TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/8299-S.20.12910
BAŞVURU NO : 2019/22483
KARAR TARİHİ : 01/06/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Kamulaştırmasız el atma suretiyle taşınmazından enerji nakil hattı geçirildiği iddiası ve bağlantılı talepler hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, Düzce İli, Akçakoca ilçesi, Uğurlu köyünde bulunan, tapuda ada parselde adına kayıtlı “Arsa” niteliğindeki taşınmazına TEDAŞ tarafından kamulaştırmasız el atılmak suretiyle elektrik direği dikildiğini, taşınmazının değerinin düştüğünü, kullanılamaz hale geldiğini, iddia ve şikâyet etmekle, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 6.
maddesi kapsamında taşınmazının kamulaştırılmasını, mümkün değilse direğin dikildiği ve hattın geçirildiği tarihten itibaren hesaplanacak irtifak bedelinin tarafına ödenerek enerji nakil hattının taşınmazından kaldırılması hususunda gereğini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’nün – sayılı cevabi yazısında, 2.1. Düzce ili, Akçakoca ilçesi, Uğurlu köyü, ada, parsel sayılı 139,24 m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmaz üzerinden 34,5 kV Melenağzı Fideri enerji nakil hattı geçtiği ve kamulaştırma işlemleri yapılmadığı; 2.2. Taşınmaz üzerinde bulunan enerji nakil hattına ait direğin 1,15 m parsel içerisinde bulunduğu, taşınmaz üzerinde 15,55 m² irtifak sahası oluşturduğu; 2.3. Enerji nakil hattının kamulaştırma yatırım programına alınarak kamulaştırılacağı, ecrimisil talebinin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi gereği Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından değerlendirilmesi gerektiği; 2.4. Söz konusu direğin kaldırılması talebine yönelik taşınmaz malikinin Müdürlüklerine gerekli belgeler ile başvurması halinde Genel Müdürlükleri Yönetim Kurulunca onaylanan
16.08.2018 tarih ve 18-354 sayılı Dağıtım Tesislerinin Deplase/İptaline İlişkin Uygulanacak
Usul ve Esasları kapsamında değerlendirilebileceği; açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Sakarya Elektrik Dağıtım Şirketi’nin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na hitaplı yazısında; söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan – numaralı direğin, halen aktif olan 34,5 kv Melenağzı Fideri Enerji Nakil Hattı (Müşterek) direği olduğu; bu direğin TEDAŞ Genel Müdürlüğü ile Şirketleri arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme
Hakkı Devir Sözleşmesi ile mülkiyete ilişkin haklar TEDAŞ Genel Müdürlüğünde kalmak kaydıyla işletmeciliği Şirketlerine verilen tesislerden olduğu; bahse konu Sözleşmenin 7.6 maddesinde “devir tarihinden önceki dönemde yürütülmüş bulunan faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının TEDAŞ Genel
Müdürlüğü olduğu”nun belirtildiği; açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Akçakoca Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün 13.02.2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerin incelenmesinden, başvuranın taşınmazı 6/9/2017 tarih ve yevmiye sayılı işlemle satıştan edindiği, taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh, beyan, irtifak kaydı olmadığı tespit edilmiştir.
5. Düzce Valiliği Kadastro Müdürlüğü’nün 17.02.2020 tarihli ve sayılı yazısında özetle, Müdürlükleri personellerince zeminde yapılan incelemede; Mehmet Bilginer adına kayıtlı ada no.lu parselde elektrik direğinin mevcut olduğunun tespit edildiği, bahse konu alanda çekilen fotoğraf ile taşınmaz üzerindeki direğin krokisine işlenmek suretiyle yazıları ekinde sunulduğu, belirtilmiştir.
6. Düzce İl Özel İdaresi İmar ve Kentsel İyileştirme Müdürlüğü’nün 05/05/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle, 6.1. İdareleri arşiv kayıtlarına göre bahse konu parsellerin bulunduğu alanla ilgili onaylı imar planı (Nazım İmar Planı, Uygulama İmar Planı) bulunmadığı, Uğurlu köyü ada numaralı parselin, İl Genel Meclisi’nin 07.08.2009 tarih ve 254 sayılı kararı ile belirlenen köy yerleşik alanı sınırları içerisinde kaldığı; 6.2. Uğurlu köyü ada numaralı parsele, 1/25.000 Ölçekli Düzce Merkez İlçesi ve Yakın
Çevresi Çevre Düzeni Planı ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinin 56, 57 ve 58 inci maddeleri hükümlerine göre; Emsal: 0,50’yi ve Hmax: 6,50 metreyi (2 kat)’ı geçmemek şartıyla konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapı yapılabileceği, silo, samanlık, yem deposu, vb. yapılar için hmax ihtiyaç doğrultusunda belirleneceği; 6.3. İmar Kanununun 21 inci maddesi uyarınca ruhsata tabi olan yapılar için çekme mesafeleri; ön ve yol kenarına rastlayan yan bahçe mesafesi 5 metre ve komşu parseller için ise 3 metre olduğu, İmar Kanununun 27 nci maddesi uyarınca ruhsata tabi olmayan yapılar için Plansız
Alanlar İmar Yönetmeliğinin 46 ve 47 nci maddeleri hükümlerine göre bina cephe ve istikametleri ile komşu mesafeleri; civarın yapı düzeni ve karakterine, yapılacak münferit konut ve tarımsal işletme birimi (ahır, samanlık, arabalık vb.) oluşuna göre Köy İhtiyar Heyetince belirleneceği; 6.4. İşyeri açma ve çalışma ruhsatına tabi olan yapılar için ilgili kurum ve kuruluşların (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü vb.)
uygun görüşlerin alınmasına ait yönetmelik (2005/9207 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma
Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik) hükümlerinin saklı olduğu; açıklamalarına yer verilmiştir.
7. Akçakoca Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 30/4/2020 tarihli ve E.
sayılı cevabi yazısında özetle, tarımsal bilgi sisteminde (TBS) yapılan incelemede, başvuruya konu arsa vasıflı arazide herhangi bir zirai üretim yapıldığına dair kayda rastlanmadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
8. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 8.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde (Değişik: 3/10/20014709/2 md.), “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 8.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 8.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.”; 8.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 9. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “A. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği I. Kapsam” başlıklı 718. maddesinde, “Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.”; 10. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, …karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. …”; 10.2. “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3. maddesinde, “İdareler, kanunlarla ve
Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler. …İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.” 10.3. “İrtifak hakkı kurulması” başlıklı 4. maddesinde, “Taşınmaz malın mülkiyetinin kamulaştırılması yerine, amaç için yeterli olduğu takdirde taşınmaz malın belirli kesimi, yüksekliği, derinliği veya kaynak üzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulabilir.” 10.4. “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:” başlıklı 11. maddesinde (Değişik: 24/4/2001
– 4650/6 md.), “Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir.” 11. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 12. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13. Kamu Denetçisi incelemesi neticesinde, başvuranın taşınmazı 6/9/2017 tarih ve yevmiye sayılı işlemle satıştan edindiğini, taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh, beyan, irtifak kaydı olmadığını, taşınmazın köy yerleşik alanı sınırları içerisinde kaldığını ve taşınmaza ilgili plan ve yönetmelik maddeleri hükümlerine göre konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapı yapılabileceğini, halihazırda taşınmaz üzerinde herhangi bir zirai üretim yapılmadığını, taşınmaza beton elektrik direği dikilmek ve üzerinden enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle
Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı biçimde 2942 sayılı Kanun’da belirlenmiş usul takip edilmeden kamulaştırmasız olarak el atıldığını, mülkiyet hakkının bu yolla sınırlanmasının Anayasa’ya uygun olabilmesi, taşınmazın değerini azaltan bu müdahalenin ölçülü olabilmesi için malikin ekonomik kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini tespit etmekle, bu doğrultuda taşınmaz üzerinde idare lehine irtifak hakkı kurularak fiili kamulaştırmanın gerçek karşılığının ödenmesi yönünde TEDAŞ’a tavsiyede bulunulmasını önermiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran özetle, arsa vasfını haiz taşınmazının bir bölümü üzerinden kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle taşınmazın tamamının kullanılamaz hale geldiğinden bahisle, mülkiyet kamulaştırması yapılmasını veya irtifak kamulaştırması yapılarak elektrik direğinin taşınmazından kaldırılması hususunda gereğini talep etmiştir.
15. Anayasanın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre
Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı sınırsız bir hak olmayıp, bu hak “kamu yararı” amacıyla ve “kanunla “sınırlandırılabilecektir. Öte yandan, mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasanın 13. maddesinin de göz önünde bulundurulması gerekmekte olup, anılan madde uyarınca temel hak ve özgürlükler, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin
Anayasaya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması
ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir (AYM, Başvuru Numarası:
2017/24715, Karar Tarihi : 01/06/2020 20/9/2018 R.G. Tarih ve Sayı : 2020/8299-S.20.12910 16/10/2018-30567).
16. Anayasanın 46. maddesinde, devlet ve kamu tüzel kişilerinin; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkili oldukları düzenlenmiş olup, benzer şekilde 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanunu ile de idarelerin, kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya kanunda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabileceği hüküm altına alınmıştır.
17. İrtifak kamulaştırması 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4. ve 11. maddelerinde açıklanmaktadır. 2942 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, kamulaştırma ile güdülen amacın yerine getirilmesi için, taşınmaz malın mülkiyetinin kamulaştırılması yerine, yeterli olduğu takdirde taşınmaz malın belirli kesimi, yüksekliği, derinliği veya kaynaklar üzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulabileceği belirtilmiştir. Kanun maddesinin gerekçesinde bu husus, kamu yararının yerine getirilmesi anında taşınmaz malın mülkiyetinin kamulaştırılması şart olmayıp, yeterli görüldüğü takdirde belirli kesimi, yüksekliği, derinliği veya kaynaklar üzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulması, böylece idarenin daha az bedel ödemesi, malikin de taşınmaz malı üzerinde tasarrufta bulunabilmesi mümkün olacaktır, şeklinde açıklanmıştır.
Kanunun 11. maddesinde ise “Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir.”, denmek suretiyle bu kıymet düşüklüğü irtifak kamulaştırma bedeli olarak tanımlanmıştır.
18. Nitekim Anayasa Mahkemesi de, taşınmazından enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle taşınmaz üzerinde inşaat yapılabilmesinin mümkün olmadığı, bu kısıtlama sebebiyle irtifak hakkı bedelinin değil taşınmazın tamamının bedelinin tazminat olarak ödenmesi gerektiği iddiası ve istemiyle yapılan başvuruya ilişkin yaptığı incelemede, idari irtifak tesisinin asıl amacının bir inşaat yasağı getirmek olmadığını, taşınmazın alt veya üst katmanlarına el atılmasının mülkten kısmen yoksun bırakma sonucuna yol açtığını belirterek, “Başvurucunun taşınmazından enerji nakil hattı geçirilmesi nedeniyle bu kısmı tamamen kullanamadığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir. Çünkü sadece enerji nakil hattı geçirilmiş olması taşınmazın mülkiyetini bütünüyle idareye geçirmediği gibi yukarıda da değinildiği üzere başvurucu taşınmazın bir bölümü olan üstündeki hava veya altındaki arz katmanından mahrum kalmaktadır. Ancak başvurucunun taşınmazın zemininden veya alt katmanlarından yararlanma imkânları devam etmektedir. Sonradan imar uygulamasıyla taşınmazın kamu hizmet alanı olarak belirlenmesi hâlinde ise ayrı bir müdahale söz konusu olacaktır.
Dolayısıyla uyuşmazlık konusu taşınmaz tapuda başvurucu adına kayıtlı kalmaya devam edeceğine göre enerji nakil hattı geçirilen kısmın mülkiyetinin bedelinin ödenmesi yerine irtifak bedelinin tazminat olarak hesaplanması başvurucunun maddi zararlarını gidermeye yönelik makul bir karşılık olarak görülmektedir.”, değerlendirmesini yapmak suretiyle, Kanunun 4. maddesine ilişkin gerekçede açıklanan hususa vurgu yapmıştır (Karar için bkz.
AYM, Genel Kurul Kararı, Şevket Karataş Başvurusu, Başvuru Numarası: 2015/12554, Karar
Tarihi: 5/10/2018).
19. Dosyası kapsamında TEDAŞ Genel Müdürlüğünce gönderilen bilgi ve belgelerden, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan – numaralı direğin, halen aktif olan 34,5 kv
Melenağzı Fideri Enerji Nakil Hattı direği olduğu, beton direğin başvuranın taşınmazı üzerinde 2 yol cephesinden 1,15 m içeride bulunduğu, direk yeri alanının 1 m olduğu, enerji nakil hattının taşınmaz üzerinde 15,55 m² irtifak sahası oluşturduğu, direğin TEDAŞ Genel Müdürlüğü ile
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden c36d-35a1-1e6e kodu ile yapılabilir.
Sakarya Elektrik Dağıtım Şirketi (SEDAŞ) arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme
Hakkı Devir Sözleşmesi ile mülkiyete ilişkin haklar TEDAŞ Genel Müdürlüğü’nde kalmak kaydıyla işletme hakkının SEDAŞ’a devredildiği, enerji nakil hattının kamulaştırma yatırım programına alınarak kamulaştırılacağı yönünde TEDAŞ’ın beyan ve taahhütte bulunduğu, hususları anlaşılmıştır.
20. İlgili idaresince ayrıca, söz konusu direğin kaldırılması istemine yönelik olarak taşınmaz malikinin Müdürlüklerine gerekli belgeler ile başvurması halinde, talebin Dağıtım Tesislerinin
Deplase/İptaline İlişkin Uygulanacak Usul ve Esasları kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmişse de, söz konusu usul ve esasların “Deplase/İptal Taleplerinin Değerlendirilmesi:” başlıklı 4. maddesinde, talep sahibi tarafından deplasesi istenen dağıtım tesisi için alternatif yeni taşınmazların bildirilmesinin şart koşulmuş olması karşısında, başvurana da sorumluluk yüklenerek başka bir taşınmaz bulma külfetine sokulduğu, bu anlamda önerinin kabul edilebilirliği ve uygulanabilirliğinin zorlaştırıldığı, ancak başvuranın bu seçeneği değerlendirmesinin önünde hukuken bir engel olmadığı sonucuna varılmıştır.
21. Kurumumuz talebi üzerine Düzce Kadastro Müdürlüğü ekiplerince yerinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanan 1/500 ölçekli krokinin incelenmesinden ise, başvuranın taşınmazı içindeki elektrik direğinden, kuzeydoğu, kuzeybatı ve güney yönlerinde olmak üzere
3 farklı istikamete uzanan enerji hattı geçtiği hususu tespit edilmiştir.
22. Akçakoca Kaymakamlığı ve Düzce İl Özel İdaresi tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden ise, bahse konu parselin İl Genel Meclisi’nin 07.08.2009 tarih ve 254 sayılı kararı ile belirlenen köy yerleşik alanı sınırları içerisinde kaldığı, parsele, 1/25.000 Ölçekli
Düzce Merkez İlçesi ve Yakın Çevresi Çevre Düzeni Planı ve Plansız Alanlar İmar
Yönetmeliği’nin 56, 57 ve 58. maddeleri hükümlerine göre konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapı yapılabileceği, öte yandan tarımsal bilgi sisteminde (TBS) yapılan incelemede, başvuruya konu arsa vasıflı arazide herhangi bir zirai üretim yapıldığına dair kayda rastlanmadığı, hususları tespit edilmiştir.
23. Yukarıda ilgili mevzuatı kapsamında yapılan açıklamaların, idarelerin ve başvuranın dosyasına sunduğu bilgi ve belgelerin, ayrıca konuya ilişkin yüksek mahkeme kararının birlikte değerlendirilmesinden, başvuranın taşınmazı 6/9/2017 tarih ve 5608 yevmiye sayılı işlemle satıştan edindiği, taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh, beyan, irtifak kaydı olmadığı, taşınmazın köy yerleşik alanı sınırları içerisinde kaldığı ve taşınmaza ilgili plan ve yönetmelik maddeleri hükümlerine göre konut, tarım ve hayvancılık amaçlı yapı yapılabileceği, halihazırda taşınmaz üzerinde herhangi bir zirai üretim yapılmadığı; taşınmaza beton elektrik direği dikilmek ve üzerinden enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı biçimde 2942 sayılı Kanun’da belirlenmiş usul takip edilmeden kamulaştırmasız olarak el atıldığı, mülkiyet hakkının bu yolla sınırlanmasının Anayasa’ya uygun olabilmesi, taşınmazın değerini azaltan bu müdahalenin ölçülü olabilmesi için malikin ekonomik kayıplarının telafi edilmesi gerektiği tespit edilmekle, bu doğrultuda taşınmaz üzerinde idare lehine irtifak hakkı kurularak fiili kamulaştırmanın gerçek karşılığının ödenmesi yönünde idareye tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Bolu
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Anayasa ile güvence altına alınan “mülkiyet hakkına saygı” ilkesinin korunması için, başvuranın taşınmazı üzerinde idare lehine irtifak hakkı kurularak ilgili mevzuatı kapsamında fiili kamulaştırmanın gerçek karşılığının ödenmesi yönünde TÜRKİYE ELEKTRİK
DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’ne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi