onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacılar, davalı idarenin taşınmazlarına yol ve kaldırım yaparak kamulaştırma olmaksızın el attığını iddia ederek tazminat talep etmişlerdir. Davalı idare ise taşınmazın imar planında rekreasyon alanı olarak belirlendiğini, dolayısıyla fiili el atmanın gerçekleşmediğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, kararı kaldırarak dosyayı yeniden incelemek üzere İlk Derece Mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak, kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsilini uygun bulmuş, ancak vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek davacılar vekilinin istinaf başvurusunu kabul etmiştir. Temyiz aşamasında, davalı idarenin itirazları değerlendirilmiş ve kamulaştırma bedelinin tespitinde emsal satışların dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, temyiz itirazlarını kabul ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine karar vermiştir. Bu karar, kamulaştırmasız el atma durumlarında tazminat taleplerinin nasıl değerlendirileceğine dair önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/4124 E.  ,  2024/9588 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/499 Esas, 2023/758 Karar
    DAVA TARİHİ : 09.02.2018
    KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/323 Esas, 2022/330 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun davalı idare yönünden esastan reddine, davacılar yönünden ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, … Mahallesi 29 ada 9 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol ve kaldırım yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın davalı idare tarafından yaptırılan imar planında rekreasyon alanı olarak ayrılmış ve ilan edilmiş olduğunu, henüz taşınmazın fiili imar uygulamasına tabi tutulmadığı gibi taşınmaza fiilen el atılmamış olduğunu, bu nedenle kamulaştırmasız el atma olgusundan söz etme olanağı bulunmadığını, böylelikle bu durumun mülkiyet hakkı sahibi davacıya bir dava hakkı vermeyeceğini, ayrıca kamulaştırmasız el atmadan söz edebilmek için fiili el atmanın kalıcı ve sürekli olması gerektiğini, somut olayımızda böyle bir durum varlığının araştırılması gerektiğini, taşınmaza fiilen bir el atma bulunmaması halinde davanın reddedilmesi gerektiğini, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsil edilerek davacılara payları oranında ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
    2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal satışların doğru tespit edilmediğini, m² değerinin çok yüksek belirlendiğini, kamulaştırmasız el atmanın gerçekleşmediğini, düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı anlaşıldığından, davalı idare vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmemiş, Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmında vekâlet ücreti hatalı hesaplandığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. 2942 sayılı Kanun’un kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması, emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması gerekir.
    3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza değer biçilirken somut emsal satış incelemesi yapılmadan, daha önce kamulaştırma yapılan taşınmazların m² değerleri üzerinden karşılaştırma yapılarak değer tespit edilen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
    4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
    5. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrası “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir” şeklinde düzenlendiği, eldeki davada dava konusu taşınmazlara 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmış olup, bu tarihten sonraki el atmalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da bir düzenleme bulunmadığı, bu el atmaların kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında fiilen el atılan taşınmaz bedeli yönünden nispi harca hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
    Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.