ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın disiplin cezasının kaldırılması talebini değerlendirirken, başvuranın 19-23 Kasım 2018 tarihleri arasında yıllık izin talep ettiğini ve bu iznin 23 Kasım 2018’de sona erdiğini belirtmiştir. Başvuran, 26 Kasım 2018’de Diyarbakır’dan aldığı rapor nedeniyle görevine gelmemiştir. İdare, başvuranın izninin sona erdiği tarihten sonra görevine dönmesi gerektiğini belirtmiş, ancak başvuranın yıllık izinde olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın 26 Kasım 2018’de görev yerinde bulunmaması, disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil olarak değerlendirilememiştir. Sonuç olarak, disiplin cezası işleminin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir ve Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü’ne, disiplin cezasının geri alınması için gerekli işlemleri yapması tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/12188-S.18934

BAŞVURU NO : 2019/9733

KARAR TARİHİ : 29/11/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, hakkında uygulanan disiplin cezası işleminin geri alınması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/05/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; izin vermeye yetkili amirinden izin almasına rağmen yıllık izninin kabul edilmeyerek hakkında disiplin soruşturulması açıldığını, yıllık izinde iken hastalanmasının dikkate alınmadığını, itirazı sonrasında bir alt ceza uygulaması yoluna da gidilmediğini belirterek, disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuru konusu hakkında Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden, T.C.

Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Müşavirliği tarafından gönderilen 12/6/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın … Meslek Yüksekokulu “bilgisayar işletmeni” kadrosunda … kurum sicil numarası ile 22/7/2013 tarihinde göreve başladığı, kadrosunun halen … Meslek

Yüksekokulunda bulunduğu, talebi doğrultusunda 7/2/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca … Meslek Yüksekokulunda görevlendirildiği, 2.2. Başvuranın 19/11/2018 – 23/11/2018 tarihleri arası için yıllık izin talebinde bulunduğu, izin başlangıç tarihinin 19/11/2018 olması ve 16/11/2018 tarihine ilişkin izni de bulunmamasına rağmen, 16/11/2018 tarihinde … Meslek Yüksekokuluna ve Kayalı Kampüsüne giriş-çıkış yapmadığının Kırklareli Üniversitesi Otomasyon Sistemi Detay Raporundan anlaşıldığı, 23/11/2018 tarihinde yıllık izninin bittiği ve 26/11/2018 tarihinde … Meslek

Yüksekokulundaki görevinin başında olması gerekirken, görev alanı dışındaki Diyarbakır

Çüngüş İlçe Entegre Hastanesinden 6 günlük rapor aldığı, bunun sağlık iznine çevrilememesi sebebiyle … Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünün 27/11/2018 tarih ve … sayılı yazısı ile görevi başına dönmesi gerektiğinin EBYS üzerinden, kurumsal mailine gönderilmek suretiyle ve telefon da edilerek bildirildiği, ancak başvuranın 3/12/2018 günü görevine geldiği, bu nedenle

… Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü tarafından başvuran hakkında 2547 sayılı Yükseköğretim

Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince disiplin soruşturması başlatıldığı, 2.3. Soruşturma neticesinde soruşturma komisyonu tarafından hazırlanan 9/1/2019 tarihli soruşturma raporunda; başvuranın rapor aldığı tarihte görevi başında bulunması gerekirken bulunmadığı anlaşıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (b) alt bendi uyarınca uyarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, …Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünce 14/1/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile 26/11/2018 tarihinde alınan sağlık raporunun Çüngüş İlçe Entegre Hastanesinden alındığı, 26/11/2018 tarihinde başvuranın görevi başında olması gerekirken görevinde bulunmadığı, bu nedenle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (A)

bendinin (b) alt bendinde belirtilen disiplin suçunu işlediği anlaşılan başvuranın uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 14/1/2019 tarihli ve .. sayılı yazı ile başvurana tebliğ edildiği, başvuranın itirazı üzerine üyesi olduğu sendikanın katılımıyla değerlendirilen itirazının Disiplin Kurulu tarafından reddedildiği, bu kararın da 11/3/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile 13/3/2019 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, başvuran hakkında yasal süreler içinde başlanan ve tamamlanan disiplin soruşturması ve neticesinde verilen disiplin cezasının hukuka, yasa ve yönetmeliğe uygun olduğu, 2.4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105’inci maddesinin altıncı fıkrasına istinaden hazırlanarak 22/8/2011 tarihli ve 2011/2226 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 29/10/2011 tarihli ve 28099 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet

Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliği’nin 7’nci maddesi uyarınca hastalık raporlarının memuriyet mahallinden veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucusundan alınması gerektiği, “memuriyet mahallindeki sağlık hizmeti sunucuları” ifadesinden memurun görev yaptığı ilin sınırları içinde bulunan sağlık hizmeti sunucularının anlaşılması gerektiği, 2.5. Başvuranın 19/11/2018 – 23/11/2018 tarihlerinde yıllık iznini kullandığı, yıllık izninin son gününün 23/11/2018 Cuma günü olduğu, dolayısıyla 26/11/2018 tarihinde başvuranın görev mahalli olan … ’da bulunması ve alınacak raporların da buradaki sağlık hizmeti sunucularından alınması gerektiği, ancak başvuranın yıllık izinde olmadığı ve yukarıda değinilen

Yönetmelik’te belirtilen diğer istisnai durumların da hiçbiri söz konusu olmadığı halde görevine gelmediği ve görev mahalli dışındaki bir sağlık kuruluşu olan Diyarbakır İli Çüngüş İlçe

Entegre Hastanesinden rapor aldığı, dolayısıyla Yönetmelik ile tespit edilen usul ve esaslara uymadığı, ilgiliye hastalık izni verilmediği ve bu durumun tarafına bildirildiği, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelme yükümlülüğü bulunmasına rağmen, başvuranın görevine gelmediği, 2.6. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 14’üncü ve 54’üncü maddeleri, 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 103’üncü maddesi uyarınca, Yüksekokulda görevli idari personelin yıllık izin onaylarını bağlı oldukları ilk disiplin amirinden almaları gerektiği, Yüksekokul

Müdürünün tüm Yüksekokul akademik ve idari personelinin disiplin amiri olduğu, Yüksekokul

Sekreterinin de kendisine bağlı olan idari birimlerin disiplin amiri olduğu, ayrıca talep edilen iznin süresi ve kullanım zamanı hususunda, amirin onayının alınması, amirin uygun bulması gerektiği hususunun düzenlendiği, başvuranın 19/11/2018 – 30/11/2018 tarihleri arasında yıllık izin kullanmak üzere Meslek Yüksekokulu Sekreterliğine verdiği herhangi bir yıllık izin formunun bulunmadığı, böyle bir talebin bulunduğunun kabul edilse bile ilgili yasal düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, yıllık izinlerin kullanılma zamanı ve süresine ilişkin taleplerin, amir tarafından uygun bulunması ve amirin onayı alındıktan sonra ilgilinin görevinden ayrılması gerektiği, 2.7. İzin talebinde bulunan personelin, buna ilişkin gerekli amir onayını aldıktan sonra görevinden ayrılması gerektiği hususunun 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 14’üncü maddesinde açıkça düzenlendiği, dolayısıyla amir onayı alınmadan görevden ayrılmanın, ilgili yasal düzenlemeye aykırı hareket etmiş olma anlamına geleceği; Yasa ve Yönetmelik’in, sağlık raporlarının usul ve yasaya uygun olmaması, sağlık iznine dönüştürülememesi halinde ilgiliye gerekli bildirimin yapılarak göreve çağrılması esasını düzenlediği, bunun dışında izin talebinin reddi ya da kabulü halinde durumun ilgiliye bildirilmesi hususunun ayrıca düzenlenmediği, izin talebinin onayı hususunda gerekli takibin, izin talebinde bulunan personel tarafından yapılması ve izin talebi onaylanmış ise görevden ayrılması gerektiği, 2.8. Disiplin cezalarının kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlisi olan yükseköğretim kurumu idari ve akademik personelinin, mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olduğu, kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu, disiplin cezası verilebilmesi için disiplin suçu teşkil ettiği iddia edilen halin tespitinden sonra ilgililer hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada leh ve aleyhe olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde şüphelinin hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin hukuken kabul edilebilir, yeterli ve inandırıcı delillerle ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerektiği,

2.9. Bunun yanında Danıştay Onuncu Dairesinin, 15/2/1990 tarihli ve E: 1989/2490, K:

1990/270 sayılı kararının; kesinleşmiş olan disiplin cezalarının, kararı veren idareler yönünden bağlayıcı ve kesin nitelikte olduğunu ve kesin nitelikteki kararlar ile ilgili idari yargıca verilmiş kararın varlığı dışında başkaca bir işlemin yapılamayacağı hususunu ortaya koyduğu, Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Başvuru konusu hakkında Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden, T.C.

Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 5/11/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuranın özlük dosyasında lumbago, siyatik rahatsızlığına ilişkin rapor bulunmadığı, başvuran tarafından istirahat raporunun fotokopisi gönderildiğinden Sosyal Güvenlik Kurumu

Devlet Memurları İstirahat Rapor Görüntüleme Uygulamasından kontrol edilmediği, istirahat raporunun fenne aykırı olduğuna dair tereddüte düşülmediğinden hakem hastaneye sevk edilmediği, başvurana verilen disiplin cezasının, söz konusu raporun Devlet Memurlarına

Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak memuriyet mahalli dışından düzenlenmesi ve bu durumun başvurana tebliğ edilmesine rağmen görevine başlamaması nedeniyle verildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

4. Başvuru konusu hakkında Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden, T.C.

Çüngüş Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilen 8/11/2019 tarihli ve

… sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 4.1. Çüngüş İlçe Entegre Hastanesi, Hastane Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden yapılan araştırma neticesinde başvuranın, 26/11/2018 tarihinde acil poliklinik servisinde ayaktan hasta girişinin (yeşil alan muayenesi) mevcut olduğu, klinikte hasta yatışının yapılmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun; 6.1. “Amaç” başlıklı birinci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.” 6.2. “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.

Ancak; a) (Mülga: 2/7/2018 – KHK/703/110 md.)

b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” 6.3. “Başvuru ve usulü” başlıklı 17’nci maddesinde; “Kuruma, gerçek ve tüzel kişiler başvurabilirler. Başvuru sahibinin talebi üzerine başvuru gizli tutulur.

Başvuru; başvuru sahibinin adı ve soyadı, imzası, yerleşim yeri veya iş adresini ve Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşları için vatandaşlık kimlik numarasını, yabancılar için pasaport numarasını, başvuru sahibi tüzel kişi ise tüzel kişinin unvanı ve yerleşim yeri ile yetkili kişinin imzasını, varsa, merkezi tüzel kişilik numarasını ve yetki belgesini içeren Türkçe dilekçe ile yapılır. Bu başvuru, yönetmelikte belirlenen şartlara uyulmak kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir.

Yapılan başvurulardan; a) Belli bir konuyu içermeyenler, b) Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olanlar, c) İkinci fıkrada belirtilen şartları taşımayanlar, ç) Sebepleri, konusu ve tarafları aynı olanlar ile daha önce sonuçlandırılanlar, incelenmez.

Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanununda öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlarda yer alan zorunlu idari başvuru yollarının tüketilmesi gereklidir. İdari başvuru yolları tüketilmeden yapılan başvurular ilgili kuruma gönderilir. Ancak Kurum, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde, idari başvuru yolları tüketilmese dahi başvuruları kabul edebilir.

Kuruma, illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklar aracılığıyla da başvurulabilir.

Başvurulardan herhangi bir ücret alınmaz.

Kuruma, dördüncü fıkra uyarınca yapılacak başvuruya idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden, idare başvuruya altmış gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bitmesinden itibaren altı ay içinde başvurulabilir. Başvuru tarihi, dilekçenin Kuruma, valilik veya kaymakamlıklara verildiği, diğer hâllerde başvurunun Kuruma ulaştığı tarihtir.

Dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.” 6.4. “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.

Kurum, inceleme ve araştırma sonucunu ve varsa önerilerini ilgili mercie ve başvurana bildirir.

Kurum, başvurana, işleme karşı başvuru yollarını, başvuru süresini ve başvurulacak makamı da gösterir.

İlgili merci, Kurumun önerileri doğrultusunda tesis ettiği işlemi veya Kurumun önerdiği çözümü uygulanabilir nitelikte görmediği takdirde bunun gerekçesini otuz gün içinde Kuruma bildirir.” 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun; 7.1. “Genel esaslar” başlıklı 53’üncü maddesinin (a) fıkrasında; “Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin ve 53/Ç maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan fiillerle ilgili olarak öğretim elemanlarının; rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri, enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin disiplin amirleridir.”

7.2. “İzinler” başlıklı 64’üncü maddesinde; “Öğretim elemanları yıllık izinlerini, normal olarak, öğrenime ara verilen zamanlarda kullanırlar. Bunların diğer izinleri ile Yükseköğretim üst kuruluşları personelinin ve yükseköğretim kurumları memurlarının izin işleri 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre yürütülür.

Rektör, yıllık iznini ve yurtdışına çıkış için gerekli izni Yükseköğretim Kurulu Başkanından, diğer yöneticiler ise bir üst makamdan alırlar.

Yükseköğretim kurumlarında ve üst kuruluşlarda görevli bütün personel bağlı olduğu ilk disiplin amirinin izniyle görevi başından ayrılabilir.” 8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 8.1. “Yıllık izinlerin kullanılışı” başlıklı 103’üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde;

“Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir.” 8.2. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (b) alt bendinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve

haller şunlardır:

A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek,” 9. Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle Hastalık ve Refakat İznine İlişkin

Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin; 9.1. “Hastalık izni verilmesi” başlıklı 7’nci maddesinde; “Memurlara hastalık raporlarında gösterilen süreler kadar hastalık izni verilir.

Hastalık izni, memurun görev yaptığı kurum veya kuruluşun izin vermeye yetkili kıldığı birim amirlerince verilir. Yurt dışında verilecek hastalık izinlerinde misyon şefinin onayı zorunludur.

Kamu hizmetlerinde aksamaya yol açılmaması ve bu Yönetmelik ile belirlenen usûl ve esaslara uygunluğunun tespit edilebilmesi için, hastalık raporlarının aslının veya bir örneğinin en geç raporun düzenlendiği günü takip eden günün mesai saati bitimine kadar elektronik ortamda veya uygun yollarla bağlı olunan disiplin amirine intikal ettirilmesi; örneği gönderilmiş ise, rapor süresi sonunda raporun aslının teslim edilmesi zorunludur. Yıllık iznini yurtdışında geçiren memurların aldıkları hastalık raporları, dış temsilciliklerce onaylanmalarını müteakip en geç izin bitim tarihinde disiplin amirlerine intikal ettirilir.

Geçici görev veya vekâlet sebebiyle diğer kurumlarda görevli memurlara görev yaptıkları kurumların izin vermeye yetkili amirlerince, yurtdışında geçici görevli memurlara ise misyon şeflerince hastalık izni verilir.

Bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez. Hastalık raporlarının bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim üzerine memur, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür. Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır.

Hastalık izni verilebilmesi için hastalık raporlarının, geçici görev ve kanunî izinlerin kullanılması durumu ile acil vakalar hariç, memuriyet mahallindeki veya hastanın sevkinin yapıldığı sağlık hizmeti sunucularından alınması zorunludur.

Hastalık raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, memur hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte Sağlık Bakanlığınca belirlenen ve memurun bulunduğu yere yakın bir hakem hastaneye sevk edilir ve sonucuna göre işlem yapılır. Hakem hastane sağlık kurulları bu nitelikteki başvuruları öncelikle sonuçlandırır.” 9.2. “Yıllık izinde hastalık raporu alınması” başlıklı 8’inci maddesinde, “Yıllık iznini kullanmakta iken hastalık raporu verilen memurun hastalık izin süresinin, yıllık izninin bittiği tarihten önce sona ermesi hâlinde, memur kalan yıllık iznini kullanmaya devam eder.

Yıllık iznini kullanmakta iken hastalık raporu verilen memurun hastalık izin süresinin yıllık izninin kalan kısmından daha fazla olması hâlinde, hastalık izninin bitimini müteakiben memurun göreve başlaması zorunludur.

Yıllık iznini kullanmakta iken hastalık raporu verilen memurun hastalık izni ile yıllık izninin aynı tarihte bitmesi hâlinde, memur izinlerin bittiği tarihte görevine başlar.

Hastalık izinleri sebebiyle kullanılamayan yıllık izinler 657 sayılı Kanunun 103 üncü maddesine göre kullandırılır.” 10. Kırklareli Üniversitesi İmza Yetkileri Yönergesi’nin; 10.1. “İlkeler ve Uygulama Esasları” başlıklı İkinci Bölümü’nün “Genel İlke ve Yöntemler” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Bu yönergenin yerine getirilmesi ile ilgili genel ilke ve yöntemler ile uygulama esasları aşağıda belirtilmiştir.

a) Sınırları açıkça belirtilerek yazılı olarak devredilmemiş olan yetkiler kullanılamaz.

Kendisine yazılı olarak yetki devredilen kişi bu yetkiyi bir başkasına devredemez. Herhangi bir imza yetkisinin yeniden düzenlenmesi bu yönergede değişiklik yapılması ile mümkündür.” 10.2. “Dekan, Enstitü, Yüksekokul/Meslek Yüksekokulu Araştırma, Uygulama ve Eğitim

Merkezleri Müdürü Tarafından Kullanılacak Yetki ve İmzalar İle Yazı ve Onaylar” başlıklı 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Dekan, Enstitü, Yüksekokul, Meslek Yüksekokulu, Araştırma Uygulama ve Eğitim Merkezleri

Müdürü tarafından yürütülecek işler ile imzalanacak yazılar ve onaylar şunlardır; c) Kırklareli Üniversitesi Akademik ve İdari Personel İzin Usul ve Esasları’na göre yetki verilen personele ait yıllık, mazeret, sağlık izin onayları ve yurtiçi izin onayları,” 10.3. “Fakülte / Enstitü / Yüksekokul / Meslek Yüksekokulu Sekreteri Tarafından

Yürütülecek İşler İle İmzalanacak Yazılar” başlıklı 19’uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; “Fakülte/Yüksekokul/Meslek Yüksekokulu/Enstitü Sekreteri tarafından yürütülecek işler ile imzalanacak yazılar şunlardır; b) Kırklareli Üniversitesi Akademik ve İdari Personel İzin Usul ve Esasları’na göre yetki verilen personele ait yıllık, mazeret ve sağlık izin onayları.(Dekan/Müdür tarafından onaylanacaklara teklifte bulunmak)” 11. Kırklareli Üniversitesi Akademik ve İdari Personel İzin Usul ve Esasları’nın; 11.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (e) bentlerinde; “Bu usul ve esaslarda geçen; …

c) Amir: Maiyetinde çalışan akademik ve idari personele bu Yönetmelik ile izin verme yetkisi verilenleri, …

e) İzin: Akademik ve idari personelin bu Yönetmelikte belirtilen süre ve koşullarda amirlerinin uygun bulunmasıyla görevlerinden geçici olarak ayrılmalarını, … ifade eder.” 11.2. “İzin Türleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; a) Değişik 102 ve 103 üncü maddeleri ile Yıllık İzin, b) Değişik 104 üncü maddesi ile Mazeret İzni, c) Değişik 105 inci maddesi ile Hastalık ve Refakat İzni, d) Değişik 108 inci maddesi ile Aylıksız İzin, olmak üzere akademik ve idari personelin kullanacağı izinler 4 (dört) başlık altında toplanmıştır.” 11.3. “İzinlerde Belge Kullanımı” başlıklı 6’ncı maddesinde; “İzne ayrılan personel için görevli olduğu birimlerce Üniversite Personel Daire Başkanlığının web sitesinin “Formlar” bölümde yer alan “İzin Formu” belgeleri ikişer nüsha halinde düzenlenir.” 11.4. “Sorumluluk” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Personel, kullandığı iznin bitimini izleyen ilk çalışma gününde görevine başlamak zorundadır.

Kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın izin bitiminde görevine başlamayan, izin belgelerinde yanlış beyanda bulunan ve onaylı belgelere aykırı davrananlar hakkında yasal işlem yapılır.

Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine ilişkin usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uyulmaksızın alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilemez. Hastalık raporlarının bu Yönetmelik ile tespit edilen usûl ve esaslara uygun olmaması hâlinde bu durum memura yazılı olarak bildirilir. Bu bildirim üzerine memur, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmekle yükümlüdür.

Bildirim yapıldığı hâlde görevlerine başlamayan memurlar izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak haklarında 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılır.

Usul ve esasların uygulanmasında izin verme yetkisine sahip amirler sorumlu olup, Üniversitedeki bütün birimler tarafından titizlikle uygulanır.” 11.5. “Yıllık İznin Kullanılışı” başlıklı 12’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir.” 11.6. “İzin Vermeye Yetkili Amirler” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentlerinde; “İzin onayını imzalayacak birim amirleri; d) Akademik personel izin onayını, görev yaptığı birimin dekanı/müdüründen, f) Fakülte, enstitü ve yüksekokulda görevli idari personel izin onayını, okul sekreterinden alır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvuru konusu hakkında hazırlanan “Kısmen Tavsiye

Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere başvuran, kendisine verilen disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

14. Somut olayda idare; başvuranın 19/11/2018 – 23/11/2018 tarihleri arası için yıllık izin talebinde bulunduğunu, 23/11/2018 tarihinde yıllık izninin bittiğini, 26/11/2018 tarihinde …

Meslek Yüksekokulundaki görevinin başında olması gerekirken görev alanı dışındaki

Diyarbakır Çüngüş İlçe Entegre Hastanesinden 6 günlük rapor aldığını, bunun hastalık iznine çevrilememesi sebebiyle … Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünün 27/11/2018 tarihli ve …sayılı yazısı ile görevi başına dönmesi gerektiğinin EBYS üzerinden bildirildiğini, ayrıca bu hususun kurumsal elektronik posta ve telefon aracılığıyla da bildirildiği, ancak başvuranın 3/12/2018 günü görev yerine geldiği, bu nedenle … Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü tarafından hakkında

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince disiplin soruşturması

başlatılarak 26/11/2018 tarihinde görevi başında olması gerekirken görevinde bulunmaması yönündeki eyleminin, 657 sayılı Kanunu’nun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (A)

bendinin (b) alt bendinde tanımlanan disiplin suçunun unsurlarını oluşturduğu gerekçesiyle uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, başvuran hakkında yasal süreler içinde başlanan ve tamamlanan disiplin soruşturması ve neticesinde verilen disiplin cezasının hukuka, yasaya ve yönetmeliğe uygun olduğunu belirtmektedir. Buna mukabil başvuran ise, 12/11/2018 tarihinde … Meslek Yüksekokulu Sekreterinden 19/11/2018 – 30/11/2018 tarihleri arasında yıllık izin talebinde bulunduğunu, bu talebinin amirince uygun görülerek onaylandığını, yıllık izinde bulunduğu sırada rahatsızlandığını, yapılan muayenesi sonucunda 26/11/2018 – 30/11/2018 tarihlerini kapsayan istirahat raporu verildiğini, bu tarih aralığının yıllık izin sürelerinden düşmemesi için sağlık raporunu kurumuna belgegeçer ile gönderdiğini, daha sonra 27/11/2018 tarihinde … Meslek Yüksekokulu Müdürü tarafından 12 günlük yıllık izninin iptal edilip 5 güne düşürüldüğünün ve görev yerine dönmesi gerektiğinin bildirildiğini, hasta olduğu için dönemeyeceğini bildirdiğini, görevinin başına döndüğünde ise hakkında disiplin soruşturması açıldığını öğrendiğini ifade etmektedir. Dolayısıyla somut olayda temel uyuşmazlık, başvurana disiplin cezası verilebilecek nitelikte bir fiilin sübut bulup bulmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu noktada somut olayda yapılacak inceleme, 26/11/2018 tarihinde görev yerinde bulunmayan başvuran yönünden 657 sayılı Kanunu’nun 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (b) alt bendinde tanımlanan disiplin suçunu gerektiren fiilin sübuta erip ermediği hususundan ibarettir. Şu haliyle uyuşmazlığın çözümü için öncelikli olarak başvuranın yıllık izninin hangi tarih aralığını kapsadığının, başvurana yıllık izin vermeye yetkili amirin kim olduğu konularının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

15. Belirtmek gerekir ki, kamu kurumlarının kuruluşlarını düzenleyen mevzuatta genellikle temel hükümlere yer verilmekte, kurum personeline yıllık izin vermeye yetkili amirin belirlenmesi ise alt düzenleyici işlemlere bırakılmaktadır. Kamu kurumları da, ilgili personele yıllık izin vermeye yetkili amiri bu alt düzenleyici işlemler ile belirlemektedirler. Nitekim 2547 sayılı Kanun’un 64’üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, yükseköğretim kurumları memurlarının izin işlerinin 657 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütüleceğini düzenlemekle yetinmektedir. Bu Kanun’un 103’üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde ise devlet memurlarının yıllık izinlerini, amirlerinin uygun bulacağı zamanlarda kullanabilecekleri belirtilmektedir. Şu halde yükseköğretim kurumları memurları yönünden yıllık izin vermeye yetkili amirler; rektör, dekan, enstitü-yüksekokul müdürü olabileceği gibi memurun görev yaptığı birime, bağlı olduğu birim amirine göre değişerek fakülte ya da yüksekokul sekreteri dahi olabilir. Yükseköğretim kurumları memurlarının bu düzenlemelere bağlı olarak, yıllık izin taleplerini izin vermeye yetkili amirlerden talep etmeleri ve bu taleplerinin de onaylanmasından sonra yıllık izinlerini kullanmak üzere görevlerinden geçici olarak ayrılmaları mümkündür. Öte yandan kamu görevlilerinin hastalık izinlerini kullanmaları yönünden ise yıllık izin kullanılması usulüne zıt bir usul işlemektedir. Şöyle ki yıllık izin talebinde bulunan memur, kullanacağı iznin başlangıç ve bitiş tarihleri belli olarak amirince bu talebine onay verilmesinden sonra iznini kullanmaya başlamasına rağmen, hastalanan memurun hastalık izni kullanması memurun sağlık raporu almasıyla birlikte başlamakta, çalıştığı kuruma intikal ettirdiği sağlık raporunun usule uygun olduğunun anlaşılması üzerine görevde olmadığı bu süreler hastalık iznine çevrilmekte, usule aykırı bir sağlık raporunun varlığı durumunda ise memura göreve başlaması yönünde bildirimde bulunulmaktadır. (bk. Devlet Personel

Başkanlığının, 6/4/2016 tarihli ve 2109 sayılı görüş yazısı, http://www.dpb.gov.tr/trtr/gorus/hastalik-izni) Gerçekten de Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları İle

Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin 7’nci maddesinin beşinci ve Kırklareli Üniversitesi Akademik ve İdari Personel İzin Usul ve Esasları’nın 9’uncu maddesinin ikinci fıkralarında; memurlarca alınan hastalık raporlarına dayanılarak hastalık izni verilmesinin bu raporların mezkûr mevzuat hükümlerince belirlenen usul ve esaslara uygun olarak alınmış olmasına bağlı olduğu, belirlenen usûl ve esaslara aykırı olarak alınan bir hastalık raporunun varlığı halinde durumun memura yazılı olarak bildirileceği, bildirimin yapıldığı günü takip eden gün göreve gelmeyen memur hakkında izinsiz ve özürsüz olarak görevlerini terk etmiş sayılarak 657 sayılı Kanun ve özel kanunların ilgili hükümleri uyarınca işlem yapılacağının düzenlendiği görülmektedir.

16. Bir üst paragrafta ifade edilen açıklamalar doğrultusunda, yükseköğretim kurumlarında çalışan memurlara yıllık izin vermeye yetkili amirlerin belirlenmesi hususu ne 2547 sayılı

Kanun’da ne de bu Kanun’un atıf yaptığı genel nitelikli 657 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir.

2547 sayılı Kanun’a tabi bir yükseköğretim kurumu olan Kırklareli Üniversitesinde görev

yapan akademik ve idari personel açısından bu hususun, 16/6/2015 tarihli ve 64 sayılı Senato toplantısının 28 numaralı kararı ile kabul edilen Kırklareli Üniversitesi İmza Yetkileri

Yönergesi ve 12/1/2012 tarihli ve 36 sayılı Senato toplantısının 16 numaralı kararı ile kabul edilen Kırklareli Üniversitesi Akademik ve İdari Personel İzin Usul ve Esasları ile düzenlendiği anlaşılmaktadır.

17. Mezkûr Yönerge’nin 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yüksekokul müdürü tarafından kullanılacak yetki ve imzalar ile yazı ve onaylar arasında, yine mezkûr Usul ve Esaslar’a göre yetki verilen personele ait yıllık izin onaylarının sayıldığı görülmektedir.

Anılan Usul ve Esaslar’ın 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, akademik personelin izin onayını görev yaptığı birimin dekanı/müdüründen alacağı düzenlenmekle; Kırklareli Üniversitesine bağlı yüksekokul veya meslek yüksekokul müdürlerinin, bu birimlerde görevli akademik personelin yıllık izin taleplerini onaylamakla yetkili oldukları anlaşılmaktadır. Mezkûr Yönerge’nin 19’uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, anılan Usul ve Esaslar’a göre yetki verilen personele ait yıllık, mazeret ve sağlık izin onayları, Kırklareli Üniversitesine bağlı yüksekokul veya meslek yüksekokul sekreterleri tarafından yürütülecek işler ile imzalanacak yazılar arasında bulunmaktadır. Nitekim Usul ve Esaslar’ın 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, Kırklareli Üniversitesine bağlı yüksekokul veya meslek yüksekokullarında görevli idari personelin izin onayını okul sekreterinden alacakları belirtilmektedir. Dolayısıyla Kırklareli Üniversitesine bağlı yüksekokul veya meslek yüksekokul sekreterlerinin, bu birimlerde görevli idari personelin yıllık izinlerini onaylamakla yetkili oldukları anlaşılmaktadır. Bu yönüyle Kırklareli Üniversitesine bağlı yüksekokul veya meslek yüksekokullarında görevli idari personelin yıllık izin onaylarını, yüksekokul veya meslek yüksekokul müdürlerinden almaları gerektiği yönündeki bir yoruma katılmak hukuken mümkün değildir. Esasen mezkûr Yönerge’nin yüksekokul veya meslek yüksekokul sekreterlerini, yüksekokul veya meslek yüksekokul müdürleri tarafından onaylanacak yıllık izin onayları konusunda teklifte bulunmakla görevli kılması, yüksekokul veya meslek yüksekokul sekreterleri ile müdürleri arasında yetki unsuru yönünden bir farklılık yarattığını göstermektedir. Bu cümleden olmak üzere, Usul ve Esaslar’ın değinilen maddeleri de göz önünde bulundurulduğunda yüksekokul veya meslek yüksekokul sekreterlerinin tek başlarına kullanacakları yıllık izin onay yetkilerinin yanı sıra, yüksekokul veya meslek yüksekokul müdürleri tarafından onaylanacak yıllık izin talepleri hakkında da teklifte bulunma görevlerinin olduğu anlaşılmaktadır. Neticeten, Kırklareli Üniversitesine bağlı yüksekokul veya meslek yüksekokullarında görevli idari personelin yıllık izin taleplerini onaylama konusunda bu birimlerin sekreterlerinin yetkili olduğu görülmektedir.

18. Buraya kadar yapılan açıklamalar doğrultusunda, başvuranın uyuşmazlığın yaşandığı tarihte görevli olduğu Kırklareli Üniversitesi … Meslek Yüksekokulunda yıllık izin talebini onaylamakla ve bu anlamda yıllık izin vermeye yetkili amirinin Kırklareli Üniversitesi …

Meslek Yüksekokulu Sekreteri olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan başvuran hakkında başlatılan disiplin soruşturması kapsamında düzenlenen ve idare tarafından Kurumumuza gönderilen ifade tutanağında, Kırklareli Üniversitesi … Meslek Yüksekokulu Sekreterinin; “Bilgisayar işletmeni … 12 Kasım 2018 tarihinde 19 -30 Kasım 2018 tarihlerini içine alacak şekilde 2018 yılına ait 12 günlük iznini kullanmak istemiştir. İlgili izin belgesi kendisi tarafından imzalı bir şekilde bize sunulmuştur. 1. Sicil amiri olarak ben de izin belgesini imzaladım.” yönünde beyanlarının olduğu görülmektedir. Şu halde başvuranın 19 – 30/11/2018 tarihleri arasındaki dönem için yukarıda değinilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, yıllık izin talebinde bulunduğu ve bu izin talebinin yıllık izin vermeye yetkili amirince onaylandığı anlaşılmaktadır. Bu tespitten sonra somut olayda, başvuranın yıllık izninin 26/11/2018 tarihi itibarıyla devam etmekte olduğu görülmektedir. Şu haliyle somut olayda 26/11/2018 tarihinde görev yerinde bulunmayan başvuran yönünden, “özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek” fiilinin sübuta erdiğinden bahsetmek mümkün değildir. Sonuç olarak başvuranın 26/11/2018 tarihinde görev yerinde bulunmaması eyleminin, anılan tarihte yıllık izinde bulunduğunun anlaşılması nedeniyle disiplin cezası verilmesini gerektirir nitelikte bir fiil olmadığı görüldüğünden, başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan başvuranın 26/11/2018 tarihinde görev yerinde bulunması gerektiği kabul edilse bile, belirtilen tarihte görev yerine hiç gelmeyen başvuranın eyleminin göreve geç gelme, erken ayrılma, görev mahallini terk etme değil göreve gelmeme suçunu oluşturacağı açık olduğundan, tesis edilen disiplin cezası işleminde konu yönünden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

19. Diğer taraftan idarenin 2.9 numaralı paragrafta yer verilen, disiplin cezalarının bağlayıcı ve kesin nitelikte olduğu, kesin nitelikteki kararlar ile ilgili idari yargıca verilmiş kararın varlığı dışında başkaca bir işlemin yapılamayacağı yönündeki açıklamalarının değerlendirilmesi zarureti doğmaktadır. Bu noktada yapılacak bir değerlendirme ise hem kamu görevlilerine verilen disiplin cezalarının Kamu Denetçiliği Kurumunun görev alanında olup olmadığının hem de hukuka aykırılığı tespit edilen disiplin cezalarının idarece geri alınıp alınamayacağı konularının tartışılmasını gerektirmektedir.

20. Bu kapsamda ilk olarak, Kamu Denetçiliği Kurumunun kuruluş, görev ve çalışma usullerine ilişkin ilkeleri düzenleyen 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri ele alınmalıdır. Bilindiği üzere 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 8’nci maddesi ile T.C. Anayasası’nın 74’üncü maddesinde yapılan değişiklik ile Kamu Denetçiliği Kurumu kurulmuştur. Daha sonra kabul edilen 6328 sayılı Kanun ile de, kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmakla görevli Kamu Denetçiliği

Kurumu oluşturulmuştur. Mezkûr Kanun’un 6.2 numaralı paragrafta da yer verilen 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında Kurumun görev alanı dışında tutulan işlemler, kararlar ve faaliyetler belirlenmiştir. Madde metninden de görüleceği üzere, bu işlem, karar ve faaliyetler arasında idare tarafından kamu görevlilerine verilen disiplin cezaları bulunmamaktadır. Öte yandan anılan madde hükmünün, Kurumun görev alanını belirlerken istisnai olarak söz konusu hususları düzenlediği, bu anlamda Kurumun görev alanı dışında tutulan işlem, karar ve faaliyetin sınırlı sayıda olduğu, dolayısıyla hükmün yorum yoluyla genişletilerek bir kısım idari işlemlerin ve bu arada disiplin cezalarının Kurumun görev alanı dışında olduğunu kabul etmeye hukuken imkân bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim Kurumca incelenmeyecek başvuruları düzenleyen 6328 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinin üçüncü fıkrasında dahi, idare tarafından kamu görevlilerine verilen disiplin cezalarını konu alan başvurular yer almamaktadır. Bu nedenle idare tarafından kamu görevlilerine verilen disiplin cezalarının, 6328 sayılı Kanun ile idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere oluşturulan şikâyet mekanizması sisteminin, yani Kamu Denetçiliği

Kurumun görev alanı içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Nitekim başvuran hakkında uygulanan disiplin cezasının geri alınması talebini konu alan 2019/7496 numaralı başvuru dosyası hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunca, tesis edilen disiplin cezası işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespitiyle başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezasının geri alınması hususunda Tavsiye Kararı verildiği, bunun üzerine de başvurana verilen disiplin cezasının idarece geri alındığı anlaşılmaktadır.

21. Öte yandan memur disiplin hukukunda, kararı veren makam tarafından disiplin cezalarının geri alınıp alınamayacağı hususunun öğretide tartışmalı olduğu görülmektedir. Danıştay bu konuda menfi bir tutum içerisinde olup, verilen disiplin cezalarının veriliş usulü ve kesinliğinden hareketle geri alınamayacağı görüşündedir. Ne var ki, Yüksek Mahkemenin bu tutumu itiraz etme ve dava açma sürelerini kaçıran kişiler yönünden hukuka aykırı bir disiplin cezasına katlanmak zorunda bırakılmalarına neden olacağı gerekçesiyle haklı olarak eleştirilmektedir. Bu nedenle disiplin cezalarının kesinliğinin; idari usul yönüyle anlaşılması, açık bir ifadeyle söz konusu kesinliğin kesinleşen disiplin cezaları hakkında idari başvuru yolunun kalmadığı şeklinde yorumlanması gerektiği, hukuka aykırılığı tespit edilen disiplin cezalarının geri alınmasına hukuki bir engel bulunmadığı ifade edilmektedir. (Ramazan

Çağlayan, İdare Hukuku Dersleri, 6. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2018, s. 560, 561.)

Benzer şekilde öğretide, ilgilisine yükümlülük yükleyen idari işlemlerin herhangi bir süre ile sınırlı olmadan her zaman geri alınabileceği, bu anlamda disiplin cezalarının da yükümlendirici işlem kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Yükümlendirici bir işlem olan disiplin cezalarının geri alınamayacağı yönündeki bir kabulün ise, ilgilisinin hukuka aykırı bir cezaya katlanması sonucunu doğuracağı, bu durumun ise hukuk devleti ilkesine ve bu kapsamda hukuki güvenlik ilkesine aykırı olacağı ifade edilmektedir. Nihayet disiplin cezalarının kesinliğinin, kesinleşen disiplin cezalarının geri alınarak ilgililerine daha ağır bir disiplin cezası verilemeyeceği şeklinde, bireyin hakkını koruyucu yoruma tabi tutulması gerektiği savunulmaktadır. (F. Ebru Gündüz, “Disiplin Cezalarının Geri Alınması”, Gazi

Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C: 20, S: 1, 2016, s. 422, 423.) Dolayısıyla hukuka aykırılığı tespit edilen bir disiplin cezasının, idare tarafından geri alınması mümkün olduğu gibi muhatabı olan kamu görevlilerinin hukuki güvenliğinin korunması açısından zorunlu olduğu değerlendirilmektedir.

22. Önemle belirtmek gerekir ki Danıştay kararlarının, disiplin cezalarının idarece resen geri alınamayacağına ilişkin olduğu, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılacak incelemeler sonucunda verilecek kararlar üzerine disiplin cezasının geri alınıp alınamayacağı konusunda olmadığı anlaşılmaktadır. (Cem Derin/Burak Coşkun, “Kamu Denetçiliği Kurumunun Tavsiye

Kararı Üzerine Disiplin Cezasının Geri Alınması”, Ombudsman Akademik, S: 7, 2017, s. 190.)

Kaldı ki yukarıda da değinildiği üzere, 6328 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında disiplin cezalarının Kurumun görev alanı içerisinde bulunduğu, bu kapsamda Kurumun kamu görevlisine verilen disiplin cezasını konu alan başvuru hakkında inceleme ve araştırma yaparak, bu inceleme ve araştırmasının sonucunu ve varsa önerilerini idareye bildirebileceği açıktır. Tüm bu açıklamalardan sonra, Kamu Denetçiliği Kurumunca hukuka aykırılığı tespit edilen disiplin cezasının idarece geri alınmasında hukuki bir engelin olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

23. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; 26/11/2018 tarihinde görev yerinde bulunmadığı gerekçesiyle başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezası işleminin, söz konusu tarihte başvuranın yıllık izinde bulunduğu kabul edilmesi gerektiğinden hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliği’nin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak idarenin, başvurana verdiği 11/3/2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden, bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanun’un “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 6/11/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile bildirilmiş olup; Edirne İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin KABULÜNE, Başvuran hakkında tesis edilen disiplin cezası işleminin geri alınması için gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi yönünde KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi