onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacı ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili üzerine yapılan bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, taşınmazın uzun süre su altında kalması nedeniyle tarımsal faaliyetlerin yapılamadığını ve zarara uğradığını iddia ederek tazminat talep etmiştir. Davalı idare ise, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını savunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde gelir metodu esas alınarak yapılan değerlendirmenin uygun olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunun bölgenin tarım verileriyle uyumlu olduğunu belirtmiştir. Ancak, el atma tarihinin 1983 öncesi olması nedeniyle vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davalı idarenin temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Karar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde usul ve kanuna uygun bulunmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/3111 E.  ,  2024/10360 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/683 Esas, 2024/7 Karar
    DAVA TARİHİ : 22.02.2020
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/178 Esas, 2021/399 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, …, … 1564 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu taşınmaza davalı idarenin sorumluluk sahasında olan Çınarcık Barajı Kuvvet Tüneli yapımı kapsamında uzun yıllardan beridir su seviyesinin yükselmesine bağlı olarak daimi ve kalıcı surette el atıldığını hiçbir tarımsal faaliyetin yapılamadığını ve tarımsal gelir elde edilemediğini, bugüne kadar da herhangi bir kamulaştırma işlemi gerçekleşmediğini, bu nedenle davacının zarara uğradığını, kış aylarında su seviyesinin yükselmesi nedeniyle taşınmazın tamamen kullanılamaz hâle geldiğini, yaz aylarında suyun çekilmesi ile balçık ve bataklık haline geldiğini, bu nedenle davanın kabulü ile davalı idarece kamulaştırmasız el atılan Bursa ili, …, … 1564 parsel numaralı taşınmazın el atılan kısım bedeli ve şartları oluşması halinde arta kalan kısım değer düşüklüğü bedeli olarak şimdilik 1.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacakları için uygulanacak en yüksek faizi ile davalı idareden tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bedelin fahiş olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmi tarım verileri ile uyumlu olduğu, ilçe tarım verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı; ancak taşınmaza el atma tarihinin 04.11.1983 öncesi olması sebebiyle vekâlet ücreti maktu şekilde takdir edilmesi ve terkin hükmü kurulması gerekçesiule davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemi hususundadır.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi ve Geçici 6 ncı maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.