çalışması bulunmadığı,

3.3.7) Öte yandan parselin bulunduğu bölgeye ilişkin ilgili plan değişikliği olması için Mekansal Planlar

Yapım Yönetmeliği’nin 26. maddesinde yer alan “İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.” hükmüne istinaden plan değişikliğinin şehircilik ilke ve esasları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiği,

ifade edilmiştir.

4) Konuyla ilgili ek bilgi-belgeye ihtiyaç duyulması üzerine Kurumumuzun 20.05.2022 tarihli ve

sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Bağcılar Belediye Başkanlığı Plan ve Proje

Müdürlüğü’nün 31.05.2022 tarihli ve sayılı yazısı ekinde ilgili bilgibelgeler gönderilmiş olup yapılan açıklamada;

4.1) Mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmazın; pafta, parsel sayılı kadastral hisseli

taşınmazda Bakırköy Belediyesi zamanında sayılı yasa kapsamında yapılan imar uygulaması işleminin 22.07.1991 tarih yevmiye ile tescili neticesinde oluştuğu, yapılan İmar Uygulaması işleminde Düzenleme Ortaklık Payının %25.589286 oranında uygulandığı,

4.2) 725 ada, 4 parsel sayılı 114.00 m² alanlı taşınmazın 15.09.2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Bağcılar

Uygulama İmar Planında; Kısmen Yol Alanında, Kısmen de Park Alanında kaldığı, bu nedenle başka bir yerden imar hakkının kullandırılması ya da eş değer bir arsa ile trampa edilmesi hususunun mümkün olmadığı,

4.3) Söz konusu taşınmaz üzerinde yer alan Bodrum Kat+ Zemin Kat+ 1 Normal katlı yapıya ait 2981

sayılı yasa kapsamında 15.07.1985 tarih ve sayılı, cilt nolu, sahife nolu ruhsatname ve yine aynı kanun kapsamında B+Z+1 normal kat için 17.03.1987 tarih sayılı, cilt nolu, sahife nolu, nolu Yapı Kullanma İzin Belgesi bulunduğu

ifade edilmiştir.

5) Kurumumuzun 20.05.2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Tapu ve

Kadastro Genel Müdürlüğü II. (İstanbul) Bölge Müdürlüğü’nün 14.06.2022 tarihli ve sayılı yazısında;

5.1) Başvuran adına kayıtlı ada nolu parselin evvelce parsele isabet ettiği, Bağcılar (Bakırköy)

Belediye Başkanlığı’nca 1991 yılında sayılı Kanun uyarınca bölgede yapılan imar uygulaması sonucunda oluştuğu,

5.2) Mahallinde yapılan inceleme neticesinde, taşınmazın 28.03 m2’sinin yol olarak, 13.79 m2+3.30 m2

= 19.09 m2 kaldırım olmak üzere toplam 45.12 m2’lik kısmına fiilen el atıldığının tespit edildiği

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın

6.1) “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.)

maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”;

6.2) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar,

ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”;

6.3) “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu

yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.”;

6.4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve

dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”;

7) 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun

7.1) “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların;

plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”;

7.2) “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6. maddesinde (Başlığı ile Birlikte Değişik:

29/11/2018-7153/11 md.), “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji

Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. …”;

7.3) “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinde, “(1) Planların

hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. … d) (Ek: 12/7/20136495/73 md.) Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (Mülga ikinci cümle: 27/3/2015-6637/23 md.) (…) (Ek cümle: 18/6/20177033/29 md.) Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında; organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınması ve bu kararlarda değişiklik yapılması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabidir. Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili

/

idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir. Bu bent uyarınca yapılacak işlemlerde bu maddenin (c) bendi hükümlerine uyulur.”;

7.4) “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10. maddesinde, “Belediyeler; imar

planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur. İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”;

7.5) “İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler” (Başlığı ile Birlikte

Değişik:4/7/2019-7181/7 md.) başlıklı 13. maddesinde, “Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.

Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.

İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. …”;

7.6) “İfraz ve tevhid” başlıklı 15. maddesinde, “(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı

bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır. …”,

/

7.7) “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18. maddesinin ilgili fıkralarında, “İmar

hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri il, yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.

Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.

(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli

Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. …

(Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur. …

Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler.”;

8) 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun

8.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun; kamu yararının

gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, …karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.”;

8.2) Ek 1. maddesinin birinci fıkrasında, “(Ek: 20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında

umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden

itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa

Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararı ile);

9) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”;

10) 22.02.2020 tarih ve 31047 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri

Hakkında Yönetmelik’in

10.1) “Umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerlerin oluşturulması” başlıklı 5.

maddesinde, (1) İmar planları ile umumi hizmet veya kamu hizmetleri kullanımı getirilen alanların öncelikle 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre uygulama yapılarak, bu Yönetmelikteki öncelik sırasına göre DOP’tan oluşturulması esastır. (2) Ancak özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle İmar Kanununun 18 inci maddesine göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) Daha önce uygulama görmüş, ancak mevcut ya da sonradan yapılan imar planlarında umumi ya da kamu hizmet alanlarına denk gelen taşınmazlar ile uygulamada umumi hizmet veya kamu hizmet alanları toplamının yüzde kırk beşi (%45) aşması halinde, %45 kesildikten sonra aşan miktara karşılık gelen alanlar, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak ya da satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir. (3)

İlgisine göre trampayı yapacak idarece trampaya konu edilebilecek kamu mülkiyetindeki taşınmazların değerlemesi yapılarak ilgilisine tebligat yapılır. Taşınmaz sahipleriyle uzlaşma sağlanması halinde

Kamulaştırma Kanunu kapsamında trampa işlemi gerçekleştirilir. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu

Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamındaki kamu idarelerince yapılacak trampa işlemlerinde kullanılacak parseller, Milli Emlak Genel Müdürlüğünden talep edilir. Belediyeler ve diğer ilgili idarelerce verilen hizmetler kapsamında yapılacak trampa işlemlerinde kendi mülkiyetlerindeki taşınmazlar kullanılır. (4) İkinci fıkranın (b) bendine göre işlem tesis edilerek kamulaştırılması gereken taşınmazlar, 5 yıllık imar programı çerçevesinde kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre sorumlu idarenin kararı ile en fazla 1 yıl uzatılabilir. ….”;

10.2) “Düzenleme sahalarının tespiti esasları” başlıklı 9. maddesinde, (1) Belediye ve mücavir alan

sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında ise valilikler, il idare kurulu kararı ile 5 yıllık imar programlarına öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetindedir. (2) 10/7/2019 tarihinden sonra yapılan imar planlarında kesinleşme

tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, 10/7/2019 tarihinden önce yapılmış imar planlarında 10/7/2019 tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde; düzenleme sahalarının tespit edilerek, parselasyon planlarının yapılması ve onaylanması esastır. …”;

10.3) “Düzenleme ortaklık payını aşan umumi ve kamu hizmet alanlarının elde edilmesi” başlıklı 15.

maddesinde, “(1) Düzenleme sahasındaki umumi ve kamu hizmet alanları düzenleme ortaklık payından karşılanır. Ancak, düzenleme sahasında düzenleme ortaklık payına konu alanların yüzde kırk beşten (%45)

fazla olması durumunda, 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen öncelik sırasına göre düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra eksik kalan alan; düzenleme sahasındaki tescil harici alanlardan, belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan bedelsiz karşılanır. Bu alanların yetmemesi halinde kalan miktarın ya da bu yöntemle karşılanamaması halinde tamamının, 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen usullerle kamuya geçişi sağlanır.(2) Bu madde gereğince yapılacak kamulaştırmalardan; a) Yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı ve yeşil alan, pazar yeri, semt spor alanı ve şehir içi toplu taşıma istasyonları ve durakları, kent meydanı, kent parkı, belediye hizmet alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı, mesire alanları, otogar, mezarlık alanı ve belediyelerin hizmet verdiği diğer alanlar belediye mücavir alan sınırları içerisinde belediyesi, dışında il özel idaresi tarafından, b) Spor alanı, teknik altyapı alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, resmî kurum alanı gibi hem belediyenin hem de diğer kamu kurumlarının kullanımında olabilecek alanlar ise hizmeti verecek idare tarafından, c) Diğer alanlar imar planındaki kullanım amacına göre valilikçe (merkezi idareye bağlı valilik bünyesindeki taşra teşkilatları) veya imar planındaki kullanım amacına göre hizmeti vermekle yükümlü kamu kurumunca, kamulaştırılır. …”;

11) 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım

Yönetmeliği’nin “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26.maddesinde, “(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı

Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur.

c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık

payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır. …”;

12) 13. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”; düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvurunun kabulü ile

başvuranın taşınmazının imar programına alınarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, bütçe imkânları dâhilinde kamulaştırılması hususlarında

Bağcılar Belediye Başkanlığı’na Tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14) Başvuran, 1 no.lu paragrafta yer verildiği üzere, taşınmazına plan gereği ve fiilen yol olarak

kamulaştırmasız el atıldığını iddia ve şikâyet etmekle, taşınmazının kamulaştırılması hususunda gereğini talep etmektedir.

15) Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, başvuruya konu taşınmazın

başvuranın murisi oğlu adına hisse olduğu, söz konusu parselin

22.07.1991 tarih yevmiye ile yapılan imar uygulaması sonucunda kapatıldığı ve ada parsel sayılı

taşınmaz olarak tescil edildiği, anılan taşınmazın 03.01.1986 tt.li 1/5000 ölçekli Bağcılar Yeşilbağ Nazım

İmar Planında 600-660 kişi/ha. yoğunluklu Konut Alanında, 02.02.2001 tt.li 1/5000 ölçekli Güngören

Revizyon Nazım İmar Planında kısmen Yeşil Alanda, kısmen Yol Alanında, 13.11.2002 tt.li 1/5000 ölçekli

Bağcılar Revizyon Nazım İmar Planında Açık Pazar Alanında, 18.04.2008 tt.li 1/5000 ölçekli Bağcılar

Revizyon Nazım İmar Planında kısmen Park Çocuk Bahçesi Oyun Alanında, kısmen Yol Alanında,

15.09.2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Bağcılar Uygulama İmar Planında kısmen Yeşil Alanda

kısmen de Yol Alanında kaldığı, yapılan imar uygulaması işleminde Düzenleme Ortaklık Payının

%25.589286 oranında uygulandığı, taşınmaz üzerinde yer alan Bodrum Kat + Zemin Kat + 1 Normal katlı yapıya ait 2981 sayılı yasa kapsamında 15.07.1985 tarih ve sayılı, cilt nolu, sahife nolu ruhsatname ve yine aynı kanun kapsamında B+Z+1 normal kat için 17.03.1987 tarih / sayılı, / cilt nolu, sahife nolu, nolu Yapı Kullanma İzin Belgesi bulunduğu, ayrıca taşınmazın

28.03 m2’sinin yol olarak, 13.79 m2+3.30 m2 = 19.09 m2 kaldırım olmak üzere toplam 45.12 m2’lik

/

kısmına fiilen el atıldığı, bu süreçte başvuranın taşınmazının kamulaştırılması amacıyla 24.01.2022 tarih ve sayılı Başkanlık Onayı ile kamulaştırmaya başlama onayı alınmışsa da bedel yönünden uzlaşma sağlanamadığından kamulaştırmanın gerçekleştirilmediği hususları tespit edilmiştir.

16) Başvuran, taşınmazının 1995 yılından bu yana imar planlarında yeşil alan olarak ayrıldığını, bu

nedenle de senelerdir üzerindeki binada tamirat tadilat gibi hiçbir işlem yapamadığını iddia etmektedir.

Dosyası kapsamında yapılan inceleme neticesinde, taşınmazın 18.04.2008 tt.li 1/5000 ölçekli Bağcılar

Revizyon Nazım İmar Planında kısmen Park Çocuk Bahçesi Oyun Alanında, kısmen Yol Alanında,

15.09.2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Bağcılar Uygulama İmar Planında kısmen Yeşil Alanda

kısmen de Yol Alanında kaldığı görülmüştür.

17) Bilindiği üzere nazım imar planları, şehrin ana dokusunu gösteren ve genel ilkeleri belirleyen planlar

olup, imar planına konu düzenleme alanındaki “konut”, “ticaret”, “sosyal altyapı” alanları, “yeşil alanlar”, “teknik donatı alanları” ile “yerleşim dışı alanlar” ve “ulaşım sistemleri” bu plan kapsamında belirlenmekte, planın uygulanması için gerekli tüm teknik ayrıntılar ise (bölgeler itibarıyla yapı adaları, yoğunluk ve düzeni, uygulama için gerekli imar programlarına esas olacak uygulama etapları gibi) uygulama imar planları ile ortaya konmaktadır (AYM, Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014). İmar Kanunu’nun 6.

ve 8. maddelerinde ifadesini bulan kentsel planlamanın temel unsurlarından birisi olan imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine göre ise, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının üst ölçekli plan olan 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına uygun olması, alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi, aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlarca alt kademe planların en geç altı ay içinde uygun hale getirilip resen onaylanması gerekmektedir.

18) Bu bağlamda, somut uyuşmazlıkta başvuranın taşınmazının bulunduğu alana yönelik 1/5000 Ölçekli

Revizyon Nazım İmar Planı ile 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planının birbirleri ile uyumlu olduğu ve başvuranın taşınmazının her ikisinde de kısmen yeşil alan kısmen yol alanında kaldığı anlaşılmıştır. Bu noktada ifade edilmelidir ki; başvuranın taşınmazının kamu hizmeti alanına ayrılan kısımlarının imara açılması ancak üst ölçekli planda bu yönde bir değişiklik yapılması ile mümkün olabilecektir. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgelerden ise, başvuruya konu taşınmaz malikince askı süresi içinde Nazım

İmar Planına herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir.

19) Bilindiği üzere, İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması,

küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılmaması esastır. Bununla birlikte, zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi ancak İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşun olumlu görüşünün alınması ve bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle mümkündür. Dolayısıyla plan değişikliği ancak plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılabilir. Somut uyuşmazlıkta, başvuruya konu taşınmazın yol alanı ve yeşil alan fonksiyonundan çıkarılarak imara açılması için ilgili kuruluş olan Bağcılar Belediye Başkanlığının olumlu

/

görüşlerinin alınması ayrıca bu tesislerin hizmet etki alanı içinde eşdeğer bir alan ayrılması ile mümkün olabilecektir.

20) İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idareler ve bireyler açısından bazı

yükümlülükler de meydana getirmektedir. Örneğin, özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri imar sınırları içindeki her türlü imar ve yapı faaliyeti için imar plan ve programına uygun davranmak, idarenin iznini almak ve belirlediği kıstas ve sınırlara uygun olarak yapı inşa etmekle mükelleftirler. Bu bağlamda taşınmaz, imar planlarında kamu hizmetlerine tahsis edilmiş olan yerlerde kalmış ise kamulaştırma işlemine konu teşkil edebileceğinden, taşınmazın satış değerinin düşmesi, rayiç bedeli üzerinden satılma şansının azalması beklenmekte, malik ancak, idarenin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. ve 13. maddeleri ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1. maddesi hükümlerinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde, makul bir tazmin elde edebilmektedir.

21) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. maddesi ile belediyelere, imar planlarının yürürlüğe girmesinden

en geç 3 ay içinde imar planlarını uygulamak üzere imar programı hazırlama; ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise, imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmetine tahsis edilmiş özel mülkiyete konu taşınmazları kamulaştırma yükümlülüğü getirilmiştir. 4/7/2019 tarihli ve 7181 sayılı

Kanunun 7. maddesi ile değişik Kanunun 13. maddesinde ise, özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazların; bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanların öncelikle 18. maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirileceği hüküm altına alınmıştır.

22) 20/08/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 33. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na

eklenen Ek 1. madde ile de uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.

23) Mülkiyet hakkına müdahaleler en yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, benzer

uyuşmazlıklara ilişkin ulusal ve uluslararası yüksek mahkeme kararları incelendiğinde ise, imar planları ile mülkiyet hakkına yönelik yapılan müdahalenin Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiğine vurgu yapıldığı görülmektedir.

24) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/12/2010 tarihli ve E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında,

“…uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiği, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde

yararlanma olanağı kalmadığı, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan

İdarece engellendiği”, tespitinde bulunmuştur.

25) Benzer uyuşmazlıklara ilişkin yaptığı incelemelerde Anayasa Mahkemesi, kamu makamlarının

özellikle büyük şehirlerin gelişmeleri gibi karmaşık ve zor bir alanda kendi imar politikalarını uygulamak için geniş bir takdir alanı kullanmalarının doğal olduğunu kabul etmekte, belirtilen takdir yetkisinin

Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkını ve Anayasanın 13. maddesinde yer verilen güvence ölçütlerini gözetecek şekilde kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Bu bağlamda, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı amacına dönük olması yeterli olmayıp ayrıca ölçülü olması da gerekmektedir. Bir başka deyişle, özel mülkiyette bulunan taşınmazların imar uygulamasında kamu hizmeti alanı olarak ayrılmasında kamusal yarar bulunmakla birlikte, bu yolla malike aşırı ve orantısız bir külfet yüklenmemelidir. İmar uygulamalarıyla taşınmazların kamu hizmetine ayrılmasındaki kamu yararı amacı ile başvurucuların mülkiyet hakkının korunması arasında olması gereken adil denge ise, ancak taşınmazın makul bir süre içinde kamulaştırılması yoluyla sağlanabilir (AYM, Başvuru Numarası: 2017/24715, Karar Tarihi : 19/07/2022 20/9/2018 R.G. Tarih ve Sayı : 2022/9048-S.22.13919 16/10/2018-30567).

26) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de “Sporrong ve Lönnroth (İsveç)” davasında uzun süreli

kamulaştırma şerhleri ve imar yasakları ile karşı karşıya kalan mülk sahiplerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla yaptıkları başvuruya ilişkin incelemesinde, mülkiyet hakkına herhangi bir müdahalenin haklı gösterilebilmesi için bunun kamu veya genel çıkarlar doğrultusunda meşru bir amaca hizmet etmesi gerektiğini, fakat bunun yeterli olmadığını, Mahkemece ayrıca toplumun genel çıkarlarının gerekleri ile bireyin temel haklarının korunması gereği arasında adil dengenin korunup korunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 No’lu Protokolünün 1. Maddesinin

Uygulanmasına İlişkin Kılavuz, Monica Carss-Frisk İnsan hakları el kitapları, No. 4, Erişim:13/2/2018).

27) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Hakan Arı-Türkiye” davasında da, başvuranın mülkiyet hakkına

yönelik müdahalenin 2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “idarenin belirtilmeyen bir tarihte yapacağı kamulaştırmaya dek araziye getirilen imar yasağı sebebiyle başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının engellendiğini, arazinin satış şansı da dâhil, sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azalttığını, maliklerin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldıkları” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Corpus Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim 13/2/2018).

28) Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgeler, idarelerin konuya ilişkin getirdikleri açıklamalar,

ilgili mevzuatı ve benzer uyuşmazlıklara ilişkin verilen yüksek mahkeme kararları ışığında başvuruya konu talep değerlendirildiğinde, başvuruya konu taşınmazın en az 1995 yılından bu yana yani yaklaşık 27 yıldır imar planlarında kısmen “yol alanı”, kısmen “yeşil alan” fonksiyonlarına ayrıldığı, başvuranın taşınmazı 09/06/2009 tarihinde intikalden edindiği, buna göre başvuran yönünden taşınmaz üzerindeki kısıtlamanın yaklaşık 13 yıldır devam ettiği, taşınmazın bulunduğu alana yönelik onaylanmış 1/1000 ölçekli revizyon

/

uygulama imar planının bulunduğu, malikin ancak idarelerin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10. ve 13.

maddeleri ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1. maddesi hükümlerinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde makul bir tazmine ulaşabileceği kanaati ve sonucuna varılmakla, başvuranın taşınmazının imar programına alınarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, bütçe imkânları dâhilinde kamulaştırılması hususlarında

Bağcılar Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmasına karar vermek gerekmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

29) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden iyi yönetim ilkelerinden

“dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı, tavsiye kararına uygun olarak 3194 sayılı Kanun ve 2942 sayılı Kanun kapsamında iş ve işlemlere başlanılması halinde “kanunilik” ilkesine de riayet edileceği değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

30) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz

tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,

BAŞVURUNUN KABULÜNE

Başvuranın taşınmazının imar programına alınarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, bütçe imkânları dâhilinde kamulaştırılması hususlarında BAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Bağcılar Belediye Başkanlığınca bu

karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve BAĞCILAR BELDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

/

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi