|
ÖZET: Başvuran, sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığını belirterek sosyal ve mali haklarının düzeltilmesini talep etmiştir. Ancak, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23. maddesi çerçevesinde, sürekli işçilerin özlük hakları ve ücretleri Yüksek Hakem Kurulu tarafından belirlenmiş ve bu düzenleme 31/10/2020 tarihine kadar geçerlidir. Anayasa’nın yasama yetkisini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verdiği ve yürütme organının bu yetkiyi devredemeyeceği ilkesi gereği, idarenin bu konuda düzenleyici işlemler yapması mümkün değildir. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiştir.
Ancak, Yüksek Hakem Kurulu kararının sona ereceği tarihten sonra, sürekli işçilerin sosyal ve mali haklarına yönelik taleplerin, ülkenin mali kaynakları ve sosyal koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu konuda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Böylece, ileride benzer taleplerin daha adil bir şekilde ele alınması için bir zemin oluşturulması amaçlanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/8645-S.13290
BAŞVURU NO : 2019/6246
KARAR TARİHİ : 19/09/2019
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ŞANLIURFA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER
BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Sürekli işçilerin özlük haklarına ilişkin talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 18/03/2019
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ:
1) Başvuran … … (TCKN: …); Taşeron firmaya bağlı olarak Şanlıurfa … Sağlık
Müdürlüğü’nde görev yapmakta iken 696 sayılı KHK’ya binaen 657 sayılı Kanunun 4/d maddesi kapsamına alındığını ifade etmiştir.
Başvuranın iddiaları aşağıdadır:
a) Mezkur KHK öncesinde taşeron firmaya bağlı olarak kamu kurumlarında çalışan personelin asgari ücretin üstünde bir ücret alırken Yüksek Hakem Kurulu Kararı’na binaen 3 sene boyunca sadece %4 + %4 zam alabildikleri, bu rakamın ise 2018 yılı enflasyon oranının altında kaldığını, kamu kurumlarında işçi veya memur olarak görev yapan personelin maaşlarının enflasyona karşı korunduğunu ancak kendilerinin maaşlarının reel olarak düştüğünü, b) Taşeron firmaya bağlı olarak görev yaparken eğitim farkı aldıklarını ancak şu anda bu farkı alamadıklarını, c) 696 sayılı KHK’ya binaen 4/d kapsamında çalışmaya başlayan personelin engelli veya engelli yakınlarına uygulanan vergi indirimi kapsamından çıkarıldığını, d) Sağlık alanında görev yapan yardımcı teknik personelin haklarından yararlanamadıkları, e) … bölümünde görev yapan personelin izin hakkının bulunmadığını, f) 696 sayılı KHK’ya binaen 4/d kapsamında çalışmaya başlayan personelin tayin terfi gibi haklarının olmadığını, g) Toplam haftalık mesai saatinin 45 saat olduğunu, söz konusu 45 saati diğer hastane çalışanları gibi haftanın 5 gününü bölerek kullanmayı talep ettiğini ancak idarenin “40 saatin mesai saatleri içinde, diğer 5 saatin ise acil servis biriminde tamamlanması gerektiğini” kendilerine bildirdiğini, başvuran yukarıda belirtilen iddialarda bulunarak, oluşan mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sağlık Bakanlığı Şanlıurfa … Sağlık Müdürlüğü’nün 24.06.2019 tarih ve … sayılı yazısında;
a) Taşeron işçilerin 4/d kapsamında kadroya geçişlerinde yapılacak mali haklar ve ücret artışları
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından belirlenip tüm kurumlara bildirildiği,
2018 yılında günlük ücret 84,14 TL. iken 2019 yılında günlük ücret 88,69 TL. olarak ödendiği,
b) 696 sayılı KHK’ya binaen 4/d kapsamında kadroya geçen işçilerin mevcut mali ve özlük hakları ile geçtiğinden herhangi bir mali kayıpları olmadığı,
c) 696 sayılı KHK’ya binaen 4/d kapsamında çalışmaya başlayan personelin engelli veya engelli yakınlarına uygulanan vergi indiriminden faydalanmadığı,
d) 696 sayılı KHK’ya binaen 4/d kapsamında kadroya geçen işçiler mevcut mali ve özlük hakları ile geçtiği, kamu idaresi gerekli gördüğü takdirde işçiyi başka bir işte görevlendirebildiği,
e) … biriminde hizmet veren personellerin, … maruz kalınan bölgede çalışmadığı,
f) 696 sayılı KHK’ya binaen 4/d kapsamında kadroya geçen işçiler hakkında Aile, Çalışma ve
Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tayin veya terfi gibi konularda herhangi düzenleme yapılmadığından bu haklardan yararlanmadığı,
g) İş kanununda işçi çalışma saatinin haftalık 45 saat olup çalışma iş günü 6 gün olarak belirlendiği, hastanede yataklı tedavi hizmeti verildiğinden, hastanede 24 saat esasıyla hizmet verilmekte olduğu, çalışma saatleri 24 saat esasına göre belirlendiği,
h) Toplu sözleşme hükümlerinin 696 sayılı KHK’ya istinaden 4/d statüsüne geçen tüm işçilere uygulandığı,
ifade edilmiştir.
3) Benzer konulu 2019/2597 sayılı başvuruda, Hazine ve Maliye Bakanlığının 26.03.2019 tarih
ve 1240 sayılı yazısında özetle: 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127 nci maddesiyle
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 23 üncü madde ve geçici 24 üncü
maddeler ile kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçilerin sürekli işçi kadrosuna veya mahalli idare şirketlerinde işçi statüsüne geçirilmelerine imkân sağlandığı, anılan maddelerde işçilerin kapsamı ve sürekli işçi kadrosuna geçmek isteyenlerde aranacak şartların belirlendiğini, işçilerin mali ve sosyal haklarının belirlendiğini, geçici 23 üncü madde ile ilgili tereddütleri gidermeye Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yetkili kılındığını, konuya ilişkin
Bakanlıklarınca bugüne kadar bir düzenleyici işlem yapılmadığı bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının ilgili hükümleri : “Dilekçe, bilgi
edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” hükmü,
4.1) Ücrette adalet sağlanması başlıklı 55 inci maddesinde: Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. (Değişik fıkra: 3/10/2001-4709/21 md.)
Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur.
4.2) Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları başlıklı 65 inci maddesinde: (Değişik:
3/10/2001-4709/22 md.) Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.
4.3) Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı başlıklı 53 üncü maddesinde: İşçiler ve
işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. (Ek fıkra: 23/7/1995-4121/4 md.; Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) (Mülga dördüncü fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.) (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.)
Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. (Ek fıkra:
7/5/2010-5982/6 md.)
Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri
Hakem Kuruluna başvurabilir.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. (Ek fıkra:
7/5/2010-5982/6 md.)
Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir.
5) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi “başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükümleri ,
6) 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 1 inci maddesinde; “Bu
Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”
6.1) Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 2 inci Maddesinin (h) bendinde;
“Toplu iş sözleşmesi: İş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmeyi” ifade etmektedir.
6.2) Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve
sözleşmenin içeriği başlıklı 33 üncü maddesinde :
(1) Toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri içerir.
(2) Toplu iş sözleşmesi, tarafların karşılıklı hak ve borçları ile sözleşmenin uygulanması ve denetimini ve uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de içerebilir.
(3) Çerçeve sözleşme, sözleşmenin tarafı olan işçi ve işveren sendikasının üyeleri hakkında uygulanır ve meslekî eğitim, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal sorumluluk ve istihdam politikalarına ilişkin düzenlemeleri içerebilir.
(4) Çerçeve sözleşme, taraflardan birinin çağrısı ve karşı tarafın çağrıya olumlu cevap vermesi ile en az bir, en çok üç yıl için yapılır.
(5) Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez.
6.3) Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi
başlıklı 34 üncü maddesinde: (1) Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir.
(2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir.
(3) Grup toplu iş sözleşmesi, tarafların anlaşması üzerine bir işçi sendikası ile bir işveren sendikası arasında, birden çok üye işverene ait aynı işkolunda kurulu işyerleri ve işletmeleri kapsamak üzere yapılır.
(4) İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede on beş gün içinde karara bağlanır. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/32 md.) Karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi on beş gün içinde kesin olarak karar verir.
6.4) Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun Yüksek Hakem Kuruluna başvurma başlıklı
51 inci maddesinde : “(1) Grev oylaması sonucunda grev yapılmaması yönündeki kararın
kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde işçi sendikası; grev ve lokavtın yasak olduğu uyuşmazlıklarda 50 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen tutanağın tebliğinden ya da erteleme süresinin uyuşmazlıkla sonuçlanması hâlinde sürenin bitiminden itibaren taraflardan biri altı iş günü içinde Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Aksi takdirde işçi sendikasının yetkisi düşer.
(2) Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.
7) 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 üncü maddesindeki ilgili
fıkralar: (20/11/2017-KHK-696/127 maddesi. ; aynen kabul: 01/02/2018- 7079/118 maddesi)
… “ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir. Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.”
8) 01/01/2018 Tarih ve 30288 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Kamu Kurum ve
Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri Kapsamında
Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Mahalli İdare Şirketlerinde
İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici
23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar”ın Sürekli işçi
kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesi başlıklı 21.maddesinde: “Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu Usul ve Esasların 3 üncü maddesinde belirtilen idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz.
Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu Usul ve Esasların 3 üncü maddesinde belirtilen idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir.
Bu Usul ve Esasların 3 üncü maddesinde belirtilen idarelerde; 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı
Kanunun geçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kısmen
kabul kısmen reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığını ifade ederek, sosyal ve mali haklarının
düzeltilmesini talep etmektedir. Sürekli işçilerin, kadroya geçişleri, ücretleri ve bazı özlük haklarına ilişkin hükümler 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü maddesi ile düzenlenmiştir.
11) Anayasa’nın 7 inci maddesinde “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” denilmiştir. Yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet
Meclisine ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir.
Anayasa’nın açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda yürütme organına genel ve sınırları belirsiz bir düzenleme yetkisinin verilmesi olanaklı değildir. Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi gereğince, yasayla düzenlenmesi gereken konularda idare düzenleyici işlemlerde bulunamaz. Talep konusu ile ilgili yasal düzenleme öncelikle 696 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile düzenlenen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü maddesi yapılmıştır. Bu madde gereğince, Yüksek Hakem Kurulu Kararı (375 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi
Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali Ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas
Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri) ile sürekli işçilerin özlük hakları 31/10/2020 yılına kadar belirlenmiştir.
11.1.) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 11/04/2019 tarih ve … sayılı görüş yazılarında özetle; 696 Sayılı KHK’nın 127 inci maddesine dayanılarak hazırlanan “Kamu
Kurum Ve Kuruluşlarında Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı Sözleşmeleri
Kapsamında Çalıştırılmakta Olan İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına Veya Mahalli İdare
Şirketlerinde İşçi Statüsüne Geçirilmesine İlişkin 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
Geçici 23 ve Geçici 24 Üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul Ve Esaslar” ın 01/01/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığı, geçiş işlemleri tamamlanan işçilere uygulanmak üzere Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve 31/10/2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesinin ücret, mali ve sosyal haklara ilişkin hükümlerinin Bakanlığın resmi internet sayfasında yayımlandığı, 4857 Sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, bir iş sözleşmesine dayanılarak çalışan gerçek kişi “işçi”, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği bulunmayan kurum ve kuruluşlar “işveren”, işçi ile işveren arasında kurulan ilişki iş ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. İş Kanunun 1.maddesinde ise bu kanunun 4.maddesindeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine (faaliyet konularına bakılmaksızın) uygulanacağı belirtilmiştir. 4857 Sayılı İş Kanununda işçilerin nakli (tayin), görevde yükselme ve unvan değişikliği konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Diğer yandan, 4857 sayılı İş
Kanunu işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektedir. Anılan kanunda, asgari hususlar belirtilmiş olup, çalışma koşullarının işçi ve işveren arasında akdedilen, iş sözleşmeleri ve taraflar arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmeleri ile belirlenebilmesi mümkün bulunmaktadır şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.
12) Çalışanların özlük hakları, sosyal ve mali hakları, ülkenin ekonomik ve mali olanakları,
bütçe imkânları ve çalışanların talepleri dikkate alınarak belirlenmektedir. Anayasanın 55 inci maddesi asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulacağını, yine Anayasanın 65 inci maddesinde de Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği düzenlenmiştir.
13) Yukarıda belirtilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü maddesinin
(ç) bendinde “en son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunulamayacağını” hüküm altına almıştır. Buradaki düzenleme, başvurulara konu sosyal haklar, ücret ve diğer çalışma koşullarını da kapsamaktadır.
14) 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 01/02/2018 tarihinde TBMM’de aynen kabul
edilerek 08/03/2018 tarih ve 7079 sayılı yasa olarak Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Görüldüğü üzere sürekli işçilerin özlük haklarının düzenlendiği geçici 23 üncü madde TBMM tarafından kabul edilen 7079 sayılı kanunun 118 inci maddesi olarak kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir.
15) Başvuruya konu sürekli işçilerin toplu sözleşme hakkının 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname gereğince nasıl uygulanacağı düzenlenmiş ve bu çerçevede Aile, Çalışma ve Sosyal
Hizmetler Bakanlığınca bu konuda hazırlanan Yüksek Hakem Kurulu kararı ile sürekli işçilerin ücretlerine 2019 yılından itibaren uygulanacak zam oranları belirlenmiştir. Sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilere, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ücret ve diğer mali ve sosyal haklara ilişkin hükümleri, 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacaktır. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 51. Maddesine göre yüksek hakem kurulu kararları kesindir. Adı geçen geçici 23 üncü madde ile ilgili tereddütleri gidermeye Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yetkili kılındığı bildirilmiştir.
16) 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23.maddesinin (20/11/2017-KHK
696/127 maddesi, aynen kabul: 01/02/2018- 7079/118 maddesi) birinci fıkrasındaki (ç)
bendinde “En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek” hükmü ile “Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz…”şeklindeki fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, sürekli işçilerin özlük haklarının, 31/10/2020 tarihine kadar geçerli ve halen uygulanmakta olan, Yüksek Hakem Kurulu kararına uygun olması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
17) Yüksek Hakem Kurulu kararları da toplu sözleşme hükmünde olduğundan 31/10/2020
tarihine kadar bu kararların uygulanması gerekmektedir. Sürekli işçilerin özlük hakları da
Yüksek hakem kurulu kararıyla belirlenmiş olup, (en azından yüksek hakem kurulu kararının geçerli olduğu tarihe kadar) idare de karara uygun hareket etmek zorundadır.
18) Anayasanın 55 ve 65 inci maddeleri ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici
23 üncü maddesindeki düzenleme, Yüksek Hakem Kurulu kararları ile yukarıda belirtilen diğer
ilke ve esaslar dikkate alındığında, Devletin sosyal ve ekonomik yükümlülüklerini mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirebileceği, yüksek hakem kurulu kararlarının kesin olduğu, bu nedenlerle taleplerin bu aşamada kabul edilebilir olmadığı sonucuna varılmıştır.
19) Ancak, hakkaniyet gereğince, 31.10.2020 tarihinde bitecek olan Yüksek Hakem Kurulu
kararı sonrasında, sürekli işçilerin ücrete, sosyal ve mali haklara ilişkin taleplerinin, yapılacak toplu sözleşmelerde, yapılan işin niteliği, ülkenin mali kaynakları, sosyal ve ekonomik koşulları, dikkate alınarak değerlendirilmesi ve ülke çapında kamu kurum ve kuruluşları arasında uygulama birliğini sağlamak ve mağduriyetleri gidermek üzere idareye ve Aile
Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana
tebliğ tarihinden ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup iş hukukuna ilişkin talepler yönünden yetkili Şanlıurfa İş
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Yüksek Hakem Kurulu kararının geçerli olduğu dönem için başvuranın talebinin REDDİNE, 31/10/2020 tarihinde sona erecek Yüksek Hakem Kurulu kararından sonra ülke çapında kamu kurum ve kuruluşları arasında uygulama birliğini sağlamak için yapılacak yasal veya idari düzenlemeler veya toplu iş sözleşmelerinde alınacak kararlar çerçevesinde ülkenin mali kaynakları ile sosyal ve ekonomik koşulları dikkate alınarak benzer taleplerin değerlendirilmesi için AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana, Şanlıurfa … Sağlık Müdürlüğü ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığına tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi