| 14. Daire 2013/11213 E. 2015/1403 K. |
|
İstemin Özeti: İzmir 3. İdare Mahkemesinin 19.07.2013 günlü, E:2012/1059, K:2013/1341 sayılı kararının usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuş, Selçuk Belediye Başkanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi..Düşüncesi: Temyize konu Mahkeme kararının kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava; davacı şirket tarafından işletilen Selçuk .. mağazası için Mayıs 2012 dönemi içme suyu faturası ile talep edilen katı atık tutarı ve katı atık bertaraf tutarı ile dayanağı tarifenin belilenmesine ilişkin Selçuk Belediye Meclisinin 19.10.2011 günlü, 203 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; dava konusu tarifenin Evsel Katı Atık Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuzun 5.1 maddesinde belirtilen geçmiş yılda gerçekleşen maliyet esas alınarak hesaplandığı, çevre temizlik vergisinin düşüldüğü, Yönetmelik ve Kılavuzdaki seçenekten sabit tarifenin tercih edildiği, ticari kuruluşlardan diğer işyerleri için Klavuzda da belirtilen personel sayısı kriteri esas alınarak ücret belirlendiği, belirlenen ücrette anılan Yönetmelik ve Klavuz hükümlerine aykırılık bulunmadığı, tahsili istenilen katı atık tutarı ile katı atık berteraf tutarının, hizmet karşılığı alınan bedel olması, ödemenin yapılmaması halinde tahsilinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre değil, özel hukuk ilişkisi içinde ilgili Yasa’ya göre yapılmasının gerekmesi, Yönetmeliğin 12. maddesine göre, atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlü olmaları karşısında uyuşmazlığın özel hukuk ilişkisinden doğduğu, davada adli yargının görevli bulunduğu sonucuna varılmış, davanın belediye meclisi kararına ilişkin kısmının esastan reddine, Mayıs 2012 dönemi için katı atık ve katı atık berteraf tutarı istenilmesine ilişkin kısmının görev yönünden reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafndan temyiz edilmiştir. Temyize konu İdare Mahkemesi kararının; davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, Selçuk Belediye Meclisinin 19.10.2011 günlü, 203 sayılı kararı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesinden; 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun “Büyükşehir, İlçe ve İlk Kademe Belediyelerinin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının ( i ) bendinde; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak Büyükşehir Belediyesi’nin görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde; Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak, ( b ) bendinde ise; Büyükşehir katı atık yönetim plânına uygun olarak, katı atıkları toplamak ve aktarma istasyonuna taşımak ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve yetkileri arasında olduğu hükmüne yer verilmiştir. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11. maddesinin 11. fıkrasında; Büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlü oldukları, bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacakların, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlü oldukları, bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınacağı, ve bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretlerin katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamayacağı hükümlerine yer verilmiştir. Diğer taraftan dava konusu meclis kararının alındığı tarihten sonra yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin ( m ) bendinde; “Ücret: 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Mükerrer 44 üncü maddesi hükmü gereği çevre temizlik vergisi ile aynı Kanunun 87 nci maddesi uyarınca kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve 2560 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değeri,” ifade edeceği, Yönetmeliğin “Evsel Katı Atık İdarelerinin Görev ve Yetkileri” başlıklı 8. maddesinde; Evsel Katı Atık İdareleri; a) Evsel katı atık hizmetini vermek veya verdirmekle, b) Evsel katı atık hizmetlerine ilişkin tarifeleri belirlemekle, c) Evsel katı atık ücretini toplamakla, yükümlü oldukları kurallarına yer verilmiş, son olarak Yönetmeliğin “Faturalandırma” başlıklı 22. maddesinde ise; atıksu ve evsel katı atık hizmetlerine ait ücretlendirme yapılan hizmetin karşılığı olarak müstakilen, düzenli aralıklarla su faturaları üzerinden faturalandırma yapılacağı kuralı getirilmiştir. Yukarıda yer verilen kanun hükümleri ve konu ile ilgili özel düzenlemeler getiren Yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, işletilmesi ve buna bağlı olarak bu tesislere ilişkin tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususunda Büyükşehir Belediyelerinin yetkili ve görevli kabul edildiği, ilçe ve/veya ilk kademe belediyelerinin ise bu süreçte sadece katı atıkları toplamak ve aktarma istasyonlarına taşımak ile yükümlü kılındıkları, 2872 sayılı Kanunun 11. maddesinde belirtilen ücretin ise; söz konusu bertaraf tesislerinin işletme, bakım ve onarım masraflarının karşılamak üzere katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücretinin alınacağı ifade edilerek katı atık bertaraf sürecindeki oluşan maliyetlerin bir bütün olarak ( toplama, taşıma ve bertaraf ) değerlendirildiği ve bu süreçte oluşan giderlerin bu hizmetten yararlananlardan alınacak katılım ücreti ile karşılanacağı ifade edildiği, diğer yandan meclis kararının alınmasından sonra yürürlüğe giren ilgili Yönetmeliğin de aynı doğrultuda düzenlemeler getirerek görevli bulunan Belediye tarafından kurulacak olan katı atık bertaraf tesisleri için bu tesisin işletme maliyetlerine katılım ve katı atıkların toplanma ve taşınma maliyetlerine ilişkin objektif maliyet hesaplama kuralları getirdiği ve buna göre belirlenen ücretin ise su faturaları ile katı atık üreticisi olan ilgililere faturalandırılacağının belirtildiği, sonuç olarak anılan hizmetten yararlananlara yönelik olarak belirlenecek olan tarife uyarınca yapılacak olan ücretlendirme yetkisinin bahsi geçen tesisleri kurma ve işletme sorumluluğu olan Belediyeye ait olduğu görülmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; Selçuk Belediye Meclisinin dava konusu 19.10.2011 günlü, 203 sayılı kararı ile katı atık toplama ve taşıma giderleri karşılığı olarak faaliyet türlerine göre alınacak ücretlerin belirlendiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda; davalı idare tarafından işletilmekte olan bir evsel katı atık bertaraf tesisinin bulunmadığı, davalı idarenin söz konusu süreçteki görevinin ise 5216 sayılı Kanunun 7/3. maddesinin (b) bendinde belirtilen “katı atıkları toplama ve taşıma” olduğu, bunun dışında katı atıkların bertaraf edilmesi sürecinde 5216 ve 2872 sayılı Kanun hükümleri ile verilen başka bir görev ve buna bağlı yetkisinin bulunmadığı görülmektedir. Buna göre; somut olayda katı atık bertaraf tesisini kuran ve işletmekte olan kurumun İzmir Büyükşehir Belediyesi olduğu dikkate alındığında, evsel katı atıkları toplama ve taşıma aşamalarının da dahil olduğu katı atıkların bertaraf sürecine ilişkin giderlerin içinde yer aldığı bütün maliyet unsurlarına göre belirlenecek olan ücretin 2872 sayılı Kanunun 11/11. maddesi ve 5216 sayılı Kanunun 7/1-i maddesi gereğince İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nce belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda; katı atık toplama ve taşıma ücretlerinin belirlenmesine ilişkin 19.10.2011 günlü, 203 sayılı Selçuk Belediye Meclisi kararında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığınan, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, İzmir 3. İdare Mahkemesinin 19.07.2013 günlü, E:2012/1059, K:2013/1341 sayılı kararının, davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davanın esastan reddine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 25.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: Danıştay Ondördüncü Dairesi, İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin 19.07.2013 tarihli kararının, davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmını onaylarken, esastan reddine ilişkin kısmını bozmuştur. Dava, Selçuk Belediye Meclisi’nin 19.10.2011 tarihli kararıyla belirlenen katı atık ücretlerinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay, katı atık bertaraf tesislerinin işletilmesi ve maliyetlerin belirlenmesinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu, dolayısıyla Selçuk Belediye Meclisi’nin yetkisinin bulunmadığını tespit etmiştir. |