onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların İzmir ili, Balçova ilçesindeki taşınmazlarının kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedelinin tahsili talebine ilişkin olup, davalı idare, taşınmaza 1956’dan önce el atıldığını ve bu nedenle 221 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırılmış sayıldığını savunmuştur. Davalı, ayrıca, taşınmaz bedelinin hak düşürücü süre içinde talep edilmediğini, dolayısıyla davanın süre yönünden reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk kararı kaldırarak davanın yeniden görülmesine karar vermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın değerinin emsal karşılaştırması ile belirlendiği ve bedelin davalı idareden tahsil edilmesine hükmedilmiştir.

Yargıtay, davalı idarenin temyiz itirazlarının çoğunu reddetmiş, ancak faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesi gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına ve dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilmiştir.

5. Hukuk Dairesi         2024/3930 E.  ,  2024/10228 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/3775 Esas, 2024/602 Karar
    DAVA TARİHİ : 21.03.2018
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/364 Esas, 2023/245 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın asıl dava davacıları ve davalı idare vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın tefriki sonrasında birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacılar vekilleri asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; İzmir ili, Balçova ilçesi, İnciraltı Mahallesi 2280 ada 66 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın askeri tesis yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığını, o nedenle 221 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırılmış sayılan yerlerden olduğunu, 221 sayılı Kanun uyarınca taşınmaz bedelinin hak düşürücü süre içinde talep edilmediğini ve dava açma hakkının süre yönünden ortadan kalktığını, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini, davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde talep edilen bedelin fahiş olduğunu, taşınmazın diğer paydaşları tarafından İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/124 Esas sayılı dosyasında açılan kamulaştırmasız el atma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın tefriki sonrasında birleştirilen davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek birleştirilen davanın davacılarına ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinde önce el atıldığını, o nedenle 221 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırılmış sayılan yerlerden olduğunu, 221 sayılı Kanun uyarınca taşınmaz bedelinin hak düşürücü süre içinde talep edilmediğini ve dava açma hakkının süre yönünden ortadan kalktığını, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın tapu kaydında yer alan 3. Derece Sit Alanı şerhi ile 2. Derece Korunması Gerekli Kültür Varlığı şerhlerinin yer aldığını, taşınmazın geometrik şekli itibarıyla da yapılaşmaya uygun olmadığını, bu negatif hususlar göz önünde bulundurulmadan metrekare birim değerlemesinin yapıldığını, taşınmazın kadastro parseli olduğunu, bu nedenle metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payı düşürülmek suretiyle bedelinin belirlenmesi gerektiğini, el atma tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata ve taşınmazın niteliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın diğer hissedarları tarafından açılan İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/124 Esas, 2015/107 Karar sayılı dosyasının Yargıtay 5. Hukuk Dairesince düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve bu şekilde kesinleştiğinin görüldüğü, bu ilam ile dava konusu yere el atıldığı, davanın doğru idareye yönlendirilmiş olduğu ve el atmanın 1956 ile 1983 yılları arası dönemde yapılmış olduğunun kesinleştiği, ayrıca bu dosyada dava konusu taşınmazın geldisi olan 2280 ada 36 parselin ilk tesis kadastrosuna ait 04.05.1943 tarihinde tanzim edilen ölçü krokisinde davalı idarenin iddia ettiği ve keşifte gösterdiği gibi üzerinde 1912 yılı yazılı levha bulunan eski tarihli bina görülmekte ise de, aynı şekilde ilk tesis kadastrosu ile tersimatı yapılan 354 paftada da söz konusu edilen bina gösterilmiş ise de, 19.10.1959 tarihli ve 2278 yevmiye numarası ile tescil olunan mahkeme kararı ile yapılan hükmen ifraz işleminde, 27.04.1966 tarihli ve 2600 yevmiye numarası ile tescili yapılan ifraz işleminde söz konusu binanın kroki eklerinde gösterilmiş olup tüm evraklarda üzerinde 1912 yılı yazılı levha bulunan bu binanın dava konusu taşınmazın dışında gösterildiği ve kesinleştiği, dolayısıyla davalı idare vekilinin bu binayı göstererek davanın 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığı yönündeki beyanına itibar edilemeyeceği, davacılar vekili tarafından 31.07.2013 tarihli dilekçe ile davalı idareye uzlaşma başvurusu yapıldığı, idarenin 04.09.2013 tarihli cevabı ile uzlaşmanın kabul edilmediği, el atılan dönem nedeniyle dava şartı olan uzlaşma başvurusu yapılma şartının yerine getirilmiş olduğu, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaza emsal olarak alınan Balçova Mahallesi 198 ada 1005 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı, satışa esas resmi senedi, imar durumu ve emlak rayiç değerini gösterir belgeler temin edilerek bilirkişi raporunun denetiminin yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde dava konusu taşınmazın durum haritasında “A” harfi ile gösterilen 1.908,00 m²lik kısmına (ifraz sonrası 2280 ada 70 parsel numarasını almıştır) Yenikale Askeri Gazinosu olarak kullanılmak suretiyle el atıldığı, davacıların her birinin 1/12 hissesi bedelinin 583.099,00 TL (toplam 1.749.297,00 TL) olarak hesaplandığının görüldüğü, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz kadastral parsel olduğundan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının yerinde olduğu, emsalin uygun olduğu ve yapılan kıyaslamanın fiili durum ile bağdaştığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Arsa niteliğindeki İzmir ili, Balçova ilçesi, İnciraltı Mahallesi 2280 ada 66 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    3. Buna karşın; asıl davanın tefrik edildiği ve hükümde birleştirilen dava tarihi itibarıyla hesaplanan bedele hükmedildiği gözetilerek faiz başlangıç tarihinin birleştirilen dava tarihi olarak belirlenmesi gerekirken asıl dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi ve gerekçeli karar başlığında tefrik edilen asıl dava tarihinin yazılması bozmayı gerektirir.
    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “12.11.2015” tarihinin hükümden çıkartılması, yerine “21.03.2018” tarihinin yazılması, gerekçeli karar başlığının dava tarihi bölümünden “12.11.2015” tarihinin çıkartılması, yerine “21.03.2018” tarihinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.