ÖZET: Başvuru, Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan bir taşınmazın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle açılan davaya dayanmaktadır. Başvuran, müvekkilinin hissedarı olduğu taşınmaz için mahkeme tarafından belirlenen tazminatın ödenmediğini, bu durumun müvekkilinin ekonomik kaybına yol açtığını ifade etmektedir. Mahkeme kararı 14 Mart 2024 tarihinde kesinleşmiş olmasına rağmen, ilgili idare, tapu tescil işlemlerinin tamamlanmadığını gerekçe göstererek ödemeyi gerçekleştirmemiştir.

Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, başvuruya ilişkin çeşitli yazışmalar yapmış ve mahkeme kararının icrası için gerekli belgeleri temin etmeye çalışmıştır. Ancak, tapu işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle ödemelerin yapılmadığı anlaşılmaktadır. İlgili mevzuat çerçevesinde, idarenin mahkeme kararlarını zamanında uygulama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu bağlamda, başvuranın mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı’na, mahkeme ilamına uygun olarak alacakların en kısa sürede ödenmesi hususunda tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye 30 gün içinde yanıt vermesi gerekmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12910-S.24.19487

BAŞVURU NO : 2024/11998

KARAR TARİHİ : 26.11.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Mahkeme tarafından hükmedilen kamulaştırmasız el atma

BAŞVURUNUN KONUSU :

bedelinin ödenmesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 27.09.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza adına başvuruda bulunan Av. başvurusunda özetle, müvekkilinin hissedarı olduğu Antalya ili, Alanya ilçesi, ( mahallesi, ada, parsel no.lu taşınmaza davalı Kurum tarafından okul yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, Alanya 5. Asliye

Hukuk Mahkemesi E. / K. / sayılı dosya kapsamında kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecirimisile hükmedildiğini, hükmün Konya 7. İcra Dairesi E. / sayılı dosyası gereğince icraya konulduğunu, Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 4. maddesinden faydalanan davalının teminat göstermeksizin tehir-i icra kararı aldığını, Yargıtay ilamı ile 14/03/2024 tarihinde kararın kesinleştiğini, buna rağmen 6 aydan uzun süredir ödeme yapmayan Kurum’un tapuda tescil işlemlerinin beklenmesini gerekçe gösterdiğini, müvekkilinin tapuda devir yapması ya da ferağ vermesi gerekmediğinden ödeme yapılması gerektiğini, Kurum tarafından mahkeme ilamı doğrultusunda tapu ile ilgili işlemlerin yürütülerek tescilin yapılacağını, tescilden bağımsız olarak ilam doğrultusunda ödeme yapılabileceğini, 2020 yılından bu yana devam eden davada 01/06/2024 tarihine kadar % 9, bu tarihten sonra % 24 yasal faiz işlediğini, bu oranların enflasyonun altında olduğundan müvekkilinin ekonomik kayba uğradığını belirterek icra dosyasına ödemenin yapılmasını talep etmektedir.

/

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 04/10/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Antalya

İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 25/10/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Alanya ilçesi, mahallesi, ada, parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili davacı tarafından Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E. / sayılı dosyası üzerinden açılan dava ile ilgili olarak Av. dava dilekçesi ve tensip zaptının şubelerine gönderildiği, taşınmazın

“kamulaştırma kararının olup olmadığı, kurum tarafından kullanılıp kullanılmadığı, üzerinde kuruma ait bina bulunup bulunmadığı, fiili el atma var ise el atma tarihinin bildirilmesi” hususlarının talep edildiği, bu bağlamda cevabi yazıda istenilen bilgilerin verildiği, 2.2. Mahkeme kararına ilişkin Av. başvurusuna istinaden dava dosyasına ödenek talep edildiği, bu süreçte bahse konu ilama istinaden başlatılan Konya 7. İcra Dairesi’nin E. / sayılı icra emrinin Müdürlüklerine 20/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 2.3. Anılan karara karşı istinaf kanun yoluna gidildiği ve istinaf incelemesi yapan Antalya Bölge Adliye

Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin 31/05/2023 tarihli ve E. / K. /882 kararında, “İstinaf başvurusunun esastan reddine, ecrimisil tazminatı yönünden miktar itibariyle HMK 362/1 maddesi gereğince kesin ve kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden temyiz yolu açık olmak üzere” şeklinde hüküm kurulduğu; kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden Müdürlük İnşaat Emlak Şubesince, ecrimisil bedeli yönünden Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce iş ve işlemlerin takip edileceğinin yazıyla bildirildiği, 2.4. Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 24/03/2022 tarihli ve E. / K. / sayılı karara karşı kanun yollarının tüketildiği ve dosyanın kesinleştiği, bu kapsamda dava dosyasına ilişkin kesinleşme şerhi, Yargıtay karar örneği, bilirkişi raporu, 31/05/2024 tarihli bakiye borç muhtırası, ilk derece mahkemesi kararı ve bölge adliye mahkemesi kararı ile Bakanlıktan ödenek talep edildiği; öte yandan

Müdürlüklerine gönderilen davacı vekili Av. 01/07/2024 tarihli ve sayılı dilekçesine istinaden, dava konusu hisselerin Maliye Hazinesi adına tescil işlemi yapılması talebi, tescil işlemi için gerekli belgeler de eklenerek 04/07/2024 tarihli ve sayılı yazıyla Alanya Tapu

Müdürlüğü’ne gönderildiği, 2.5. Alanya Tapu Müdürlüğü’nün 10/07/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; “Müdürlüğümüzce yapılan inceleme neticesinde, toplam alanı 3518,34 metrekare olan taşınmazın hüküm kısmında ve bilirkişi raporunda kroki gösterilerek taşınmazın ayrıldığı, okul alanına isabet eden alanın 2125,46 metrekare olduğu, okul alanına ayrılan kısımdan davacı malik hissesine düşen 9/24 payın iptal edilmesine ilişkin, müşterek mülkiyette tescil edilen 3518,34 metrekare taşınmazın kadastro birimince beyanname hazırlanarak ifraz sonucu oluşan 2125,46 metrekare okul alanıda kamulaştırma işlemi yapılacağında Kadastro birimince hak kaybı ve Hazine zararına sebebiyet vermemek adına talebiniz karşılanamamıştır. Kadastro birimince beyanname hazırlanarak Müdürlüğümüze yeniden başvuru yapmanız halinde talebiniz karşılanacaktır.” denildiğinden yazıda talep edilen işlemin yapılması için

Antalya Kadastro Müdürlüğü’ne 12/07/2024 tarihli ve sayılı yazı yazıldığı, 2.6. Bakanlık İnşaat ve Emlak Genel Müdürlüğü’nün 29/07/2024 tarihli ve sayılı yazısıyla dava dosyasına ödenek gönderildiği; ilgili yazıda, “söz konusu ödenek İlinize intikal ettiğinde, 492 sayılı

Harçlar Kanunu’nun 13 üncü maddesinin (j) bendi gereğince Genel Bütçeli İdarelerin (yargı harcı, noter masrafı, vergi yargısı harçları vb. …) muaflığı da dikkate alınıp tapu tescil işlemlerinin gerçekleştirilerek İliniz Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü ile koordine sağlandıktan sonra ödemenin

ivedilikle yapılması sonucundan ödeme emri belgesi ile birlikte Genel Müdürlüğümüze bilgi verilmesi gerekmektedir.” şeklinde talimat verildiği, 2.7. Antalya Kadastro Müdürlüğü’nün 07/08/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısında, “Bilirkişi raporunda yapılan incelemede, raporun eki olan krokide tescile konu olan ve krokide A ile gösterilen yere ait herhangi bir sayısal kordinat ve alan hesabının bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme kararı ile ilgili tescil bildiriminin hazırlanması için kararın hüküm kısmının 2. maddesinin ilgili mahkemesinden ‘Dava konusu Antalya İli Alanya İlçesi ( Mahallesi Ada parsel sayılı taşınmazın 2125.46 metrekarelik kısmının davacı payına karşılık gelen kısmının tapu kayıtlarının iptali ile iptal edilen kısmın başka bir parsel numarası verilmek suretiyle Maliye

Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline’ şeklinde düzeltilmesi, teknik bilirkişi heyetinden de dava konusu taşınmaz ile ilgili koordinatlı krokili rapor alınması gerekmektedir.” denildiğinden, Antalya

Kadastro Müdürlüğü’nün bu talebi ile ilgili işlemlerin yapılması hususunun 13/08/2024 tarihli ve sayılı yazıyla bildirildiği; aynı zamanda davacı vekilinin ödeme talebine ilişkin 12/08/2024 tarihli dilekçesine istinaden süreçle ilgili detaylı bilgilendirmenin 16/08/2024 tarihli ve sayılı yazıyla yapıldığı, 2.8. Yine davacı vekilinin 26/08/2024 tarihli ve sayılı dilekçesinde, “16/08/2024 tarihli ve sayılı yazımızda, kesinleşmesine rağmen ödenmeyen kamulaştırma bedelinin neden ödenmediğine dair açıklama bulunmadığı, ödeme tapuda tescil işlemi gerçekleşmediğinden yapılmıyorsa kesin mahkeme kararına dayanan ödeme için tescil beklemenin yasal dayanağının tarafına bildirilmesini, aksi halde ödemenin icra dosyasına derhal yapılmasını, tescil işleminin yapılması için müvekkilinin tapuda devir veya ferağ vermesine ihtiyaç olmadığı, mahkeme kararı gereğince tescil işleminin yaptırılması sorumluluğunun da tarafına ait olmadığı belirterek derhal ödeme yapılması” talebinde bulunduğu, 2.9. 02/09/2024 tarihli ve sayılı yazıyla görüş sorulduğu, 05/09/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “Tescil ve ödeme yapılması hususunun, şubeniz uhdesinde idari bir uygulamaya ilişkin olduğu düşünülmektedir. Nitekim uygulamaya ilişkin açıklamalar 29/07/2024 tarihli ve sayılı

Bakanlık yazısında belirtilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Yönetmeliği’nin 10/3 maddesinde, ‘Hukuki görüşler istişari mahiyette olup idareyi bağlayışı değildir.’ hükmünü havi olup hukuki tereddütün giderilememesi durumunda Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Yönetmeliği m.10/1 d bendi uyarınca Bakanlığımızdan hukuki görüş istenebilir.” denildiği; bu nedenle “kesinleşmiş mahkeme kararı gereği tapu tescil işlemi yapılmadan dosyaya ödeme yapılıp yapılmayacağı” hususunda Bakanlığa 06/09/2024 tarihli ve sayılı yazıyla görüş sorulduğu, ancak görüş talebine ilişkin herhangi cevabi bir yazının henüz gönderilmediği; 25/09/2024 tarihli ve sayılı yazıyla davacı vekiline yeniden detaylı bilgilendirme yapıldığı, 2.10. Öte yandan, 13/08/2024 tarihli ve sayılı yazı ile talep edilen işleme yönelik yapılan işlem ve/veya sürece ilişkin bilginin 07/10/2024 tarihli ve sayılı yazıyla şubelerinden yeniden talep edildiği ve teknik personel tarafından hazırlanan teknik raporun yazı ekinde gönderildiği, 2.11. 08/10/2024 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden talebinize uygun olarak tavzih ve tashih talebinde bulunulmuştur. Koordinatlı bilirkişi raporu hazırlanması için dava dosyası fen bilirkişisine tevdi edilmiş olup; henüz rapor hazırlanmamış ve karar verilmemiştir.

Ayrıca Şubeniz ilgi (b) yazısı ve ekindeki teknik rapor da Mahkemeye sunularak tekrar talepte bulunulmuştur.” denildiği, 2.12. Davacı adına olan tapunun iptali ve Maliye Hazinesi adına tescilin sağlanması için Alanya Tapu

Müdürlüğü ile Alanya Kadastro Müdürlüğü ile yazışmalar yapıldığı, akabinde ilgili Kurumların talepleri

/

doğrultusunda Müdürlük Hukuk Birimince 20/08/2024 tarihinde kesinleşen Alanya 5. Asliye Hukuk

Mahkemesi’nin E. / K. / sayılı kararının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na uygun ve tescile imkan sağlayacak şekilde bilirkişi raporu alınarak tavzih ve tashihinin talep edildiği, 2.13. Müdürlük İnşaat ve Emlak Şubesi’nin yukarıda atıf yapılan yazısından sonra 24/10/2024 tarihinde istenilen bilirkişi raporunun UYAP’a tarandığının görüldüğü ve raporun tebliği beklenilmeden teknik personel tarafından inceleme yapılması için rapora karşı görüş sorulduğu, ayrıca Müdürlük Hukuk

Birimince, Mahkemesinden tebligatların hızlıca yapılması ve duruşma açılmaksızın karar verilmesinin talep edildiği, 2.14. Müdürlük ilgili birimlerince talep konusunun çözümü hususunda çalışmalar yapıldığı, mahkemenin tavzih ve tashihe ilişkin kararı sonucunda çözümün sağlanacağı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 3.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”, 3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.6. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125 inci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. …

/

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 3.7. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükümleri düzenlenmiştir.

4. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17 nci maddesinde; “hiç kimsenin keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamayacağı” düzenlenmiştir.

5. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 17 nci maddesinde; “mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verilmiştir.

6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. …” şeklinde düzenlemeye gidilmiştir.

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”,

8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddesinde; “Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. …

Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.

Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. …”,

9. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun,

9.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz

/

malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. …”,

9.2. “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler. …

İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”

9.3. “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti” başlıklı geçici 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrasında; “Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel

Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, müvekkilinin hissedarı olduğu Antalya ili, Alanya ilçesi, ( mahallesi, ada, parsel no.lu taşınmaza davalı Kurum tarafından okul yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi E. / K. / sayılı dosya kapsamında kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecirimisile hükmedildiğini, hükmün Konya 7. İcra

Dairesi E. / sayılı dosyası gereğince icraya konulduğunu, Yargıtay ilamı ile 14/03/2024 tarihinde kararın kesinleştiğini, buna rağmen 6 aydan uzun süredir ödeme yapmayan Kurum’un tapuda tescil işlemlerinin beklenmesini gerekçe gösterdiğini, Kurum tarafından mahkeme ilamı doğrultusunda tapu ile ilgili işlemlerin yürütülerek tescilin yapılacağını, tescilden bağımsız olarak ilam doğrultusunda ödeme yapılabileceğini, 2020 yılından bu yana devam eden davada 01/06/2024 tarihine kadar % 9, bu tarihten sonra % 24 yasal faiz işlediğini, bu oranların enflasyonun altında olduğundan müvekkilinin ekonomik kayba uğradığını belirterek icra dosyasına ödemenin yapılmasını talep etmektedir.

/

12. Dosya kapsamında; başvuranın Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, Alanya İlçesi, Mahallesi, Ada Parsel sayılı taşınmaza Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kamulaştırmasız şekilde fiilen el atıldığı gerekçesiyle “kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat” konulu dava açıldığı, Mahkeme’nin 24/03/2022 tarihli ve E. / K. / sayılı kararında, “… Dava konusu Antalya ili, Alanya ilçesi, ( mahallesi, ada parsel sayılı taşınmaz üzerinde 14/09/2021 tarihli bilirkişi raporu eki krokisinde taranarak gösterilen 2125,46 metrekarlik kısmına davalı Milli Eğitim

Bakanlığı tarafından okul yapılmak suretiyle el atıldığının tespiti ile, 1- Davacı taşınmaz üzerindeki (9/24) pay oranına karşılık gelen kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminatının 627.324,20 TL olduğunun tespiti ile 627.324,20 TL’nin dava tarihi olan 30/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı verilmesine, 2- Dava konusu Antalya ili, Alanya ilçesi, ( mahallesi ada parsel sayılı taşınmazın 2.125,46 metrekarelik kısmının davacı payına karşılık gelen kısmının tapu kayıtlarının iptali ile, iptal edilen kısmın maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, 3- Antalya İli, Alanya İlçesi, Mahallesi ada parsel sayılı taşınmazdaki ecrimisil talebinin kabulü ile, 23.935,33 TL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 30/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tahsili ile davacıya verilmesine …” şeklinde hüküm kurulduğu, kararın 14/03/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, Konya 7. İcra Dairesi’nin

E. / sayılı dosyası ile mahkeme kararının icraya konulduğu, ancak ilgili idare tarafından bugüne kadar hükmedilen bedelin ödenmediği görülmüştür.

13. Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, kesinleşmiş mahkeme kararı gereği tapu tescil işlemi yapılmadan dosyaya ödeme yapılıp yapılmayacağı hususunda Bakanlığa 06/09/2024 tarihli ve sayılı yazıyla görüş sorulduğu, ancak görüş talebine ilişkin herhangi bir cevabi yazının henüz gönderilmediği; bu bağlamda başvuran adına olan tapunun iptali ve Maliye Hazinesi adına tescilin sağlanması için Alanya Tapu Müdürlüğü ile Alanya Kadastro Müdürlüğü ile yazışmalar yapıldığı, akabinde ilgili Kurumların talepleri doğrultusunda İl Müdürlüğü Hukuk Birimince 20/08/2024 tarihinde kesinleşen

Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E. / K. / sayılı kararının 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu’na uygun ve tescile imkan sağlayacak şekilde bilirkişi raporu alınarak tavzih ve tashihinin talep edildiği, Müdürlük İnşaat ve Emlak Şubesi tarafından 24/10/2024 tarihinde istenilen bilirkişi raporunun

UYAP’a tarandığının görüldüğü, raporun tebliği beklenilmeden teknik personel tarafından inceleme yapılması için rapora karşı görüş sorulduğu, ayrıca Müdürlük Hukuk Birimince Mahkemesinden tebligatların hızlıca yapılması ve duruşma açılmaksızın karar verilmesinin talep edildiği ifade edilmiştir.

Dolayısıyla, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tapu tescil işleminin yapılmaması nedeniyle ödemeyi gerçekleştirmediği anlaşılmıştır. Öte yandan, Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne E. / sayılı dosya kapsamında ilgili mahkeme kararına ilişkin tavzih ve tahsis talebinde bulunulduğu görülmüştür.

14. Kamulaştırmasız el atma yerleşik içtihatlarda; kamulaştırma yapmaya yetkili devlet, kamu tüzel kişileri, kamu kurumları veya kamu yararı bulunması halinde adlarına kamulaştırma yapılacak gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin, kamu gücünü kullanarak Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, bir kimsenin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malına sahiplenme kastı ile ve fiilen ya da hukuken mal sahibinin tasarruf hakkını engellemesi olarak değerlendirilmiştir. (Anayasa Mahkemesi’nin 13/11/2014 tarihli, E. 2013/95, K. 2014/176 sayılı kararı ile 10/04/2003 tarihli, E.2002/112, K.2003/33 sayılı Kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/10/2004 tarihli, E.2004/5561, K.2004/717 sayılı Kararı).

/

15. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13/10/2014 tarihli ve E. 2014/210, K. 2014/18097 sayılı kararında; “Takibe konu Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/425 E.-2013/187 K. sayılı ilamı ile başlatılan ilamlı icra takibinde; borçlu tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle verilen tazminata ilişkin hükmü içeren ilama dayalı takiplerde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Geçici altıncı maddesi ve 6111 sayılı

Kanunun Geçici ikinci maddesi gereğince haciz yasağı getirilmiş olması nedeniyle kesinleşmeden takibe konulamayacağı ileri sürülerek takibin iptali talep edilmiştir. 6100 HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 443. maddesi uyarınca gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Geçici 6. maddesinde ve 6111 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi ile getirilen değişiklik haciz yasağı ile ilgili olup yasada, kamulaştırmasız el atma nedeniyle verilen tazminata ilişkin ilamların kesinleşmeden veya kesinleştikten sonra takibe konulmasına engel bir hüküm bulunmamaktadır. Somut olayda kamulaştırmasız el atma nedeniyle verilen tazminata ilişkin ilamda taşınmazın mülkiyeti tartışma konusu yapılmayıp tazminat hususu tartışıldığından ilam taşınmazın aynı ile ilgili kabul edilemez ve HUMK’nun 443. maddesi kapsamına da girmediğinden kesinleşmeden takip konusu yapılabilir. Bu durumda mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. …” ifadelerine yer verilmiştir. Bu bağlamda, kamulaştırmasız el atma nedeniyle mahkeme tarafından hükmedilen bedelin kesinleşmeden takip konusu yapılabilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir.

16. Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararında; “…

Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır. …” ifadeleri kullanılmıştır.

17. Yine Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarihli ve 2013/711 sayılı bireysel başvuru kararında; başvurucular, taşınmazlarına Belediye tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını, açtıkları davalar sonunda taşınmazın bedelinin Belediyeden tahsiline karar verildiğini, mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediğini, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, ihlalin tespitini ve taşınmazın değerinin artması nedeniyle tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir. Başvuru Mahkemece adil yargılanma hakkının ihlali ve mülkiyet hakkının ihlali olmak üzere iki kısımda incelenmiştir. Bu kapsamda “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade edilerek yargı kararlarının uygulanması “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirilmiştir. Ayrıca, Devletin bir kurumu aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı açıkça ifade edilmiştir. Kamulaştırma işlemi yapmaksızın bireylere ait taşınmazlara el atan idarelerin bu fiilleri nedeniyle açılan davalar sonucunda hükmedilen alacakları yahut tazminatları ödememesini ise, mülkiyet hakkının unsurları olan mülkiyetten barışçıl yararlanma ve mülkiyete saygı ilkelerinin ihlali olarak nitelemektedir. Bu açıklamaların ardından Anayasa

Mahkemesi, başvurunun mahkeme kararlarının yerine getirilmemesi sonucu, alacak hakkının ödenmemesiyle ilgili şikâyet yönünden kabul edilebilir olduğuna, Anayasa’nın 35. ve 36. maddelerinde

güvence altına alınan mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ve manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

18. Diğer yandan, Anayasa’nın 138 inci maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuştur. Dolayısıyla, İdarenin mahkeme kararlarını uygulaması Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararlarına bakıldığında Anayasamızın 36 ncı maddesinde yer alan “hak arama hürriyeti”nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı belirtilmekte, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanmasını yargılama sürecinin devamı niteliğinde görerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirmektedir.

19. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokolün 1 inci maddesine bakıldığında AİHM kararları ışığında üç temel ilkeyi işaret ettiği görülmektedir. Bunlar; mülkiyete saygı, mülkiyetten yoksun bırakılmama, mülkiyetin kullanımının belli şartlarda devletlerce kısıtlanabileceği ilkeleridir.

Anayasamızın 35 inci maddesi de bu ilkelerle paralel şekilde hüküm ifade etmektedir. Nitekim 14.

paragrafta yer verilen Yüksek Mahkemenin kararında “AİHM’nin yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini yahut hiç uygulanmamasını mülkiyete saygı ve mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahale” olarak kabul ettiği vurgulanmıştır.

20. Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde; Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, Alanya İlçesi, Mahallesi, Ada Parsel sayılı taşınmaza Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kamulaştırmasız şekilde fiilen el atıldığı gerekçesiyle

“kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat” konulu dava açıldığı, Mahkeme’nin 24/03/2022 tarihli ve E.

/ K. / sayılı kararının 14/03/2024 tarihinde kesinleştiği, Konya 7. İcra Dairesi’nin E.

/ sayılı dosyası ile mahkeme kararının icraya konulduğu, ancak Antalya İl Milli Eğitim

Müdürlüğü tarafından tapu tescil işleminin yapılmaması nedeniyle ödemenin gerçekleştirmediği, Alanya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ilgili mahkeme kararına ilişkin tavzih ve tahsis talebinde bulunulduğu, ancak bugüne kadar hükmedilen bedelin ödenmediği, ilgili idarenin kamulaştırma işlemi yapmaksızın başvurana ait taşınmaza el atması ve bu fiili durum nedeniyle açılan dava sonucunda hükmedilen tazminatı ödemeyerek adil yargılanma ve mülkiyet haklarını ihlal ettiği değerlendirildiğinden, tazminat bedelinin ödenmemesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Antalya İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın mahkeme ilamına göre alacağının tamamının en kısa sürede ödenmesi hususunda

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve Milli Eğitim Bakanlığı’na tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi