ÖZET: Başvuru, Ordu ilinde bulunan bir fındık bahçesine Yukarı Eceli Köyü’nden akan kanalizasyon atıklarının yarattığı sorunların çözülmesi talebini içermektedir. Başvuran, bu durumun çevre kirliliğine ve sağlık risklerine yol açtığını belirterek, yetkili idarelere başvuruda bulunmuş ancak bir sonuç alamamıştır. İlgili mevzuatlar gereği, kanalizasyon şebekesi bulunmayan bölgelerde atık suyun uygun şekilde yönetilmesi ve fosseptik çukurlarının yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi için Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile Kabataş Belediyesi’nden bilgi talep etmiştir. Gelen yanıtlarda, mevcut kanalizasyon hattının idarelerine ait olmadığı ve bu nedenle çözüm üretme yetkilerinin bulunmadığı ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın bahçesine akan atık suların kontrol altına alınması ve çevre sağlığının korunması için gerekli önlemlerin alınması gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Kabataş Belediyesi’ne, bölgedeki atık su sorununu çözmek amacıyla mülk sahiplerinden standartlara uygun fosseptik çukuru yapmalarını talep etmeleri ve gerekli tedbirleri almaları yönünde tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve kamu sağlığını tehdit eden durumu ortadan kaldırması beklenmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/14917-S.22.22846

BAŞVURU NO : 2022/7427

KARAR TARİHİ : 18/11/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

KABATAŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI

ORDU ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL

MÜDÜRLÜĞÜ

Bahçeye akan kanalizasyon atıklarından dolayı oluşan mağduriyetin

BAŞVURUNUN KONUSU :

çözüme kavuşturulması için gerekli iş ve işlemlerin yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/05/2022

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuran özetle; şahsına ait Ordu, Ada Parselde bulunan fındık bahçesine

Yukarı Eceli Köyü kanalizasyon artıklarının aktığını; bu durumun kokuya ve hastalık riskine neden olduğunu; 1.1. Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Atık Suların Kanalizasyona Deşarj

Yönetmeliği’nde “Kanalizasyon şebekesi bulunmayan veya kanalizasyon şebekesi projelendirilip yapımı programa alınmamış bölgelerde alıcı ortama deşarj yapan bütün evsel ve endüstriyel atık su kaynakları Su

Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ndeki hükümler doğrultusunda gerekli tedbirleri almak ve atık su arıtma tesisleri kurmakla mükelleftir…” ve “Atık su toplama çukurlarında birikmiş atık sularını açığa boşaltan veya taşmasına fırsat verenler hakkında Çevre Kanunu çerçevesinde cezai hükümler uygulanır.” hükümlerinin yer aldığını; bu kapsamda konuyla ilgili olarak idarelere başvuru yaptığını ancak çözüm bulunamadığını ifade ve iddia ederek köyün kanalizasyon atıklarının bahçesinden geçmesinin önüne geçilmesini ve ilgili köylere fosseptik çukuru yapılmasını talep etmektedir

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nden (OSKİ) ve Kabataş Belediyesi’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

2.1. Kabataş Belediyesi’nden alınan 27/09/2022 tarih ve – – .577 sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1.1. Ordu İli, İlçesi, Mahallesi ada parsele ilişkin tarafından 31/08/2020 tarihli Cimer başvurusu nezdinde yapılan araştırma neticesinde 30/09/2020 tarihli cevabın verilmiş olup, söz konusu cevap neticesinde Kaymakamlık Makamınca oluşturulacak komisyon olduğu belirtilmiş ise de talepte bulunulan alanın 6360 sayılı kanun uyarınca görev alanı dışarısına çıkarıldığı buna ilişkin yetki ve görevin Ordu Su Kanalizasyon İdaresine devredildiği;

2.1.2 İşbu nedenle Kaymakamlık Makamı tarafından oluşturulacak komisyonun görev ve yetkisi

bulunmadığından fosseptik yaptırılamadığı; 2.1.3. Söz konusu alan nezdinde yapılacak kanalizasyon çalışmaları OSKİ tarafından yürütülmekte olup, Kurumlarının bu konuda görevli ve yetkili olmadığı; 2.1.4. Dolayısı ile kanalizasyon çalışmasının OSKİ tarafından yapılması gerektiğinin düşünüldüğü; 2.1.5. tarafından Kurumlarına yapılan Cimer başvurusu dışında, 2014 yılı öncesi (Büyükşehir olmadan önce) sözlü ve yazılı başvuru yapıldığının anlaşıldığı, ancak Büyükşehir Kanunu ile su ve kanalizasyon hizmetlerinin OSKİ’ye devredilmesi nedeniyle şikayetin mali bütçe vb. nedenlerle değerlendirilemediği; 2.1.6. Bu nedenlerle konunun muhatabı OSKİ olup, süresi içerisinde beyan ve hukuki değerlendirmelerinin sunulduğu;

İfadelerine yer verildiği anlaşılmıştır.

3. Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nden (OSKİ) tarafından iletilen 03/10/2022 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde ise özetle;

3.2. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “DOSTANE ÇÖZÜM” başlıklı 33/A maddesi hükmüne istinaden; 3.2.1. ilçesi Mahallesinde İdaremiz tarafından inşa edilen ve işletilen kanalizasyon hattı bulunmadığı, 3.2.2. adlı vatandaşın şikayetine neden olan atık su sorunu yerinde incelendiği ve söz konusu bölgede idarelerine ait olmayan bir kanalizasyon hattı olduğunun anlaşıldığı, bu hattın Ordu

Büyükşehir Belediyesi ve Genel Müdürlüğün kurulmadan önceki dönemde ilçe belediyesi tarafından yapıldığının düşünüldüğü, söz konusu hattın mülkiyeti vatandaşlara ait bahçelerden geçirilerek atık suların 4 (dört) farklı noktadan dere yatağına deşarj edildiğinin tespit edildiği 3.2.3. Bu deşarj noktalarının birisinde yer alan bahçesinden mevcut hattın uzatılarak atık suların bölgeden uzaklaştırılması ve sonuna da sonlandırma yapısı olarak fosseptik yapısının inşa edilmesi gerektiği,

3.2.4. Ancak, söz konusu uzatma işleminin yapılabilmesi için yine özel mülkiyet olan bahçelerden geçilmesi ve fosseptik yapısı için de muvafakat alınması gerektiği, bu şartlarla birlikte, atık suların alındığı hanelerin abonelik işlemlerinin de yapılması durumunda, Dostane Çözüm Kararının verilebilmesi için da görüşülerek söz konusu bölgedeki atık su sorununun giderilmesine yönelik çalışmalar İdarelerinin bütçe imkanları dahilinde yatırım programında değerlendirmeye alınacağı, 3.2.5. Ancak; İdarelerine abonelik devri yapılmayan yerlerde, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8.

maddesinde yer alan “Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler.” ve aynı Kanunun 24. maddesinde yer alan “Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararları Bakanlık merkez teşkilâtında genel müdürler, taşra teşkilâtında il çevre ve orman müdürlerince verilir.” hükümleri uyarınca Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerince de incelenmesi ve İdarelerinin Tarifeler ve Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesi 83. maddesinin 1. fıkrasındaki ”Parselin yüz aldığı yolda atık su kanalının olmaması ve tulani kanal yapma imkanının da bulunmaması halinde her parsel için ayrı bağımsız bir atık su çukuru (fosseptik kuyusu) yapılması zorunludur.” 2. fıkrasının a bendindeki

”Konutlarda her birim için (4kişi x 50 litre x 60 gün ) formülle yapılır.” hükümleri gereğince bina sahipleri tarafından fosseptiklerin yapması gerektiği, 3.2.6. 03.08.2013 tarih ve 28727 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Çevre

Kurulu ve Mahalli Çevre Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik kapsamında

Ordu Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 17.07.2020 tarihinde alınan kararın madde 4 ”Yüksek

Çevre Kurulu ve Mahalli Çevre Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliği’nin 19.

maddesi (d) bendi doğrultusunda altyapı problemi yaşanan mahallelerden gelen evsel atık su şikayetlerinin (fosseptik, atık su gideri, kanalizasyon deşarjı vb.) daha etkin değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulması için 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 7. maddesi doğrultusunda Ordu

Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi tarafından değerlendirilmesi, fosseptik sızıntıları ile ilgili şikayetlerin 11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren

Belediye Zabıta Yönetmeliği 10. madde 25. bendi b fıkrası 2. satırında yer alan “kanalizasyon ve fosseptik çukurlarının sızıntı yapmalarına mani olmayı sağlamak.” görev doğrultusunda değerlendirilmesi ve aykırılık tespit edilmesi halinde kabahatler kanunu çerçevesinde İlçe Belediyesi

Zabıtaları tarafından idari yaptırım uygulanmasına” hükmü gereğince ilgili Belediye Zabıta

Müdürlüğü’nce yaptırım uygulandığı, 3.3. Şikâyetçinin talepleri ile ilgili olarak Kurumunuzca “DOSTANE ÇÖZÜME” ulaşılamaması durumunda ise şikâyetçinin “ Ordu, Ada 20 bulunan fındık bahçesine Yukarı eceli Köyü kanalizasyon artıklarının aktığını konu ile ilgili olarak idarelere başvurduğu ancak bir çözüm bulunamadığı” iddiaları hakkında idari ve hukuki değerlendirmenizin, 1. maddenin açıklamasında belirtilen şartların oluşması durumunda kanalizasyon hattı yapımı bütçe imkanları dahilinde yatırım programında değerlendirmeye alınacağı, 3.4. İlçe belediyelerine yeni bina yapımı için ruhsat almak üzere müracaat eden vatandaşların inşaat projeleri İdarelerinden görüş alınmak üzere geldiği bu esnada projeler incelenmekte arazi

yapısı, altyapı durumuna göre projelerde standartlara uygun fosseptik ve kanalizasyon bağlantı şartı aranmakta ve gerekli şartlar sağlandıktan sonra onay verilmekte olduğu, yapım süreci tamamlandıktan sonra yapı kullanım izin belgesi (iskan) aşamasında kanalizasyon bağlantısı veya fosseptik çukuru olup olmadığı projesine göre kontrol edildiği, ancak mevcut yapılar için, fosseptik şartını yerine getirmeyen çevre kirliliği oluşturanlar hakkında 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8. maddesi ve 24. maddesi, 03.08.2013 tarih ve 28727 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek

Çevre Kurulu ve Mahalli Çevre Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamında Ordu Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 17.07.2020 tarihinde alınan kararın 4.

maddesi, 11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta

Yönetmeliği 10. maddesi 25. bendi hükümlerinin uygulanması gerektiği, 3.5. İdarelerinee karşı söz konusu adreslerden açılmış bir dava dosyası bulunmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının,

4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,

4.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. …”,

4.4. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” …”,

4.5. “ Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

6. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

7. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 inci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: … r) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak. …” ,

8. 5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; …

hizmetlerini yapar veya yaptırır. … Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir. … Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar…”

9. 2872 sayılı Çevre Kanunun,

9.1. “Çevre Korunmasına İlişkin Önlemler ve Yasaklar” başlıklı 8 nci maddesinde “Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.

Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler.”

10. Medeni Kanunu’nun Mecralar Başlıklı 744 üncü maddesinde “Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla, su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür… Mecrayı geçirme hakkı, hak sahibinin istemi üzerine ve giderleri ödemesi koşuluyla tapu kütüğüne tescil edilir.”

11. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri

Hakkında Kanunun,

11.1. “Görev ve yetkiler” başlıklı 2 nci maddesinde; “a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, … d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak, …”,

11.2. “Kanalizasyon şebekesine bağlanma zorunluluğu” başlıklı 17 inci maddesinde, “Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle İSKİ tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır”

11.3. Ek 5 inci maddesinde; “Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.”

12. Ordu Büyükşehir Belediye başkanlığı Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin elli dokuzuncu fıkrasında “Pompa şartı: Parselin cephe aldığı yol veya yollardan atık su bağlantısının yapılacağı İdare tarafından belirlenecek en uygun tabi akışlı deşarj kotundaki kanalizasyon şebekesinin dolu kotu ile inşa edilen ya da edilecek binanın son bodrum döşeme kotu arasında olabilecek kot farkı bağlantı kanalının akışına uygun değil ise son bodrum kat döşeme seviyesinde yapılacak bir terfi çukuru veya rögarda toplanacak atık suların uygun bir pompa sistemi ile parselin bacasına aktarılmak şartıyla atık su kanalizasyon sistemine bağlanmasına müsaade edilmesi şartıdır.” 13. Ordu Büyükşehir Belediyesi Ordu Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Atıksuların

Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliği’nin 11 inci maddesinde “Kanalizasyon şebekesi bulunmayan veya kanalizasyon şebekesi projelendirilip yapımı programa alınmamış bölgelerde alıcı ortama deşarj yapan bütün evsel ve endüstriyel atık su kaynakları Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ndeki hükümler doğrultusunda gerekli tedbirleri almak ve atık su arıtma tesisleri kurmakla mükelleftir. Oluşan arıtma çamuru için Çevre Mevzuatı’nın ilgili hükümlerine göre depolama ve uzaklaştırma işlemleri yapılır.” hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

14. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; Belli bir plan ve program ve bu kapsamda belirlenen süre dahilinde hareket edilerek, başvuruya konu Ordu ili Kabataş yaşanan fosseptik sorunun giderilmesi ve bahçeye akan kanalizasyon atık sorunun giderilmesi için gerekli olan iş ve işlemleri makul sürede yapılması hususunda hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

15. Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, Ordu, Ada

Parselde bulunan fındık bahçesine Yukarı eceli Köyü kanalizasyon artıklarının aktığını; bu durumun kokuya ve hastalık riskine neden olduğunu; konuyla ilgili olarak idarelere başvuru yaptığını ancak çözüm bulunamadığını belirterek köyün kanalizasyon atıklarının bahçesinden geçmesinin önlenmesini ve ilgili köydeki evlere fosseptik çukuru yaptırılmasını talep etmektedir.

16. Anayasanın 56 ncı maddesine göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında getirilen düzenleme ile de çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve

çevre kirlenmesini önlemek gerek Devlete gerekse vatandaşlara ödev olarak yüklenmiştir. Anayasada yer alan bu ilkeler 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 3/a maddesinde de benzer biçimde düzenlenmiştir. Buna göre; gerçek ya da tüzel kişi olarak herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup, alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdür.

17. Diğer taraftan İnsan ve çevre sağlığı için temiz su ve atık suyun taşıdığı yaşamsal önem dikkate alındığında, kişilerin olabildiğince uygun koşullarla temiz bir çevrede yaşama şartı sağlanamadıkça söz konusu Anayasa kurallarının uygulamaya geçirilmesinin olanaklı hale getirilemeyeceği açıktır. (Anayasa

Mahkemesi’nin 26/01/2012 tarihli ve 2011/6 E. 2012/16 K. sayılı kararı Değişik Gerekçe ve Karşı Oy

Gerekçesi) Nüfus yoğunluğunun artması ve yaşam seviyesinin yükselmesi ile birlikte evsel ve endüstriyel kaynaklı atık su miktarı da artmaktadır. Bu nedenle yerleşim yerlerindeki çevre ve altyapı sistemlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması adına atık suların toplanması, uzaklaştırılması, göl, deniz, dere ve arazi gibi ortamlara zarar vermeyecek şekilde arıtılması gerekmektedir. Atık suların kısa zamanda toplanarak sağlıklı ve güvenli şekilde uzaklaştırılmasında ve uygun bir arıtma metoduyla zararsız hale getirilmesinde doğru yöntemler kullanılmadığı takdirde çevre ve toplum sağlığı açısından zararlı sonuçlar meydana gelebilmekte ve kamu sağlığının olumsuz etkilenmektedir.

18. Bu bağlamda yaşanılan bölgede kanalizasyon sisteminin bulunması çevre sağlığı açısından çok önemli olmakla beraber kanalizasyon sisteminden etkin bir şekilde yararlanmak için ekonomik olması, nüfusa yeterli olabilmesi, yeterli derecede ölçülendirilmesi, çevre sağlığının korunması ve bazı teknik hususların göz önünde tutulması da gerekmektedir. Nitekim yerleşim merkezinin iskân tarzı, nüfus yoğunluğu, yerleşimin topografik ve jeolojik yapısı, yeraltı su seviyesi ve deniz, nehir ve göllere olan uzaklığı sistemin seçiminde etkili olan faktörlerdendir. Aynı zamanda tercih edilecek kanalizasyon sisteminin atık suları en hızlı ve en kısa yoldan uzaklaştıracak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Bu sayede çevre sağlığı ve kamu sağlığı gözetilerek en etkin sistemin kurulması amaçlanmalıdır.

19. Somut olaydaki uyuşmazlık da; ilçesi Mahallesinde ikamet eden başvuranın bahçesinin bulunduğu adrese köyün kanalizasyon atıklarının aktığı ve söz konusu sorunun çözüme ulaştırılmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

20. Kurumumuzca başvuru hakkında bilgi almak üzere başvuran ile 18/10/2022 tarihinde yapılan telefon görüşmesinde, Mahallesinde bulunan evlerin fosseptik çukurlarının olmaması nedeniyle köyün tüm kanalizasyon atıklarının bahçesine aktığı bu durumun çok büyük bir kirliliğe neden olduğu, sorunun çevre sağlığını etkileyecek boyuta ulaştığı; ilgili idarenin soruna çözüm bulacağını birçok kez ifade etmiş olmasına rağmen bir türlü çözüme ulaşılamadığını ifade etmiştir.

21. Kurumumuzca Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nden (OSKİ) ve Kabataş

Belediyesi’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup OSKİ’den konuya ilişkin olarak Kurumumuza iletilen cevabi yazı ve eklerinde özetle; “ ilçesi Mahallesinde OSKİ tarafından inşa edilen ve işletilen kanalizasyon hattı bulunmadığı; söz konusu bölgede OSKİ’ye ait olmayan bir kanalizasyon hattı olduğu, bu hattın Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Genel Müdürlüğü kurulmadan önceki dönemde ilçe belediyesi tarafından yapıldığının düşünüldüğü; söz konusu hattın mülkiyeti vatandaşlara ait bahçelerden geçirilerek atık suların 4 (dört) farklı noktadan dere yatağına deşarj edildiğinin tespit edildiği; bu deşarj noktalarının birisinde yer alan bahçesinden mevcut hattın uzatılarak atık suların bölgeden uzaklaştırılması ve sonuna da sonlandırma yapısı olarak fosseptik yapısı inşa edilmesi gerektiği; ancak, söz konusu uzatma işleminin yapılabilmesi için yine özel mülkiyet olan bahçelerden geçilmesi ve fosseptik yapısı için de muvafakat alınması gerektiği, bu şartlarla birlikte, atık

suların alındığı hanelerin abonelik işlemlerinin yapılması durumunda kanalizasyon hattı yapımı bütçe imkanları dahilinde yatırım programında değerlendirmeye alınacağı.” ifade edilmiştir.

22. Kabataş Belediyesi’nce Kurumumuza iletilen cevabi yazıda ise özetle; “talepte bulunulan alanın

6360 sayılı kanun uyarınca görev alanı dışarısına çıkarıldığı buna ilişkin yetki ve görevin Ordu Su

Kanalizasyon İdaresine devredildiği; söz konusu alan nezdinde yapılacak kanalizasyon çalışmaları OSKİ tarafından yürütülmekte olduğu, Kurumlarının bu konuda görevli ve yetkili olmadığı” açıklamalarına yer verilmiştir.

23. Yukarıda da ifade edildiği üzere 5216 sayılı Kanunda su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek büyükşehir belediyelerinin görev ve yetkileri arasında sayılmış benzer şekilde 5393 sayılı Belediye Kanununda su ve kanalizasyon hizmetlerinin yapılması belediyenin görev ve yetkileri arasında düzenlenmiştir. 2560 sayılı İstanbul Su ve

Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2. maddesinde

“Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,” ve “Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak” hükmü ile 17 nci madde de “Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur.” ve 25 nci madde de “Şehir kanalizasyon şebekesinin henüz tesis edilmediği ve uygun bir boşaltma sağlanamayan alanlarda kullanılmış sular, sağlık ve fenni şartlara uygun septik çukurlara verilebilir. Bunların İSKİ’nin belirteceği esaslara uygun olarak yapılması gereklidir.” hükümlerine yer verilmiş, aynı Kanun’un Ek. 5. maddesinde de; Bu

Kanun’un İstanbul Büyükşehir Belediyesi dışındaki diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Su ve kanalizasyon hizmetleri, günümüz koşullarında halen belediyeler tarafından sunulan birer kamu hizmeti konumundadır. Zira, bu hizmetlerle toplumun temel ihtiyaçları karşılanmaktadır.

Yukarıda yer verilen kanun hükümleri ve konu ile ilgili özel düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; kanalizasyon hizmetlerinin yapılmasının belediyelerin görev alanında olduğu, su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki büyükşehir belediyelerine verilen görevlerin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüklerince yürütüleceği, kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunlu olduğu, şehir kanalizasyon şebekesinin henüz tesis edilmediği ve uygun bir boşaltma sağlanamayan alanlarda kullanılmış suların, sağlık ve fenni şartlara uygun septik çukurlara verilebileceği ancak bunların belirlenen esaslara uygun olarak yapılması gerekli olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda da; OSKİ tarafından verilen cevabi yazıda atık suların 4 (dört) farklı noktadan dere yatağına deşarj edildiğinin tespit edildiği; bu deşarj noktalarının birisinde yer alan (başvuranın)

bahçesinden mevcut hattın uzatılarak atık suların bölgeden uzaklaştırılması ve sonuna da sonlandırma yapısı olarak fosseptik yapısı inşa edilmesi gerektiğinin ifade edildiği anlaşılmıştır.

24. Bu çerçevede her ne kadar OSKİ tarafından iletilen cevapta daha öncesinde yapılmış olan kendi idarelerine ait olmayan bir deşarj hattı olduğu ifade edilmiş olsa da bu hattın bakım ve onarımı ve yeni hat kurulmasının OSKİ’nin görev ve sorumluluk alanında olduğu değerlendirilmektedir.

Ayrıca; deşarj noktalarından birisinin başvuranın bahçesinde olduğu idarece kabul edilmiş olup

deşarj noktasının kontrolsüz olarak bırakılmasının kamu sağlığı açısından risk oluşturduğu aşikardır. Bu nedenle uygun kanalizasyon hattının ivedilikle yapılarak sorunun ilgili idarece çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

25. Diğer bir ifadeyle belediyenin derenin kirletilmesine neden olabilecek, çevre sağlığını tehdit eden fiili duruma son vererek kanalizasyon bağlantısının dereye yapılmasına izin vermemesi, yörenin kanalizasyon çözümüne kavuşturulmasına kadar yapı sahiplerinden fosseptik çukuru yapmalarını istemesi, fosseptiklerin gerek hacim, gerek inşa bakımından standartlara uyup uymadığım kontrol ederek gerekli önlemleri alması gerekirken aksine kanalizasyon atıklarını bahçeye ve dereye akıtılmasına yol açabilecek fiili duruma ilişkin olarak işlem tesis ettiğine dair veri sunulmadığı anlaşıldığından söz konusu durumda kamu yararına ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

İdare tarafından bilgi belge talep yazımıza cevaben özel mülkiyet olan bahçelerden geçilmesi ve fosseptik yapısı için de muvafakat alınması ve atık suların alındığı hanelerin abonelik işlemlerinin de yapılması durumunda, açıklamasında belirtilen şartların oluşması durumunda kanalizasyon hattı yapımı bütçe imkanları dahilinde yatırım programında değerlendirmeye alınacağı ifade edilmiştir.

26. Bu kapsamda; somut olayda olduğu gibi su, kanalizasyon, yol gibi altyapıya yönelik taleplerin vatandaşlar için büyük önem taşıdığı, bu tür kamu hizmetlerinin sunulmasının hem vatandaşlar hem de yerel yönetimler için çok elzem bir durum olduğu göz önünde bulundurularak su ve kanalizasyon altyapılarının ivedilikle kurulması ve idarenin kamu sağlığının korunmasına ilişkin görevlerini yerine getirmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

27. Ayrıca; 2560 sayılı Kanun uyarınca içme ve kullanma suyu ile atıksuların uzaklaştırılması görevini su ve kanalizasyon idareleri yürütmektedirler. Altyapı yatırımları yaparak içme ve kullanma suyu temini ve akabinde de atıksu haline gelen söz konusu kaynağın deşarjı ile esasında teknik yönü ağır basan bir kamusal hizmet ifa etmektedirler. Sunulan hizmetlerin teknik bir mahiyet içermesi nedeniyle bazı bakanlıklar ve yine bu bakanlıklara bağlı ve ilgili olan kurum ve kuruluşlar; eşgüdümü sağlayıcı düzenlemeler yapmakta ve belirlenen usul ve esasların da tatbiki noktasında denetleyici bir fonksiyon üstlenmektedirler. Bu kapsamda Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ile alıcı ortamın kirletilmesi ve atıksu deşarjı anlamında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine su ve kanalizasyon idarelerini de kapsayacak şekilde önemli bir denetim ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca da cezai müeyyide uygulama yetkisi verilmiştir. Bu kapsamda kamu yararı ve çevre sağlığı hususları dikkate alındığında kontrolsüz bir şekilde kanalizasyon akıntısının olduğu ve deşarj işlemini yapan kişilere karşı önlem alınması ve Ordu Valiliği

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 17.07.2020 tarihinde alınan kararın 4. maddesi, 11.04.2007 tarih ve

26490 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta Yönetmeliği 10. maddesi 25.

bendi hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğu değerlendirilmektedir. Buna karşın ifade edilen hususlar çerçevesinde somut olayda Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü veya Zabıta Müdürlüğü tarafından işlem tesis edildiğine yönelik bir veri saptanamamıştır.

Şikayetçinin iddiaları, İdarelerin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin, çevre sağlığını tehdit eden fiili duruma son vererek kanalizasyon atıklarının başvuranın bahçesine ya da ifade edilen dereye akıtılmasına izin vermemesi, bölgenin kanalizasyon çözümüne kavuşturulmasına kadar mülk sahiplerinden fosseptik çukuru yapmalarının talep edilmesi, fosseptiklerin gerek hacim, gerek inşa bakımından standartlara uyup uymadığını kontrol ederek

gerekli önlemleri alması gerekirken, başvuruya konu edilen köyün kanalizasyon atıklarının şikayetçinin bahçesine akıtılmasının engellenmesine yönelik olarak belli bir plan ve program dahilinde gerekli iş ve işlemlerin yapılmamış olması durumunun ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, ilgililerin idarenin işlem veya eylemine karşı Ordu İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN

KABULUNE;

Başvuruya konu edilen bölgedeki atık suların oluşturduğu sorunun çözümüne yönelik olarak mülk sahiplerinden standartlara uygun fosseptik çukuru yapmalarının talep edilmesi ve benzeri iş ve işlemlerin ivedilikle yapılması, ayrıca ilgili bölgedeki atık suların kamu sağlığını tehdit etmemesi için akıntı ve sızıntıların olduğu yerde gerekli tedbirlerin alınması ve konuyla ilgili yaptırımların uygulanması hususunda ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve KABATAŞ BELEDİYESİNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

Kararın BAŞVURANA; ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve KABATAŞ

BELEDİYESİNE ve ayrıca bilgi için ORDU VALİLİĞİNE (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğüne) TEBLİĞ EDİLMESİNE;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi