|
ÖZET: Başvuran, 1989 yılında Meslek Lisesi Elektrik Bölümünden mezun olduktan sonra kazai rüşt kararı alarak 28 Aralık 1989 tarihinde Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde memur olarak göreve başlamıştır. 20 Ağustos 2003 tarihinde askerlik nedeniyle görevinden ayrılan başvuran, daha sonra Bursa Nilüfer Belediyesi’nde kadrolu işçi olarak çalışmaya başlamıştır. 2017 yılında yaptığı hizmet birleştirmesi sırasında, 28 Aralık 1989 ile 20 Ağustos 2003 tarihleri arasında Emekli Sandığı’nda geçen 13 yıl 8 aylık süresinin, 2023 yılı itibarıyla emeklilik hesaplamasında 18 yaşın altında geçen süreler nedeniyle geçerli sayılmadığını öğrenmiştir. Başvuran, bu durumun Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek, bu sürelerin tekrar geçerli sayılmasını talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 5434 sayılı Kanun’un mülga 12. maddesi gereği 18 yaşını doldurmadan memuriyet hakkı kazanamayacağını, dolayısıyla 18 yaşın altında geçen sürelerin emeklilikte dikkate alınamayacağını ifade etmiştir. Kazai rüşt kararı almış olmasının, başvuranın öğrenimiyle ilgili bir göreve atanmadığı için emeklilikte geçerli hizmet süresini etkilemeyeceği belirtilmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın talebinin reddedilmesi yönünde karar verilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın kazai rüşt kararı ile memuriyet süresinin emeklilikte geçerli sayılması talebi, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda hukuka uygun bulunmamıştır. Başvurunun reddine ilişkin karar, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından onaylanmış ve ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/13113-S.24.19770
BAŞVURU NO : 2024/9721
KARAR TARİHİ : 28.11.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın kazai rüşt kararı alarak başladığı memuriyet görevinde 18
BAŞVURUNUN KONUSU :
yaşın altında geçen hizmet sürelerinin iptal edilmesine itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07.08.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 1989 yılında Meslek Lisesi Elektrik Bölümünden mezun olduğunu, kazai rüşt kararı aldıktan sonra 28/12/1989 tarihinde sicil numarasıyla Genel
İdare Hizmetleri Sınıfı’nda memur ünvanıyla Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğünde göreve başladığını, 20/08/2003 tarihinde askerlik nedeniyle memuriyet görevinden istifa ettiğini, daha sonrasında
SSK numarasıyla Bursa Nilüfer Belediyesinde kadrolu işçi olarak çalışmaya başladığını, 2017 yılında 2829 sayılı Kanun uyarınca hizmet birleştirmesi yaptığını, bu sırada 28/12/1989-20/08/2003 tarihleri arasında 13 yıl 8 ay (1920 gün) Emekli Sandığında geçen 4/1-(c) sigortalılık süresinin 4/1-(a) statüsünde geçen sigortalılık süresiyle birleştirildiğini, ancak ardından 2023 Ağustos ayında emekli olmak istediğinde 5434 sayılı Kanun’un 12’nci ve ek 21’inci maddeleri dayanak gösterilerek öğrenimiyle ilgili bir mesleğe başlamadığından 18 yaşın altında geçen 28/12/1989-15/04/1992 tarihleri arasındaki 840 günlük 4/1-(c)
kapsamındaki hizmet süresinin silindiğini, bu nedenle Emekli Sandığına tabi çalışmasının 11 yıl 4 aya (4080 güne) düşürüldüğünü, o dönemde maaşından kesilip Emekli Sandığına ödenen emekli keseneği karşılıklarının da tarafına iade edilmediğini, hâlbuki 657 sayılı Kanun’da memuriyete girişte aranan 18
yaşını tamamlamış olma şartının kazai rüşt kararı alanlar için aranmadığını, ayrıca 5510 sayılı Kanun’a göre emekli maaşı hesabında 18 yaşından önceki primlerin hesaba dâhil edileceğinin düzenlendiğini, kendisinin 18 yaşın altında memuriyette geçen çalışmalarının fiili hizmet süresinden sayılmaması durumunun Anayasa’da yer alan eşitlik ve sosyal devlet ilkesine aykırı olduğunu belirterek emekli olacağı tarihte tazminat ve emekli aylığı ödemesinde bir kayıp yaşamamak adına kazai rüşt kararı aldıktan sonra çalışmış olduğu 18 yaş altında geçen Emekli Sandığına tabi hizmet sürelerinin tekrar geçerli sayılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 27/08/2024 tarih ve – – sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 11/10/2024 tarih ve – – – –
sayılı yazı ve eklerinde ilgili mevzuatına da yer verilmek suretiyle özetle:
2.1. Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun’un “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4’üncü maddesi uyarınca 2008/Ekim öncesinde 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi çalışanlar hakkında
5510 sayılı Kanun’la kaldırılan hükümler de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı,
2.2. 5434 sayılı Kanun’un sandıktan faydalanacakları belirleyen mülga 12’nci maddesinin “Bu Kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk Vatandaşı olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar” hükmünü amir olduğu, 2.3. Bu hüküm uyarınca 5434 sayılı Kanun’ tabi geçerli bir hizmetin olabilmesi için öncelikle 5434 sayılı
Kanunla tanınan haklardan yararlanmaya başlanması, bu haklardan faydalanabilmek için de 18 yaşın doldurulmuş olmasının şart olduğu, 2.4. Ancak 5434 sayılı Kanun’a 08/07/1971 tarihli ve1425 sayılı Kanun’la eklenen ek 21’inci madde ile bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kazai rüşt kararı almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi kurumlarda öğrenimleriyle ilgili görevlere atananlar hakkında 5434 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde yazılı 18 yaşın bitirilmiş olması şartının aranmayacağının hükme bağlandığı, 2.5. Bu hüküm ile bir meslek ve sanat okulunu bitirerek Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kazai rüşt kararı alanlara devlet memuriyetlerine atanmaları ve atandıkları bu görevlerin bitirdikleri okulla dolayısıyla gördükleri öğrenimle ilgili olması şartıyla 18 yaşını doldurmadan önce 5434 sayılı Kanun’ tabi olmalarına imkân sağlandığı,
2.6. Başvuranın emeklilik sicil dosyasının incelenmesinden:
2.6.1. Bursa Nilüfer Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün yazısı ile ilgilinin
Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğünde geçen 5434 sayılı Kanun’a tabi hizmetlerinin bildirilmesinin
istenmesi üzerine Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaben 02/01/2017 tarihli yazıyla hizmet belgesinin gönderilmesinin istendiği, 2.6.2. Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 12/01/2017 tarihli yazısı ile ilgilinin hizmet belgesinin gönderilmesi üzerine 4/1-(c) bendine tabi olarak 15/01/1990-04/09/2003 tarihleri arasında 13 yıl 8 aylık hizmetinin Bursa Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezine (SGM) bildirildiği, 2.6.3. Daha sonrasında, Bursa Osmangazi SGM’nin 18/05/2023 tarihli yazısının ekinde yer alan dilekçe ile başvuranın 13/11/1989 tarihli kazai rüşt kararı doğrultusunda göreve başlangıç tarihinin 28/12/1989 olarak belirlenmesini istemesi üzerine durumun incelenmesinden adı geçenin 4/1-(c) bendine tabi 15/04/199214/08/2003 tarihleri arasında geçen 11 yıl 4 ay hizmetinin olduğunun ve önceki hizmet bildiriminin işlemden kaldırıldığının 26/07/2023 tarihinde Bursa Osmangazi SGM’ye bildirildiği, 2.6.4. Bunun üzerine, başvuranın 14/08/2023 tarihli dilekçesi ile 13/11/1989 tarihinde kazai rüşt kararı almış olduğunu ve 28/12/1989 tarihinde memuriyete başladığını ancak 28/12/1989-15/04/1992 tarihleri arasında geçen süresinin hizmetten sayılmadığını ifade ederek kazai rüşt kararının dikkate alınarak söz konusu hizmet süresinin düzeltilmesini istemesi üzerine tarafına hitaben yazılan 23/10/2023 tarihli yazılarında 5434 sayılı Kanun’un ek 21’inci maddesine atıfla 18 yaş şartının istisnasının kazai rüşt kararı almak suretiyle öğrenimiyle ilgili göreve atanmayı gerektirdiğinden bahisle kendisinin bitirdiği okulla ilgili bir göreve atanmadığı görüldüğünden kazai rüşt kararı almak suretiyle memur olarak 18 yaşın altında geçen sürelerinin emeklilikte geçerli hizmet süresinden sayılmasına imkân bulunmadığının bildirildiği, 2.6.5. Başvurana Bursa Nilüfer Belediye Başkanlığında 4/1-(a) bendine tabi çalışmaktayken 15/09/2024 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlandığı, başvuranın 1989-1982 tarihleri arasındaki maaş ödemelerinden emekli keseneği karşılığına ilişkin kurumunca bir ödeme yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge gönderilmediğinden söz konusu kesintilerin ilgiliye iade edilip edilmediğine dair kayda rastlanmamış olup böyle bir kesinti yapılsa dahi bahsi geçen hüküm uyarınca 18 yaşın altında geçen sürelerinin emeklilikte geçerli hizmet süresinden sayılmasına imkân bulunmadığı, 2.6.6. Konuya ilişkin olarak Kurumları aleyhine açılan davalar bulunmakta olup söz konusu davaların
Kurumları lehine ve aleyhine sonuçlanabildiği, örneğin aynı konuda açılan Ankara 14. İdare Mahkemesinin 23/07/2009 tarih ve E: 2008/1205, K: 2009/950 sayılı kararında; “Dava dosyasının incelenmesinden, 24.12.1966 doğum tarihli olan davacının 18.07.1983 tarihinde Kazai Rüşt kararı aldırarak 18 yaşından önce 25.11.1983 tarihinde Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde memur olarak göreve başladığı, Balıkesir Vergi Daire Başkanlığı Denetim Koordinasyon Müdürlüğü emrinde şef olarak görev yapmakta iken 20.06.2008 tarihinde isteği ile emekliye sevk edildiği, 18 yaşını tamamlamasından önce geçen 1 yıl 1 aylık sürenin toplam fiili hizmetinde ve intibakında değerlendirilmediği, toplam 23 yıl 1 ay 14 gün hizmeti esas alınarak 1.derece 3.kademe üzerinden emekli aylık ve ikramiyelerinin ödendiği anlaşılmıştır.
İncelenen olayda, Ticaret Liseleri, kamu ve özel sektörün ihtiyaç duyduğu, ticaret, bankacılık, sigortacılık, kooperatifçilik, dış ticaret, borsa hizmetleri, büro hizmetleri ve diğer iş ve hizmet alanlarında görev alacak veya kendi başına iş yapacak nitelikli insan gücünü yetiştiren, öğrencileri iş hayatına ve yüksek öğretime hazırlayan ortaokul üzerine 3 yıl süreli meslek liseleridir.
Bu durumda; Ticaret Meslek Lisesini bitirerek 18 yaşını tamamlamadan Bolu Gençlik ve Spor İl
Müdürlüğüne memur olarak atanan davacının bu görevinin 5434 sayılı Yasanın Ek 21.maddesinde ifade edilen anlamda öğrenimi ilgili bir görev olarak değerlendirmeye olanak bulunmadığı açık olup, tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine” denilmek suretiyle Kurumları lehine sonuçlandığı, hususlarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir.
Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.”, 5.2. “5434 sayılı Kanuna geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul
ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.”, 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun; 6.1. Mülga 12’nci maddesinde; “Bu kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartiyle, (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar.”, 6.2. Mülga ek 21’inci maddesinde; “Bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kazai rüşt kararı almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına tabi ve öğrenimleri ile ilgili görevlere atananlar hakkında,5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde yazılı 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz.”, 7. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memuriyete girişte yaş” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “Genel olarak 18 yaşını tamamlıyanlar Devlet memuru olabilirler.
Bir meslek veya sanat okulunu bitirenler en az 15 yaşını doldurmuş olmak ve Türk Medeni Kanununun 12 nci maddesine göre kazai rüşt kararı almak şartiyle Devlet memurluklarına atanabilirler.”, 8. Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin “Kazai rüşt” başlıklı 12’nci maddesinde; “On beş yaşını ikmal eden küçük, kendi rızası ve ana ve babasının muvafakatı ile mahkemei asliyece mezun kılınabilir. Vesayet altında ise, vasi de dinlenir.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, “Ret Kararı” verilmesine ilişkin hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; 1989 yılında Meslek Lisesi Elektrik Bölümünden mezun olduğunu, kazai rüşt kararı aldıktan sonra 28/12/1989 tarihinde Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğünde memur ünvanıyla göreve başladığını, 20/08/2003 tarihinde askerlik nedeniyle kamu görevinden ayrıldığını, daha sonrasında ise 4/1(a) statüsünde çalışmasının devam ettiğini, 2017 yılında hizmet birleştirmesi yaptığında 4/1-(c) statüsünde geçen 13 yıl 8 ay hizmetinin tespit edildiğini, 2023/Ağustos ayında emekli olmak istediğinde öğrenimiyle ilgili bir göreve başlamadığından 18 yaşın altında geçen çalışmasının fiili hizmet süresinden sayılmadığını,
böylece 4/1-(c) statüsünde geçen hizmetinin 11 yıl 4 aya düşürüldüğünü, hâlbuki kazai rüşt kararı alanlar için bu şartın aranmadığını belirterek 18 yaşın altında memuriyette geçen süresinin fiili hizmet süresinden sayılmasını talep etmektedir.
11. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 5434 sayılı Kanun’un mülga 12’nci maddesinde iştirakçi olabilmek ve kanunda tanınan haklardan yararlanabilmek için 18 yaşının doldurulmuş olması şartının yer aldığı, ancak anılan Kanun’un mülga ek 21’inci maddesiyle bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kazai rüşt kararı almak suretiyle öğrenimleriyle ilgili görevlere atananlar hakkında bahsi geçen 18 yaş şartının aranmayacağının hükme bağlandığı, başvuranın bitirdiği okulla ilgili bir göreve atanmadığı görüldüğünden kazai rüşt kararı almak suretiyle memur olarak 18 yaşın altında geçen sürelerinin emeklilikte geçerli hizmet süresinden sayılmasına imkân bulunmadığı, buna benzer konularda açılan davalar bulunmakta olup idare mahkemesinde açılan bir davanın Kurumlarının lehine sonuçlandığı ifade edilmiştir.
12. Bu çerçevede başvuru konusu somut uyuşmazlığın; başvuranın kazai rüşt kararı almak suretiyle memur olarak 18 yaşın altında geçen süresinin emeklilikte geçerli hizmet süresinden sayılıp sayılamayacağı hususunda ortaya çıktığı görülmektedir.
13. Öncelikle, başvuru konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken normlara bakıldığında; 5510 sayılı
Kanun’un geçici 4’üncü maddesi gereğince başvuran hakkında 5434 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılanlar da dâhil ilgili hükümlerinin dikkate alınması gerektiği görülmektedir.
14. 5434 sayılı Kanun’un mülga 12’nci maddesine göre; bir kişinin iştirakçi olup bu kanunla tanınan haklardan yararlanabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Dolayısıyla, kural olarak 18 yaşın altında anılan Kanun kapsamında bir görevde geçirilen sürelerin emeklilikte geçerli sayılması mümkün değildir.
15. Diğer yandan, 657 sayılı Kanun’un 40’ıncı maddesi ile 5434 sayılı Kanun’un mülga ek 21’inci maddesinde; bir kişinin belirli şartlar dâhilinde 18 yaşını doldurmadan memur olarak göreve başlayabileceği ve Emekli Sandığı kapsamında iştirakçi sayılabileceği düzenlenmiştir. Bir meslek veya sanat okulunu bitirenler adına gerek memur olarak atanabilmek gerekse iştirakçi olup 5434 sayılı Kanun’la tanınan haklardan yararlanabilmek için Türk Medeni Kanunu’nda yer alan hükümler uyarınca kazai rüşt kararı almak yani mahkeme kararıyla ergin kılınmak şartı öngörülmüştür. Ayrıca iştirakçiliğe ilişkin bu şartın yanında gördüğü öğrenimle ilgili bir göreve atanmak şartı da belirtilmiştir.
16. Bu itibarla, bir kişinin iştirakçi olmak adına 18 yaşın doldurulması şeklindeki ana kuralın istisnası kapsamına girebilmesi için hakkında kazai rüşt kararı bulunması, bir meslek veya sanat okulunu bitirmiş olması ve öğrenimiyle ilgili bir göreve atanması gerekmektedir. Bu şartlar bir araya gelmeden kanunen iştirakçi olmaya imkân yoktur. Öyle ki hatalı bir işlem nedeniyle kişinin görev aylığından emekli keseneği ödemesi yapılması dahi bu sürenin emeklilikte geçen süre olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmaz.
Dolayısıyla, kazai rüşt kararı olmasıyla birlikte öğrenimiyle ilgili bir göreve atanmayan bir kişinin her ne kadar 18 yaşın altındayken çalıştığı sürelere dair aylığından kesinti yapılmış olsa bile bu durumun kişilere yasanın açık hükmüne aykırı olarak bir hak doğurduğundan bahsedilemez.
17. Bu doğrultuda başvuruya konu somut olaya bakıldığında:
17.1. Başvuran 20/03/1974 doğumlu olup 1989 yılında meslek lisesi elektrik bölümünden mezun olmuş ve
Adana Asliye İkinci Hukuk Mahkemesinin 13/11/1989 tarihinde vermiş olduğu kazai rüşt kararıyla 15 yaşındayken mezun/ergin kılınmıştır. Bu karara istinaden 28/12/1989 tarihinde Adana ili Tufanbeyli
Lisesinde memur olarak göreve başlamıştır.
17.2. 20/08/2003 tarihine gelindiğinde başvuran, askerlik görevini yerine getirmek için kamu görevinden istifa etmiştir. Daha sonrasında belirli sürelerle 4/1-(a) statüsünde çalışmış olup 16/03/2017 tarihinde SGK tarafından gerçekleştirilen hizmet birleştirmesinde başvuranın 4/1-(c) statüsündeki hizmetinin 15/01/199014/09/2003 tarihleri arasında (13 yıl 8 ay) olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, 26/07/2023 tarihli hizmet birleştirmesi işleminde ise önceki işlemde düzeltmeye gidilerek 4/1-(c) statüsünde geçen hizmetlerinin 15/04/1992-14/08/2003 tarihleri arasında (11 yıl 4 ay) olduğu belirlenmiştir. Söz konusu işlemde “mesleğiyle ilgili bir göreve başlamadığı görülen ilgilinin almış olduğu kaza-i rüşt kararına göre
18 yaşın altında geçen süreleri hizmet olarak alınmamıştır” ifadesine yer verilerek önceki işlemde yapılan
düzeltmenin hukuki nedeni ortaya konulmuştur. Yani ilk hizmet birleştirmesi işleminde 4/1-(c) statüsünün içinde iştirakçilikte geçen süre olarak sayılan 15/01/1990-15/04/1992 tarihleri arasındaki (2 yıl 4 ay-840 gün) hizmet süresi, ikinci işlemde geçerli süre olarak kabul edilmeyip toplam hizmet süresinden düşülmüştür.
17.3. Sonuç olarak, yukarıdaki paragraflarda değinildiği üzere, kişilerin 18 yaşını doldurmadan önce iştirakçi olabilmek için 5434 sayılı Kanun’un ek 21’inci maddesiyle getirilen istisnai haktan yararlanabilmesi ancak öğrenimle ilgili bir göreve atanmayla mümkündür. Bu nedenle, başvuranın bitirmiş olduğu bölüm (elektrik) ile göreve başladığı meslek (memur) arasında bir ilişki bulunmadığından fiilen bir çalışma olsa bile 18 yaşın altında geçen süresinin emeklilikte geçerli sayılmamasında kanuna aykırı bir durum gözükmemektedir.
17.4. Ayrıca, her ne kadar SGK tarafından gönderilen cevabi yazıda başvuranın 1989-1992 tarihleri arasındaki maaş ödemelerinden emekli keseneği karşılığına ilişkin bir ödeme yapılıp yapılmadığına dair bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ileri sürülse de başvuranın Kurumumuza iletmiş olduğu belgeler arasında emeklilikte dikkate alınmayan hizmet sürelerine ilişkin Tufanbeyli Lisesi Müdürlüğünce maaşından emekli keseneğine karşılık kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır.
17.5. Bu itibarla, başvuranın 15/01/1990-15/04/1982 tarihleri arasında almış olduğu maaş ödemelerinden yapılan kesintilerin hukuki bir dayanağı olmamakla birlikte hatalı olarak bu kesintilerin yapılması emeklilik bağlamında herhangi bir kazanılmış hakka sebebiyet vermez. Bu durumda, hukuka aykırı şekilde
gerçekleştirilen bahse konu kesintilerin başvurana iadesinden söz edilebilir. Fakat bu iadenin gerçekleşmesi ise zamanaşımı hükümlerine tabi olacaktır.
18. Bu kapsamda yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiası ile idarelerin beyanları ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Kurumumuzca yapılan değerlendirme sonucunda; başvuranın kazai rüşt kararı almak suretiyle memur olarak 18 yaşın altında geçen süresinin emeklilikte geçerli hizmet süresinden sayılması talebinin idare tarafından reddedilmesi yönünde kurulan işlemlerde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler idare tarafından gerekçeli bir şekilde Kurumumuza iletildiğinden “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranıldığı görülmüş olmakla beraber söz konusu bilgi ve belgeler süresi içinde gönderilmediğinden “makul sürede karar verme” ilkesi ile başvurana iletilen cevaplarda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup idareden bahse konu ilkelere de uygun davranması beklenilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu Ret Kararı’nın başvurana tebliği tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Bursa İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi