onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazın bedelinin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle ödenmesini talep ederken, davalı idare, el atmanın gerçekleşmediğini ve idari yargının görevli olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğini kabul ederek, taşınmazın değerinin belirlenmesi için emsal karşılaştırması yapılmasının gerektiğine hükmetmiştir.

Mahkeme, taşınmazın imar planında Belediye Hizmet Alanı olarak ayrıldığını ve bu durumun mülkiyet hakkının özüne dokunduğunu belirlemiştir. Dolayısıyla, tazminat bedelinin davalı idareden tahsil edilmesine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, tarafların iddialarının ve delillerinin usul ve kanuna uygun olduğu tespit edilerek, davalı idarenin temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırmasız el atma durumlarında adli yargının yetkisini ve taşınmaz değerinin belirlenmesinde izlenecek hukuki süreçleri netleştirmektedir.

5. Hukuk Dairesi         2024/3718 E.  ,  2024/9274 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/3172 Esas, 2024/97 Karar
    DAVA TARİHİ : 07.11.2022
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/636 Esas, 2023/581 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dahili davalı … yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davacı … yönünden kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dahili davalı … yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … yönünden kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, …, Aşağıyurtçu Mahallesi 62548 ada 4 parsel sayılı taşınmaza imar planında Belediye Hizmet Alanı olarak ayırmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmazın bedelinin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle ödenmesini talep etmiştir,

    II. CEVAP
    Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belediyelerince fiilen el atılmadığını ve idari yargının görevli olduğunu, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazdaki hissesini sonradan satın alan davacının iyiniyetli olmadığını, davacı tarafından parselasyon işlemine karşı dava açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile davanın dahili davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı … yönünden kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı … adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, 30 dönümün altındaki yerler için ilçe belediyesinin sorumlu olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ve emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup, taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmak Adli Yargının görevi dahilinde olduğundan, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip Temapark Kentsel Dönüşüm Gelişim Proje Alanı kapsamında kalması nedeniyle sorumluluğun Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğunun kabulü ile bu idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı payının iptali ile bu idare adına tapuya tesciline, diğer davalı idare yönünden açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ancak Mahkemece maktu harca hükmedildiği ve davacı tarafça yatırılan fazla harçların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine karar verildiği halde ayrıca yargılama giderlerine dahil edilerek davalı taraftan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından davalı … Belediyesi vekilinin istinaf başvurusunun bu bakımdan kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu mâliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin hangi idareden tahsil edileceğine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde-1 inci maddesi* “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî burumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve Esas, 2016/181 Karar 2018/111 sayılı Kararı ile) ”
    3. 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7421 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile Ek Madde 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle: “Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür. “
    4. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ve Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrası.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi doğru olup, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen metrekare birim fiyatı bölge itibarıyla Dairemiz denetimden geçen dosyalar ile uyumludur.
    3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.08.2010 tarih ve 2504 sayılı kararı ile onanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında Belediye Hizmet Alanı olarak ayrıldığı dikkate alındığında, makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı … Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.