ÖZET: Başvuran, oğlunun sağlık durumu nedeniyle Kars Orman İşletme Müdürlüğünde görevlendirilmekte veya kadrosunun buraya alınmasını istemektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, sosyal hukuk devleti ilkesinin gerekliliklerini ve Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerini göz önünde bulundurmuştur. Devletin, bireylerin refahını sağlamak ve sosyal adaleti gözetmekle yükümlü olduğu vurgulanmış, aile birliğinin korunmasının önemine dikkat çekilmiştir. Başvuranın, oğlunun sağlık durumu nedeniyle aile yanında olma ihtiyacının, kamu yararı açısından da dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın Kars Orman İşletme Müdürlüğünde geçici olarak görevlendirilmesi ve acil durumlarda çocuğunun yanında olabileceği şekilde istihdam edilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak, başvuranın ve ailesinin yaşadığı zorlukların dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10780-S.16635

BAŞVURU NO : 2019/9276

KARAR TARİHİ : 25/10/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın oğlunun sağlık durumu nedeniyle geçici görevlendirme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/05/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, e-başvuru yoluyla Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle;

1.1) Eskişehir ilinde ikamet etmekteyken dünyaya gelen ilk çocuğunu beyin tümöründen

kaybettiğini, ardından dünyaya gelen oğlu …’a da 2007 yılında bir buçuk yaşındayken beyin tümörü teşhisi konulduğunu,

1.2) Eskişehir ilinde yaptığı nakliyecilik işinde 2008 krizi nedeniyle firmasının battığını ve

piyasaya yüklü miktarda borçlandığını,

1.3) Oğlunun 2008, 2009 ve 2014 yıllarında 3 ağır ameliyat geçirdiğini, kafasında şant takılı

olduğunu, bu yüzden havale geçirme riski olduğunu, ateşinin 38 dereceyi bulması halinde dahi acil müdahale gerektirdiğini,

1.4) Ayrıca ikamet ettiği yerdeki çocukların oğluyla dalga geçmeleri nedeniyle psikolojisinin

bozulması, kafasındaki şanta ve boruya müdahale etmeleri vb. nedenlerle ikamet ettikleri yerden ayrılarak memleketi olan ve akrabalarının bulunduğu Kars ili … ilçesine yerleşme kararı aldıklarını, akrabalarının oğlunun durumunu bildiklerinden anlayışlı davranmaları nedeniyle sıkıntı yaşamadıklarını,

1.5) İş arayışları sonucunda 2011 yılı sonunda Türk Telekom Kars İl Müdürlüğünde

sözleşmeli olarak işe başladığını, 2013 yılında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde kadro açılınca başvurduğunu ve ikinci olarak kazanarak burada göreve başladığını, halen kadrosunun kamu işçisi (şoför) olarak Kars Devlet Su İşleri 24. Bölge Müdürlüğünde bulunduğunu,

1.6) Şoför olarak çalıştığı için sürekli dış görevlere gittiğini ve bazen aylarca (9 ay boyunca)

eve dönemediğini, Hopa sel felaketinde, Diyarbakır Sur hendek olaylarında, Urfa

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

olaylarında vb. yerlerde aylarca çalıştığını ve başarı belgeleri aldığını, DSİ’de çalıştığı dönemde genellikle arazide görev yaptığını, arazide telefonun bile çekmediğini,

1.7) Oğlunun sorununun gerçekten ilgilenmesi gereken bir durum olduğunu, oğlunun

psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu ve kendisine çok düşkün olduğunu, eşinin ev hanımı olduğunu, evde bir de gazi ve yaşlı anne babasının bulunduğunu, evde olmadığı zamanlarda devamlı sorunlar yaşadığını,

1.8) Zamanla bu durumun kendisi için dayanılmaz bir hal aldığını, bunun üzerine Kars Orman

İşletme Müdürlüğünde görevlendirilmeyi istediğini, bu talebinin kabul edilerek 2016

Mayıs ayında Bakanlık oluru ile Kars Orman İşletme Müdürlüğünde görevlendirildiğini,

1.9) Ancak Devlet Su İşleri 24. Bölge Müdürlüğünün görevlendirmesini bozup geri dönmesini

istediğini, durumunu Kurumuna sözlü olarak defalarca anlatmasına rağmen hep olumsuz cevaplar verildiğini, özellikle Makina İkmal Şube Müdürünün kendisine “hastan varsa neden bu işe girdin” dediğini, Bölge Müdürüne ise ulaşamadığını,

1.10) 3 yıldır görevlendirme ile çalışmakta olduğunu, burada akşamları evine gidebildiğini ve

herhangi bir problemde kısa sürede evde olabildiğini, oğlunun durumunun şu anda iyiye doğru gittiğini, beyindeki tümörün küçülmeye başladığını, DSİ’ye geri dönerek eski şekilde çalışması halinde yeniden sorun yaşamaktan korktuklarını, ifade ederek; görevlendirmesinin en azından 2 yıl daha devam etmesini veya kadrosunun

Kars Orman İşletme Müdürlüğüne aktarılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığının 31/05/2019 tarihli ve

… sayılı yazısı ile 03/07/2019 tarihli ve … sayılı yazısında;

2.1) Orman Genel Müdürlüğünün 21/02/2016 tarihli yazısı ile başvuranın Erzurum Orman

Bölge Müdürlüğü Kars Orman İşletme Müdürlüğüne geçici görevlendirmesinin istendiği, bunun üzerine 02/03/2016 tarihli ve …sayılı yazıyla başvuranın görevlendirmesinin

Bakanlık Makamının takdirinde olduğunun belirtildiği,

2.2) Bu defa Orman ve Su İşleri Bakanlık Makamından alınan 08/04/2016 tarihli Olur ile

başvuranın Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü Kars Orman İşletme Müdürlüğüne geçici görevlendirmesinin yapıldığı,

2.3) Kars 24. Bölge Müdürlüğü’nde kalifiye elaman yetersizliğinden dolayı iş makinaları ve

atölyelerin atıl olarak bekletildiğinden, aciliyet arz eden ihtiyaç durumu da dikkate alınarak, söz konusu görevlendirmenin sonlandırılmasının istendiği, Tarım ve Orman

Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nden alınan 19/03/2019 tarihli yazı ile başvuranın geçici görevlendirilesinin sonlandırıldığının bildirildiği,

2.4) Kars 24. Bölge Müdürlüğü Şoför kadrosuna ait dolu kadro sayısının 7 olduğu, Hazine ve

Maliye Bakanlığından defalarca talep edilmesine rağmen kullanma müsaadesi verilmeyen boş kadro sayısının ise 8 olduğu,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2.5) Atölye ve iş makinelerine ait kalifiye elaman yetersizliğinden dolayı iş makinaları ve

atölyelerin atıl olarak bekletildiğinden kaynakların etkin ve verimli kullanılmasının mümkün olmadığı, geçen süre zarfında personel alımının da gerçekleşmemesi sebebiyle geçici görevlendirmenin sonlandırılmasının istendiği,

2.6) Başvuranın asli kadrosunun şoför olmasından dolayı pozisyonunun gerektirdiği görevleri

yapmaya Bölge Müdürlüğünün ihtiyacı kapsamında devam edileceği,

2.7) 4857 sayılı İş Kanunu’nda herhangi bir hükme yer verilmediğinden, ayrıca işveren ve

işyeri değişikliğini içeren nakil işleminin iş ilişkisinin içeriğini esastan değiştirecek olması ve yasal düzenleme gerektirmesi nedeniyle, işçi statüsünde görev yapan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinin mümkün bulunmadığı,

2.8) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek- 25 inci maddesi gereğince başvuranın

hizmetine duyulan acil ihtiyacın kalkması halinde kişinin talebinin çalışmakta olduğu

Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü, görev yaptığı kurumun da onaylaması durumunda geçici görevlendirmesinin mümkün olabileceği,

3) Orman Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığının 20/06/2019 tarihli ve … sayılı

yazısında;

3.1) 2019 yılının Mayıs ayı itibariyle hali hazırda Kars Orman İşletme Müdürlüğü emrinde 3

adet norm şoför (memur) kadrosu boş bulunmakla birlikte 1 adet daimi işçi personelin ve

1 adet geçici işçi personelin bu görevi ifa etmekte olduğu,

3.2) Başvuranın asli görev yerine iadesi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün talebi üzerine

ve Erzurum Orman Bölge Müdürlüğünün görevlendirmesinin kaldırılmasının uygun görüşleri doğrultusunda yapıldığı,

3.3) Başvuranın kadrosunun Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde bulunması sebebiyle

görevlendirme süresinin uzatılmasının Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufunda olmadığı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının

4.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

4.2) “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 nci maddesinin ikinci fıkrasında;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

“Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.”

4.3) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde;

“Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”

4.4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4.5) “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde;

“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. …

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

5) 06/04/1949 tarihli ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek,

27/05/1949 tarihli ve 7217 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 16 ncı maddesinde; “Aile, toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur.”

6) 10/07/2003 tarihli ve 5923 Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 11/08/2003

tarihli ve 25196 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası

Sözleşme’nin

6.1) 10 uncu maddesinde;

“Taraf Devletler, toplumun doğal ve temel birimi olan aileye, özellikle ailenin kurulması için ve aileye bağımlı çocukların bakım ve eğitiminden sorumlu oldukları sürece, en geniş koruma ve yardımın yapılması gerektiğini kabul ederler.”

6.2) 12 nci maddesinde;

“Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, herkesin, ulaşılabilecek en yüksek fiziksel ve zihinsel sağlık standardına sahip olma hakkını kabul ederler.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Bu Sözleşme’ye Taraf Devletlerin, bu hakkın tam olarak kullanılmasını sağlamak için

alacakları tedbirler şu amaçlara yönelik olacaktır:

… d) Hastalık durumunda herkese tıbbi hizmet ve tıbbi bakım sağlayacak koşulların yaratılması”

7) 23/12/1994 tarihli ve 6423 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek,

27/01/1995 tarihli ve 22184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına İlişkin Sözleşme’nin 3 üncü maddesinde; “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararı temel düşüncedir.

Taraf Devletler, çocuğun anne-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.”

8) 22/03/2007 tarihli ve 11907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek,

09/04/2007 tarihli ve 26488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan (Gözden Geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartı’nın “Çocukların ve gençlerin sosyal, yasal ve ekonomik korunma hakkı” başlıklı 17 nci maddesinde; “Akit Taraflar, çocukların ve gençlerin kişilikleri ile fiziksel ve zihinsel yeteneklerinin tam gelişimini sağlayacak bir çevrede yetişme haklarını etkili bir biçimde kullanmalarını sağlamak amacıyla, doğrudan ya da kamusal ve özel örgütlerle işbirliği yaparak…

çocukların ve gençlerin, ebeveynlerinin hak ve ödevleri göz önünde tutularak, gereksinim duydukları bakım, yardım, öğretim ve eğitim olanaklarına sahip olmalarını özellikle bu amaç için uygun ve yeterli kurum ile hizmetlerin kurulması ve sürdürülmesini sağlamayı taahhüt ederler.”

9) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5

inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

10) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kurumlar arası geçici görevlendirme”

başlıklı Ek 25 inci maddesinde; “Kamu kurum veya kuruluşlarının emrine geçici görevlendirilenler mali ve sosyal hak ve yardımlarını kurumlarından alırlar. Bunlar bu şekilde görevlendirildikleri süre boyunca kurumlarından aylıklı izinli sayılırlar.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Kurum veya kuruluşların kadro veya pozisyonlarına geçici görevlendirmenin yapılabilmesi için, görevlendirileceklerin ilgili mevzuat uyarınca kadro veya pozisyona asaleten atanmada aranan, asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil, tüm şartları bir arada taşımaları gerekir. Bu şekilde görevlendirilenler görevlendirildikleri kadro veya pozisyon için öngörülen mali ve sosyal hak ve yardımlardan emsali personel gibi faydalandırılır.

Bunlar geçici görevlendirildikleri süre boyunca kurumlarından aylıksız izinli sayılırlar.

Bunların Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkileri kendi kurumlarındaki statüleri dikkate alınarak devam ettirilir.

Geçici görevlendirilenlerin özlük hakları devam eder ve bu süreler terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır. Terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın süresinde yapılır. Bunların geçici görevlendirildikleri kurumda geçirdikleri süreler kendi kurumlarında geçirilmiş sayılır. Akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklıdır.

Bu maddeye göre görevlendirilenler, görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür.

Toplamda altı ayı geçen görevlendirmelerde personelin muvafakatinin de alınması şarttır. Kanunlarda yer alan geçici görevlendirme hükümleri saklıdır.

Bu madde kapsamında görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel

Başkanlığınca hazırlanarak Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.”

11) 03/05/2019 tarihli ve 30763 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1025 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Kararıyla yürürlüğe konulmasına karar verilen Kurumlar

Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinin

11.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı birinci maddesinde;

“(1) Bu Yönetmelik, personelin kurumlar arasında geçici olarak görevlendirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır.

(2) Bu Yönetmelik, kurumlarda statülerine bakılmaksızın bir kadro veya pozisyona dayalı olarak çalışan personel hakkında uygulanır.”

11.2) “Geçici görevlendirme usulü” başlıklı 7 nci maddesinde;

“(1) Geçici görevlendirmeyi yapmak isteyen kurum tarafından doldurulan form, öngörülen geçici görevlendirme başlangıç tarihinden en az bir ay önce muvafakat işlemlerinin tamamlanması için personelin kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma gönderilir. Geçici görevlendirme, personelin kadro veya pozisyonunun bulunduğu kurum tarafından verilecek muvafakat ile tekemmül eder.

… (3) Bu maddede düzenlenen usule uygun olmak kaydıyla geçici görevlendirme süresi uzatılabilir.”

11.3) “Ortak hükümler” başlıklı 8 inci maddesinde;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

“(1) Geçici görevlendirmeye ilişkin onay işlemleri, bakanlıklarda bakan, diğer kurumlarda en üst yöneticilerin onayıyla tekemmül eder. Bakan veya en üst yönetici onay yetkisini alt makamlara devredebilir.

(2) Geçici görevlendirme en fazla bir yıl olarak yapılabilir ve her defasında bir yılı geçmemek üzere uzatılabilir.”

12) 03/09/2013 tarihli ve 146 sayılı Olur ile yürürlüğe konulan Orman ve Su işleri

Bakanlığı Yetki Devri, İmza ve İş Bölümü Yönergesi’nin “İlkeler” başlıklı 5 inci maddesinde; “n) Bakanlık ve bağlı kuruluşlar bünyesinde Kanunla doğrudan atama yetkisinin Bakana verildiği durumlar haricinde kalan bütün kadro ve pozisyonlara yapılacak görevlendirme atama, tayin ve nakillerde Bakanlık Makamından izin alınır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

13) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın

yeniden Kars Orman İşletme Müdürlüğünde geçici olarak görevlendirilmesi; ayrıca, başvuranın zorunlu hallerde yakın yerlere yapılacak geçici görevlendirmeler dışında, acil durumlarda çocuğunun yanında olabileceği şekilde istihdam edilmesi için gerekli işlemlerin edilmesi yönünde Tarım ve Orman Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14) Başvuran, oğlunun sağlık durumu nedeniyle Kars Orman İşletme Müdürlüğünde

görevlendirilmeyi veya kadrosunun buraya alınmasını talep etmektedir.

15) Bilindiği üzere, Anayasamızın 2 nci maddesinde, Devletimizin nitelikleri sayılmış ve

sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5 inci maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri olarak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmıştır.

16) Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; “insan haklarına dayanan,

kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. (Bakınız, Danıştay 2. Dairesinin 29/04/2009 tarihli ve E:2009/1338, K:2009/1799 sayılı kararı)

17) “Sosyal devlet” ilkesine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi kararlarında egemen olan

görüşe göre; sosyal devletin görevi, kişinin onurlu bir yaşam sürdürmesi ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirmesi için gerekli koşulları oluşturmak, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği, yani sosyal adaleti, sosyal gönenci, sosyal güvenliği ve toplumsal dengeyi sağlamaktır. Bu kapsam içinde kişileri mutlu kılmak, onların hayat mücadelesini kolaylaştırmak, insan haysiyetine yaraşır onurlu bir hayat sürdürmelerini sağlamak gibi hususların da yer aldığı kuşkusuzdur.

18) Anayasamızın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı üçüncü bölümünün 41

inci maddesinde ise, ailenin Türk toplumunun temeli olduğu vurgulanmış, Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle annenin ve çocukların korunmasını ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirler almakla ve teşkilatını kurmakla görevli olduğu; ayrıca her çocuğun, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, anne ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğu hükme bağlamıştır.

19) Bu çerçevede, aile bireylerine huzur içinde bir arada yaşayabilme imkânının sunulması

gerektiği açıktır. Diğer bir ifadeyle, bu düzenleme ile ailenin korunmasına yönelik olarak

Devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de aile birliğinin sağlanması olduğu; aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı ortadadır. (Bakınız. Danıştay 2. Dairesinin 27/02/2017 tarihli ve

YD:2016/14817 esas sayılı kararı)

20) Yine iç hukukumuzda yerini alan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş

Milletler Çocuk Hakları Haklarına İlişkin Sözleşme, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile Avrupa Sosyal Şartında da, çocuk haklarını konu alan ve bu hakları korumayı amaçlayan düzenlemeler getirildiği görülmektedir.

21) Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü maddesine göre, idari makamlar

tarafından yapılan ve çocuğu ilgilendiren tüm faaliyetlerde çocuğun yüksek yararının temel düşünce olması gerektiği, taraf devletlerin çocuğun anne-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için ve Sözleşmede tanınan hakların uygulanması için gerekli her türlü yasal ve idari önlemleri alacağı belirtilmiştir. Çocuğun yüksek yararı kavramı, hem

Sözleşmede öngörülen tüm hakların eksiksiz biçimde gerçekleşmesini hem de çocuğun bütünsel gelişimini amaçlamaktadır. Çocuk Hakları Komitesinin yorumuna göre; taraf

Devletlerden her biri, çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve birinci planda göz önünde bulundurulması hakkına saygı gösterip bu hakkı yaşama geçirmeli ve her taraf

Devlet bu hakkın eksiksiz biçimde yaşama geçmesi için gerekli, bilinçli ve somut tüm önlemleri alma yükümlülüğü altında bulunmaktadır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

22) Somut olayımızda, başvuranın, Devlet Su İşleri 24. Bölge Müdürlüğünde (Kars) daimi

kamu işçisi (şoför) olarak çalışmakta iken, 28/12/2015 tarihli dilekçesiyle sürekli dış görev ve şehir dışında bulunması nedeniyle oğlunun sağlık problemleriyle ilgilenemediğinden dolayı görevlendirme talebinde bulunduğu, Erzurum Orman Bölge

Müdürlüğü tarafından Orman Genele Müdürlüğüne gönderilen 09/02/2016 tarihli ve

…sayılı yazısıyla Kars Orman İşletme Müdürlüğünün şoför ihtiyacına binaen talebinin uygun görüldüğünün bildirildiği, Orman genel Müdürlüğünün 21/02/2016 tarihli ve …

sayılı yazıyla başvuranın Kars Orman İşletme Müdürlüğü emrine görevlendirilmesi konusunda tarafından Devlet Su İleri Genel Müdürlüğünün görüşünün istendiği, Devlet

Su İşleri Genel Müdürlüğü Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığının 02/03/2016 tarihli ve …sayılı yazısıyla söz konusu görevlendirmenin Bakanlık Makamının takdirinde olduğundan talebin değerlendirilemediği şeklinde cevap verildiği, bunun üzerine Orman

Genel Müdürlüğünün 18/03/2016 tarihli ve .. sayılı yazısıyla Orman ve Su İşleri

Bakanlığından başvuranın sağlık nedenlerinden dolayı Kars Orman İşletme

Müdürlüğünde görevlendirilmesini talep ettiği, Bakanlık Makamının 05/04/2016 tarihli ve … sayılı iznine istinaden Oran Genel Müdürlüğü Makamının 08/04/2016 tarihli ve

…sayılı Olur’u ile başvuranın Kars Orman İşletme Müdürlüğünde görevlendirildiği, başvuranın 17/05/2016 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 24. Bölge Müdürlüğü görevinden ayrılarak 18/05/2016 tarihinde Kars Orman İşletme Müdürlüğündeki görevine başladığı görülmektedir.

23) Daha sonrasında, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 24. Bölge Müdürlüğünün 09/01/2019

tarihli ve …sayılı yazısıyla, Bölge Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kalifiye personellerin son yıllarda yoğun bir şekilde emekli olmaları ve tayinleri sonucunda atölye ve iş makinalarının atıl bir şekilde beklediği, personel sıkıntısından dolayı verimli çalışma imkanı sağlanmasının mümkün olmadığı, yeni personel alımı da geçen süre zarfında gerçekleştirilemediğinden kaynakların etkin ve verimli kullanılmasının mümkün olmadığı ifade edilerek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Personel Dairesi

Başkanlığından, başvuranın ve Orman Genel Müdürlüğünde geçici görevle çalışan bir başka personelin görevlendirmelerinin iptal edilmesini talep ettiği; bunun üzerine Devlet

Su İşleri Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığının 31/01/2019 tarihli ve … sayılı yazısıyla, Orman Genel Müdürlüğünden uygun görülmesi halinde alınacak Olur ile söz konusu personelin görevlendirmesinin sonlandırılmasının istendiği; Orman Genel

Müdürlüğünün 13/02/2019 tarihli ve … sayılı yazısıyla Erzurum Orman Bölge

Müdürlüğünden söz konusu iki personelin görevinden ayrılmasında sakınca bulunup bulunmadığının sorulduğu, Erzurum Orman Bölge Müdürlüğünün 15/02/2019 tarihli ve

… sayılı yazısıyla söz konusu iki personelin de görevlendirmelerinin sonlandırılarak asli görev yerlerine dönmelerinde herhangi bir sakınca bulunmadığı cevabının verildiği; bu cevap üzerine Orman Genel Müdürlüğü Makamının 06/03/2019 tarihli ve … sayılı Olur’u ile başvuranın görevlendirilmesinin kaldırılarak asli görev yerine iadesinin uygun görüldüğü, söz konusu Olur’un Orman Genel Müdürlüğünün 11/03/2019 tarihli ve …

sayılı yazısıyla Tarım ve Orman Bakanlığına ve Erzurum Orman Bölge Müdürlüğüne gönderildiği, bu yazıda başvuranın görevlendirilmesinin kaldırılmasının uygun görüldüğünün, diğer personelin görevlendirmesinin ise can güvenliği mazereti nedeniyle uygun görülmediğinin bildirildiği, Erzurum Orman Bölge Müdürlüğünün 12/03/2019 tarihli ve .. sayılı yazısıyla başvuranın görevden ayrılışının yapılmasının istendiği, bunun üzerine başvuranın 14/06/2019 tarihinde Kars Orman İşletme Müdürlüğündeki

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

görevinden ayrılarak 17/06/2019 tarihinde DSİ 24. Bölge Müdürlüğündeki görevine başladığı anlaşılmaktadır.

24) Başvuranın oğlunun sağlık durumu incelendiğinde, beyin tümörü teşhisiyle uzun süreli

bir tedavi görmekte olduğu, bu sebeple geçirdiği ameliyatlarda kafasına dışarıdan görülebilecek şekilde şant adı verilen bir mekanizmanın takıldığı, bu tedavi nedeniyle sık sık ameliyatı gerçekleştiren doktorun ve hastanenin bulunduğu Eskişehir iline gitmek durumunda olduğu görülmektedir.

25) Kurumumuzca yapılan araştırmalar neticesinde ulaşılan bilgilere göre, şant mekanizması;

beyin içi kanamaları, kafa travmaları, beyin tümörleri, erken doğuma bağlı kanamalar, menenjit vb. nedenlerle, normal kişilerde gün boyunca sürekli geri emilen, beyni ve omuriliği saran ve beyin ve omuriliğe gelen darbelerin zararlı etkisini azaltmak, beynin beslenmesine ve atıkların taşınmasına yardımcı olmak, beyin ve omurilik arasında dolaşarak beyindeki basınç değişikliklerini düzenlemek gibi görevleri olan omurilik sıvısının beyin odacıklarında birikmesi sonucu kafa içerisindeki basıncın yükselmesini ve beynin zarar görmesini önlemek amacıyla sıvının beyinden başka bir vücut boşluğuna aktarımı için kullanılan ince uzun elastik ve silikon bir boru ile pompadan oluşan, genel anestezi altında kişinin kafatasına açılan bir delik vasıtasıyla yerleştirilen bir sistem olup; beyin-omurilik sıvısının fazlasını ince bir boru sayesinde baş, boyun ve karın cildinin altından geçen bir tünel açılarak bu sıvının rahatlıkla emilebileceği kalp, karın boşluğu veya bağırsaklar gibi vücudun başka bir bölgesine taşınmakta, beyinde aralıksız olarak sıvı üretildiğinden bu mekanizmanın sürekli olarak çalışması ve şant komplikasyonlarının önlenmesi için düzenli ve sık aralıklarla muayeneye gidilmesi gerekmekte, şanta bağlı sorunlar çok hızla ve bazen saatler içinde gelişebilmekte, herhangi bir şüphe durumunda en yakın beyin ve sinir cerrahisi merkezine ve/veya ameliyatı yapan doktora ulaşmak hayati önem arz etmektedir.

26) Ayrıca, başvuranın oğlunun sahip olduğu hastalık ve şant mekanizması, psikolojik olarak

da çocuğu olumsuz etkilediğinden, çocuk, özel bir ilgiye, sağlıklı ve düzenli bir aile yaşantısına, güçlüklerle karşılaştığında yanında bulunacak güçlü bir bireye ihtiyaç duymaktadır. Diğer yandan, bu gibi hastalıklar, çocuğunu yetiştirmek ve hayata tutundurmak zorunda olan anne ve babalarının tüm yaşantısını etkilemekte; anne ve babalar, çocuğa bakım sağlamak, çocuğun ilaç ve cihaz durumunu takip etmek, diğer çocuklarına bakmak, aile işlerini yürütmek, kendilerinin ve çocuklarının sosyal yaşamlarını düzenlemek ve zaman ayırmak vb. birçok konuda zorluklarla karşılaşmakta; bu durum, anne ve babanın yoğun ve stres ve kaygı yaşamasına, duygusal açıdan depresyona kapılmasına vb. sebep olmakta; sonuçta doğal olarak iş hayatını da olumsuz etkilemekte, ebeveynler iş hayatı ile özel yaşam dengesini nasıl sağlayacakları konusunda sıkıntılar yaşamakta; ayrıca, çocuğun toplum yaşamına daha aktif bir şekilde katılımı için yapılması gerekenler ve tedavi için katlanılan masraflar maddi açıdan aileye ilave külfet getirmektedir.

27) Başvuranın 2016 yılında Kars Orman İşletme Müdürlüğünde görevlendirilmesinin

öncesindeki görevlendirmeleri incelendiğinde, başvuranın, günübirlik görevlendirmelerin yanında birbiri peşine yapılan aylık veya 15 günlük görevlendirmelerle Iğdır ve Ardahan gibi çevre illerde (DSİ 24. Bölge Müdürlüğünün

Şube Müdürlüklerinde); bunun yanında yurdun çeşitli yerlerinde meydana gelen

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

felaketler nedeniyle diğer illerde (örneğin, Artvin Hopa Sel Felaketinde, Şanlıurfa Suruç

Olaylarında, Diyarbakır Sur Olaylarında vb.) aylarca görevlendirildiği görülmüştür. Bu durum, başvuranın aylarca ailesinin yanında olamadığı, özellikle yılın Kasım ayı ile Nisan ayı sonuna kadar geçen sürede dış görevlerde bulunmak durumunda olduğu ve aylarca ailesinden uzak kaldığı iddialarını desteklemektedir. Başvuran tarafından gönderilen görevlendirme yazılarının incelenmesinden, bu tür görevlendirmelerin eski görev yerine iadesinden sonra da devam ettiği anlaşılmaktadır.

28) Bu açıdan, başvuranın görevinin niteliği gereği dış görevlerde görevlendirilmesi

sebebiyle uzun süre ailesinden uzak kaldığı, il içerisinde görevlendirilmesi durumunda dahi görev yerlerinin yerleşim yerlerine uzaklığı nedeniyle telefonun dahi çekmediği vb.

hususlar göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın oğlunun sağlık durumunda meydana gelecek bir olumsuzluk durumunda ailesinin yanında dönmesinin güç olduğu görülmektedir.

29) Öte yandan, başvuranın 2016 yılında Kars Orman İşletme Müdürlüğünde

görevlendirildiği tarihten 2019 yılında görevlendirilmesinin sonlandırılmasına kadar geçen 3 yıllık süreçte, aldığı ücretler açısından da kayba uğradığı anlaşılmaktadır. Bu konuda, başvuran, görevlendirme nedeniyle arazi ücreti adı altında yapılan ödemelerden mahrum kalmasından dolayı aylık olarak yaklaşık 1000 TL civarında, görevlendirmeler nedeniyle ödenen gündeliklerden mahrum kalmasından dolayı aylık olarak yaklaşık 2000

TL civarında ücret kaybına uğradığını beyan etmektedir. Oğlunun sağlık masrafları nedeniyle daha fazla gelire ihtiyacı olan başvuranın, maddi açıdan kayba uğramasına rağmen, Kars Orman İşletme Müdürlüğünde görevlendirilmeyi veya söz konusu geliri elde edemeyeceği başkaca bir pozisyonda görevlendirilmeyi talep etmesinin, oğlunun sağlık durumu nedeniyle ailesinin yanında kalmak istemesinden kaynaklandığını, dolayısıyla başvuranın görevden kaçmak amacını taşımadığını ve samimi davrandığını göstermektedir.

30) Ayrıca, 24. DSİ Kars Bölge Müdürlüğü bünyesine dahil olan illere (Ardahan, Artvin,

Iğdır vb.) ve diğer illere yapılan görevlendirilmelerde, şoför olarak görev yapmakta olan başvuranın, yukarıda bahsedilen kaygıları taşıyarak görevine gitmesinin mesleğinin kendi bünyesinde barındırdığı risk ve tehlike nedeniyle istenmeyen sonuçların çıkmasına sebep olabileceği, dolayısıyla başvuranın özel durumunun göz önünde bulundurulmamasının kamu yararı açısından da sakıncalar barındırdığı değerlendirilmektedir.

31) Diğer yandan, başvuranın görevlendirmesinin iptali esnasında, Devlet Su İşleri Genel

Müdürlüğünün talebi üzerine, Orman Genel Müdürlüğü tarafından, başvuranın görevlendirmeyle görev yapmakta olduğu Kars Orman İşletme Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Erzurum Orman Bölge Müdürlüğünden başvuranın görevden ayrılmasında sakınca bulunup bulunmadığı sorulmuş ise de; Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü tarafından başvuranın görev yapmakta olduğu Kars Orman İşletme Müdürlüğüne bu konuda görüş sorulmadan Orman Genel Müdürlüğüne görevden ayrılmasında sakınca bulunmadığı şeklinde cevap verildiği, buna istinaden başvuranın görevinin sonlandırılması konusunda olur alındığı, ancak Kars Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Orman Bölge Müdürlüğüne gönderilen 14/06/2019 tarihli ve E.1176356 sayılı yazıda, başvuranın görevinden ayrılması sonucunda şoför açığı ortaya çıktığından ve personel açığının daha da arttığından bahisle başvuranın hizmetine

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

ihtiyaç duyulduğunun ifade edildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın görevlendirmesinin iptali işleminin, oğlunun sağlık durumu gözetilmeksizin ve hizmetine ihtiyaç bulunup bulunmadığı konusunda gerekli araştırma yapılmaksızın tesis edildiği anlaşılmaktadır.

32) Toplumun en temel birimi olan aile kurumunda aile bireylerinin bir arada tutulması,

ailenin huzur ve mutluluğunun devam ettirilmesi, bu yolla kamu görevlerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde yürütülmesini amaçlayan Anayasa ve tarafı olduğumuz yukarıda bahsedilen uluslararası sözleşmeler uyarınca, özellikle sağlık sorunları bulunan ve bu nedenle dezavantajlı konumda bulunan çocukların haklarının korunması ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi adına, sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, kamu kurum ve kuruluşlarının da bir takım yükümlükleri bulunduğu, ilgili idarelerce çocuğun üstün yararının korunması için onların bakımını üstlenen anne ve babalarına da gerekli kolaylıkların sağlanması ve çocuğu olumsuz etkileyebilecek işlemlerden kaçınılması gerektiği, çocuğun üstün yararı ve kamu yararı arasında denge kurulmadan tesis edilen işlemlerin telafisi güç ve imkânsız zararlar doğurabileceği, bu sebeple hakkaniyet açısından ve sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, mağdur halde olan ilgililerin sorunlarına çözüm getirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

33) Başvuran, Akaryakıt İkmal ve Dolum Sertifikasına sahip olduğunu, diğer bazı kamu

işçileri için uygulandığı üzere, diğer işlerde (örneğin, akaryakıtçı olarak veya kurum şoförü olarak) görevlendirilebileceğini ifade etmektedir. Geçici görevlendirme konusunda idarenin takdir hakkı bulunmakla birlikte, bakmakla yükümlü olduğu bir aile ferdi bulunan kamu görevlilerinin, ancak, zorunlu olması halinde, kamu görevlisinin sağlık sorunu olan çocuğunun bakımını aksatmayacak olması ve çocuk üzerinde olumsuz etkiye yol açmasının söz konusu olmaması kaydıyla, gerekli dengeler gözetilmek suretiyle ailesine yakın yerlerde görevlendirilmelerinin uygun olacağı; bu bağlamda, başvuranın idare tarafından en azından çocuğunun sağlık durumu daha elverişli hale gelene kadar başvuranı görevine yakın ve acil durumlarda ailesinin yanında olabileceği işlerde görevlendirilmesinin daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.

34) Bilindiği üzere, kamu işçilerinin kadro unvanlarının değiştirilmesi veya kurumlar arası

nakli mümkün bulunmamaktadır. Bu sebeple başvuranın başka bir kadroya geçirilmesi veya başka bir kuruma nakli mümkün bulunmamaktadır. Ancak, ilgililerin 03/05/2019 tarihli ve 30763 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1025 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararıyla yürürlüğe konulmasına karar verilen Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme

Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde başka kurumda geçici olarak görevlendirilmeleri mümkündür.

35) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, dosyada yer alan belgeler, ilgili mevzuat

hükümleri incelendiğinde; başvuranın görevlendirmesinin hizmet gerekleri ve başvuranın hizmetine duyulan ihtiyaç nedeniyle sonlandırıldığı anlaşılmakla birlikte, sosyal devlet olmanın bir gereği olarak ve uluslararası sözleşmelerden kaynaklı yükümlülüklerimiz çerçevesinde, başvuranın sağlık sorunu bulunan çocuğunun yüksek yararı ve özel durumu dikkate alınarak, başvuranın, öncelikle personel ihtiyacının bulunduğu ve başvuranın hizmetlerinden memnun olunduğu anlaşılan Kars Orman

İşletme Müdürlüğüne geçici olarak görevlendirilmesi; ayrıca, başvuranın zorunlu hallerde yakın yerlere yapılacak geçici görevlendirmeler dışında, acil durumlarda

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

çocuğunun yanında olabileceği şekilde istihdam edilmesi için gerekli işlemlerin tesis edilmesi yönünde Tarım ve Orman Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

36) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; Devlet Su İşleri 24. Bölge Müdürlüğü tarafından, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

37) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Erzurum İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın yeniden Kars Orman İşletme Müdürlüğünde geçici olarak görevlendirilmesi; ayrıca, başvuranın zorunlu hallerde yakın yerlere yapılacak geçici görevlendirmeler dışında, acil durumlarda çocuğunun yanında olabileceği şekilde istihdam edilmesi için gerekli işlemlerin edilmesi yönünde TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.