ÖZET: Başvuran, kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali, vekâleten sivil savunma uzmanı olarak görevlendirilmesi ve ihraç öncesi kadro derecesine göre maaş farklarının ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın sivil savunma uzmanı olarak görevlendirilmesinin mümkün olmadığını, zira bu unvanın yöneticilik görevleriyle eşdeğer olduğunu ve başvuranın kamu görevine iadesinden sonra bu unvanın verilmediğini belirtmiştir. Başvuranın idaresinin, 7075 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde, sivil savunma uzmanlığına atanmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın vekâleten sivil savunma uzmanı olarak atanma talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak kamu görevinden çıkarılmadan önceki kadro derecesi ve kademesi üzerinden maaş farklarının ödenmesi talebinin reddinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın maaş farkının ödenmesi hususunda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/8226-S.12557

BAŞVURU NO : 2019/9519

KARAR TARİHİ : 10/09/2019

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sivil savunma uzmanı olarak görevlendirilmesi ve maaş farklarının ödenmesi talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06/05/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü … Bölge Müdürlüğünde birinci derecenin birinci kademesinde Sivil Savunma Uzmanı olarak görev yapmakta iken ihraç edildiğini, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından kamu görevine iadesine karar verildikten sonra sivil savunma uzmanı kadrosunda görevlendirilmediğini ayrıca ihraç edilmeden önce kazanılmış hak aylığına birinci derecenin birinci kademesi esas alınırken göreve iadesiyle birlikte ikinci derecenin üçüncü kademesine kademe terfiinin yapıldığını, kurumunda halen sivil savunma uzmanlığı görevini yürüten kimsenin olmadığını, Devlet Su

İşleri Genel Müdürlüğünün 22/02/2012 tarihli ve … sayılı görüş yazısından da anlaşılacağı üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü teşkilat şemasında sivil savunma uzmanlığının hiyerarşik bir kademe olmadığını belirterek haksız ihraç işleminin tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını, ihraç edilmeden önceki intibakının dikkate alınarak oluşan maaş farklarının ödenmesini ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü … Bölge Müdürlüğü emrinde vekâleten sivil savunma uzmanı olarak görevlendirilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusu somut olay hakkında Kurumumuzun bilgi ve belge talep yazısına istinaden, Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Personel Dairesi

Başkanlığı tarafından gönderilen 05/06/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. … Bölge Müdürlüğü emrinde programcı kadrosunda çalışmakta iken 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan başvuranın ihraç edildiği 01/09/2017 tarihinde; ödemeye esas aylığının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesi gereğince l. derecenin 1.

kademesi, kazanılmış hak aylığına esas derece kademesinin 2. derecenin 2. kademesi, emekli müktesebine esas derece kademesinin ise l. derecenin 1. kademesi olduğu ve bu tarih itibarıyla

… Bölge Müdürlüğünde sivil savunma uzmanlığı görevini tedviren yürüttüğü,

2.2. 21/06/2018 tarih ve … sayılı OHAL Komisyon kararı ile başvuranın göreve iadesine karar verildiği,

2.3. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un onuncu maddesi ile 05/08/2010 tarihli ve 27663 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sivil Savunma Uzmanlarının

İdari Statüleri, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları ile Eğitimleri Hakkında Yönetmeliği’nin beşinci maddesi uyarınca başvuranın sivil savunma uzmanı olarak görevlendirilmesinin mümkün olmadığı,

2.4. Devlet memurlarının derece yükselmeleri için beklemeleri gereken süre kaydı aranmaksızın kanununda aranan şartları taşımaları kaydıyla amirin takdir yetkisiyle 1-4 dereceli kadrolara atanma işleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesi çerçevesinde yapıldığı ancak bu atamanın ilgililer için kazanılmış hak teşkil etmediği,

2.5. Sonuç olarak başvuranın kazanılmış hak aylık ve derecesinde herhangi bir değişiklik yapılmadan 06/09/2018 tarihli Olur ile 2. Derecenin 2. kademesinden programcı kadrosuna atamasının yapıldığı ve kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile göreve başladığı tarihe kadar tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine dair 26/09/2018 tarihli Olur’un alınarak …

Bölge Müdürlüğüne gönderildiği,

Açıklamalarına yer verilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.2. “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” başlıklı 123’üncü maddesinin birinci fıkrasında;

“İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’ inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un

“Kararların uygulanması” başlıklı onuncu maddesinin birinci fıkrasında;

“(Değişik: 25/7/2018-7145/22 md.) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır.

Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer.

Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.

İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

6.1. “Güvenlik” başlıklı on sekizinci maddesinde;

“Kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilmez, aylık ve başka hakları elinden alınamaz.”

6.2. “Derece yükselmesinin usul ve şartları” başlıklı altmış sekizinci maddesinin (B)

bendinin birinci ve ikinci alt bentlerinde;

“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. Bu sürelerin hesabında; 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dâhil kurumlarda fiilen çalışılan süreler ile Yasama Organı Üyeliğinde, belediye başkanlığında, belediye ve il genel meclisi üyeliğinde, kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte, okul devresi dâhil yedek astsubaylık ve yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yükseköğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin; Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının müsteşar ve müsteşar yardımcıları ile en üst yönetici konumundaki genel müdür ve başkan kadrolarına atanacaklar için tamamı, diğer kadrolara atanacaklar için altı yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır.

Bu bent hükümlerine göre atananlar atandıkları kadronun aylık (Ek gösterge dahil) ve diğer haklarından yararlanırlar. Bu suretle üst dereceye atananların bu kadrolarda geçirdikleri her yıl kademe ilerlemesi ve her “3” yıl derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükselmesinde gözönüne alınır. Ancak atandıkları kadro aylıkları, başka görevlere atanma halinde kazanılmış hak sayılmaz.”

7. 05/08/2010 tarihli ve 27663 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sivil Savunma

Uzmanlarının İdari Statüleri, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları ile Eğitimleri

Hakkında Yönetmeliği’nin;

7.1. “Sivil savunma uzmanlarının idari statüsü” başlıklı beşinci maddesinde;

“Kamu kurum ve kuruluşlarının sivil savunma, seferberlik ve savaş hali hizmetleri ile afet ve acil durum hizmetlerinin koordinasyonu; kurum ve kuruluşların merkez teşkilatlarında idari ve mali işler, destek hizmetleri veya bu amaçla kurulmuş hizmet birimleri bünyesinde birim yöneticisine doğrudan bağlı olarak, kurum ve kuruluşların taşra teşkilatlarında ise teşkilatın üst yöneticisine doğrudan bağlı olarak sivil savunma uzmanlarınca yürütülür. Sivil savunma uzmanları kurum ve kuruluşlarda şube müdürü görev, yetki ve sorumluluklarına sahiptir.

Birden fazla sivil savunma uzmanı bulunan kamu kurum ve kuruluşlarındaki uzmanlardan biri sivil savunma hizmet yetkilisi olarak görevlendirilir.

Sivil savunma uzmanı olabilmek için 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununda belirtilen genel koşullara ek olarak ilgili kamu kurum veya kuruluşunun açacağı görevde yükselme sınavında başarılı olma koşulu aranır.

Sivil savunma uzmanları kurumlarının ilgili mevzuatına göre yer değiştirebilir.”

7.2. “Sivil savunma uzmanlarının yetki ve sorumluluğu” başlıklı onuncu maddesinde;

“Sivil savunma uzmanları, bu Yönetmelikte belirtilen görevleri; ilgili mevzuat çerçevesinde yapmaya, yaptırmaya, denetlemeye, takip ve koordine etmeye yetkili ve sorumludur.

Sivil savunma uzmanları kamu kurum ve kuruluşlarının diğer birimleri ile işbirliği ve koordine içinde çalışır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Ret Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere başvuran; kamu görevinden çıkarılması işleminin tüm hüküm ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını teminen, vekâleten sivil savunma uzmanı olarak görevlendirilmesini ve kamu görevinden çıkarılmadan önce bulunduğu kadro derecesi ve kademesinin dikkate alınarak oluşacak maaş farklarının ödenmesini talep etmektedir.

10. Başvuru konusu somut olayda idare, gerek 7075 sayılı Kanun gerekse Sivil Savunma

Uzmanlarının İdari Statüleri, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları ile Eğitimleri Hakkında

Yönetmelik hükümleri gereğince başvuranın sivil savunma uzmanı olarak görevlendirilmesinin mümkün olmadığını belirtmektedir. Gerçekten de başvuranın kamu görevine iade edilmesinden sonra, atamasının yapıldığı 06/09/2018 tarihinde ve halen yürürlükte olan, 7075 sayılı

Kanun’un onuncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde; müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanlarının dikkate alınacağı hükmü yer almaktadır. Sivil Savunma

Uzmanlarının İdari Statüleri, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları ile Eğitimleri Hakkında

Yönetmeliği’nin beşinci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde ise, sivil savunma uzmanlarının kurum ve kuruluşlarda şube müdürü görev, yetki ve sorumluluklarına sahip oldukları ve ayrıca onuncu maddesinin birinci fıkrasında da, Yönetmelik’te belirtilen görevleri ilgili mevzuatı çerçevesinde yapmaya, yaptırmaya, denetlemeye, takip ve koordine etmeye yetkili ve sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Başvuran ise Orman ve Su İşleri

Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığının, 22/02/2012 tarihli ve … sayılı yazısından hareketle, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde sivil savunma uzmanı şeklinde bir hiyerarşik teşkilat kademesinin bulunmadığını ifade etmektedir.

Şu halde somut olayda sivil savunma uzmanı unvanının bir yöneticilik görevi olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.

11. Bu kapsamda mezkûr Yönetmelik ile sivil savunma uzmanlarının sivil savunmaya yönelik koruyucu, kurtarıcı tedbir ve faaliyetleri; yapmaya, yaptırmaya, denetlemeye, takip ve koordine etmeye yetkili ve sorumlu kılındıkları ayrıca idari statü olarak şube müdürü ile eşdeğer tutuldukları görülmektedir. Dolayısıyla kamu kurum ve kuruluşlarındaki sivil savunma uzmanlığı görevinin sadece bir kadro unvanı ile tanımlanmadığı, şube müdürü ile eşdeğer yöneticilik görevini de içerdiği değerlendirilmektedir. Bu yönüyle başvuranın kamu görevine iade edilmesinden sonra sivil savunma uzmanlığına atanmamasında 7075 sayılı Kanun’a aykırı bir yön bulunmamaktadır. Öte yandan esasen başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı tarihte, sivil savunma uzmanlığı görevini tedviren yürütmekte olduğu görülmektedir. İdare bir göreve,

657 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesi kapsamında vekâleten atama yaparken veya diğer hallerde

tedviren görevlendirme yaparken, kanunun belirlediği niteliklere sahip kamu görevlileri arasından kimi seçeceği konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu nedenle idareye, başvuranı sivil savunma uzmanı olarak vekâleten ataması veya tedviren görevlendirmesi yönünde bir zorunluluk yüklenemeyeceği ve bu yönde bir atama/görevlendirme yapılması konusunda idare zorlanamayacağına göre başvuranın vekâleten görevlendirilme talebinin reddedilmesine yönelik işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (Danıştay İdari Dava Daireleri

Kurulunun 27/01/2016 tarihli ve E: 2014/1173, K: 2016/87 sayılı kararı. www.corpus.com.tr

Erişim: 09/09/2019)

12. Diğer taraftan başvuranın kamu görevinden çıkarılmadan önce bulunduğu kadro derecesi ve kademesinin dikkate alınarak oluşacak maaş farklarının ödenmesi talebi açısından ise idare, başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2017 tarihinde ödemeye esas aylığının

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesi gereğince birinci derecenin birinci

kademesi olduğunu ve devlet memurlarının derece yükselmeleri için beklemeleri gereken süre kaydı aranmaksızın kanununda aranan şartları taşımaları kaydıyla amirin takdir yetkisiyle 1-4 dereceli kadrolara atanma işleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesi çerçevesinde yapıldığını, ancak bu atamanın ilgililer için kazanılmış hak teşkil etmediğini, bu itibarla başvuranın kazanılmış hak aylık derecesinde herhangi bir değişiklik yapılmadan 06/09/2018 tarihli Olur ile ikinci derecenin ikinci kademesinden programcı kadrosuna atamasının yapıldığını belirtmektedir.

13. Bilindiği üzere 657 sayılı Kanun’un 68’nci maddesinde 199 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname ile yapılan değişiklik ile üst derece görevlere yapılacak atamaların esasları belirlenmiştir. Buna göre yetişmiş insan gücünden üst derece görevlerde yararlanmak amacıyla 1, 2, 3 ve 4’üncü derecelerdeki kadrolara belirlenen esaslar doğrultusunda derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın atama yapılabilmektedir. Bu neviden bir atama durumunda ilgililerin atandıkları kadro aylıklarının, başka görevlere atanma halinde kazanılmış hak sayılmayacağı esasına da aynı düzenlemede yer verilmektedir. Şu haliyle bu yasal düzenleme ile idareye, üst dereceli kadrolara atama yapma konusunda bir takdir yetkisinin verildiği görülmektedir. Bununla birlikte yasa koyucunun bu atamaya bağlı kadro aylığından yararlanma yönünden istisnai bir düzenlemeye de yer vererek, üst dereceli kadroya atama yapıldıktan sonra ilgililerin başka görevlere atanmaları durumunda kadro aylıklarının kazanılmış hak teşkil etmeyeceğini düzenlediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle üst dereceli kadrolara ataması yapılan ilgililerin, atandıkları kadronun aylık (Ek gösterge dahil) ve diğer haklarından yararlanacaklarına yönelik mevcut yasa hükmü ve kanunlarda yazılı haller dışında devlet memurunun, aylık ve başka haklarının elinden alınamayacağı kanuni ilkesi dikkate alındığında, başka bir göreve atanma olmaksızın atanmış oldukları üst dereceli kadroların aylık ve diğer haklarından yoksun bırakılmaları açıkça kanuni idare ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Zira idare Anayasa’nın 123’üncü maddesinde ifadesini bulan kanuni idare ilkesi gereğince, kanunda yer alan yetkisini genişletemeyeceği gibi bu ilkenin dışına çıkarak kanunda yer alan yetki kurallarına ilave kurallar getiremeyecektir. Ayrıca söz konusu kuralın başka göreve atanma olmaksızın da idari tasarrufla ilgililerin kadro aylıklarının ve diğer haklarının değiştirilmesine cevaz verdiği yönündeki aksi bir yorumu, kuralı öngörülebilir olmaktan çıkararak idarenin dilediği zaman ilgililerin bu aylık ve haklarını ellerinden almaları sonucunu doğuracaktır ki; bunun da hukuk devletinin en önemli iki unsuru olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerini zedeleyeceği açıktır.

14. Bu açıklamalardan sonra belirtmek gerekir ki, başvuranın ikinci dereceli programcı kadrosuna ikinci kademeden atamasının yapıldığı 06/09/2018 tarihinde ve halen yürürlükte olan, 7075 sayılı Kanun’un onuncu maddesinde kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esasının benimsendiği ancak yöneticilik görevinde bulunan kişiler açısından istisnai bir hükme yer verildiği görülmektedir. Dolayısıyla

7075 sayılı Kanun açısından, kamu görevine iadesine karar verilenlerin sadece kazanılmış hak

aylık derecelerine uygun kadroya atanabileceğine ilişkin kısıtlayıcı bir hükümden bahsetmek mümkün olmadığı gibi ilgililerin eski kadro veya pozisyonlarına atanmalarının esas olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı tarihte programcı kadrosunda bulunduğu ve göreve iade edilmesinden sonra da programcı kadrosuna atamasının yapıldığı, bu nedenle başvuranın kadrosunun başka göreve atanma sonucunu doğuracak şekilde esasen hiç değişmediği anlaşılmaktadır. Bu cümleden olmak üzere bir üst paragrafta yapılan açıklamalar doğrultusunda başvuranın daha önce bulunduğu kadrosu değişmeden, diğer bir ifadeyle başka bir göreve ataması yapılmadan, daha önce atanmış olduğu üst dereceli kadronun aylığından yararlanamayacağını kabul etmek hukuken mümkün değildir. Sonuç olarak idarenin başkaca bir sebep göstermeksizin kazanılmış hak teşkil etmediği gerekçesiyle, başvuranın kamu görevinden çıkarılmadan önce 657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesinin (B) bendi uyarınca atandığı üst dereceli kadrosunu, kamu görevine iade edilmesinden sonra korumamasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın sivil savunma uzmanlığı görevine atanmasına yönelik talebinin reddi yönündeki idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı, öte yandan kamu görevinden çıkarılmadan önce bulunduğu kadro derecesi ve kademesinin dikkate alınarak oluşacak maaş farklarının ödenmesi talebinin reddedilmesinin ise hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve böylece

“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idare tarafından başvurana verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun

Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Mezkûr maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise Kurumumuz tarafından verilen tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde idarece herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede … İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre,

Başvuranın maaş farkının ödenmesi talebi dışındaki diğer taleplerinin REDDİNE,

Başvuranın kamu görevinden çıkarılmadan önceki kadro derecesi ve kademesi üzerinden aylıklarının hesaplanarak ödenmesine yönelik işlemlerin yapılması hususunda DEVLET SU

İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, DEVLET SU İŞLERİ

GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi