|
ÖZET: Bu Sayıştay kararında, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca Kaymakam’a yapılan ödemelerin gelir vergisi kesintisine tabi olup olmadığı hususu incelenmiştir. Yapılan ödemelerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94 ve 103. maddeleri gereğince “ücret” tanımına girdiği ve bu nedenle gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, gelir vergisi kesintisi yapılmaması sonucu oluşan kamu zararı için muhasebe yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmiştir.
Kararda, ilçe özel idarelerinin muhasebe işlemlerinin düzenlenmesi ve denetimi ile ilgili yönetmelik hükümleri dikkate alınmış; muhasebe yetkilisinin imzası olmadan yapılan ödemelerin sorumluluğunun kendisinde olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kaymakam’a yapılan ödemelerden kaynaklanan kamu zararının, gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi tarafından müştereken ve müteselsilen, harcama yetkilisi tarafından ise münferiden tazmin edilmesine hükmedilmiştir. Bu durum, kamu idarelerinde sorumluluk ve denetim mekanizmalarının önemini ortaya koymaktadır. |
| Kamu İdaresi Türü | Özel İdareler |
| Yılı | 2010 |
| Dairesi | 1 |
| Karar No | 10536 |
| İlam No | |
| Tutanak Tarihi | 3.3.2016 |
| Kararın Konusu | Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar |
MUHASEBE YETKİLİSİNİN SORUMLULUĞU
Asıl ilamın 20 nci maddesiyle; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63 üncü maddesi gereğince ….. Kaymakamına yapılan ödemelerin, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61, 94 ve 103 üncü maddeleri uyarınca “ücret” tarifi içine giren ödemeler arasında yer alması ve gelir vergisi kesintisine tabi olması ve gerek bu Kanunda, gerek 5302 sayılı Kanunda, gerekse diğer kanunlarda bu ödemelerin, gelir vergisine tabi tutulmayacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmaması gerekçeleriyle söz konusu ödemelerden, gelir vergisi kesilmemesi sonucu ….. TL’sı için tazmin hükmolunmuştu.
Bu hüküm, Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.03.2015 tarihli ve 40123 tutanak sayılı kararıyla, sorumluluk yönünden bozulmuştur.
5302 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde ilçelerde, özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı ilçe özel idare teşkilatının oluşturulabileceği düzenlenmiş olup, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 45/4 üncü maddesinde il özel idaresi ilçe birimlerince tutulacak hesapların, muhasebe yetkilisinin teklifi üzerine üst yöneticinin onayı ile belirleneceği, 309 uncu maddesinde 511 muhasebe birimleri arası işlemler hesabının, il özel idaresi merkez ve ilçe muhasebe birimlerinin birbirlerine gönderdikleri para ve kıymetler ile birbirleri adına nakden veya mahsuben yaptıkları tahsilat ve ödemelerin izlenmesinde kullanılacağı, 366 ve 367 nci maddelerinde ödenek hesaplarının, merkez ve merkez dışı birimlerde kullanılacak ödeneklerin merkez muhasebe birimlerince kaydedilip izlenmesi için kullanılacağı, 414 üncü maddesinde ise, il özel idaresi ilçe birimlerinin, yardımcı hesapları da kapsayacak şekilde ay sonu düzenleyecekleri mizanları en geç takip eden ayın beşine kadar merkez muhasebe birimine gönderecekleri hükümleri mevcuttur.
Anılan Yönetmelik hükümlerinde il ve ilçe özel idare muhasebe birimlerinden bahsedilmekte olup, dilekçinin Temyiz Kuruluna verdiği dilekçede ifade ettiği gibi yevmiyelerin her bir ilçe özel idaresince ayrı ayrı düzenlendiği, maaş ödemelerinin, fiilen merkez muhasebe yetkilisi imzası aranmadan yapıldığı anlaşılmıştır. Kendi imzası bulunmadan ilçe özel idaresinde ödemesi gerçekleştirilen bir belgedeki imza eksikliği nedeniyle, il özel idaresi muhasebe yetkilisinin kasıt, kusur veya ihmalinin varlığından da söz edilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla;
Muhasebe yetkilisi ….. sorumluluğunun bulunmadığına,
5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi gereğince Kaymakam ….. yapılan ödemelerden, 193 sayılı Kanunun 61, 94 ve 103 üncü maddelerine aykırı olarak gelir vergisi kesilmemesinden kaynaklanan ….. TL’lık kamu zararının;
Gerçekleştirme görevlisi ….. ile harcama yetkilisi …..,
Müştereken ve müteselsilen,
Harcama yetkilisi …..,
Münferiden,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile tazminen tahsiline, temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,