|
ÖZET: Başvuran, Erzurum ili Horasan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde görev yaparken aldığı uyarı cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek geri alınmasını talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, disiplin cezalarının kamu görevlilerinin sorumluluklarını yerine getirmemeleri durumunda uygulanan yaptırımlar olduğunu ve bu cezaların hem bireysel hem de kamu düzeni açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirtmiştir. Disiplin soruşturmalarının, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde tarafsız bir şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yapılan incelemede, başvuranın savunma hakkının kısıtlandığı, disiplin cezasının verilmesinde usul ve esaslara uyulmadığı tespit edilmiştir. Özellikle, disiplin cezasının gerekçesinin açıkça belirtilmediği ve başvuranın hangi fiil nedeniyle ceza aldığının net bir şekilde ifade edilmediği anlaşılmıştır. Bu durum, başvuranın savunma yapma imkanını engelleyerek hukuka aykırılık oluşturmuştur. Sonuç olarak, başvuran hakkında uygulanan “Uyarma” disiplin cezasının geri alınması yönünde Erzurum Valiliğine tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuran ve ilgili idareye tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/8518-S.13072
BAŞVURU NO : 2019/10274
KARAR TARİHİ : 16/09/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ERZURUM VALİLİĞİ
Disiplin cezasının geri alınması talebi hakkında
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 21/05/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle; Erzurum ili Horasan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde … olarak görevini icra etmekteyken 08/03/2019 tarih ve … sayılı yazıyla kendisine, 657 sayılı Kanunun 125-A-e maddesi uyarınca “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” fiilini işlemesi sebep gösterilerek uyarı cezası verildiğini fakat;
1.1. Kendisine ne suç işlediğinin tam olarak bildirilmediği, dolayısıyla kendisini yeterince savunamadığı, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hukuka aykırı davranıldığını,
1.2. Danıştay 8. Dairesinin … sayılı kararında ‘’…gönderilen savunma davetiyesinde tanık ifadeleri ile ortaya çıkarılan suçun neden ibaret olduğunun bildirilmesi gerektiğini; belirtilen bu hususları içermeyen ifade tutanağına istinaden verilen disiplin cezalarının hukuka aykırı olacağına’’ hükmedildiği, hakkında yapılan disiplin soruşturmasında muhakkik olarak görev yapan … tarafından kendisine suçun neden ibaret olduğunun bildirilmediği ve tarafına ifade davetiyesi dahi gönderilmeyerek açıkça usule aykırı davranıldığını,
1.3. Tarafına disiplin cezası verildiğine dair yazıda ve İl Disiplin Kurulunun, itirazını reddettiği kararda, karara karşı başvuru yollarının gösterilmediğini, oysa Danıştay 12.
Dairesinin … sayılı kararında ‘’Disiplin cezası kararlarında itiraz ve yargı yolunun gösterilmesinin zorunlu olduğuna’’ hükmedildiği ve ilgili idarenin buna uymayarak usule aykırı davrandığını,
1.4. 657 Sayılı Kanunda “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” ifadesinin bulunduğu, ayrıca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2011/268 sayılı kararında ‘’…Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların takdir yetkisini kullanırken öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağını değerlendirmeleri…’’ gerektiğine hükmettiği; kendisinin hem sicilinin temiz hem de bir adet başarı belgesi mevcut olmasına rağmen ilgili kanun maddesine ve yargı kararına açıkça aykırı davranılarak bir alt ceza ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını,
1.5. Hakkında ceza uygulayan Horasan İlçe Tarım ve … Vekili … ile eşi …’nin birbirleri hakkında savcılığa ve kaymakamlığa suç duyurusunda bulunduklarını, bu sebeple aralarında husumet bulunduğunu, aynı şekilde birinci derecede yakınlık sebebiyle adı geçen kişinin kendisi ile de husumetli olduğunu belirterek, hakkında verilen disiplin cezasının geri çekilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden
Erzurum Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından gönderilen 09/07/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Horasan İlçe Müdürlüğünde görev yapmaktayken 06/03/2019 tarihinde … DSİ … Bölge
Müdürlüğü Arazi Toplulaştırma ve Tarımsal Altyapı Şube Müdürlüğüne naklen atanan …
hakkında uygulanan Disiplin Soruşturmasına ilişkin soruşturma raporunun onaylı bir suretinin, yazı ekinde Kurumumuza gönderildiği, ilgiliye 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125.
Maddesinin A bendinin e fıkrası gereğince ‘’Devlet Memurunun vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak’’ fiilinden Disiplin Cezası verildiği bildirildiği halde, hangi olaydan ceza aldığını net olarak bilmediğini ifade ederek kendi ifadelerinde çelişkiye düştüğü,
2.2. Başvuranın ifadeye davet edilmediğinden bahisle savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki iddialarına ilişkin ise, Soruşturma Raporunda muhakkik tarafından 14/02/2019 tarih ve … sayılı resmi yazıyla ifadeye davet edildikleri ve ilgilinin imzalı ifade tutanağının mevcut; dolayısıyla iddiasının asılsız olduğu,
2.3. Başvuranın başarı belgesi olduğu iddialarına karşın ise, Müdürlüklerinde bulunan özlük dosyasının tetkikinde ilgilinin son 5 yıl içerisinde almış olduğu herhangi bir ödül veya cezasının bulunmadığının görüldüğü; Hizmet Cetvelinin, yazı ekinde Kurumumuza gönderildiği,
2.4. Başvuranın Disiplin Amirince ‘’Uyarma’’ cezası ile tecziye edilmiş olması ve Kayseri 12. Bölge Müdürlüğü emrine naklen atanmış olması nedeniyle dostane çözüm ve uzlaşma kapsamında talebinin yeniden değerlendirilmesine imkân bulunmadığı,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı
74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun, “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve
haller şunlardır:
A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile
bildirilmesidir Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
…
e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak
…
Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir…”
4.1. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından… verilir.
Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.”
4.2. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde; “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, …
başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. ”
4.3. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde; “ Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.’’
4.4. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”
4.5. “Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134 üncü maddesinde; “Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek
Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim Müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur.”
4.6. “İtiraz” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.”
5. 29/07/2011 tarihli ve 28009 Sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin, Disiplin Amirleri ve Üst Disiplin
Amirleri Başlıklı Ek Listesinde; “Taşra teşkilatı olan ilçe müdürlüğünde görevli diğer personelin disiplin amirinin İlçe Müdürü, üst disiplin amirinin ise Kaymakam olduğu,”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran tarafından, yukarıda ifade edilen gerekçelerle hukuka aykırı olduğu iddia edilen uyarı cezasının geri alınması talep edilmektedir. Bu talebe istinaden yapılan, şikâyete konu disiplin cezasının incelenme ve araştırılması neticesinde;
8. Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle disiplin cezalarının sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların mevzuatla belirlendiği, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu bilinmektedir.
9. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda disiplin suçlarının tespiti ve ortaya çıkarılması için yapılması gereken soruşturmanın yöntemine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte; yargı kararlarında da belirtildiği üzere soruşturmanın, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde ve tarafsız bir şekilde, suç konusu olayı incelemek, lehte ve aleyhte tüm delil ve bilgileri toplamak, konuyla ilgili bilgisi bulunan bütün kişilerin ifadelerini ve kişinin savunmasını almak suretiyle yapılması gerekmektedir.
10. Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerinin işlenildiğinin öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
11. İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması hukukun genel ilkelerinden olduğundan, bu ilke genel anlamda düzenleme veya işlem yapan idareyi uyguladığı ve düzenleme yaptığı alanda doğru ve anlamlı olgular ortaya koymaya ve denetim yapmaya zorlar.
İşlemlerde gösterilen sebep ve gerekçe, işlemin yasaya uygunluğu ve dayanağını değerlendirme, itiraz edip etmeme konusunda ilgililere yardımcı olmakla birlikte, idarenin saydamlığı, savunma hakları ve idareye güven ilkeleri ve hukuk devleti anlayışının oluşumu noktalarında da büyük öneme sahiptir.
12. Disiplin cezası niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklı olduğundan; disiplin cezaları, disiplin cezasını vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanabilmektedir.
13. Başvuruya konu disiplin soruşturmasında; Horasan Kaymakamlığının, Erzurum
Valiliğine hitaben 17/01/2019 tarih ve … sayılı yazılarında, “Horasan İlçe Tarım ve Orman
Müdürlüğünde görev yapan, başvuranın eşi … … hakkında disiplin soruşturması açıldığı, muhakkik olarak görevlendirilen … İlçe Tarım ve Orman Müdür Vekili … tarafından alınan ifadeler ve yapılan araştırma sonucunda soruşturma raporunda, ziraat mühendisi başvurana
“657 sayılı DMK’ nın 125 inci maddesinin (A) bendinin (e) Devlet Memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak fiili ve davranışından dolayı uyarı cezası ile cezalandırılması’’ teklif edildiği, soruşturma raporuna istinaden başvurana uyarı cezası verildiği fakat soruşturma olurunda başvuran için ek soruşturma oluru bulunmadığından İl
İdare Kuruluna yapılan itiraz sonucunda uygulanan disiplin cezasının usul yönünden bozulduğu, bu nedenle adı geçen başvuran hakkında soruşturma onayı alınarak soruşturmanın tekrar yapılması için muhakkik görevlendirilmesi’’ hususunun Valilik makamına arz edildiği, bunun üzerine Erzurum Valiliğinin 28/01/2019 tarihli Olur’u ile … İlçe Tarım ve Orman
Müdür Vekili …’nin soruşturmacı olarak görevlendirildiği, soruşturmanın 19/02/2019 tarihinde tamamlanarak başvuran hakkında; “2018 yılı için dosya kaydetme personeli olarak görevlendirilmesine rağmen birlik ve beraberlik ilkesine riayet etmediği, kabulü yapılan dosyaların en az sayıda girişini yaparak görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği, 2019 yılı için kendisine organik tarım ile alakalı herhangi bir görevlendirme yapılmadığı, yetki ve sorumluluğu bulunmadığı halde kurumda huzursuzluğa mahal vermeye kalkıştığı, çıkan problemi İlçe Müdürü ile paylaşması gerektiği halde kendi başına çözmeye çalışması ve bunları yaparken devlet memuru vakarına yakışmayan tavır ve tutumda bulunduğunun açık ve somut bir şekilde ortada olduğu, bu nedenlerle başvuranın 657 sayılı DMK’ nın 125 inci maddesinin A bendinin e fıkrasına istinaden ’Uyarı’ cezası ile tecziye edilmesi” yönündeki kanaatin Valilik makamına arz edildiği, bunun üzerine son savunması da alınan başvurana
Horasan İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 8/03/2019 tarihli yazısı ile “Uyarı’’ cezası verildiği; başvuranın, verilen disiplin cezasına karşı itiraz ettiği ancak itirazının 25/04/2019 tarihli İl Disiplin Kurulu kararıyla reddedildiği görülmüştür.
14. Anılan disiplin cezasının usul ve esas yönünden incelenmesinde; 657 sayılı DMK’ nın “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde, Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyaya sunulan 28/01/2019 tarihli Olur incelendiğinde, herhangi bir somut fiil isnadında bulunmaksızın yalnızca devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışlarda bulunmak ifadesiyle disiplin soruşturmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Muhakkik tarafından hazırlanan 19/02/2019 tarihli disiplin raporu incelendiğinde, 19/06/2018 tarihli tutanak ve 02/01/2019 tarihli tutanağa istinaden başvuranın ifadesinin alındığı görülmüştür. Bu noktada yukarıda yer verilen hükümle düzenlenmiş olan disiplin zamanaşımına ilişkin sürenin somut olayda ihlal edilip edilmediği tartışmalıdır. Bu kapsamda Olur yazısının esas alınması durumunda, başvuranın hangi fiiline istinaden disiplin soruşturması başlatıldığı anlaşılamadığından disiplin zamanaşımına ilişkin bir değerlendirmede bulunulmamıştır.
15. Bununla birlikte başvuran hakkında düzenlenen 01/02/2019 tarihli tutanakta belirtilen hususların disiplin soruşturması için verilen Valilik olurunda belirtilmemesine rağmen muhakkik tarafından soruşturmaya kendiliğinden dâhil edildiği, Danıştay 12.
Dairesinin 23/05/2017 tarihli ve …, … sayılı kararında da belirtildiği gibi soruşturma olurunda bulunmayan ve soruşturma esnasında disipline aykırı olduğu tespit edilen fiile ilgili olarak disiplin amirinin bilgilendirilmesi, disiplin amiri tarafından verilecek soruşturma oluru üzerine soruşturmanın davacının bu fiilini kapsar şekilde yürütülmesi ve soruşturma sonucunda ulaşılan kanaate göre öneride bulunulması gerekirken, soruşturma sırasında tespit edilen fiil nedeniyle ek disiplin soruşturma oluru alınmaksızın konunun incelenerek ceza teklifinde bulunulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrıca bu durumun soruşturma başlatma yetkisine sahip ita amirine tanınan takdir hakkının, muhakkik tarafından kullanılması sonucunu doğuracağı değerlendirilmektedir.
16. Yine 657 sayılı DMK’ nın, 125 inci maddesinde; Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda yapılan incelemede, başvuruna uygulanan disiplin cezasına ilişkin yazı ve başvuranın itirazına yönelik
İl Disiplin Kurulu tarafından verilen kararda, İdarece bir alt ceza ile ilgili bir değerlendirmeye yer verilmediği, her ne kadar cezanın bir alt dereceden verilmesi konusunda idareye bir takdir yetkisi tanınmışsa da, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 22/02/2007 tarihli ve E. 2005/374, K. 2007/103 sayılı kararında belirtildiği gibi, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerektiği, dolayısıyla bu durumun göz ardı edilmesi suretiyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olmayacağı anlaşılmıştır.
17. Diğer yandan, Danıştay 12. Dairesinin 2008/857 Esas, 2011/1319 Kararında; Disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olması, disiplin amirleri ve disiplin kurulları üyelerinin olayı tarafsız değerlendirmesiyle mümkün olduğundan, hakkında soruşturma yürütülen kişilerle arasında husumet bulunan, kamu görevlisinin disiplin suçu sayılan eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya soruşturulanın veya olayın mağduru durumda bulunan, soruşturmada taraf pozisyonunda olan ve soruşturmayı yürüten kişilerin, disiplin amiri sıfatıyla ya da disiplin kurulu üyesi olarak tesis edilecek disiplin cezası işlemine katılamayacaklarını kabul etmiştir.(Benzer yönde kararlar için Bkz:12. Daire 2008/782 Esas, 2011/1425 Karar, 8. Daire 2011/7200 Esas 2011/6665 Karar) Başvuranın yukarıda belirtilen ifadelerinden ve Kurumumuza ilgili idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden; her ne kadar başvuranın, disiplin amiri sıfatıyla disiplin cezası veren … Vekili … ile doğrudan bir ihtilafı belirlenmemiş ise de, eşi ile … Vekili … arasında yaşanan olaylar sebebiyle, verilen bu cezada disiplin amirinin tarafsız ve objektif davranmasının mümkün görünmediği, dolayısıyla söz konusu disiplin cezasının objektif ve tarafsız değerlendirmeyi olumsuz yönde etkileyeceği, bu durumun da hukuki güvenlik ilkesine gölge düşüreceği kanaatine varılmıştır.
18. Ayrıca Danıştay 8 inci Dairesi’nin 06/06/1991 tarihli ve E: 1990/4297, K: 1991/1099 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bilinmeyene karşı iddia ve savunmada bulunulmasının güçlüğü ve hatta imkânsızlığı nedeniyle, hakkında soruşturma yapılana idarenin işlemini gerekli kılan suçlama konularının açıkça bildirilerek savunma alınmasının idari işlemlere güveni ve hukuka uygunluk yönünden isabet oranını artıracağı; hakkında soruşturma yapılan memura isnat edilen fiil ve hallerin açıkça belirtilmek suretiyle savunmasının istenmesi ve ilgiliye isnat edilen eylem ve cezai karşılığı yazılı olarak açıkça bildirilmek suretiyle ilgilinin savunmasının alınması gerektiği değerlendirilmiş, ancak söz konusu olayda, 28/01/2019 tarihli soruşturma emri ve son savunmanın istendiği 5/03/2019 tarih ve … sayılı ilgili yazı incelendiğinde başvurana, net olarak isnat edilen eylemler dile getirilmeden, hakkında işlem yapıldığının bildirildiği, yalnızca düzenlenen soruşturma raporu hakkında savunma vermesi’nin istendiği, dolayısıyla kişinin savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hukuka aykırı işlem yapıldığı anlaşılmıştır.
19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle başvuran … … hakkında uygulanan disiplin cezası işleminin usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “Kararların gerekçeli olması” ve “Kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği görülmüştür.
21. Bununla birlikte, disiplin cezalarının kamu görevlilerine tebliğinde ilgili kanun yolları ve sürelerinin gösterilmesi hususunda azami dikkat ve özenin gösterilmesi gerektiği değerlendirilmiş olup, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; gerek başvuranın eşi hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında, ek soruşturma oluru alınmadan başvuran hakkında disiplin soruşturması yürütülmesi, gerek başvuranın ifade tutanağında hakkında öninceleme yapılan ifadesinin kullanılması, gerekse de dizi pusulasında ön inceleme raporu ibaresinin yer almasından anlaşıldığı üzere; 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanuna göre yapılacak ön inceleme ve 657 Sayılı Devlet Memurları
Kanununa göre yapılacak soruşturmalar konusunda ilgili personele gerekli eğitimin verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kayseri
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile;
Başvuran hakkında uygulanan “Uyarma” disiplin cezasının geri alınması yönünde ERZURUM
VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Bu kararın BAŞVURANA ve ERZURUM VALİLİĞİNE tebliğine,
6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
ERZURUM VALİLİĞİ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi