|
ÖZET: Başvuran, Nallıhan Adliyesine geçici görevlendirilmesi sırasında yolluk ödemesi yapılmadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın ilk 6 aylık geçici görevlendirmede yolluk ödemesi almasına rağmen, 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 42. maddesi gereği, 180 günden fazla yolluk ödemesi yapılmasının mümkün olmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, başvuranın ikinci 6 aylık geçici görevlendirmesi için yolluk ödemesi yapılmaması işleminin hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.
Sonuç olarak, başvuranın geçici görevlendirmesi ve yolluk ödemesi talepleri, ilgili mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirildiğinde, idarenin takdir yetkisini kamu yararına uygun şekilde kullandığı ve bu nedenle talebin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın iddialarına dayanak oluşturan hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/10069-S.15435
BAŞVURU NO : 2019/9131
KARAR TARİHİ : 11/10/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Geçici görev yolluğu ödenmesi talebi hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 29/04/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Ankara Batı Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmaktayken personel ihtiyacı nedeniyle 02/05/2018 tarihinde komisyon kararı ile Nallıhan Adliyesine 6 ay süreyle geçici görevlendirildiğini, söz konusu geçici görev süresi dolduğunda yine komisyon kararı ile 03/11/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici görevinin 6 ay süreyle uzatıldığını, anılan görevlendirmelere yaptığı itirazının reddedildiğini, ayrıca ikinci 6 aylık geçici görevlendirmede tarafına görev yolluğu ödemesi yapılmadığını, isteği dışında uzatılan görevlendirme sonucu yolluk ödemesi de yapılmayarak mağdur edildiğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesi için tarafına yolluk ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında Adalet Bakanlığının 17/05/2019 tarih, … sayılı ve 03/09/2019 tarih, … sayılı cevabi yazıları ve eklerinde özetle; 2.1. Nallıhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2018 tarih ve … Muh. sayılı yazısı ile
Hakimler ve Savcılar Kurulunun 10.04.2018 tarih ve … sayılı kararı ile Asliye Hukuk
Mahkemesi hakimi ….nin 1/2 ve Hakim ….nın 1/2 müstemir yetkili olarak belirlendiği ve mahkemelerinde 1 zabıt katibi ve çift dosyaların duruşmalarının aynı gün olması nedeniyle mahkemelerine bir zabıt katibi görevlendirilmesini talep ettiği, Ankara Batı Cumhuriyet
Başsavcılığının 02.05.2018 tarih, … Bakanlık Muh. sayılı yazısı ile Cumhuriyet
Başsavcılığında zabıt katibi olarak görev yapan başvuranın başka bir birimde görevlendirilmesini talep ettiği, Nallıhan Adliyesinde süre gelen dönemde yoğun katip sıkıntısının yaşandığı dikkate alınarak … sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 114/4 maddesinin komisyon başkanlığına verdiği yetki doğrultusunda ihtiyaçla doğru orantılı olarak
02.05.2018 tarih ve … sayılı komisyon kararı ile başvuranın Nallıhan Adliyesinde 6 ay süreyle
geçici olarak görevlendirmesinin yapıldığı, 2.2. Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarih ve … Muh. sayılı yazısı ile ceza mahkemesi deneyimi olan bir zabıt katibi ile yine hukuk mahkemesi deneyimi olan bir zabıt katibinin görevlendirmesinin talep edildiği, Nallıhan Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2018 tarih ve … Muh. sayılı yazısı ile Hakimler ve Savcılar Kurulunun 16.10.2018 tarihli yazısı ile
Nallıhan Adliyesine Cumhuriyet Savcısı atamasının yapıldığı, zabıt katibi ….nin geçici görev bitiminde 3 Cumhuriyet Savcısının tek zabıt katibi ile işlerin sağlıklı bir şekilde yürütülemeyeceği, bu nedenle personel görevlendirmesi talep etmesi üzerine, 02.11.2018 tarih ve … sayılı karar ile başvuranın 14.11.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geçici görev süresinin 6 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği, 2.3. Adı geçen zabıt katibinin 13.12.2018 tarihli dilekçesi ile 10.11.2018 tarihinden itibaren tarafına yapılamayan yolluk ödemesinin yeniden yapılmasını talep ettiği, komisyon başkanlığının 18.12.2018 tarih ve … sayılı kararı ile 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri gereğince 180 günden fazla gündelik verilemeyeceği gerekçesi ile talebinin reddedildiği, 2.4. Ankara Batı Adli Yargı İlk derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 09/05/2019 tarih ve … sayılı Kararında; Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2019 tarih ve … Muh. sayılı yazısı ile, 2019 yılı Ocak ayında Nallıhan Adliyesine 5 yeni göreve başlayan zabıt katibinin görevlendirildiği, göreve başlayan zabıt katiplerinden ikisinin Nallıhan
Cumhuriyet Başsavcılığında, 2 zabıt katibinin Asliye Hukuk Mahkemesinde, 1 zabıt katibinin
Asliye Ceza Mahkemesinin bulunduğu kalemde görevlendirildiği, ancak Asliye Ceza
Mahkemesinde görevlendirilen zabıt katibinin göreve başladıktan 3 gün sonra Adalet
Bakanlığına geçici görevle görevlendirildiği, bu görevlendirme nedeniyle Ankara Batı Adliyesi zabıt katibi ….nin Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesine naklen atamayla görevlendirilmesine karşın bu personelin Adalet Bakanlığında geçici olarak görevlendirildiği, Nallıhan Asliye Ceza
Mahkemesinin 904 adet derdest dosyasının olduğu, yine aynı kalemde Nallıhan Asliye Hukuk
Mahkemesine 2018 yılı sonunda 650 adet dava açıldığı, ayrıca Sulh Ceza Hakimliğinin de günlük işlerinin bulunduğu, bu nedenle kalem içerisinde görevli 2 zabıt katibinin işlerin yetiştirilmesinde ve yapılmasında yetersiz kaldıkları, bu kapsamda belirtilen mahkemelerin bulunduğu mahkeme kaleminde çalıştırılmak üzere zabıt katibi görevlendirilmesinin talep edildiği, bu talep doğrultusunda Nallıhan Adliyesinin mevcut personel durumu göz önünde bulundurularak Komisyon Başkanlığının 25.03.2019 tarih ve … sayılı kararı ile başvuranın
Nallıhan Adliyesine naklen atanmasına karar verildiği, hali hazırda Nallıhan Adliyesindeki mevcut personel durumu gözetildiğinde başvuranın Nallıhan Adliyesinde görevlendirmesinin devamının gerektiği, görevlendirmenin Hakimler ve Savcılar Kanununun 114/4. maddesi gereğince komisyon başkanlığına verilen yetkiye dayanarak yapıldığı, başvuruya konu geçici görevlendirmeye ilişkin olarak, adı geçen zabıt katibinin Komisyon Başkanlığının 25.03.2019 tarih ve 2019/280 sayılı kararı ile Nallıhan Adliyesine naklen görevlendirilmesi nedeniyle konusuz kaldığı, başvuruya konu geçici görev yolluğu hususunda herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı, bu kapsamda açıklanan gerekçelerle başvuranın geçici görevlendirmeye ve yolluk ödenmesine konu itirazları hususunda işlem tesisine yer olmadığına karar verildiği, 2.5. Başvuranın ilk geçici görevlendirilmesinin yapıldığı tarihte Komisyon Başkanlığına bağlı adliyelerden olan Nallıhan Adliyesinde personel ihtiyacı bulunması nedeniyle, aynı dönemde
Beypazarı Adliyesi Zabıt Katibi ….nin 6 ay süre ile geçici olarak Nallıhan Adliyesinde görevlendirildiği ve sonrasında 6 ay süre ile geçici görevinin uzatılmasına karar verildiği, yine aynı dönemde Kızılcahamam Zabıt Katibi ….nin Nallıhan Adliyesinde geçici olarak görevlendirildiği, 2.6. Başvuranın geçici görevlendirmelerinin Komisyon Başkanlığına verilen yetki çerçevesinde
Hakimler ve Savcılar Kanununun 114 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında Nallıhan
Adliyesinde mevcut olan ihtiyaç doğrultusunda gerçekleştirildiği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yolluk giderleri ve gündelikleri” başlıklı 177 nci maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine tabi Devlet memurlarından bir görevin ifası için sürekli veya geçici olarak görev yerinden ayrılanların yol giderleri ve gündelikleri, yolluklar hakkındaki özel kanun hükümlerine göre ödenir.” 6. 24/2/1983 tarih ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 114 üncü maddesinde;
“Adalet komisyonlarının görevleri şunlardır:
a) Atamaları doğrudan Bakanlıkça yapılanlar dışındaki adlî ve idarî yargı ile ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin;
1) İlk defa Devlet memurluğuna atanacaklardan merkezî sınavda başarılı olanların ilgili
yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek sözlü ve gerektiğinde uygulamalı sınavlarını yapmak, hukuk fakültesi ve adalet meslek yüksek okulu mezunlarına öncelik tanımak kaydıyla başarılı olanların atanmalarını teklif etmek.
2) Aslî Devlet memurluğuna atanmaları, sicil ve disiplin işlemleri, görevden uzaklaştırılmaları,
aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlemlerini bu Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine göre yerine getirmek.
3) Naklen veya hizmet gereği atamasını, ilgili mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet
savcısının görüşünü alarak, yetki alanı içerisinde yapmak.
4) Geçici olarak görevlendirmesini, yetki alanı içerisinde altı ayı geçmemek üzere yapmak…”
7. 10/2/1954 tarih ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun; 7.1. “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası
masrafları da ayrıca tediye olunur:
1. Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadiyle muvekkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere; 2. Yeni ve eski memuriyetlerine mütaallik bir meseleden dolayı bu kanuna tabi kurumlarca açılan bir dava sebebiyle sanık veya davalı olarak (İşten el çektirilmiş olsun veya olmasın)
başka bir yere gönderilenlerden lehinde netice hasıl olanlara; 3. Memuriyet merkezlerinin bulunduğu mahal dışındaki bir vazifeye vekaleten gönderilenlere; 4. Fiilen oturduğu mahalden gayrı bir yere açıktan vekaleten gönderilenlere (yalnız gidiş ve dönüşleri için); 5. (Değişik: 12/1/1959 – 7187/1 md.) Muvakkat kaza salahiyeti ile gönderilenlere.” 7.2. “Geçici görev gündeliğinin verileceği azami süre” başlıklı 42 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Geçici bir görev ile başka bir yere gönderilenlere, görev mahalline varış tarihinden itibaren bu
Kanuna göre verilen gündelikler:
a. Yurtiçinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa 180 günden fazla verilemez. İlk 90 gün için tam, takibeden 90 gün için 2/3 oranında ödenir.
b. Yurtdışında ilk 180 gün tam ve müteakip günler için 2/3 oranında ödenir.
Geçici görevlendirmelerde meydana gelecek ara vermeler bu müddetleri veya gündelik miktarını artırmaya neden olamaz.” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuruya konu 6 ayın üzerindeki geçici görevlendirme için yolluk ödemesi yapılmaması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Ankara Batı Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta olan başvuranın, personel ihtiyacı nedeniyle Ankara Batı Adli Yargı İlk derece Mahkemesi Adalet Komisyonunun
02.05.2018 tarih ve … sayılı kararı ile Nallıhan Adliyesine 6 ay süreyle geçici görevlendirildiği,
görevlendirmeye yaptığı itirazın reddedildiği, 6 aylık geçici görev süresi dolduğunda
02.11.2018 tarih ve … sayılı komisyon kararı ile 03.11.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak
üzere geçici görevlendirmesinin 6 ay süreyle uzatıldığı, söz konusu görevlendirmeye yapılan itirazın da reddedildiği, ayrıca ikinci 6 aylık görevlendirmede tarafına görev yolluğu ödemesi yapılmadığı anlaşılmakta olup; başvuran, isteği dışında uzatılan görevlendirme sonucu tarafına ödeme yapılmayarak mağdur edildiğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesi için tarafına yolluk ödenmesini talep etmektedir.
10. Anayasamızın 128 inci maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
11. Başvuranın Ankara Batı Adliyesinden Nallıhan Adliyesine görevlendirilme işlemi kurum içi geçici görevlendirme niteliğinde olup, “kurum içi geçici görevlendirme” ile ilgili kamu personel rejimine ilişkin mevzuatta açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu gereği asli görevleri ile ilgili olarak memurların kurum içinde geçici olarak görevlendirilebilmelerine aykırı bir husus da bulunmamaktadır. Diğer taraftan, somut başvuru konusunda, Adalet Komisyonları, görevlerinin sayıldığı Hakimler ve Savcılar
Kanununun 114 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında, atamaları doğrudan
Bakanlıkça yapılanlar dışındaki adlî ve idarî yargı ile ceza infaz kurumları ve tutukevleri personelinin geçici olarak görevlendirmesini yapmak ile yetkilendirilmiştir. Anılan
Kanunun verdiği yetki kapsamında başvuranın, bağlı çalıştığı Adalet Komisyonu kararı ile Nallıhan Adliyesinde mevcut olan ihtiyaç doğrultusunda geçici olarak görevlendirildiği anlaşılmaktadır.
12. Kurum içi geçici görevlendirme müessesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesinde, yukarıda değinilen madde hükümlerinin yanı sıra, söz konusu hükümlerin somut olaylara uygulanma biçimlerinin belirlenmesi için yargı kararları da büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, kurum içi geçici görevlendirme; bir kamu kurumunun mevzuatla belirlenmiş olan görev alanı içinde yer alan “geçici” nitelikteki bir hizmeti ya da değişen ve gelişen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucu olarak ortaya çıkan, henüz örgütsel altyapısı oluşturulmamış ve bir kadro ile ilgilendirilmemiş olan “yeni bir kamu hizmetini” yürütmek amacı ile gerçekleştirilmeli, görevlendirilecek memurların görev ve yetkileri net bir şekilde belirlenip, kadroları ile hukuki bağları sürdürülmelidir. Ayrıca sunulacak hizmet ile ilgili konuda uzmanlaşmış/durumu uygun olan kamu görevlilerinin hizmetlerine duyulan ihtiyaç net bir şekilde ortaya konulmalı, belli bir süre ile sınırlı olmalı ve atamaya yetkili amir tarafından yapılmalıdır.
13. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. İdarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır.
14. Somut başvuru konusunda, Hakimler ve Savcılar Kanununun 114 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında Adalet Komisyonlarına verilen yetki kapsamında, zabit katiplerinin hizmet ihtiyacı doğrultusunda, geçici olarak görevlendirilebileceği anlaşılmaktadır.
İdarenin 2 numaralı paragraflarda yaptığı açıklamalardan, Nallıhan Adliyesinde hizmet ihtiyacı olduğu anlaşılmakta; bu anlamda başvuran da bağlı çalıştığı Adalet Komisyonu kararı ile Nallıhan Adliyesinde mevcut olan ihtiyaç doğrultusunda geçici olarak görevlendirilmiştir.
15. Başvuranın ilk 6 aylık geçici görevlendirilmesi işlemine itiraz ederek yargıya başvurduğu, söz konusu işleme ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 27/03/2019 tarih ve … sayılı
Kararında; “Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığımda Zabıt Katibi olarak görev yapan davacı tarafından, Ankara İli, Nallıhan İlçesi Asliye Hukuk Mahkemesine 6 ay süre ile geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin Ankara Batı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu
Başkanlığının 02.05.2018 tarih ve … sayılı kararı ile Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının
30.04.2018 tarih ve … Muh. sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Ankara Batı
Cumhuriyet Başsavcılığında zabıt katibi olarak görev yapan davacı hakkında, 18/12/2017 tarihli görevlendirmede Ankara Batı Cumhuriyet Savcısı … ile çalışmak üzere görevlendirildiği, Cumhuriyet Savcısı … tarafından verilen günlük yapılması gereken işlemlerin yerine getirilmemesi nedeniyle tutanak düzenlendiği ve 02/03/2018 tarihli görevlendirme ile Cumhuriyet Savcısı … ile çalışmak üzere görevlendirildiği, Cumhuriyet
Savcısı … tarafından davacının mesai saatlerine uymadığı, kendisine karşı saygısız davranışlarda bulunup whatsapp durum profili üzerinden şahsını hedef alan saygı ve nezaket dışı sözler paylaştığına ilişkin 25/04/2018 tarihindeki tespit üzerine davacı hakkında adli ve idari soruşturma başlatılarak başka bir birimde görevlendirilmesi amacıyla Ankara Batı Adli
Yargı ilk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığına müzekkere yazıldığı ve Ankara
Batı Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 02.05.2018 tarih ve
… sayılı kararı ile ihtiyaç doğrultusunda, Nallıhan Adliyesine görevlendirmesinin yapılması sonucu bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, davacının
Nallıhan Adliyesine 6 ay süreyle geçici olarak görevlendirildiği, idarenin takdir yetkisini, keyfî olarak ve kamu yararı dışında bir başka saikle kullanıldığına dair somut bilgi, belge de dosyaya sunulmadığından dava konusu geçici görevlendirme işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 10. İdare
Mahkemesince verilen 15/10/2018 gün ve … sayılı kararın, usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından İSTİNAF BAŞVURUSUNUN
REDDİNE, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.” 16. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, memurun kendi kadro görevinde ve kadrosunun bulunduğu birimde çalışması temel ilke olarak kabul edilmektedir. Meri mevzuat ve yargı içtihatlarında kamu hizmetinin yürütülmesinde, memurun başka bir yerde geçici görevlendirilmesi, olağan bir yöntem olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından zorunluluk bulunması halinde istisnai olarak başvurulabilecek, belli bir süre ile sınırlı bir müessese olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede başvuranın geçici görevlendirilmesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kanununun ilgili hükmünün verdiği yetki kapsamında, geçici olarak görevlendirmenin, altı ayı geçmemek üzere yapılması öngörülerek, anılan Kanun hükmü ile de geçici görevlendirme işlemleri için süre sınırlanması getirilmiştir.
17. Harcırah Kanununun “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14 üncü maddesinde, bu Kanun kapsamındaki kurumlara ait bir görev yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere geçici görev harcırahı olarak yol gideri ile yevmiye verileceği ve hamal (cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya görev yeri ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası giderlerinin de ayrıca ödeneceği hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, Kuruma ait bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurtiçinde veya dışında başka bir yere gönderilen personele geçici görev yolluğu verilmesi gerekmektedir.
18. 6245 sayılı Harcırah Kanununun 42 nci maddesi hükmü ile, yurt içinde geçici bir görevle başka bir yere gönderilenlere, geçici görev gündeliğinin verileceği azami süreler belirlenmiş bulunmaktadır. Buna göre, yurtiçinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa 180 günden fazla gündelik verilemeyeceği öngörülmüştür. Başvurana, ilk 6 aylık geçici görevlendirmede Harcırah Kanununun anılan hükmü doğrultusunda yolluk ödemesi yapılmıştır. Söz konusu kanun hükmü ile öngörülen 180 gün sınırı kapsamında, idarenin ikinci
6 aylık geçici görevlendirme için yolluk ödemesinde bulunamadığı anlaşılmaktadır.
19. Bu kapsamda İdarenin, Kanun ile kendisine tanınan yetki ve 2 numaralı paragraflarda yer verilen açıklamalar doğrultusunda hizmet ihtiyacını gözeterek 6 ay süreyle başvuranın geçici görevlendirilmesine karar verildiği, daha sonrasında ikinci kez 6 ay süreyle geçici görevlendirmesinin uzatıldığı, sonuç itibariyle de ikinci 6 aylık geçici görevlendirmesi dolmadan sonuçlandırılarak naklen atanması kararı verildiği, bu anlamda başvuranın toplamda
1 yıldan az ve belirli bir süre ile sınırlı geçici olarak görevlendirildiği hususları göz önünde
bulundurulduğunda, geçici görevlendirmenin 6 ay süreyle uzatılması işleminde İdarenin haiz olduğu takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığı yönünde herhangi bir emare oluşmadığı; diğer taraftan, ikinci 6 aylık görevlendirmeye ilişkin olarak yolluk ödenmemesi hususunda da, Harcırah Kanununun geçici görev gündeliğinin verileceği azami sürelerin belirlendiği ilgili hükmü ile başvurana ilk geçici görevlendirmesinde 6 ay süreyle yolluk ödemesi yapıldığı, bu anlamda Kanunun 42 nci maddesinde belirtilen sınırlar çerçevesinde başvurana geçici görev yolluğunun ödendiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, başvurana ödeme yapılmaması işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmektedir.
20. Rize İdare Mahkemesinin 29/06/2015 tarih ve E:2015/108, K:2015/370 sayılı
Kararında; “Bakılan davada, davacının geçici görev yolluğu talebinin reddedilmesinin gerekçesi olarak; davacı hakkında yapılan görevlendirmede görev süresinin 2 yıl 4 ay gibi zaman aralığını kapsadığından geçici görevlendirme olarak kabul edilemeyeceği, bunun yerine sürekli görev yolluğu ödenebileceğine dayanılmakta ise de, yolluk ödemesinin kamu hizmetinin gerektirdiği durumlarda bu hizmet için görevlendirilen kişilerin katlanacakları giderleri karşılamak üzere yapılan parasal ödemeyi içeren bir idari işlem olduğu ilkesinden hareketle, görevlendirme işlemi sonucunda görev yeri değişen kamu görevlisinin karşı karşıya kaldığı külfetin kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle kişilerin kazanılmış hakkı şeklinde değerlendirilmesi gerektiği tartışmasız olup, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca, memuriyet mahalli dışında başka bir yere geçici görevlendirilen davacıya, 6245 sayılı yasanın 42. maddesinde belirtilen sınırlar çerçevesinde hesaplanacak geçici görev harcırahının ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” Anılan Mahkeme kararında da 6245 sayılı Kanunun 42 nci maddesinde belirtilen sınırlar çerçevesinde hesaplanacak geçici görev yolluğunun ödenmesi gerektiğine vurgu yapılmakta olup; 6 ayın üzerinde yapılan geçici görevlendirmelerde, söz konusu Kanun hükmünde belirtilen geçici görev gündeliğinin verileceği azami sürelerin göz önünde bulundurulacağı anlaşılmaktadır.
21. Benzer şekilde, Danıştay 5. Dairesinin 13/4/2010 tarih ve E:2008/5714, K:2010/2164 sayılı Kararında; “Uyuşmazlık, 6245 sayılı Kanunun 42. maddesinde yer alan 180 günlük sürenin hesabında geçici görevlendirmenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki sürenin mi esas alınacağı, yoksa diğer yıllara sarkan görevlendirmelerde her yıl için ayrı bir 180 günlük hesaplama mı yapılacağından doğmaktadır. Yurt içinde ve dışında aynı şahsın geçici görev halinin üç aydan fazla devam etmesi halinde uzun süreli yevmiye ödenmesini engellemek amacıyla 6245 sayılı Kanunun 42. maddesinde aynı yerde, aynı iş için, aynı şahsa 180 günden fazla yevmiye verilemeyeceği hükmü yer almış olup, maddenin getiriliş amacı göz önünde bulundurulduğunda, maddede yer alan bir yıllık sürenin takvim yılı olarak değil, geçici görevin başlangıç tarihinden başlayan bir yıllık süre olarak dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacının 2006 yılında başlayıp 2007 yılında son bulan geçici görevlendirmesi nedeniyle geçici görev yolluğunun, geçici görevin başlangıç ve bitiş tarihleri arasında, 6245 sayılı Kanunun 42. maddesinde belirtilen sınırlar içinde ödenmiş olması karşısında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığına” karar verilmiştir. Söz konusu yargı kararında da; geçici görevlendirmeye ilişkin görev yolluğunun, 6245 sayılı
Kanunun 42 nci maddesinde belirtilen sınırlar içinde ödenebileceği ve Kanun hükmünde yer alan bir yıllık sürenin takvim yılı olarak değil, geçici görevin başlangıç tarihinden başlayan bir yıllık süre olarak dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.
22. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 6245 sayılı
Kanunun 42 nci maddesinde belirtilen sınırlar çerçevesinde başvurana ilk 6 aylık geçici görevlendirmede 6 ay süreyle yolluk ödemesi yapıldığı hususu göz önünde bulundurulduğunda, başvurana 6 ayın üzerindeki geçici görevlendirme için yolluk ödemesi yapılmaması işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi