onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, imar planında ilkokul alanı olarak belirlenen taşınmazda idarenin pasif kalması nedeniyle kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğini kabul ederek, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Mahkeme, kamulaştırmasız el koyma durumunun doğal sonucu olarak davacının bedel talep etme hakkının bulunduğunu belirtmiş, 7421 sayılı Kanun ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’ndaki düzenlemeleri dikkate alarak adli yargının yetkili olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, davalı idarenin harçtan muaf olduğu göz önünde bulundurularak, yatırılan harçların iadesine karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını düzelterek, taşınmazın değerinin tespit edilmesi ve bedelinin davalı idareden tahsil edilmesine karar vermiştir. Temyiz başvuruları ise usul ve kanuna uygun bulunarak reddedilmiştir.

5. Hukuk Dairesi         2024/2806 E.  ,  2024/9240 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/854 Esas, 2023/3210 Karar
    DAVA TARİHİ : 04.03.2022
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/103 Esas, 2022/628 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, …, Yenikent Mahallesinde 42627 1 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, parselin imar planında “Eğitim Alanı” olarak ayrıldığını, ancak henüz okul yapılmadığını, söz konusu imar planın kesinleştiğini, bu nedenle idarenin kamulaştırmasız el atma eylemini gerçekleştirdiğini beyanla belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda Bakanlığa ait tesis bulunmadığını, idare tarafından taşınmaz üzerinde bir fiili el atma durumunun da söz konusu olmadığını, davacının taşınmazına hukuki olarak el atıldığı iddiasındaysa bu durumu idari yargıda dava konusu etmesi gerektiğini, fiili el atma bulunmadığından davanın reddini talep ettiğini, ayrıca davacının uzlaşma talebinde bulunmadan işbu davayı açtığını belirtildiğini, idareye uzlaşma başvurusunda bulunulmasının usulü bir dava şartı olduğunu, davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, zira eğitim alanı olarak ayrılan gayrimenkullerin mülkiyeti sonrasında Maliye Hazinesine ait olacağını, eğitim alanlarının kamulaştırma işlemlerinin Bakanlık kaynaklarıyla yapılmaması gerektiğini belirterek fiili el atma söz konusu olmadığından görev yönünden akabinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini bedelin yüksek tespit edildiğini emsalin uygun olmadığını ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planında ilkokul alanı olarak ayrıldığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, ayrıca 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevli olduğundan kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmış olup arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline karar da bir isabetsizlik görülmemiş; ancak, davalı … harçtan muaf olduğundan yatırılan harçların istek halinde yatıran tarafa iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden başvuru harcı ve karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine karar verilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla ve fiili el atma olmadığından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeler Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 4. 6745 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 1 ve 7421 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümle.
    3. 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrası.
    4. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dava konusu Ankara ili, …, Yenikent Mahallesi 42627 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilkokul alanında kalan taşınmazın 6745 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 1 ve 7421 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi uyarınca bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    4. Eldeki dosya kapsamına göre; davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmış olup vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün olmadığı gibi, temyiz yolunda ileri sürülmesi halinde dahi Yargıtayın bu temyiz sebebini incelemesi mümkün değildir.
    5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.