onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın bedelinin tahsilini kabul etmiş, ancak davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın bir kısmına fiilen yol yapıldığını ve imar planında yol ve park alanı olarak ayrıldığını belirterek, bedelin tahsilinde bir isabetsizlik olmadığını vurgulamıştır.

Mahkeme, 1988 yılında kesinleşen imar planı çerçevesinde yapılan değerlendirmelerin doğru olduğunu ve emsal karşılaştırmasının uygun yapıldığını ifade etmiştir. Ayrıca, tapu kaydındaki takyidatların bedele yansıtılması gerektiğini belirterek, davanın kabulüne karar vermiştir. Sonuç olarak, davalı idare vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek onanmıştır. Bu karar, kamulaştırmasız el atma durumlarında taşınmaz bedelinin belirlenmesi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/4412 E.  ,  2024/9938 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/981 Esas, 2024/508 Karar
    DAVA TARİHİ : 30.12.2021
    KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/832 Esas, 2023/111 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince resen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, Tepebaşı ilçesi, Şirintepe Mahallesi 15097 ada 2 parsel sayılı taşınmaza hukuken ve fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, davanın yasal sürede açılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, emsal karşılaştırmasının uygun yapılmadığını, kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bedeline hükmedilen bölümlerinin 1988 yılında kesinleşen imar planında yol ve park alanında kaldığı gibi bir kısmına da fiilen yol yapılarak el atıldığından proje bütünlüğü gereği imar planında yol ve park olarak ayrılan bu bölümlerin tamamının bedeline karar verilmesi doğru olduğu gibi, arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, tapu kaydındaki takyidatların bedele yansıtılması ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077 Esas, 2023/8035 Karar sayılı kararı gereğince el atma tarihi itibari ile nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden, resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas. 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayriımenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas. 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulüniin bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın ınevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kantınu’nun 66 ıncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …’’karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak m² birim bedelinin belirlenmesinde aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalar da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi bedelin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    3. Taşınmazın bir kısmına fiilen yol olarak el atılmış olduğundan, proje bütünlüğü gözetilerek imar planında park ve yol olarak planlanan kısımlarındaki davacılar payları karşılığına hükmedilmesi yerindedir.
    4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.