|
ÖZET: Başvuran, Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından uygulanan “Bir Günlük Aylık Kesimi” disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek cezanın kaldırılmasını talep etmiştir. Başvuran, mahkeme kararının idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde uygulanması gerektiğini, ancak idarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bu nedenle disiplin cezasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. Ayrıca, disiplin cezasına konu olayın yaşandığı gün, mahkeme kararının uygulanması için gerekli süre dolduğundan, görev yerinde bulunmamasının geçerli bir sebep olduğunu belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, disiplin cezasının usul yönünden hukuka uygun olduğunu ancak takdir hakkının kullanımı açısından hukuka aykırı olduğuna kanaat getirmiştir. Disiplin cezasının verilmesinde, başvuranın önceki disiplin durumu ve pişmanlığı gibi hususların göz önünde bulundurulmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvuran hakkında uygulanan disiplin cezasının geri alınması yönünde Ankara Valiliğine tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7135-S.10869
BAŞVURU NO : 2019/9358
KARAR TARİHİ : 09/08/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA VALİLİĞİ
Hakkında uygulanan disiplin cezasının geri alınması talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hk.
BAŞVURU TARİHİ : 02/05/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; halen Ankara İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde … olarak görev yaptığını,
Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu’nun 21.03.2019 tarih ve … sayılı Kararı ile hakkında
“Bir Günlük Aylık Kesimi” cezası uygulandığını ancak verilen disiplin cezasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu şöyle ki; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Koordinasyon Şube
Müdürlüğünden Kavşak Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne yapılan hukuka aykırı atama işlemine karşı açmış olduğu dava sonucunda, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari
Dava Dairesinin 20/06/2018 tarih ve … sayılı kararı ile “Yürütmenin Durdurulması Kararı” verildiğini, söz konusu kararın 10/07/2018 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiğini, İdari
Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddesinde yer alan, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” hükmü uyarınca, mahkeme kararlarının kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde uygulanmasının kanunen zorunlu olmasına rağmen İdarece mahkeme kararının zamanında yerine getirilmediğini,
1.1) Bu çerçevede görev yerine gelmediği iddiasıyla hakkında disiplin cezası uygulanmış ise
de, göreve gelmediğine dair tutulan 10.08.2018 tarihli tutanağın Mahkeme Kararının İdarece uygulanması gereken 30 uncu güne denk geldiğini, 30 günlük sürenin dolmasından dolayı tutanağın düzenlendiği yerin kendi görev yeri olmadığını dolayısıyla görev yeri olmayan bir yere gitmemesinden dolayı kendisine ceza verilemeyeceğini,
1.2) Ayrıca söz konusu disiplin cezasına konu olayın yaşandığı tarih olan 10.08.2018 günü
mahkeme Kararının uygulanması için belirlenen 30 günlük sürenin dolmasından dolayı kararın uygulanmama sebebini sormak için ilgili birime gitmesinden dolayı görev yerinde bulunamadığını, hakkındaki iddia edilenin aksine göreve gitmemek gibi bir kastının olmadığını belirterek disiplin cezasının kaldırılması talebiyle Kurumumuza başvuru yapmıştır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talebimize istinaden Ankara Valiliği İl
Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen 12/06/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazıda özetle, başvuran hakkında uygulanan disiplin cezasının hukuka uygun olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.1) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı maddesinde; … “Yasama ve yürütme organları
ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.”
4.1) Aynı maddenin üçüncü fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi
mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun; “Takdir hakkının kullanımı” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Bu Kanun ile disiplin cezası vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurulları, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar. (2) Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır.,
(3) Takdir hakkı kullanılırken; a) Disiplinsizliğin işleniş biçimi, b) Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, c) Disiplinsizliğin hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, ç) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, d) Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, e) Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu, f) Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık, gözönüne alınır.
(4) İtiraz üzerine yetkili makamlar tarafından verilen kararlar hariç olmak üzere, hiçbir idari makam tarafından, disiplin cezası ile ilgili takdir hakkının kaldırılması sonucunu doğuran bir karar verilemez veya uygulama yapılamaz.”
6.1) “Disiplin cezaları” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1)…c) Aylıktan kesme cezası: Disiplin
cezası verilen personelin, fiilin ağırlık derecesine göre zam ve tazminatlar hariç brüt aylığından onbeş günlüğe kadar kesinti yapılmasıdır. Ceza, aylığı tahakkuk ettiren birimce personelin aylığından kesilmek suretiyle yerine getirilir. Aylıktan kesme tam Türk Lirası üzerinden yapılır ve kuruşlar dikkate alınmaz.”
6.2) “Disiplin cezası verilecek fiiller” başlıklı 8 inci maddesinde(8-3/a-4);“ (3) Aylıktan kesme
cezasını gerektiren fiiller şunlardır: “а) Üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller; …4) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yirmidört saate kadar göreve gelmemek.”,
6.3) “Emniyet teşkilatı disiplin kurulları” başlıklı 16 ncı maddesinde; “(1) Emniyet
teşkilatında, disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere, illerde, eğitim ve öğretim kurumlarında birer polis disiplin kurulu, merkezde ayrıca Emniyet
Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin
Kurulu oluşturulur.”,
6.4) “Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının görev ve yetkileri” başlıklı 17 nci
maddesinde; (1) Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir. a) İl polis disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki; 1) Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını, 2) Komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserlere meslekten çıkarma cezası dışında kalan diğer disiplin cezalarını, verebilir.”,
6.5) “Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi” başlıklı 18
inci maddesinde; “(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek
Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, kesinleşir.”
6.6) “Cezalara itiraz ve cezanın kesinleşmesi” başlıklı 30 uncu maddesinde; “(5) Bakan ile
disiplin kurullarının verdiği disiplin cezalarına karşı ancak idari yargı yoluna başvurulabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin
kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran özetle, 1 numaralı paragrafta ayrıntısıyla yer verilen gerekçelerle Ankara Valiliği
İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığınca hakkında uygulanan “Bir Günlük Aylık Kesimi” disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu belirterek söz konusu disiplin cezasının kaldırılması talebiyle
Kurumumuza başvuru yapmıştır.
9) Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan
idare tarafından Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.
10) Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü emrinde görevli
iken il içi atamayla Koordinasyon Şube Müdürlüğü emrinde görevlendirilen başvuran hakkında, Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü emrinde görevli Komiser Yardımcısı tarafından düzenlenen raporda, “Başvuranın 10/08/2018 günü Bölge Trafik Denetleme Şube
Müdürlüğü Kavşak Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğindeki görevine gelmediği” belirtildiğinden, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 30/08/2018 tarih ve … sayılı oluruyla konuya ilişkin araştırma, gerekirse soruşturma yapmak üzere görevlendirilen komiser yardımcısı tarafından 22/10/2018 tarih, … sayılı Soruşturma Raporunun düzenlendiği, söz konusu raporun 28/12/2018 tarih ve … sayısıyla kayda girdiği anlaşılmıştır.
11) Soruşturma raporunda özetle; geçerli bir nedeni olmaksızın göreve gelmediğinden başvuran
hakkında isnat edilen “Yirmidört saate kadar göreve gelmemek” suç fiilinin oluştuğu, bu nedenle 7068 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin 3/a-4 bendine göre “Aylıktan Kesme Cezasıyla (Üç günlüğüne kadar) ” tecziye edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
12) Soruşturma raporuna istinaden, İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığı’nca 04/01/2019
tarihinde başvurandan son savunmasının istenildiği, 10/01/2019 tarihinde başvuran tarafından son savunmanın verildiği, 21/03/2019 tarihinde toplanan İl Polis Disiplin Kurulu
Başkanlığı’nın … esas, … sayılı kararıyla da; “Dosya içerisinde mevcut bilgi, belge ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; daha önceden hiçbir konu ile ilgili olarak soruşturmasının olmadığı ve çalıştığı yerde de hiç kimse ile veya iş konusunda problem yaşamadığını, kendi ifadesinde de görev yerine gitmediğini ve Personel Şube Müdürlüğünde beklediğini beyan etmiş ise de; mazeretlerinin idarece kabul edilebilir nitelikte olmadığı, göreve gitmeme konusunun sabit olduğu anlaşıldığından, … …’a isnat edilen suçun sübuta erdiği, alınan ifadeler ve dosyada mevcut diğer deliler muvacehesinde anlaşılmakla, 7068 sayılı Kanunun (83/a-4) maddesi gereğince “Bir günlük aylık kesimi” cezası ile tecziyesine, aynı Kanunun (7/2)
maddesinin tatbik edilmemesine yine aynı Kanunun 12/3 maddesi gereğince “Aylık Kesme” disiplin cezasının karşılığı 3 ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine” şeklinde oy çokluğuyla karar verildiği, Kurul kararının Vali tarafından 01/04/2019 tarihinde onaylanmasıyla kesinleştiği anlaşılmıştır.
13) Bu çerçevede yapılan değerlendirilmede; 7068 sayılı Kanun uyarınca soruşturmaya
başlama süresine uyulduğu, disiplin cezası verme yetkisinin süresi içerisinde tamamlandığı, yine başvurandan savunmasının usulüne göre alındığı, Kurul toplantısına yetkili sendika temsilcisinin katılımının sağlandığı anlaşıldığından, uygulanan disiplin cezasının usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
14) Ancak 7068 sayılı Kanunun “Takdir hakkının kullanımı” başlıklı 6 ncı maddesinde; disiplin
cezası vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurullarının, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde mutlaka gerekçeli olarak kullanılacağı, takdir hakkı kullanılırken dikkat edilecek hususların açık bir şekilde belirtildiği, buna göre disiplin cezası uygulanmadan önce; disiplinsizliğin işleniş biçimi, disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, disiplinsizliğin hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu ile disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlığın göz önüne alınacağı, Kanun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında da Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanının uygulanabileceği hükümleri karşısında Ankara İl Polis Disiplin
Kurulunun Kararında, başvuran hakkında Kanunun 7 nci maddesinin 2 nci fıkrasının tatbik edilmemesine yönelik takdir hakkının kullanıldığı ancak takdir hakkının kullanılmasına yönelik olarak Kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen açık hükümlerin dikkate alınmadığı bu sebeple anılan disiplin cezasına yönelik idari işlemin bu açıdan hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
15) Diğer yandan 10/08/2018 günü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Kavşak Bölge
Trafik Denetleme İstasyon Amirliğindeki görevine gelmediği gerekçesiyle başvuran hakkında düzenlenen tutanak ile soruşturma esnasında başvuran tarafından verilen ifadeden anlaşılacağı üzere başvuranın belirtilen günde görev yerinde bulunmadığı bu çerçevede göreve gelmeme fiilinin sabit olduğu, her ne kadar başvuranın Kavşak Bölge Trafik Denetleme İstasyon
Amirliğine atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle açmış olduğu dava sonucunda, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 20.06.2018 gün ve … İtiraz No: … sayılı Kararıyla Yürütmenin Durdurulmasına Karar verilmişse de anılan mahkeme kararına istinaden idarece bir işlem tesis edilmeden başvuranın hali hazırdaki görevine gitmemesi fiilinin disiplin suçunu ortadan kaldırmayacağı, bununla birlikte gerek
Anayasa’nın 138. maddesinin dördüncü fıkrasındaki; yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kuralı, gerek 2577 sayılı İYUK’nun 28/1. maddesindeki; idarenin, idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem yapmak veya eylemde bulunmak zorunda olduğu, bu sürenin hiçbir biçimde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabileceği kuralı karşısında; Mahkeme Kararının İdareye 10.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, Ankara İl
Emniyet Müdürlüğünün ise 10.08.2018 tarihli olur ile başvuranı eski görev yerine atadığı, anılan mahkeme kararının İdareye tebliği tarihinden itibaren 30 günlük sürenin ise 09.08.2019 tarihinde dolduğu dolayısıyla 3 ve 4 numaralı paragrafta belirtilen anayasal ve yasal düzenlemeler ile yerleşik hale gelen Danıştay kararları da göz önünde bulundurulduğunda idarenin mahkeme kararını yerine getirme konusunda bağlı yetki içerisinde bulunduğu açık olup, en geç yargı kararının bildiriminden başlayarak otuz gün içinde işlem tesis etmek zorunda bulunduğu ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması için Kanunda belirlenen 30 günlük azami sürenin kararın derhal uygulanma imkânı bulunmayan durumlar için söz konusu olabileceği göz önüne alındığında İdarece mahkeme kararının geç uygulaması suretiyle başvuranın eski görev yerine zamanında başlatılmadığı da anlaşılmıştır.
16) Bu kapsamda yukarıdan bu yana anlatılanlar, başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile
ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında uygulanan disiplin cezası işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezasının geri alınması hususunda Ankara Valiliğine tavsiyede bulunulması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece
hukuka uygun hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde: “Kurum inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına davalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tulum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar. ” şeklinde yer verilmektedir. Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel
Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen “Avrupa Doğru İdari Davranış
Yasasında” da yer verilmiştir.
18) Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdareden istenilen
bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde “Kanunlara uygunluk”, “Hesap verilebilirlik”, “Şeffaflık”, “Kararların gerekçeli olması”, “Karşı başvuru yollarını belirtilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile
Başvuran hakkında uygulanan “Bir Günlük Aylık Kesimi” disiplin cezasının geri alınması yönünde ANKARA VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Bu kararın, BAŞVURANA ve ANKARA VALİLİĞİNE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
ANKARA VALİLİĞİ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi