ÖZET: Bu Sayıştay kararında, Sosyal Bilimler Lisesi’nin resmi aracı için kasko bedeli ödenmesi nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığı hususu incelenmiştir. Sorumlu kamu görevlileri, aracın 285 öğrencinin ihtiyaçları için sürekli kullanıldığını, şoför tahsis edilmediği için okul personelinin aracı kullanmak zorunda kaldığını, bu nedenle kasko sigortası yaptırmanın gerekli olduğunu savunmuşlardır. Ancak, 652 sayılı Kanun’un ilgili maddesi yürürlükten kalkmış ve bu durumun sorumluların iyi niyetini etkileyip etkilemeyeceği değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, kamu görevlilerinin kasıt ve kusurlarının bulunmadığı, ancak ihmallerinin kamu zararı ile illiyet bağını ortadan kaldırdığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, araç için şoför tahsis edilmemesi ve okul personelinin aracı kullanmak zorunda bırakılması, idarenin kusuru olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle, kamu görevlilerine sorumluluk atfetmenin mümkün olmadığına ve kamu zararı oluşmadığına karar verilmiştir. Bu durum, tazminat talebinin hakkaniyetle bağdaşmadığını göstermektedir.

Kamu İdaresi Türü Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Yılı 2011
Dairesi 4
Karar No 11
İlam No 38
Tutanak Tarihi 24.1.2013
Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KASKO BEDELİ

…………. Sosyal Bilimler Lisesinin resmi aracı için …………. İlçe Müdürlüğü bütçesinden …………. TL kasko bedeli ödenmesi sonucu kamu zararına neden olunduğu ileri sürülmekte ise de;

Sorumlu addedilenler savunmalarında, kasko sigortası yaptırılan aracın yatılı olarak barınan 285 öğrencinin ihtiyaçları için günün her saatinde kullanılabildiğini, araç için tahsis edilmiş şoför bulunmadığından, aracın okul personeli tarafından kullanılma mecburiyeti olduğunu; bu durumlar risk oluşturduğundan olası herhangi bir kaza durumunda can ve mal güvenliğini teminat altına almak amacı ile kasko sigortası yatırıldığını,

Ayrıca, …………. Genel Müdürlüğüne 05.12.2012 tarihinde yazılan yazı ile kasko sigortası için ödenek talep edildiğini ve ödeneğin gönderildiğini, ödenek gönderilmesinin kasko sigortası yapılabileceği kanaatine yol açtığını, belirtmişlerdir.

652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 23 üncü maddesinde, İnşaat ve Emlak Grup Başkanlığının görevleri arasında Bakanlık taşınmaz ve demirbaşlarının sigortalattırılması da sayıldığından, araç kasko sigortaları bu hükme istinaden yaptırıla gelmiş ve bu amaçla yapılan ödenek talepleri karşılanmıştır.

Ancak, söz konusu 652 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 662 sayılı KHK’nin 78. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile 02.11.2011 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Sigorta poliçesinin düzenlenme tarihi ise 11.11.2011’dir.

Sorumluların söz konusu değişikliği bilememeleri hususu da göz önüne alındığında, tamamen iyi niyetle hareket eden kamu görevlilerinin kasıt ve kusurları olmasa bile ihmalleri bulunduğu anlaşılmakla beraber, belirtilen bu hususların ihmali davranış ile oluşan kamu zararı arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırdığını söylemek mümkündür.

Bu meyanda, söz konusu aracın yatılı okulda günün her saatinde kullanılma ihtimaline rağmen bu araç için şoför tahsis edilmemesi ve okul personelinin aracı kullanmak zorunda bırakılması, “zarar gören” durumundaki İdarenin kusuru olup, bu başlı başına illiyet bağını kesen bir sebeptir.

Ayrıca sorumlu addedilenlere tazmin hükmolunması durumunda, ödeme yapılana rücu imkanının olmadığı hususu da göz önüne alındığında, tazmin kararının hakkaniyetle bağdaşmayacağı açıktır.

Bu itibarla, söz konusu aracın kasko sigortasının ödenmesinde görevli bulunan kamu görevlilerine sorumluluk atfetmek mümkün olmadığından, Sayıştay yargılaması açısından kamu zararı oluşmayan …………. TL ile ilgili olarak ilişilecek bir husus bulunmadığına,

(Üye ………….’… “Denetçi düşüncesi doğrultusunda …………. liralık kamu zararının sorumlularına ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesi uygun olur.” şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oyçokluğuyla,

Karar verildi.