|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebi üzerine gelişmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davayı kabul ederek taşınmaz bedelinin tahsiline karar vermiştir. Ancak, davalı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine, davacılar vekili tarafından davadan feragat edildiği bildirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, vekilin feragat yetkisini ve feragatın kesin hüküm gibi sonuç doğurduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, feragatın geçerliliği ve hukuki sonuçları, davanın seyrini belirlemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, temyiz itirazlarının yerinde görülmemesi nedeniyle onanmış ve davanın feragat nedeniyle reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Bu durum, kamulaştırmasız el atma davalarında feragatın etkilerini ve hukuki sonuçlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4423 E. , 2024/9945 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2793 Esas, 2024/436 Karar
DAVA TARİHİ : 11.10.2021
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/475 Esas, 2022/298 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekili tarafından 02.02.2024 e-imza tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinin bildirilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, …, Kırkkonaklar Mahallesi, 26320 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imarda okul alanı olarak ayrıldığını, paydaşlarınca açılan davalar sonucu davalı idarenin paydaş olduğunu ve fiili el atma olgusunun gerçekleşmiş olması nedeniyle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, taşınmaz üzerinde idarelerine ait yapı ve tesis bulunmadığını, idari yargının görevli olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde idarelerine ait yapı ve tesis bulunmadığını, idari yargının görevli olduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, m² birim bedelinin çok yüksek olduğunu, uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından verilen vekâletnamede vekilin davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu ve vekilin bu yetkiye istinaden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 307 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun olarak davadan feragat ettiği ve 6100 sayılı Kanun’un 311 inci maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, 310 uncu maddesinde hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hususları düzenlenmiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atmaya dayalı davalarda aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesinin hak ihlaline yol açtığına dair ve feragat nedeniyle maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasına dair kararların bulunduğunu, idarenin davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle aleyhe vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “…Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “…Usûlü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına…” karar verilmiştir.
4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığı, imar planında okul alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusuna dayanılarak açılan iş bu davada Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyaları sonucu davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu gözetildiğinde fiilen el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
3. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun’un 6487 sayılı Kanun’la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; “09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği” gerekçesiyle ve Anayasa’nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun’da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerekir.
4. Bu nedenle; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi de gözetilerek ıslah edilen dava değeri üzerinden, davadan feragat nedeniyle, davalı idare lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesi uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.