ÖZET: Başvuran, kardeşinin bulunduğu Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talep etmiştir. Başvuru, 15 Ağustos 2023 tarihinde yapılmış olup, başvuranın kardeşi, 26 Nisan 2022 tarihinde Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Ailelerinin Denizli ilinde yaşaması nedeniyle, ziyaret edememekte ve kardeşleriyle görüşememektedirler. Sürekli nakil taleplerinin disiplin cezaları gerekçe gösterilerek reddedildiğini belirten başvuran, kardeşinin nakil talebinin kabul edilmesini istemektedir.

Adalet Bakanlığı, başvuranın taleplerini değerlendirirken, Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının %110 olduğunu ve başvuranın disiplin cezasının bulunmadığını belirtmiştir. Ancak, nakil taleplerinin, ceza infaz kurumlarının kapasitesi, asayiş durumu ve güvenlik gibi unsurlar göz önünde bulundurularak değerlendirildiği ifade edilmiştir. Başvuranın kardeşiyle aynı cezaevinde olmaması nedeniyle, nakil talebinin uygun görülmediği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesi gerektiği yönünde bir öneri sunmuş ve başvurunun hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu karar, başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/16503-S.23.25963

BAŞVURU NO : 2023/13138

KARAR TARİHİ : 26.12.2023

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvuranın, kardeşinin bulunduğu ceza infaz kurumuna nakil talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15.08.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, kardeşi ile birlikte Denizli D

Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda bulunmakta iken 26.04.2022 tarihinde kendisinin Eskişehir L Tipi

Kapalı Ceza İnfaz kurumuna, kardeşi ’ın ise Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna nakil olduğunu, ailesinin Denizli ilinde ikamet ettiklerini ve kendilerini ziyarete gelemediklerini, kardeşi ile aynı ilde olmalarına rağmen farklı cezaevlerinde bulundukları için görüşemediklerini, sürekli nakil talep etmelerine rağmen geçmiş yıllardaki disiplin cezaları gerekçe gösterilerek taleplerinin reddedildiğini, ancak disiplin cezalarının geçmiş yıllarda infaz edildiğini, şu anda iyi halli olduklarını ifade ederek kardeşinin bulunduğu Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden 18.08.2023 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili

idarenin 28.09.2023 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle:

2.1. Başvuranın kardeşi ‘ın 26.04.2022 tarihinden itibaren Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda barındırıldığı, 2.2. Adı geçenin, günümüz itibarıyla infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.3. Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1562, mevcudunun 1717, doluluk oranının

%110 olduğu, 2.4. Bulundukları ceza infaz kurumundan başka ceza infaz kurumlarına nakil gitmek isteyen hükümlü ve

tutukluların, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesi ile

05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin 15 inci maddesinin ilgili fıkraları gereğince, gitmek istedikleri

kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri ve nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul ettiklerini belirtir şekilde yazmış oldukları dilekçelerini, ceza infaz kurumu idaresi aracılığıyla Genel Müdürlüğe göndermeleri gerektiği, 2.5. Bunun yanı sıra, Genel Müdürlüğün 25.05.2022 tarihli ve – – sayılı yazısıyla her ayın 1’i ilâ 10’u arasında isteğe bağlı nakil taleplerinin alınacağının tüm Cumhuriyet

Başsavcılıklarına bildirildiği, adı geçenin de anılan tarihler arasında Denizli T, Burdur E ve Nazilli E Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarından birine nakil talebinde bulunduğu, ancak naklini talep ettiği ceza infaz kurumların kapasitelerinin dolu olması nedeniyle Genel Müdürlüğün 31.08.2023 tarihli – – sayılı yazısıyla naklinin uygun görülmediği, 2.6. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 167 no.lu Genelgesinin

22 nci maddesinin beşinci fıkrasında “Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılıkları, Bakanlık tarafından kendi

isteği üzerine nakli uygun görülenler hariç, merkez ve bağlı ceza infaz kurum1arının birinden diğerine nakil olmak isteyen hükümlü ve hükümözlülerin taleplerini, kapasitesi, sınıfına uygun bulunması, mevcudu, asayiş durumu, güvenlik, aileye olan yakınlığı ve sosyal çevre gibi hususları göz önüne alarak, bu

Genelgede belirtilen esaslar dâhilinde, takdir ederek sonuçlandıracak, bu tür talepleri Bakanlığa göndermeyecektir. Ancak, hükümlülerin diğer ceza infaz kurumlarına nakil talepleri Bakanlık tarafından değerlendirilecektir.” düzenlemesinin hüküm altına alındığı, anılan mevzuat hükmü uyarınca adı geçenin talebinin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde değerlendirilmesi gerekmekte olduğu, 2.7. Bu minvalde, hükümlü ‘ın 02.02.2023 tarihinde Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazmış olduğu dilekçesinde Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep ettiği, söz konusu nakil talebine istinaden Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 03.02.2023 tarihli ve sayılı yazısında “Hükümlü ile ‘ın beraber kalmakta oldukları

Denizli D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan asayiş ve güvenlik nedeniyle nakil edildikleri, her ikisinin de ayrı ayrı Ceza İnfaz Kurumlarında infazlarının devamına ilişkin haklarındaki Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğünün 22.04.2022 tarihli ve – sayılı yazısına istinaden hükümlü

‘ın cezasının infazına Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda devam olunması gerektiği bildirilmiş olduğundan hükümlü ‘ın kurumumuza nakli uygun görülmemiştir.” hususunun ifade edildiği, 2.8. Hükümlü ‘a ait UYAP ziyaretçi raporları incelendiğinde anılan Kurumda barındırıldığı süre zarfında gelen herhangi bir ziyaretçinin bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun, 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili

bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.

Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.”, 5.3. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”, 5.4. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c)

(Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. … ”, 6. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi

İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin nakillerinde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 127. maddesinin ilk fıkrasında; “Hükümlülerin nakilleri 5275 sayılı Kanunun

53 ilâ 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir”,

7. Adalet Bakanlığı’nın 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Nakillerle ilgili ortak hükümler” başlıklı 22. maddesinin beşinci fıkrasında; “Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılıkları, Bakanlık tarafından kendi isteği üzerine nakli uygun görülenler hariç, merkez ve bağlı ceza infaz kurum1arının birinden diğerine nakil olmak isteyen hükümlü ve hükümözlülerin taleplerini, kapasitesi, sınıfına uygun bulunması, mevcudu, asayiş durumu, güvenlik, aileye olan yakınlığı ve sosyal çevre gibi hususları göz önüne alarak, bu Genelgede belirtilen esaslar dâhilinde, takdir ederek sonuçlandıracak, bu tür talepleri

Bakanlığa göndermeyecektir. Ancak, hükümlülerin diğer ceza infaz kurumlarına nakil talepleri Bakanlık tarafından değerlendirilecektir.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Birinci paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvuruda, Eskişehir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olan başvuran, kardeşinin barındırıldığı Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin yapılması hususunda gereğini talep etmektedir.

10. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 3. maddesinde “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” ifadeleriyle ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaca değinilmiş olup, bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir yandan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflerken; diğer yandan da, bireyi topluma kazandırarak sosyal barışın sağlanmasını amaçlamıştır. Dolayısıyla infaz rejimini, sadece suç faillerini cezalandırma ve onları toplumdan tecrit etmeye dönük bir uygulama olarak görmek mümkün değildir. Aksine hükümlülerin, devam eden yaşantılarında kurallara riayet eden ve sosyal yaşama uyumlu bireyler haline gelmesi, infaz usullerinden beklenen en önemli faydadır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

11. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde “Hükümlülerin nakilleri” başlığı altında, nakle ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede “Kendi istekleri ile nakil”, 55. maddede “Disiplin nedeniyle nakil”, 56. maddede “Zorunlu nedenlerle nakil”, 57. maddede “Hastalık nedeniyle nakil” şartları düzenlenmiştir.

12. Kanunun ‘Kendi istekleri ile nakil’ başlıklı 54 üncü maddesi, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için, durumlarına uygun en az üç yeri belirten dilekçe vermeleri, nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumunda bulunulması gereken sürenin üç aydan faza olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması gerektiği, talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması gerektiği, mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması gerektiği ve daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiğini düzenlemiştir.

13. Adalet Bakanlığı’nın 167 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer

Hükümler konulu Genelgesinin nakillere ilişkin ortak hükümleri düzenleyen 22 nci maddesinin beşinci fıkrasında; merkez ve bağlı ceza infaz kurumlarının birinden diğerine nakil olmak isteyen hükümlü ve hükümözlülerin taleplerinin, kapasitesi, sınıfına uygun bulunması, mevcudu, asayiş durumu, güvenlik, aileye olan yakınlığı ve sosyal çevre gibi hususları göz önüne alarak, Ağır Ceza Cumhuriyet

Başsavcılıklarının Genelgede belirtilen esaslar dâhilinde değerlendirerek sonuçlandıracağı hüküm altına alınmıştır.

14. Kanun ve Yönetmelikte yer almayan bu kurallara Genelgede yer vermekle, güvenlik ve asayiş konularında oldukça titiz davranması gereken Bakanlığın, uygulamada her türlü ihtimali bertaraf etmeyi amaçlayan işlevsel gerekçelere dayandığı anlaşılabilmektedir. Zira bir tutuklu ve hükümlü hakkında en yakın gözlemin Bakanlık merkezinden değil, bulunduğu kurum idaresi tarafından yapılacağı aşikardır. Bu kapsamda, gerek tutuklu ve hükümlünün kendisi, gerek diğer tutuklu ve hükümlülerle gerekse de personelle ilişkileri bakımından kişilerin can güvenliğine, tekrar suç işlemelerine ya da kurumun asayiş ve güvenliğine tehdit oluşturabilecek eylem, tutum ve davranışların oluşup oluşmayacağına yönelik güncel durum risk değerlendirmesinin yerinde daha derinlemesine yapılabileceği ve daha sağlıklı kanaat oluşturulabileceği şüphesizdir.

15. Dosya kapsamında idare tarafından sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; başvuranın

02.02.2023 tarihinde Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazmış olduğu dilekçesinde Eskişehir

H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep ettiği, söz konusu nakil talebine istinaden Eskişehir H

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 03.02.2023 tarihli ve sayılı yazısında “Hükümlü ile ‘ın beraber kalmakta oldukları Denizli D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan asayiş ve güvenlik nedeniyle nakil edildikleri, her ikisinin de ayrı ayrı Ceza İnfaz Kurumlarında infazlarının devamına ilişkin haklarındaki Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 22.04.2022 tarihli ve – sayılı yazısına istinaden hükümlü ‘ın cezasının infazına Eskişehir L

Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda devam olunması gerektiği bildirilmiş olduğundan hükümlü

‘ın kurumumuza nakli uygun görülmemiştir.” ifade edildiği, bununla birlikte Eskişehir H Tipi

Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun doluluk oranının kapasitesinin üzerinde %110 olduğu anlaşılmıştır.

16. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde; hükümlülerin kendi istekleri ile merkez ve bağlı ceza infaz kurumlarının birinden diğerine nakil taleplerinin, ceza infaz kurumunun kapasitesi, hükümlünün sınıfına uygun bulunması, mevcudu, asayiş durumu, güvenlik, aileye olan yakınlığı ve sosyal çevre gibi hususları göz önüne alarak değerlendirildiği, başvuranın ise kardeşi ile barındırıldığı infaz kurumundan asayiş ve güvenlik nedeniyle ayrı ceza infaz kurumlarına nakledildikleri ve ayrı ceza infaz kurumlarında infazlarına devam edilmesi yönünde Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğünün kararı bulunduğu dolayısıyla başvuranın Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görülmediği anlaşılmış olup, idare tarafından nakil talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi