onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili istemi üzerinedir. Davacı, taşınmazlarına davalı idarenin sorumluluğunda olan Çınarcık Barajı Kuvvet Tüneli yapımı nedeniyle kalıcı olarak el atıldığını, bu durumun tarımsal faaliyetlerini engellediğini ve herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını ileri sürerek tazminat talep etmiştir. Davalı idare ise, el atma şartlarının oluşmadığını savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, el atma tarihinin 1983 öncesi olması nedeniyle vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğine hükmederek davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkeme, taşınmazların değerinin belirlenmesinde gelir metodu esas alınarak değerlendirme yapılmasının uygun olduğunu belirtmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davalı idarenin temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu karar, kamulaştırmasız el atma durumunda değer belirlemesi ve tazminat taleplerinin hukuki çerçevesini netleştirmiştir.

5. Hukuk Dairesi         2024/3465 E.  ,  2024/10359 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/823 Esas, 2024/260 Karar
    DAVA TARİHİ : 24.02.2021
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/96 Esas, 2021/533 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, …, …, 1605 parsel ve Bursa ili, …, Mahallesi 1102 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, söz konusu taşınmazlara davalı idarenin sorumluluk sahasında olan Çınarcık Barajı Kuvvet Tüneli yapımı kapsamında uzun yıllardan beridir su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak daimi ve kalıcı surette el atıldığını, hiçbir tarımsal faaliyetin yapılamadığını ve tarımsal gelir edilemediğini bu güne kadar da herhangi bir bir kamulaştırma işlemi gerçekleşmediğini, bu nedenle davacının zarara uğradığını, kış aylarında su seviyesinin yükselmesi nedeniyle taşınmazların tamamen kullanılamaz hale geldiğini, yaz aylarında suyun çekilmesi ile balçık ve bataklık haline geldiğini,bu nedenle davanın kabulü ile davalı idarece kamulaştırmasız el atılan Bursa ili, …, … 1605 parsel ve Ayaz Mahallesi 1102 parsel numaralı taşınmazların el atılan kısım bedeli ve şartları oluşması halinde arta kalan kısım değer düşüklüğü bedeli olarak üzere şimdilik 357.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacakları için uygulanacak en yüksek faizi ile davalı idareden tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bedelin fahiş olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi vasfındaki taşınmazlara kamulaştırma kanununda öngörülen zirai net gelir yöntemine göre yöreye uygun münavebe desenine göre değer biçilmesinde hata yapılmamış olmasına, sulu tarım arazisine mahkemece resen %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmasının yerleşik içtihatlara göre uygun olmasına göre mahkeme kararında hukuken yanlışlık yapılmadığı; ancak taşınmaza 1969 yılında sedde inşa edildiği anlaşıldığından el atma tarihinin 04.11.1983 öncesi olması sebebiyle vekâlet ücreti maktu şekilde takdir edilmesi gerektiğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemi hususundadır.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve Geçici 6 ncı maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.