| ÖZET: Başvuran, sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinin, emeklilik aylığına hak kazandığı gerekçesiyle reddedilmesi ve işten çıkarılması nedeniyle, bu süre zarfında uğradığı zararların ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçişinin reddedilmesini, emeklilik hakkı elde etmesine dayandırmış, ancak daha sonra başvuranı sürekli işçi kadrosuna atamıştır. Bu durum, idarenin ilk işleminin hatalı olduğunu kabul ettiğini göstermektedir. Anayasa’nın 125. maddesi gereği, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlüdür. Başvuranın işten çıkarılması sürecinde uğradığı zarar, idarenin kusurlu işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, başvuranın zararının tazmin edilmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın zararının ödenmesi talebinin reddi hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunmuş ve gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi için Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/8590-S.13188
BAŞVURU NO : 2019/6704
KARAR TARİHİ : 17/09/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçirilmemesi nedeniyle uğramış olduğu zarar hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 25/03/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; … Devlet Hastanesi’nde çalışmakta iken engellilik indiriminden yararlanması nedeniyle 24/04/2017 tarihinden itibaren emeklilik aylığına hak kazanmış olmasından dolayı sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi talebinin reddedildiğini ve 01/04/2018 tarihinde işten çıkarıldığını, oysa normal şartlar altında emeklilik aylığına hak etme tarihinin 03/03/2019 olduğunu, daha sonra Devlet Personel Başkanlığının 30/03/2018 tarihli ve … sayılı görüş yazısı ile tekrar başvurduğunu ve atamasının gerçekleşerek, 10/07/2018 tarihinde işe başladığını, bu durumun Anayasa’nın onuncu ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un on dördüncü maddelerine aykırılık teşkil ederek mağduriyetine neden olduğunu belirterek bu süre zarfındaki maaş, sigorta, ramazan ikramiyesi,
52 günlük Haziran ayı ikramiyesi ve diğer haklarının yasal faiziyle ödenmesini talep
etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden, T.C. … Valiliği İl Sağlık
Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/05/2019 tarih, … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın … Devlet Hastanesinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yöntemiyle taşeron personel olarak aşçı unvanında çalışmakta iken 696 sayılı KHK gereği 10/07/2018 tarihinde sürekli işçi olarak atandığı ve 14/03/2019 tarihinde emekliye ayrıldığı, 2.2. 696 sayılı KHK gereği İl Sağlık Müdürlüğünce oluşturulan komisyon kararı ile emeklilik hakkını elde ettiğinden dolayı kadroya geçiş işleminin uygun görülmediği, komisyon kararından sonra Devlet Personel Başkanlığının 30/03/2018 tarih ve … sayılı yazısı kapsamında engellilikten dolayı emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almayan taşeron işçilerden tekrar başvuruların alındığı, başvuranın 12/04/2018 tarihli dilekçesi ile başvuruda bulunduğu ve
Sağlık Bakanlığının 09/07/2018 tarihli atama kararına istinaden 10/07/2019 tarihinde … Devlet
Hastanesinde 696 KHK sürekli işçi olarak atanarak görevine başlatıldığı, 2.3. Başvuranın 10/07/2018 tarihinde göreve başlaması nedeniyle 3,5 ay boyunca fiili olarak çalışmadığından ve herhangi bir iş sözleşmesi olmadığından ilgili mevzuatlar gereği ödeme yapılamadığı, 2.4. Devlet Personel Başkanlığının ilgili yazısı yayınlandığı tarihte komisyonların çalışmalarını tamamlayıp 30/03/2018 tarihi itibarıyla Sağlık Bakanlığı Çekirdek Kaynak Yönetim Sistemi (ÇKYS)’ne atamaya esas veri girişlerinin yapıldığı ve sistem yüklemesinin tamamlandığı, işlemler bittikten sonra ilgili yazı yayınlandığı, mevzuat gereği ilgili kişilerin atamaya esas sözlü sınavlarının yapılma imkânı bulunmadığından 30/03/2018 tarihinde başvuran hakkında herhangi bir işlem yapılamadığı, bu kapsamda bulunan kişilere 25/04/2018 tarihi mesai bitimine kadar başvuru yapma süresi verildiği, başvuranın Devlet Personel Başkanlığının 30/03/2018 tarih ve … sayılı yazısına istinaden 12/04/2018 tarihinde dilekçe ile tekrar başvuru yaptığı, bu kapsamdaki kişilerin başvurularının komisyonca incelendiği ve 04/05/201811/05/2018 tarihinde sözlü sınava alındığı ve ilgili belgelerin ataması yapılmak üzere 15/05/2018 tarihli üst yazı ile Sağlık Bakanlığına gönderildiği, Sağlık Bakanlığının 09/07/2018 tarihli atama kararı ile görevine başlatıldığı, başvuranın vermiş olduğu dilekçe ve Sosyal
Güvenlik Kurumunun 19/02/2019 tarih ve … sayılı yazısına binaen 14/03/2019 tarihinde emekliye ayrıldığı, 2.5. Yapılan işlemlerin 696 sayılı KHK ve diğer yasal mevzuatlar doğrultusunda yapıldığı, başvuranın 3.5 ay boyunca mahrum kaldığı maaş, sigorta, ikramiye ve diğer haklarının ödenmesinin mümkün olmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Yargı Yolu” başlıklı 125’inci maddesinin yedinci fıkrasında; “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Engellilik indirimi” başlıklı 31’inci maddesinde, “Çalışma gücünün asgarî % 80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Engellilik indirimi; Birinci derece engelliler için 440.000.000 lira (1.200 TL), İkinci derece engelliler için 220.000.000 lira (650 TL), Üçüncü derece engelliler için 110.000.000 lira (290 TL)dır.” 6. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un “İstihdam” başlıklı 14’üncü maddesinde, “Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dahil olmak üzere gerekli tedbirler alınır.
İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.
Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz.
Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.
Engellilik durumları sebebiyle iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan engellilerin istihdam edildiği korumalı işyerlerinin statüsü ve bu işyerleriyle ilgili usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” 7. 27/06/1989 tarihli ve 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu, 2914
Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle
Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet
Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı İle Ek
Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin, geçici 23’üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT
Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde
Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar; a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak, b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak, c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak, ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicinin hakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçi kadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplere ilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz.
Birinci fıkrada yer alan 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak şartının tespitinde, Sosyal
Güvenlik Kurumuna verilmiş olan sigortalı işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri esas alınır. Ancak söz konusu tarihe ilişkin olarak anılan Kuruma yasal süresi dışında verilen belgelere dayanılarak bu madde hükmünden yararlanılamaz.
4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olduğu idarelerince tespit edilenlerden, hakkında bu tarihten sonra işten ayrılış bildirgesi verilenler bu madde hükümlerinden yararlanabilir.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Ret Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere işçi kadrosuna geçiş başvurusunun, emeklilik aylığına hak kazandığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek işten çıkarıldığı tarihten, sürekli işçi kadrosuna geçirildiği tarihe kadar geçen süreye ilişkin olarak bir kısım ödemelerin yapılmasını talep etmektedir.
10. Bilindiği üzere 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 23’üncü madde ile düzenleme kapsamındaki idarelerde, 4/12/2017 tarihi itibarıyla personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmakta olanların sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmek üzere başvuru yapabilecekleri düzenlenmiştir. Bununla birlikte ilgililerin sürekli işçi kadrolarında istihdam edilebilmeleri, diğer şartların da varlığının yanında, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olma şartına bağlanmıştır. Mezkûr maddenin ikinci fıkrasında ise, 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olma şartının tespitinde, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş olan sigortalı işe giriş bildirgelerinin, işten ayrılış bildirgesinin ve aylık prim ve hizmet belgelerinin esas alınacağı, ayrıca 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olduğu idarelerince tespit edilenlerden, bu tarihten sonra işten ayrılış bildirgesi verilenlerin de madde hükümlerinden yararlanabilecekleri belirtilmektedir. Bu noktada somut olayda, başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi talebinin; önce engellilik vergi indiriminden yararlanması nedeniyle emekliliğe hak kazandığından dolayı reddedildiği, daha sonra ise sürekli işçi kadrosuna geçirildiği görülmektedir. Nitekim idare tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazı ekinde de, 30/01/2018 tarihinde toplanan komisyonca başvuranın da aralarında bulunduğu 98 kişinin sürekli işçi kadrosuna geçiş başvurusunun reddedildiği görülmektedir. Uyuşmazlığın ise başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinin reddedilerek işten çıkarılması ile sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi arasındaki süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının ödenmesi talebinden kaynaklandığı, dolayısıyla somut uyuşmazlığın çözümünün idarenin mali sorumluluğunun irdelenmesini gerektirdiği anlaşılmaktadır.
11. Anayasa’nın ikinci maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti; idarenin faaliyetlerini hukuka uygun biçimde yürütmesini zorunlu kılar. Bu cümleden olarak; idarenin hukuka aykırı eylemlerde bulunması veya işlem tesis etmesi kural olarak hizmet kusuru teşkil etmektedir. Hukuka aykırı işlem veya eylemiyle bir hakkın ihlaline neden olan idarenin hizmeti kusurlu işlettiğinin kabulüyle ortaya çıkan hak ihlalini gidermesi, doğan zararı tazmin etmesi ise Anayasa’da ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Nitekim
Anayasa’nın 125’inci maddesi idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü olduğunu hükme bağlamış; böylece idareyi hukuki tasarrufta bulunan her gerçek veya tüzel kişi gibi yol açtığı zararları tazminle sorumlu saymıştır. Dolayısıyla, idari işlemden dolayı açılan bir tam yargı davasında, öncelikle idari işlemin, genel külfetler dışında özel ve olağandışı bir zarara neden olup olmadığının saptanması; belirtilen nitelikte bir zarar varsa, bu zararın, sorumluluk sebepleri irdelenip, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmini gerekmektedir. Hukuka aykırılığı idari yargı yerince belirlenen işlemiyle bir hakkın ihlaline yol açan idarenin, hukuka aykırılığın anlayış ve yorum farklılığından kaynaklandığı, olağan nitelikte hukuki hata olduğu gibi bir değerlendirmeyle tazminle sorumlu sayılmaması sorumluluk hukuku ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Zira bu yönde yapılacak bir değerlendirme, idarenin işlemiyle neden olduğu zararlara herhangi bir kusuru olmayan ilgililerin katlanması gibi hakkaniyet ve nasafetle bağdaşmayan bir sonucu doğurmaktadır. (Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulunun 19/11/2014 tarihli ve E: 2012/112; K: 2014/4254 sayılı kararından.
www.corpus.com.tr, Erişim: 10/09/2019)
12. Diğer taraftan somut olayda, başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi talebinin reddi yönündeki idari işlemin, başvuranın 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 23’üncü maddesi kapsamında sürekli işçi kadrolarında istihdam edilecek kişiler arasında bulunmadığı hukuki sonucunu doğurduğu açıktır. Fakat idarenin, daha sonra 12/04/2018 tarihli başvurusu üzerine başvuranı, sürekli işçi kadrosuna geçirmesi ile de bu hukuki sonucu ortadan kaldırdığı görülmektedir. Şu haliyle idare tarafından tesis edilen bu son işlem, anılan ilk işlemin geri alınmasından başka bir şey değildir. Diğer bir deyişle idare, ilk işleminin hatalı olduğunu fark etmiş ve ilk işleminin sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yeni bir işlem tesis etmiştir.
Bu nedenle idarenin başvuranın, sürekli işçi kadrosunda istihdam edilme talebini hukuka aykırı bir şekilde reddettiği anlaşılmaktadır.
13. Bu noktada değinmek gerekirse 5378 sayılı Kanun’un, çalışan engellilerin aleyhine sonuç doğuracak şekilde, bu kişilerin engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muameleye tabi tutulamayacağı yönünde emredici bir kural ihtiva ettiği görülmektedir. Ayrıca mezkûr Kanun, çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması yönünde kurum ve kuruluşlara ödev yüklemektedir. Esasen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 23’üncü maddesi ile yapılan düzenlemeden sonra ilgililerin sürekli işçi kadrolarına geçirilmesine ilişkin süreçte idareden, yaşanabilecek sorunları tespit edip doksan günlük süre içerisinde çözümüne yönelik işlemleri de tesis etmesi beklenirdi. Somut olayda ise bu süreç, başvuranın işten çıkarılması ile sonuçlanmış ve bu durum, başvuranın sürekli işçi kadrosunda istihdam edilmeye başlanmasına kadar uzamıştır. Şu halde başvuranın bu süreçte uğramış olduğu zararının kusurlu idari işleyişten kaynaklandığı tartışmasızdır. Dolayısıyla on bir numaralı paragrafta değinilen esaslar çerçevesinde, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle mükellef olan idarenin, başvuranın bu süreçte uğramış olduğu zararının ödenmesinin mümkün olmadığı yönündeki açıklamasına katılmak hukuken mümkün değildir. Sonuç olarak hukuka aykırı bir şekilde sürekli işçi kadrosunda istihdam edilme talebi reddedilen başvuranın, uğramış olduğu zararının idarece tazmin edilmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.
14. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın, işten çıkarılmasından sonra sürekli işçi kadrosuna geçirilmesine kadar olan süreçte uğramış olduğu zararının ödenmesi talebinin reddi yönünde tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup; … İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın sürekli işçi kadrosuna geçiş başvurusunun reddedilmesi nedeniyle uğramış olduğu zararının ödenmesi yönünde gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi için SAĞLIK
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SAĞLIK
BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi