ÖZET: Başvuru, şikayetçinin %50 hissesi bulunan bir şirkete kayyum atanmasıyla ilgili haklarının ihlal edildiği iddialarını içermektedir. Şikayetçi, Kütahya Sulh Ceza Hakimliği tarafından 10/10/2016 tarihinde kayyum atanmasının ardından, Kütahya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25/05/2018 tarihinde kayyum kararını kaldırdığını belirtmiştir. Ancak, kayyum kararının kaldırılmasından sonra 22 ay boyunca çeşitli uygulama hataları yaşandığını iddia etmektedir. Bu hatalar arasında, kendi hissesinden kayyumların maaş alması, kar payı ödemesi yapılmaması ve huzur hakkı ödemelerinin gerçekleştirilmemesi yer almaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirirken, yargı organlarında devam eden uyuşmazlıkların Kurumun görev alanına girmediğini belirtmiştir. Ayrıca, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından alınan idari işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmediği sonucuna varılmıştır. İlgili mevzuat ve başvuru dosyası incelendiğinde, şikayetçinin taleplerinin yargı organları tarafından karara bağlanmış uyuşmazlıklarla ilişkili olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu karar, başvurana ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na tebliğ edilmiştir. Başvuranın, idarenin işlemine karşı dava açma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/69319-S.20.75513

BAŞVURU NO : 2020/5113

KARAR TARİHİ : 26/08/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU

BAŞKANLIĞI

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, yargı merciince kayyum atanması kararı alınan şirketteki sahip olduğu pay oranı kapsamındaki hakları hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/03/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza verilen dilekçede özetle; kendisinin %50 ortağı olduğu vergi kayıt numaralı ‘ ne 28/07/2016 tarihli 50540097-663.08 (ARS-2016-76)-E sayı numaralı MASAK raporu gerekçe gösterilerek Kütahya Sulh Ceza Hakimliği tarafından 10/10/2016 tarihinde kayyum atandığını,

1.1. Yaptıkları çalışmalar neticesinde MASAK raporunun hatalı olduğundan dolayı Kütahya 2.Ağır Ceza Mahkemesinden MASAK raporunun yenilenmesini talep ettiklerini, ancak mahkemenin MASAK raporunun yenilenmesi yerine hesap hareketlerini bilirkişi heyeti tarafından incelenmesine 24/01/2018 tarihinde karar verdiğini, atanan bilirkişilerin hazırladığı 27/03/2018 tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda bahse konu şirketin ve şahsının

Bankasya’yı destekleyici para hareketinin olmadığı açıkça belirtildiğini, bu Bilirkişi Heyeti

Raporu doğrultusunda Kütahya 2. Ağır Ceza Mahkemesince 25/05/2018 tarihinde %50 hissesi üzerinden kayyum kararının kaldırılmasına karar verildiğini, ancak kayyum kararının kaldırıldığı tarihten bu güne kadar 22 aydır uygulama hataları gerçekleştiğini,

1.2. Bu uygulama hatalarının; 1-Hissesi üzerinde kayyum kararı olmamasına rağmen kendi hissesinden kayyumların maaş aldığını, 2- Şahsına hiçbir şekilde kar payı ödemesi yapılmadığını, 3- Talep ettiği halde şahsına huzur hakkı ödemesi yapılmadığını, 4- Şirketin 1- ’ın sahip olduğu pay dışında kalan şirket payları (%50’lik şirket hissesi)

bakımından Kurumumuzun kayyım ataması kararı devam ettiğinden bu aşamada Kurumumuz tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmamaktadır.

2- Dosyanız şikayetçisi 02.07.2018 tarihli Kurumumuzu muhatap dilekçesinde (Ek-1) özetle; 30.09.2016 tarihinde Kütahya Sulh Ceza Hakimliği tarafından

.ne TMSF’nin Yönetim kayyımı olarak atandığı, akabinde Kütahya 2. Ağır Ceza

Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli kararı ile şahsına ait %50’lik hisse üzerinden Kayyım kararının kaldırıldığı belirtilerek Mahkemenin vermiş olduğu bu karar doğrultusunda söz konusu Şirketin kayyım atanmadan önceki yöneticisi olmasından dolayı Şirket yönetim ve tasarruf hakkının tarafına verilmesi, kanunlar çerçevesinde bu mümkün değil ise şirketin menkul ve gayrimenkul, devlet alacakları ve maddi manevi değeri hesaplanarak payına düşen kısmın tarafına ödenmesi veya paylaştırılması talep edilmiş, bu yazıya Kurumumuzun

05.07.2018 tarihli ve E. sayılı yazısıyla (Ek-2) cevap verilmiştir.

3-Kurumumuz kayıtlarının tetkikinde başvuru konusu talep hakkında, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlığa rastlanmamıştır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceleri”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 6758 sayılı Kanunun (Eski 674 sayılı KHK) 19 uncu maddesinde:

“ (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 saydı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer.

(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca şirketlere ve bu Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu atanır.

(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hâzineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketler, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetilir. Bu şirketlerin yöneticileri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır ve görevden alınır. Bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının veya 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından karar verilebilir. Satış ve tasfiye işlemleri ilgili şirketin yönetim kurulu veya Tasarruf Mevduatı

Sigorta Fonu tarafından yerine getirilir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan onayıyla belirlenir. …

(10) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan, bu madde kapsamındaki yetkilerini kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanına veya Fon

Kuruluna devredebilir. ”, 6. 7082 sayılı Kanunun (eski 675 sayılı KHK) “Kayyım atanması” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan gerçek ve tüzel kişilerin yüzde elliden daha az ortaklık payı olduğu şirketlerde, bu payların yönetimi ve temsili amacıyla 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca yetkili hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanır.

” hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından, şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Uyuşmazlık konusu; şikayetçi, %50 ortağı olduğu ‘ ne

Kütahya Sulh Ceza Hakimliği tarafından 10/10/2016 tarihinde kayyum atandığını, akabinde

Kütahya 2. Ağır Ceza Mahkemesince 25/05/2018 tarihinde %50 hissesi üzerinden kayyum kararının kaldırılmasına karar verildiğini, ancak kayyum kararının kaldırıldığı tarihten bu güne kadar geçen sürede uygulama hataları yapıldığını iddia ederek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

9. Başvuru dilekçesinde şikâyet edilen Kurumlardan biri olarak belirtilen MASAK ve bununla bağlantılı, ‘Yanlış MASAK raporunun tespiti’ yönündeki talebe ilişkin olarak; yine dilekçede yer verilen, “MASAK raporunun hatalı olduğundan dolayı Kütahya 2.Ağır Ceza

Mahkemesinden MASAK raporunun yenilenmesini talep ettiklerini, ancak mahkemenin

MASAK raporunun yenilenmesi yerine hesap hareketlerini bilirkişi heyeti tarafından incelenmesine 24/01/2018 tarihinde karar verdiği” yönündeki bilgiler dikkate alındığında söz konusu talebin yargı organlarınca karara bağlanan uyuşmazlığa ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Bu kapsamda Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan “Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin” başvurunun Kurumumuz görev alanına girmemesi nedeniyle inceleme dışı bırakılmıştır.

10. Bununla birlikte uyuşmazlık konusu hakkında ‘TMSF kayyumlarının uygulama hatalarının tespiti’ ve buna bağlı mağduriyetinin giderilmesi talebi hakkında TMSF’nin yukarıda yer verilen cevabi yazısında belirtildiği üzere; “ Kütahya 2. Ağır Ceza

Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli ve 2017 Esas sayılı dosyasının ara kararı ile; “

‘ın . bünyesinde SAHİP OLDUĞU PAYI ORANINDA daha önce CMK’nın 133.maddesi uyarınca alınan kayyum atanmasına yönelik tedbir kararının

KALDIRILMASINA, SANIĞIN SAHİP OLDUĞU PAY ORANI DIŞINDA KALAN

ŞİRKET PAYLARI BAKIMINDAN KAYYUM KARARININ AYNI KOŞULLARLA

DEVAMINA ” şeklinde karar verildiği açıktır.

11. Diğer taraftan, Kütahya Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.10.2016 tarih ve 2016/ D.İş sayılı kararı ile i’ne Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atandığı Fon Kurulu ve

Başbakan Yardımcılığı (Nurettin Canikli) Makamının değişik kararlarıyla anılan şirketin müdürler kurulu oluşturularak üyeliklerine atamalar yapıldığı bilgisi idarenin cevabi yazısından anlaşılmış olup, adı geçen şirketin Fon’dan bağımsız tüzel kişiliğinin sona erdiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanılmamıştır.

12. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde

Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

14. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu

“Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi