onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı taraf, taşınmazın fiilen el atıldığını ve bu nedenle bedelinin tahsilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın bir kısmını usulden reddederken, diğer kısmını kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise, istinaf başvurularını esastan reddederek, taşınmaza ilişkin bedelin emsal karşılaştırması yapılarak belirlendiğini ve hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.

Mahkeme, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, el atılan alanlar ile hukuken tasarrufu kısıtlanan bölümlerin bedelinin tahsil edilmesine karar vermiştir. Ayrıca, 04.11.1983 tarihinden sonra fiili el atmalara dair özel bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak, davalı idarelerin temyiz itirazları reddedilmiş ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu durum, kamulaştırmasız el atma davalarında hukuki güvenliğin sağlanması açısından önem taşımaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3766 E.  ,  2024/9498 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/655 Esas, 2023/1266 Karar
    DAVA TARİHİ : 05.01.2018
    KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2018/8 Esas, 2020/319 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davacı … yönünden usulden reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı … ve … Genel Müdürlüğü vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddi ile resen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davacı … yönünden usulden reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; miktar, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
    Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalılardan … Genel Müdürlüğü aleyhine hükmedilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
    Davalı … vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, …, Mahallesi 682 ada 10 parsel sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından fiilen el atıldığını ve el atılan kısım dışında kalan kısmın da imarda kamuya tahsisli olmasından dolayı fiilen kullanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek proje bütünlüğü ilkesi de dikkate alınarak, bedel karşılığında davalı idareler adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    1. Davalı … Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, görevsiz mahkemede dava açıldığını, uzlaşmanın dava şartı olduğunu ve gereğinin yerine getirilmediğini, fiilen el atmalarının olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
    2. Davalı … Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içinde açılmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın esastan reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı … yönünden usulden reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar vermiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Genel Müdürlüğü ve davalı … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davalı … Genel Müdrülüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; usulüne uygun emsal incelemesi yapılmadan yüksek bedel tespit edildiğini ileri sürmüştür.
    2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu, emsal değerlendirmesinin gereği gibi yapılmadığını ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı idarelerden tahsiline dair kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine, resen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak harç yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Genel Müdürlüğü ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve fiilen el atılan alanlar ile birlikte hukuken tasarrufu kısıtlanan bölümlerin de bedelinin alınan rapor uyarınca proje bütünlüğü ilkesi gözetilerek davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    4. Buna karşın Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun’un 6487 sayılı Kanun’la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; “09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği” gerekçesiyle ve Anayasa’nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun’da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkânı bulunmadığı kamu düzeni gereği Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda değerlendirilmiştir.
    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    A. Davalı … Genel Müdürlüğü Temyizi Yönünden;
    Davalı … Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
    B. Davalı … Temyizi Yönünden;
    1.Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
    2. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonucu, Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının (C) harfli bendinin harca ilişkin paragrafının sonuna “… aleyhine hükmedilen bedel üzerinden alınması gereken 81.471,11 TL harcın davalı … Başkanlığından alınarak Hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Davalı …’tan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davalı … Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.