|
ÖZET: Başvuru, Kastamonu Tosya Akbük Göleti Sulama Projesi kapsamında kamulaştırma sınırları içinde kalan taşınmazlarla ilgili olarak yapılmıştır. Başvuran, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen kamulaştırma işlemlerinde eksik ödeme yapıldığını, bazı taşınmazların ise hiç ödenmediğini iddia etmektedir. Ayrıca, kamulaştırma planına uyulmadığını ve uzlaşma sürecinde TL’nin değer kaybı nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiştir. Başvuru, 8 Temmuz 2024 tarihinde yapılmış ve 21 Kasım 2024 tarihinde kısmen tavsiye, kısmen ret kararı ile sonuçlanmıştır.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, başvuranın iddialarını yanıtlayarak, kamulaştırma bedellerinin ödemelerinin tapuların idare adına tescil sırasına göre yapıldığını ve herhangi bir ödeme bekleyen tapunun bulunmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın mülkiyet haklarıyla ilgili veraset intikalinin tamamlanmadığı için bazı taşınmazların kamulaştırma sürecinin tamamlanamadığı belirtilmiştir. Mahkeme kararları ve yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın taleplerinin bir kısmının yerinde olmadığı, ancak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle oluşan değer kaybının tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın kamulaştırma bedellerinin eksik ödenmesi ve kamulaştırma planına uyulmadığı yönündeki iddiaları reddedilmiş, ancak geç ödenen kamulaştırma bedelleri için faiz ödenmesi yönünde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuran ve ilgili idareye tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12710-S.24.19211
BAŞVURU NO : 2024/8374
KARAR TARİHİ : 21.11.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kamulaştırma sınırları içinde kalan taşınmazlarına yönelik iddia ve talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 23. Bölge Müdürlüğünün uhdesinde olan
“Kastamonu Tosya Akbük Göleti Sulaması Projesi” kapsamında, Kastamonu ili, Tosya ilçesi, Çifter köyü mahallesinde bulunan taşınmazlarının ( / , / , / , / , / / ) kamulaştırılacak kısımları için 20/7/2022 tarihinde satın alma ve uzlaşma görüşmesine davet edildiğini belirterek; projenin zemine uygulanırken kamulaştırma planına uyulmadığını, keyfi değişiklikler yapıldığını; kamulaştırma ve irtifak hakkı bedellerinin eksik ödendiğini bir kısmının ise ödenmediğini ve uzlaşma tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen sürede TL’nin değer kaybı nedeniyle zarara uğratıldığını iddia etmiş ayrıca / numaralı taşınmaz üzerinde zeminde uygulama yapılmasına rağmen kamulaştırma kapsamında söz konusu taşınmaza hiç yer verilmediğini iddia etmiş ve tüm bu iddiaları temelinde yapılacak incelemeye istinaden mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 14. Bölge Müdürlüğünün 29/08/2024 tarihinde Kurumumuz
kayıtlarına giren – – sayılı cevabi yazısında özetle:
2.1. Yapılan incelemede, başvuruya konu ada parsel numaralı sayılı taşınmaz hakkında Elatmanın
Önlenmesi ve Eski Hale Getirme konulu Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas ve /
Karar sayılı ilamının bulunduğu, Mahkeme kararı ve Bilirkişi raporunun yazıları ekinde sunulduğu; 2.2. Başvuruya konu ada parsel numaralı taşınmazın tamamının Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, bu doğrultuda kamulaştırma bedeli ödenmesinin söz konusu olamayacağı; 2.3. Başvuruya konu ada parsel numaralı taşınmazın 453,08 m² yüzölçümlü olduğu, parselin tamamının uzlaşma ile kamulaştırıldığı, parsel üzerinde mütemmim cüz olarak ekonomik değere sahip 50
asma, 13 meyve ağacı ile demir kazık ve tel örgü tespit edildiği, 25.10.2022 tarihinde dilekçe sahibinin okudum beyanı ile uzlaşma tutanağının imzalandığı, tapunun 20.01.2023 tarihinde idare adına tescil edildiği, 30.03.2023 tarihinde bedelin başvurana ödendiği, bir dekara maksimum dikilebilecek asma fidanı (120 adet/da) ile ağaç sayısı (40 adet/da) dikkate alındığında tespitte bir tutarsızlık görülmediği ayrıca talebe konu tel çitlerin ikmalinin sağlandığı; 2.4. Başvuruya konu ada parsel numaralı taşınmazda 172,13 m² daimi irtifak ve 446,63 m² geçici irtifak ile uzlaşma tesis edildiği, parsel üzerinde mütemmim cüz olarak ekonomik değere sahip 4 adet meyve ağacı tespit edildiği, 25.10.2022 tarihinde dilekçe sahibinin okudum beyanı ile uzlaşma tutanağının imzalanarak tapunun 20.01.2023 tarihinde idare adına tescil edildiği ve 30.03.2023 tarihinde bedelinin başvurana ödendiği; 2.5. Başvuruya konu ada parselde 186,87 m² geçici irtifak ile uzlaşma tesis edildiği, parsel üzerinde mütemmim cüz olarak ekonomik değere sahip ağaç ve yapı tespit edilemediği, 25.10.2022 tarihinde dilekçe sahibinin okudum beyanı ile uzlaşma tutanağının imzalandığı, tapunun 30.10.2023 tarihinde idare adına tescil edildiği ve 02.02.2024 tarihinde bedelin başvurana ödendiği; 2.6. Başvuranın, satın alma tutanağını imzalayarak muvafakat etmiş olduğu kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle para alacağında oluşan enflasyondan kaynaklı değer kaybının tarafına ödenmesini talebine ilişkin olarak; kamulaştırma ödemelerinin tapuların idare adına tescili sırasına göre yapıldığı, ödeme bekleyen tapunun bulunmadığı, vatandaşların uzlaşma tutanağını imzalama anı ile birlikte hatta tebligatın kendilerine ulaşması ile birlikte ödemenin yapılması beklentisi içerisinde oldukları, tescil sürecini hesaba katmadan ödemenin yapılmasını talep ettikleri, başvurana da ödemelerin tescil sonrası 2 ay içerisinde yapıldığı; 2.7. Kamulaştırmaya konu ada parselin ve ada parselin . . adına kayıtlı olduğu, başvuranın da mirasçısı olduğu kişilerce veraset intikali ve veraset ilişiği kesilmediği için kamulaştırma işleminin uzlaşma ile sonuçlanamadığı, başvuranın bu parselde paylı mülkiyete sahip olmadığı; 2.8. Başvuruya konu ada parselde 83,40 m² geçici irtifak ile uzlaşma sağlandığı, parsel üzerinde mütemmim cüz olarak ekonomik değere sahip 23 adet meyve ve kavak ağacı tespit edildiği, 25.10.2022 tarihinde dilekçe sahibinin okudum beyanı ile uzlaşma tutanağının imzalandığı, tapunun 30.10.2023 tarihinde idare adına tescil edildiği ve 02.02.2024 tarihinde bedelinin başvurana ödendiği; 2.9. Genel olarak; Tosya Akbük Göleti ve Sulaması işinin tamamlanma aşamasına geldiği, Akbük ve
Çifter Köyünde 1000’e yakın şahısla kamulaştırma uzlaşma görüşmesinin yapıldığı ve tamamına yakını ile uzlaşma sağlanarak az sayıda personelin yüksek özverisi ile kamulaştırma ve inşaat sürecinin başarıyla sürdürüldüğü, vatandaşlarla İdarelerinin uzlaşma içerisinde sorun olmadan projeyi tamamlama aşamasına getirdikleri; 2.10. Projede genel olarak yenileme yapılmadığı, kamulaştırma sınırları içerisinde kalındığı, projede keyfi değişiklik yapıldığı iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğu; Açıklamalarına yer verilmiştir.
2.11. Cevabi yazı ekinde sunulan Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas ve / Karar sayılı ilamının incelenmesinden, “Davanın KISMEN KABULÜ ile; a)Davacının 6.511,44 TL tazminat talebinin kabulüne, davalı DSİ Genel Müdürlüğü’nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, …” şeklinde hüküm kurulduğu görülmekle, ilamın hükme dayanak gerekçesinin ilgili
kısmına aşağıda yer verilmiştir:
“Dosya kapsamı ve tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı DSİ Genel Müdürlüğü 23. Bölge
Müdürlüğü tarafından “Kastamonu Tosya Akbük Göleti Sulaması” projesinin Grup (
Grup Mim. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.) – ( İnşaat) ve İnş. Taah. Emlak
Dek. Gıda Tar. San. Tic. Ltd. Şti. İş ortaklığına verildiği, DSİ’nin kendisi tarafından yapılması gereken işi bahsi geçen şirketlere ihale yoluyla yaptırdığı, bu sırada davacının taşınmazına ve daimi ve kalıcı irtifak alanları dışına ağır iş makinaları ile girildiği ve yüzeyden verimli toprakların kazılıp kürünmesi suretiyle davacı taşınmazına fiilen el atılarak zarar verildiği, yine davacının taşınmazından geçen toprak su kanalının yok edildiği, daimi ve geçici irtifak alanı dışında davacıya ait 7 adet ağaca zarar verildiği, bir kısım sökülen ağaçların geçici irtifak alanına terk edildiği, dinlenen tanıkların benzer beyanda bulundukları, DSİ’ye ait borunun geçtiği hat üzerinde çalışma yapılırken davacının ağaçlarına zarar verildiğini, ağaç atıklarının başka yere atıldığını, toprağın atılmaması gereken yerlere atıldığını beyan ettikleri, bu işlemlerin haksız eylem niteliğinde olduğu, davalı DSİ’nin işveren sıfatı ile sözleşme yapmış olduğu dava dışı diğer şirketlerle birlikte davacıya karşı kusursuz sorumlu olduğu, bu haliyle DSİ’nin haksız eylemden doğan tazminatlardan sorumlu olduğu kanaatine varılmakla davacının tesviye bedeli (2.009,41 TL), toprak su kanalının el ile kazı bedeli (1.712,03 TL), ağaç bedeli (2.040,00 TL) ve ağaç nakliye bedeli (750,00 TL) olmak üzere toplam 6.511,44 TL tazminat talebinin kabulü ile davalı DSİ’den tahsiline karar vermek gerekmiştir.”
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının, 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.); “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 3.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinde; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun, 4.1. “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3. maddesinde; “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.
Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz. Bu miktarın üstünde olan kamulaştırma bedelleri, peşin ödeme miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.
Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli, her halde peşin ödenir.
(Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”, 4.2. “İrtifak hakkı kurulması” başlıklı 4. maddesinde; “Taşınmaz malın mülkiyetinin kamulaştırılması yerine, amaç için yeterli olduğu takdirde taşınmaz malın belirli kesimi, yüksekliği, derinliği veya kaynak üzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulabilir.”, 4.3. “Satın alma usulü” başlıklı 8. maddesinde (Değişik: 24/4/2001 – 4650/3 md.); “İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır.
Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir.
Ayrıca idare, tahmin edilen bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla uzlaşma komisyonunu görevlendirir.
İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu
Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir.
(Değişik beşinci fıkra: 20/8/2016-6745/31 md.) Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampa isteği ile birlikte idareye başvurulması hâlinde; komisyonca tayin edilen tarihte pazarlık görüşmeleri yapılır, tespit edilen tahminî değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmaya
varılması hâlinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden tutanak, malik veya yetkili temsilcisi ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. Bu tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır.
(Değişik altıncı fıkra: 20/8/2016-6745/31 md.) İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırk beş gün içinde, tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek, idarenin anlaşma tutanağı ve kamulaştırma öncesi taşınmaz üzerindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazıya istinaden idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilir. Tapuya resen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir.
Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz.
Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10 uncu maddesine göre işlem yapılır.”, 4.4. “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:” başlıklı 11. maddesinde (Değişik: 24/4/2001 – 4650/6 md.), “Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir.”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, 5.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in, 6.1. “Tavsiye kararı” başlıklı 32. maddesinde; “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”, 6.2. “Ret kararı” başlıklı 33. maddesinde; “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olmadığı kanaatine varılması hâlinde ret kararı verilir.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin hazırlanan
“Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, Kastamonu Tosya Akbük Göleti Sulama Projesi kapsamında kamulaştırma sınırları içinde kalan taşınmazları için uzlaşma görüşmelerine davet edildiğini, taşınmazlarının bir kısmı için anlaşma tutanağında belirtilen kamulaştırma/irtifak hakkı bedelleri eksik ödenirken bir kısmı için ise hiç
/
ödeme yapılmadığını, projenin zemine uygulanırken kamulaştırma planına uyulmadığını, öte yandan uzlaşma tarihi ile ödemelerin gerçekleştiği tarih arasında geçen sürede TL’nin uğradığı değer kaybı nedeniyle zarara uğratıldığını iddia etmiş mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.
9. Dosyası muhteviyatına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, başvuruya konu taşınmazlardan; (1) ada parsel numaralı taşınmaz hakkında Elatmanın Önlenmesi ve Eski Hale Getirme konulu
Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’nin / Esas ve / Karar sayılı ilamının bulunduğu öte yandan, ada parsel numaralı taşınmaz üzerinde 25.10.2022 tarihli anlaşma tutanağına istinaden tapunun 30.10.2023 tarihli işlemi ile daimi ve geçici irtifak hakkı tesis edilerek 14.02.2024 tarihinde harcama yetkilisi tarafından irtifak hakkı bedellerinin ödeme emrine bağlandığı, (2) ada parsel numaralı taşınmazın tamamının Maliye Hazinesi adına devlet ormanı olarak kayıtlı olduğu; (3) ada parsel numaralı taşınmazın tamamının 25.10.2022 tarihli anlaşma tutanağına istinaden kamulaştırılarak tapunun 20.01.2023 tarihli işlemi ile idare adına tescil edildiği ve başvurana ½ hissesi oranındaki tutarın 05.04.2023 tarihinde harcama yetkilisi tarafından ödeme emrine bağlandığı; (4) ada parsel numaralı taşınmaz ve (5) ada parsel numaralı taşınmaz üzerinde 25.10.2022 tarihli anlaşma tutanağına istinaden tapunun 30.10.2023 tarihli işlemi ile geçici irtifak hakkı tesis edilerek
14.02.2024 tarihinde irtifak hakkı bedelinin harcama yetkilisi tarafından ödeme emrine bağlandığı;
kamulaştırmaya konu (6) ada parsel ve (7) ada parsel numaralı taşınmazlarda başvuran ve diğer mirasçılar tarafından intikal yapılmadığı ve veraset ilişiği kesilmediği için kamulaştırma işleminin uzlaşma ile sonuçlandırılamadığı hususları anlaşılmıştır.
10. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu şikâyetlerden ilki kamulaştırma/irtifak hakkı bedeli ödemelerinin eksik yapıldığı/hiç ödenmediği ve projenin zemine uygulanırken kamulaştırma planına uyulmadığı iddialarına ilişkindir.
11. Başvuranın yukarıda bahse konu iddiaları kapsamında başvuruya konu parsellere ilişkin dosyasına sunulan Kıymet Takdir Komisyonu Raporları, 2942 sayılı Kanun’un 8. Maddesine Göre Anlaşma
Tutanakları/Tescil Belgeleri, Ödeme Emri Belgeleri ve Tapu Senedi örneklerinin incelenmesinden, başvuranın paylı mülkiyete sahip olduğu ve tam hisse maliki olduğu taşınmazlar yönünden kamulaştırma işlemlerinin anlaşma/uzlaşma tutanağına istinaden tamamlandığı ve kamulaştırma/irtifak hakkı bedellerinin ödemelerinin gerçekleştirildiği; başvuranın verasetle müşterek mülkiyete sahip olduğu taşınmazlar yönünden ise İdaresince Kıymet Takdir Komisyonu Raporu hazırlatılmışsa da başvuran ve diğer mirasçılar tarafından intikal yapılmadığı ve veraset ilişiği kesilmediği için kamulaştırma uzlaşma görüşmelerinin tamamlanamadığı; görülmüştür. Bu doğrultuda başvuranın kamulaştırma/irtifak hakkı bedellerinin eksik ödendiği/hiç ödenmediği iddiasına ilişkin şikayetinin yerinde olmadığı ve reddi gerektiği kanaati ve sonucuna varılmıştır. Başvuranın bir diğer iddiası ise projenin zemine uygulanırken kamulaştırma planına uyulmadığına ilişkindir. Söz konusu iddia genel nitelikli ve soyut olup, başvuran tarafından somut olay ve olgulara dayalı bir açıklama ve kanıtlamada bulunulmamış olması karşısında bu iddia temelinde inceleme ve araştırma yürütülmesi mümkün olmamıştır.
12. Başvuran ayrıca, satın alma tutanağını imzalayarak muvafakat etmiş olduğu kamulaştırma/ irtifak hakkı bedelinin geç ödenmesi nedeniyle para alacağında oluşan enflasyondan kaynaklı değer kaybının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
13. İdare bu iddia ve talebe ilişkin olarak cevabi yazısında, kamulaştırma ödemelerinin tapuların idare adına tescili sırasına göre yapıldığı, ödeme bekleyen tapunun bulunmadığı, vatandaşların uzlaşma tutanağını imzalama anı ile birlikte hatta tebligatın kendilerine ulaşması ile birlikte ödemenin yapılması beklentisi içerisinde oldukları, tescil sürecini hesaba katmadan ödemenin yapılmasını talep ettikleri, başvurana da ödemelerin tescil sonrası 2 ay içerisinde yapıldığı açıklamalarına yer vermiştir.
14. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden başvuruya konu kamulaştırma projesi kapsamında talep konusu taşınmazların tamamı için 25.10.2022 tarihinde uzlaşma/anlaşma tutanağının imza edildiği, / , / ve / parsel numaralı taşınmazlar için 14.2.2024 tarihinde; / parsel numaralı taşınmaz için 05.04.2023 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
15. Bilindiği üzere, Anayasanın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış, 46. maddesinde ise özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre ve gerçek karşılığın kural olarak peşin ve nakden ödenmesi suretiyle kamulaştırılabileceği ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurulabileceği; kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedelinin nakden ve peşin olarak ödeneceği; Kanunun taksitle ödemeyi öngördüğü hallerde taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanacağı; düzenlemesine yer verilmiştir.
16. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile de idarelerin, kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya Kanunda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabileceği hüküm altına alınmıştır. İrtifak kamulaştırmasına ilişkin düzenlemelere 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4.
ve 11. maddelerinde yer verilmekle; Kanun’un 4. maddesinde, kamulaştırma ile güdülen amacın yerine getirilmesi için, taşınmaz malın mülkiyetinin kamulaştırılması yerine, yeterli olduğu takdirde taşınmaz malın belirli kesimi, yüksekliği, derinliği veya kaynaklar üzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulabileceği belirtilmiş, Kanun’un 11. maddesinde ise “Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir.”, denmek suretiyle bu kıymet düşüklüğü irtifak kamulaştırma bedeli olarak tanımlanmıştır.
17. 2942 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre İdarelerin tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacakları kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları (md. 8/1) esas olup, İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırk beş gün içinde tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek, idarenin anlaşma tutanağı ve kamulaştırma öncesi taşınmaz üzerindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazıya istinaden idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilir. Tapuya resen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedeli ödenir (md. 8/6). Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz (md. 8/7). Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde ise Kanun’un 10 uncu maddesine göre işlem yapılır (md. 8/8).
18. Anılan düzenlemelerden özetle; idarelerin yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünün öncelikle uygulanması gerektiği, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malın bedelinde malikle anlaşmaya varılması hâlinde düzenlenen anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırk beş gün içinde, tutanakta belirtilen bedelin hazır edilerek taşınmazın idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilmesinden sonra İdarece kamulaştırma bedelinin taşınmaz malikine ödeneceği, bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamayacağı, Anayasanın 46. maddesine göre de kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedelinin nakden ve peşin olarak ödenmesi gerektiği ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
19. Görüldüğü üzere, kamulaştırma bedelinin süresinde ödenemediği durumlarda para alacağında oluşan enflasyondan kaynaklı değer kaybına uygulanacak faiz oranı yönünden 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanunu’nda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu doğrultuda açıklığa kavuşturulması gereken ilk husus
Anayasanın 46. maddesindeki, “herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanacağı” yönündeki düzenlemenin somut olaya uygulanabilir olup olmadığıdır.
20. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Satın alma usulü” başlıklı 8. maddesinin altıncı fıkrası ve ve
Anayasanın 46. maddesi ile getirilen kurallar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12/04/2006 tarihli ve E.
2006/135 K. 2006/150 sayılı kararında incelenmiştir.
21. Kamulaştırma bedelinin artırılması istemiyle açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karara dayanılarak başlatılan ilamlı icra takibinde kamulaştırma bedeline işletilecek faiz türüne ilişkin verilen kararda özetle; Anayasa’nın 46. maddesinde ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 05/05/2001 günü yürürlüğe giren 4650 sayılı Kanun ile değişik 8. ve 10. maddelerinde, kamulaştırma işleminin tanımlandığı, kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedelinin peşin ve nakden ödenmesi kuralının konulduğu, bu kuralın istisnası olarak da taksitlendirilen ve herhangi bir nedenle ödenmemiş olan kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanacağının düzenlendiği, bütün bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde bir uyuşmazlıkta, alacağa Anayasa’nın 46. maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanabilmesi için, ortada hukuken geçerli bir kamulaştırma işleminin bulunması ve kamulaştırma bedelinin dava yoluyla ya da dava konusu edilmeksizin kesinleşmiş olması gerektiği sonucuna varıldığı ifade edilmiştir.
22. Görüldüğü üzere, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun anılan kararı ile dava yoluyla ya da dava konusu edilmeksizin kesinleşmiş olan kamulaştırma bedelinin öncelikle peşin ve nakden ödenmesi gerektiği belirtilmiş, taksitlendirilen veya herhangi bir nedenle ödenmemiş olan kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğine karar verilmiştir.
23. Öte yandan kamulaştırma bedelinde meydana gelen değer kaybına ilişkin Türkiye aleyhine Avrupa
İnsana Hakları Mahkemesine çok sayıda başvuru yapılmakta olup yapılan başvurularda AİHM
(Aka/Türkiye, B.No:19639/92, 23/12/1998; Akkuş/Türkiye, B.No: 19263/92, 9/7/1997; Yetiş/Türkiye, B.No:
40349/05, 6/7/2010), Türkiye’de kamulaştırma bedellerinin geç ödenmesi ve enflasyon sonucu bedelin değerinde aşınma olması ile arada geçen sürede bedele faiz ödenerek durumun telafi edilmemesi veya ödenen faizin enflasyonun oldukça altında olması nedenleriyle başvuranların üzerine meşru kamu yararıyla haklı gösterilemeyecek orantısız ve aşırı bir yük bindiği ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği sonucuna varmış, benzer nitelikte başvurularda Anayasa Mahkemesi de (Nebahat Tanrıverdi B.No:2012/1313, 6/3/2014, Mehmet Akdoğan ve diğerleri başvurusu, B. No:2013/817, 19/12/2013) söz konusu kararlara atıfla ihlal kararı vermiştir. Anayasa Mahkemesi ayrıca, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde meydana gelen aşınma ile mülkiyetin gerçek değerinde meydana gelen azalmanın yanı sıra, bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak da getirisinden yararlanmak imkânından mahrum kalmak suretiyle kişilerin bir kez daha haksızlığa uğratıldıklarını kararlarında (AYM, E.2008/58, K.2011/37, 10/2/2011, Mehmet Akdoğan ve diğerleri başvurusu, B.
No:2013/817, 19/12/2013) vurgulamıştır.
24. Yukarıdan bu yana anlatılanlardan özetle, kamulaştırma işlemlerinde taşınmaz maliki ile kamulaştırma bedelinde anlaşmaya varılması halinde, kamulaştırılan taşınmazın İdare adına tapuya resen tescil veya terkin edilmesi üzerine anlaşılan bedelin İdaresince süresinde ödenemediği durumlarda kamulaştırma bedeline işletilecek faiz oranına ilişkin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda düzenleme bulunmamaktaysa da Anayasa’nın 46. maddesinde kamulaştırma bedelinin nakden ve peşin olarak ödenmesi gerektiğinin ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğinin düzenlendiği; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da kamulaştırma bedelinin kesinleşmiş olması ancak herhangi bir nedenle ödenememiş olması durumunda
Anayasa’nın 46. maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğine hükmedildiği; diğer yandan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8. maddesinde satın alma usulüyle kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malın bedelinde malikle anlaşmaya varılması hâlinde yapılan kamulaştırmaya ve bedeline karşı itiraz davalarının açılamayacağı kuralı getirilerek bu aşamada kamulaştırma bedelinin kesinleştiğinin ifade edildiği; göz önünde bulundurulduğunda,
Anayasa’nın 46. maddesinde düzenlenen herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğine ilişkin kuraldaki “kamulaştırma bedeli” ifadesinin kamulaştırma işlemlerinde uygulanan satın alma usulü kapsamında anlaşılan bedeli de kapsadığı değerlendirilmiştir.
25. Sonuç olarak kamulaştırma mevzuatında kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi sonucu hak sahibinin paranın değer kaybına bağlı olarak uğradığı zararın tazmin edilmesi hususu öngörülmemiş olsa da, Yargıtay
Hukuk Genel Kurulunun ‘kamulaştırma bedelinin kesinleşmiş olması ancak herhangi bir nedenle ödenememiş olması durumunda Anayasa’nın 46. maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiği’ne yönelik içtihadı doğrultusunda, 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanunu’nun 8/6 maddesi uyarınca anlaşma tutanaklarının düzenlenme tarihini takip eden 45 gün sonraki tarihten başlanarak kamulaştırma/irtifak hakkı bedellerinin başvuranın hesabına yatırılması tarihine kadar işleyecek faizin, başvurana ödenmesi gerektiği kanaati ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı, öte yandan idarenin aradan geçen sürede kamulaştırma bedelinde meydana gelen azalmayı dikkate almasının “haklı beklenti” ilkesinin bir gereği olduğu, değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Kastamonu Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, 1. Başvuranın, Kastamonu Tosya Akbük Göleti Sulama Projesi kamulaştırma sınırları içinde kalan taşınmazları için anlaşma tutanağında belirtilen kamulaştırma/irtifak hakkı bedellerinin eksik ödendiği/hiç ödenmediği ve Projenin zemine uygulanırken kamulaştırma planına uyulmadığı yönündeki iddiasının
REDDİNE;
2. Başvuranın, satın alma tutanağını imzalayarak muvafakat etmiş olduğu kamulaştırma/ irtifak hakkı bedelinin geç ödenmesi nedeniyle para alacağında oluşan enflasyondan kaynaklı değer kaybının karşılanması talebine ilişkin olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ‘kamulaştırma bedelinin kesinleşmiş olması ancak herhangi bir nedenle ödenememiş olması durumunda Anayasa’nın 46. maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiği’ne ilişkin içtihadı doğrultusunda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 8/6 maddesi uyarınca anlaşma tutanaklarının düzenlenme tarihini takip eden 45 gün sonraki tarihten başlanarak kamulaştırma/irtifak hakkı bedellerinin
başvuranın hesabına yatırılması tarihine kadar işleyecek faizin başvurana ödenmesi yönünde Devlet Su
İşleri Genel Müdürlüğüne TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi