onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir. Davacı, Adıyaman’daki taşınmazlarına kamulaştırma yapılmadan el atıldığını belirterek, irtifak hakkı bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı idare ise enerji nakil hattının yönetmeliklere uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak bu karar istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davanın yeniden görülmesi için dosyayı İlk Derece Mahkemesine göndermiş ve ardından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz aşamasında, davalı idarenin itirazları, usul ve kanuna uygun bulunarak reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Mahkeme, irtifak hakkı bedelinin belirlenmesinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, emsal karşılaştırması ve taşınmazın niteliği dikkate alınarak karar vermiştir.

Sonuç olarak, mahkeme, irtifak hakkı bedelinin tespitinde yapılan hesaplamaların hukuka uygun olduğunu belirterek, davalı idarenin temyiz itirazlarını reddetmiştir.

5. Hukuk Dairesi         2024/3962 E.  ,  2024/10379 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/493 Esas, 2024/75 Karar
    DAVA TARİHİ : 10.08.2018
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/360 Esas, 2022/735 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, taraf vekillerinin başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Adıyaman ili, …, Altınşehir Mahallesi, 486, 494, 495, 496, 514, 515, 516, 517, 522, 555 ve 567 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutup irtifak hakkı karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; enerji nakil hattının yönetmelik hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) uyarınca ilgili belgelerin toplanmasının gerektiğini, 31.12.2010 tarihinden sonra imtiyaz sözleşmesi uyarınca tesis edilen hatlar nedeniyle sorumluluğun AKEDAŞ’da olduğunu, tüm bu nedenlerle yasal dayanaktan yoksun ve şartları oluşmayan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı idare vekili ve ihbar olunan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı vekili istinaf dilekçisinde özetle; yerel mahkeme tarafından kaldırma kararı öncesinde ilk karar istinaf edilmediğinden usuli müktesep hak oluştuğu gerekçesiyle ıslah ile artırılan kısımların kabul edilmediğini, düşürülen kısımların ise feragat olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine usuli kazanılmış hakkın söz konusu olmadığını, davanın 620.887,05 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile 584.714,89 TL üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme aşamasında hem istinaf kaldırma kararı öncesinde hem de kaldırma kararı sonrasında hazırlanan bilirkişi raporlarına itiraz edildiğini, itirazların değerlendirmeye alınmayarak eksik hesaplama yapıldığını, dava tarihinin 10.08.2018 tarihi olduğunu ve aradan 5 yıla yakın bir süre geçtiği dikkate alındığında; kamulaştırma bedelinin enflasyona göre güncellenmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
    2.Davalı idare vekili istinaf dilekçisinde özetle; davaya konu enerji nakil hattının yönetmeliğe uygun şekilde kurulduğunu ve taşınmazın kullanımını engellemediğini, manyetik alan ve elektriksel alan etkileri de eklenmek suretiyle irtifak alanının fazla belirlendiğini, elektromanyetik alanla ilgili yeniden ölçüm yapılması gerektiğini, SPK tarafından yetkilendirilmiş gayrimenkul değerleme uzmanının bilirkişi kurulu içinde yer alması gerektiği, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği esas alınarak, değerinin belirlenmesi gerektiğini, somut emsalin uygun belirlenmediğini, irtifak hakkı karşılığının yüksek hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    3. İhbar olunan vekili istinaf dilekçisinde özetle; irtifak bedelinin hatalı olarak yüksek hesaplandığını, davaya konu enerji nakil hattının yönetmeliğe uygun şekilde kurulduğunu ve taşınmazın kullanımını engellemediğine dair menfi ve müspet zararları öngürülerek değerlendirme yapılmaksızın metrekare hesabı üzerinden hesaplama yapıldığını, manyetik alan ve elektriksel alan etkileri de eklenmek suretiyle irtifak alanının fazla belirlendiğini, elektromanyetik alanla ilgili yeniden ölçüm yapılması gerektiğini, SPK tarafından yetkilendirilmiş gayrimenkul değerleme uzmanının bilirkişi kurulu içinde yer alması gerektiğini, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği esas alınarak, değerinin belirlenmesi gerektiğini, somut emsalin uygun belirlenmediğini, irtifak hakkı karşılığının yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihbar olunan idarenin davada taraf sıfatı olmadığı gibi, aleyhine de hüküm kurulmadığından ihbar olunanın kararı istinaf hakkı bulunmadığından, ihbar olunanın istinaf başvuru talebinin ek karar ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, arsa vasfındaki Adıyaman ili, …, Altınşehir Mahallesi 486, 495, 515, 516, 522 ve 555 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilerek davalı idareden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu, ilk karar davalı idare vekilince istinaf edilmiş olup, dava konusu 522 ve 555 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ilk kararda tespit edilen bedelin, istinaf yoluna başvurmayan davacı yönünden kesinleşmiş olduğu, Dairemiz kaldırma kararı öncesi verilen ilk kararın davacı tarafınca istinaf edilmediği ve bu nedenle davalı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle dava konusu 522 ve 555 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ilk karar ile hükmedilen bedel ile yeniden karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; ancak nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, harcın bölünmezliği ilkesi gözetilmeksizin harç yönünden davanın kabul ve reddi oranına göre hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Arsa niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.