ÖZET: Başvuru, Balıkesir İli Sındırgı İlçesi’nde bulunan 3000 metrekarelik salçalık ithal domates tarlasının, Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen yol yapım çalışmaları sırasında meydana gelen sel nedeniyle zarar gördüğü iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, bu zararın tazmini için 7.340,25 TL maddi zarar ve 1.200,00 TL mahkeme masraflarının ödenmesini talep etmiştir. Ancak, idare, talebin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereğince kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaması nedeniyle reddedilmiştir.

İdare, olayın meydana geldiği tarihte şiddetli yağışların etkili olduğunu ve bu nedenle sel oluştuğunu savunarak, kendi kusurunun bulunmadığını belirtmiştir. Ancak, bilirkişi raporları, idarenin yol yapım sürecinde gerekli önlemleri almadığını ve bu durumun başvuranın tarlasına zarar verdiğini ortaya koymuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın zararının tazmin edilmesi gerektiğine dair bir tavsiye kararı hazırlamış ve ilgili idareye bu doğrultuda işlem yapılması yönünde öneride bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın maddi zararının ve mahkeme masraflarının, idarenin kusuru oranında tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. İdarenin, bu tavsiye kararına uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde tamamlaması beklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/709-S.1061

BAŞVURU NO : 2018/12402

KARAR TARİHİ : 11/04/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAYOLLARI 14. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın, 7.340,25 TL maddi ekonomik zarar ile 1.200,00

BAŞVURUNUN KONUSU :

TL mahkeme masraflarının ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/10/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan , Balıkesir İli Sındırgı İlçesi Alacaatlı Mahallesi

Mevkii sınırları içinde 3000 metrekare arazide dikimi yapılmış ve ürün hasadı yakın bir tarihte yapılacak olan salçalık ithal domates tarlasının bulunduğunu, tarlada bulunan ürünlerin İdare tarafından yol yapımı sırasında dere yatağının inşaat malzemeleri ile kapatılması nedeniyle gelen yağmur sularının sel oluşturması sonucu hasara uğradığını, 27/07/2018 tarihinde meydana gelen

hasar ile ilgili Sındırgı Sulh Hukuk Mahkemesi kanalıyla tespit yapıldığını, Mahkemenin Dosya No:

2018/ İş, Karar No: 2018/ sayılı kararında düzenlenen bilirkişi raporları ile maddi ekonomik zarar meydana geldiğinin belirlendiğini, bu kapsamda bilirkişi raporları ile tespit edilen zararının ve mahkeme bilirkişi masraflarının İdare tarafından ödenmesini talep ettiğini, ancak talebinin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaması nedeniyle reddedildiğini belirterek yargı organları kanalıyla somut bilgi ve belgelerle ispatı yapılmış olan 7.340,25 TL maddi ekonomik zarar ile 1.200,00 TL mahkeme masraflarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 16/11/2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

Karayolları Genel Müdürlüğü 14. Bölge Müdürlüğünün 04/12/2018 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Tespit davası sonucu verilen karara istinaden ödeme yapılamayacağı, bu nedenle başvuranın zararının tazmin edilemeyeceği, keşfin yokluklarında yapılmış olduğu ve tespitin kabul edilemeyeceği, ayrıca gerekçeli kararın Kuruma tebliğ edilmediği,

2.2. Kurumun şikayete konu olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, 27/07/2018 tarihinde

Gölcük Ovasının genelinde şiddetli yağış sonrası oluşan sel ve taşkınlar sonucu zararın meydan geldiği, Kuruma ait sanat yapısının rutin olarak temizlendiğinin ve menfezden kaynaklanan bir sorun olmadığının tespit edildiği, 2.3. Başvuranın sunduğu belgeler ile kendisine tazminat ödenmesinin mümkün olmadığı, tespit davasının eda davası niteliği taşımadığı, bu nedenle zarar tazmininde dikkate alınamadığı, ödeme yapabilmesi için mahkeme kararına müteakip ilgili icra müdürlüğü yazısının ulaşması gerektiği ifade edilmiştir.

3. Kurumumuzun 11/02/2019 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

Sındırgı Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/02/2019 tarihli ve 2018/ sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. ’ın 30/07/2018 havale tarihli itiraz dilekçesi neticesinde itirazın kabulü kararı düzenlendiği, 30/07/2018 tarihinde mahalline keşfe gidildiği, bilirkişilerce raporların mahkeme dosyasına sunulduğu ve itiraz eden ’a 20/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak itiraz edilen kuruma tebliğ edilmediği, 3.2. Mahkemenin 2018/ İş sayılı dosyasının tespite yönelik olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta nihai karar arz etmediği belirtilmiştir.

4. Kurumumuzun 26/02/2019 tarihli ve sayılı yazısı ile görevlendirilen bilirkişinin raporu 08/03/2019 tarih ve sayı ile kayıt altına alınmıştır.

5. Kurumumuzun 27/02/2019 tarihli ve sayılı yazısı ile Sındırgı Sulh Hukuk Mahkemesinden tüm dosya kapsamı talep edilmiş olup, 19/03/2019 tarih ve sayı ile kayıt altına alınmıştır.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. 2709 sayılı T.C. Anayasasının, 6.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. …

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 8. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun, 8.1. “Tespit davası” başlıklı 106 ncı maddesinde; “Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir.

Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.

Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.”, 8.2. “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323 üncü maddesinde; “(1) Yargılama giderleri

şunlardır:

a) Celse, karar ve ilam harçları.

b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.

c) Dosya ve sair evrak giderleri.

ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler.

d) Keşif giderleri.

e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler.

f) Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler.

g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri.

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.

h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.”, 8.3. “Delil tespitinin istenebileceği hâller” başlıklı 400 üncü maddesinde; “Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir.

Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.”, 8.4. “Delil tespiti talebi ve karar” başlıklı 402 nci maddesinde; “Delil tespiti talebi dilekçeyle yapılır. Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi yer alır. Tespit talebinde bulunan, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle, aleyhine tespit yapılacak kişiyi gösteremiyorsa talebi geçerli sayılır.

Mahkeme tarafından belirlenen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz.

Tespit talebi mahkemece haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda ayrıca, delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir.”, 8.5. “Acele hâllerde tespit” başlıklı 403 üncü maddesinde; “Talep sahibinin haklarının korunması

bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir. Tespitin yapılmasından sonra, tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, Balıkesir İli Sındırgı İlçesi Alacaatlı Mahallesi

Mevkii sınırları içinde 3000 metrekare arazide dikimi yapılmış ve ürün hasadı yakın bir tarihte yapılacak olan salçalık ithal domates tarlasının bulunduğunu, tarlada bulunan ürünlerin İdare tarafından yol yapımı sırasında dere yatağının inşaat malzemeleri ile kapatılması nedeniyle gelen yağmur sularının sel oluşturması sonucu hasara uğradığını, 27/07/2018 tarihinde meydana gelen hasar ile ilgili Sındırgı Sulh Hukuk Mahkemesi kanalıyla tespit yapıldığını, Mahkemenin Dosya No: 2018/

İş, Karar No: 2018/ sayılı kararında düzenlenen bilirkişi raporları ile maddi ekonomik zarar meydana geldiğinin belirlendiğini, bu kapsamda bilirkişi raporları ile tespit edilen zararının ve mahkeme bilirkişi masraflarının İdare tarafından ödenmesini talep ettiğini, ancak talebinin 5018 sayılı

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaması nedeniyle reddedildiğini belirterek yargı organları kanalıyla somut bilgi ve belgelerle ispatı yapılmış olan 7.340,25 TL maddi ekonomik zarar ile 1.200,00 TL mahkeme masraflarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

11. Başvuranın, Balıkesir İli Sındırgı İlçesi Alacaatlı Mahallesi Mevkii sınırları içerisinde

Seyhan Orman Fidanlığı yanında parsel no.lu 3000 metrekare tarla vasıflı taşınmazının olduğu, şahsına ait taşınmaza salçalık ithal domates ektiği, tarlasının yanından Alacaatlı-Gölcük bağlantılı yolun geçtiği, yine tarlasının 20-25 metre yanında dere ve derenin üzerinde karayolunu bağlayan köprü bulunduğu, yol ve yola bağlantılı köprüde Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü tarafından 27/07/2018 tarihinde çalışma yapıldığı, dere üzerindeki köprüde çalışmalar yapılırken derenin toprak yığını ile kapatıldığı, kapatılan derenin 16:00-18:30 saatleri arasında yağan yağmur ile tamamen kapandığı, tahliyesi mümkün olmayacak şekilde kapatılan derede biriken yağmur sularının sele neden olduğu ve bu durumun arazide bulunan ürünlerine zarar verdiği iddialarında bulunduğu görülmüştür.

12. Başvuranın, 30/07/2018 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesine idarenin ağır ihmal ve kusuru nedeniyle meydana gelen sel baskınına bağlı hasarların ve hasara sebebiyet verenlerin tespiti talebiyle

Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü aleyhine başvuruda bulunduğu, bu kapsamda Sındırgı Sulh Hukuk

Mahkemesinin E. 2014/ K. 2018/ sayılı dosyası kapsamında 30/07/2018 tarihinde tespit talebinin kabulüne karar verildiği, ayrıca ziraat bilirkişisi ve fen bilirkişileri görevlendirildiği ve aynı tarihte keşfe gidildiği görülmüştür.

13. Mahkeme dosyası kapsamında görevlendirilen fen bilirkişilerinin 06/08/2018 tarihli raporlarında, başvuruya konu parsel no.lu 3000 metrekare tarla vasıflı taşınmaz üzerinde zarara uğrayan domates mahsulünün bulunduğu alanın çizilen kroki ile belirlendiği ve Kızılgür tahliyesinin önünü kapatmak suretiyle sel baskınına sebep olan toprak yığının bulunduğu kısmın yapılan yüzölçümü hesaplamasından 165.37 metrekare olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, ziraat bilirkişisinin 17/09/2019 tarihli raporunda başvuranın toplamda 7.340,25 TL zararı olduğu tespit edilmiştir.

14. Balıkesir Meteroloji Müdürlüğünün 05/09/2018 tarihli ve sayılı yazısında, olay günü olan 27/07/2018 tarihinde 13:00-16:00 saatleri arasında 45.3 kg/metrekare yağış gerçekleştiği, bu miktarın

12 saatlik yağış değerlendirmelerine göre kuvvetli yağış sınıfına girdiği, ancak 1 saatlik periyotta

(14:00-15:00) gerçekleşmiş olan 37,5 kg/metrekare yağışın aşırı yağış grubunda değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

15. Kurumumuzun 26/02/2019 tarihli ve sayılı yazısı ile görevlendirilen Ziraat Mühendisi bilirkişinin 08/03/2019 tarih ve sayı ile kayıt altına alınan raporunda; “… Karayolları 14.

Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından köprü yapımı için kurutma kanalı üzerinde bulunan mevcut köprünün her iki tarafına toprak ve inşaat artıkları yığılarak su akışı engellenmiştir. Selin olduğu gün kurutma kanalının üzerindeki köprünün kurutma kanalının güzergahının her iki tarafının da kapalı olması sebebiyle gelen sel suları kurutma kanalından taşarak isimli üreticinin domates tarlasına, oradan da tekrar kurutma kanalına akmıştır. Keşif günü yapılan gözlemlere ait detaylı resimler incelendiğinde sel sularının 150 metre yön değiştirerek tekrar kurutma kanalına aktığı açıkça görülmektedir. İlgili kamu kurumu meteorolojik verileri ve hava durumuyla ilgili yapılan bilgilendirmeleri takip edip kurutma kanalı üzerine yapılacak olan ilave köprüyle ilgili çalışmaların planlamasını ve iş takvimini bu detaylara dikkat ederek yapabilir gerekli önlemleri alabilirdi. Meteorolojinin yoğun yağış uyarısına dikkat ederek, kurutma kanalı üzerine inşa edilecek ilave köprünün inşaatının kurutma kanalı içerisinde her iki tarafının toprak ve inşaat artıkları ile kapatılması sonu gerek isimli üreticinin gerekse diğer üreticilerin mağdur olması engellenebilirdi. …” ifadelerine yer verilmiştir.

16. Hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olmasıdır. Bu hüküm gereğince, idarenin eylem ve işlemleri nedeniyle bir zarar ortaya çıkması durumunda idarenin sorumluluğu gündeme gelmektedir. İdarenin kusura dayanan sorumluluk hallerinden biri olan hizmet kusuru, kamu hizmetinin kurulmasında, yürütülmesinde veya organizasyonunda ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk olarak tanımlanmaktadır ve hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

17. E. Ethem ATAY/Hasan ODABAŞI’nın, Teori ve Yargı Kararları Işığında İdarenin

Sorumluluğu ve Tazminat Davaları adlı kitabında hizmetin hiç işlememesi kapsamında verilen örnek yargı kararında, “İdare tarafından, karayolu yapımında kullanılmak üzere gereken çakılın temini amacıyla çay yatağına kurulan şantiyenin faaliyeti sonucunda çayın yatak değiştirmesi nedeniyle civardaki taşınmazların zarar görmesi olayında çay yatağı ile ilgili görev DSİ’ye ait olduğu halde, Karayolları Genel Müdürlüğü bu faaliyetinin neden olduğu yatak değiştirme olgusunun zarara yol açmaması için gereken tedbirleri alması gerektiği halde bu hizmeti yapmamasından dolayı sorumlu olacaktır; ‘İdare mahkemesince; (Davalı idarece Ağrı-Tutak Karayolunun yapımı sırasında yolda kullanılacak olan stabilize ve çakıl için Zilan Çayı yatağında kurulan şantiyenin faaliyetinden dolayı çayın yatak değiştirmesi sonucu davacıların taşınmazının ve taşınmaz üzerindeki ağaçlarla çayırın zarar gördüğünün … belirlendiği, bilirkişi incelemesi üzerine de zararın davalı idarece yürütülen faaliyetler sonucu çayın yatak değiştirmesinden kaynaklandığı ve olay tarihinde zararın …

lira bulunduğu anlaşıldığı) gerekçesiyle davanın kısmen kabul edildiği … temyiz isteminin reddi ile bozulması istenen kararın onanmasına oybirliğiyle karar verildi.’ ” değerlendirmesinde bulunulmuştur ( Danıştay 10. Dairesi, 01/03/1995, 5647/1260).

18. Dosya kapsamında, başvuranın Balıkesir İli Sındırgı İlçesi Alacaatlı Mahallesi Mevkii sınırları içerisinde Seyhan Orman Fidanlığı yanında parsel no.lu 3000 metrekare tarla vasıflı taşınmazına salçalık ithal domates ektiği, tarlasının yanından Alacaatlı-Gölcük bağlantılı yolun geçtiği, yine tarlasının yanında dere ve derenin üzerinde karayolunu bağlayan köprü bulunduğu, yol ve yola bağlantılı köprüde ilgili İdare tarafından 27/07/2018 tarihinde çalışma yapıldığı, dere üzerindeki köprüde çalışmalar yapılırken derenin toprak yığını ile kapatıldığı, bu durumun fen bilirkişileri tarafından çizilen krokide belirlendiği, ayrıca Kurumumuz tarafından görevlendirilen bilirkişi raporunda Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından köprü yapımı için kurutma

kanalı üzerinde bulunan mevcut köprünün her iki tarafına toprak ve inşaat artıkları yığılarak su akışının engellendiği, olay gününde kurutma kanalının üzerindeki köprünün kurutma kanalının güzergahının her iki tarafının da kapalı olması sebebiyle gelen sel sularının kurutma kanalından taşarak başvuranın domates tarlasına ve tekrardan kurutma kanalına aktığı, sel sularının 150 metre yön değiştirdiğinin resimlerde görüldüğü hususlarının ifade edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, Karayolları 14. Bölge Müdürlüğünce kurutma kanalının her iki tarafının toprak ve inşaat artıkları ile kapatılması sonucu sel sularının yön değiştirdiği ve başvuranın domates tarlasına zarar verdiği kanaatine varılmıştır.

19. Balıkesir Meteroloji Müdürlüğünün 27/07/2018 tarihindeki verilerinde, 13:00-16:00 saatleri arasında 45.3 kg/metrekare yağış gerçekleştiği, bu miktarın 12 saatlik yağış değerlendirmelerine göre kuvvetli yağış sınıfına girdiği, ancak 1 saatlik periyotta (14:00-15:00) gerçekleşmiş olan 37,5 kg/metrekare yağışın aşırı yağış grubunda değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Bu nedenle, bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, ilgili İdarenin meteorolojik verileri ve hava durumuyla ilgili yapılan bilgilendirmeleri takip edip kurutma kanalı üzerine yapılacak olan ilave köprüyle ilgili çalışmalarını planlayarak gerekli önlemleri alabileceği, böylelikle başvuranın mağdur olmasını engelleyebileceği değerlendirilmiştir.

20. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 22/03/1976 tarihli ve E. 1976/1, K. 1976/1 sayılı kararında; “… Delil tespiti giderlerinin müddeabihe ilave edilmesinin kabulü halinde bir çok kötü niyetli kimselerin kötüniyetle yaptıracakları, delil tespiti nedeniyle yapacakları masrafı dava değerine eklemek suretiyle müddeabihi kabartarak bazı kanun yollarından yararlanma imkanları sağlamak fırsatı elde etmelerine, bir boşanma davası yanında bir de davadan önceki delil tespiti nedeniyle yapılan giderlerin tahsili isteği davası bulunması gibi olumsuz durumlara meydan verilmesine, haksız fiile ilişkin bir tazminat davasında müddeabihin bir bölümünde haklı çıkan davacı hakkında o davadan önce yaptırdığı delil tespit nedeniyle katlandığı gerçek giderleri müddeabihe ilave ederek dava etmiş olması halinde müddeabihin bir bölümüne, delil tespiti giderlerinin tümüne hüküm vermek gibi çelişik bir sonucun doğmasına ve buna benzer sakıncalı durumların meydana gelmesine sebebiyet verilmiş olur. Bütün bu nedenlerledir ki dava açılmadan önce yapılan delillerin tespiti giderlerinin müddeabihe ilave edilmesi imkanı bulunmayan, HUMK.nun 413-426.

maddeleriyle düzenlenen dava giderlerinden sayılması gerekmiştir.

Davanın açılmasından önce, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 368-374. maddeleri uyarınca yapılan delillerin tespitine ilişkin giderlerin aynı Kanunun 413-426. maddelerinde yer alan yargılama giderlerinden sayılacağına ve bu tür giderlerin davanın müddeabihine ilave edilemeyeceğine …” değerlendirmelerine yer verilmiştir.

21. Ayrıca, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29/09/2014 tarihli ve E. 2013/17636, K. 2014/12548 sayılı kararında; “… Davalının diğer temyiz itirazına gelince; Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya incelendiğinde; mahkemece kabul edilen miktarın içinde tespit giderlerinin de bulunduğu anlaşılmaktadır. 22/03/1976 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince delil tespit giderleri, yargılama giderlerinden olduğundan, tespit masraflarının yargılama giderleriyle birlikte kabul ve ret oranına göre hüküm altına alınması gerekir.

Şu halde, tespit giderlerinin müddeabihe eklenmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. …” sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu ve

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararları birlikte ele alındığında, dava açılmasından önce Hukuk

Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri gereğince yapılan delillerin tespitine ilişkin giderlerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve tespit masraflarının yargılama giderleriyle birlikte kabul ve ret

oranına göre hüküm altına alınacağı, dolayısıyla başvuranın delil tespitine yönelik yapmış olduğu masrafların tarafına ödenmesi talebinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.

22. Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde; başvuranın Balıkesir İli Sındırgı İlçesi Alacaatlı Mahallesi Mevkii sınırları içerisinde Seyhan Orman Fidanlığı yanında parsel no.lu 3000 metrekare tarla vasıflı taşınmazına ektiği salçalık ithal domatesin Karayolları 14. Bölge Müdürlüğünün çalışmaları esnasında zarar gördüğü, söz konusu zararın ilgili İdarenin kusurundan kaynaklandığının bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, dolayısıyla başvuranın maddi zararı ile yargılama masraflarının tazmini talebinin ilgili

İdarenin kusuru oranında kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Bursa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın Balıkesir İli Sındırgı İlçesi Alacaatlı Mahallesi Mevkii sınırları içerisinde Seyhan

Orman Fidanlığı yanında parsel no.lu 3000 metrekare tarla vasıflı taşınmazına ektiği salçalık ithal domatese ilişkin oluşan maddi zararın ve bu kapsamda yapılan yargılama masraflarının ilgili İdarenin kusuru oranında tazmini yönünde KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 14. BÖLGE

MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Karayolları 14. Bölge Müdürlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 14. BÖLGE

MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi