ÖZET: Başvuran, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından verilen uyarma cezasının kaldırılmasını talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle bu talebi kabul etmiştir. Danıştay kararına atıfta bulunarak, disiplin cezası verilmeden önce memurun hakkındaki iddiaların, delillerin ve hukuki nitelendirmelerin açıkça bildirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Başvuranın durumunda, disiplin soruşturması sürecinde kendisine yeterli bilgi verilmediği ve savunma yapma imkanı tanınmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, verilen uyarma cezasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/12605-S.19588

BAŞVURU NO : 2019/11012

KARAR TARİHİ : 05/12/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Uyarma cezasının kaldırılması talebi hakkında

BAŞVURU TARİHİ : 10/06/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125-A/e maddesine istinaden devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunduğundan bahisle uyarma disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin 23.05.2019 tarih ve … sayılı işlemin iptali talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nün 24/07/2019 tarihli … sayılı yazısında;

2.1. Başvuranın, kurumuna vermiş olduğu 6.2.2019 tarihli dilekçesindeki hususlar ile 21.1.2019 tarihli dilekçesindeki hususlar aynı olmakla birlikte dilekçesinde kullanmış olduğu üslubun devlet memurluğu vasfına yakışmadığı, bu hususta 19.2.2019 tarih ve … sayılı yazı ile soruşturmacı görevlendirildiği,

2.2. Soruşturma raporunun sonuç ve kanaat kısmında adı geçenin gerek yazılı ifadesinde gerekse kurumuna verilen dilekçeler devlet memurluğu vasfına yakışmadığı kanaatiyle yazılı dikkatinin çekilmesinin uygun bulunduğu,

2.3. Disiplin kanaatinde getirilen teklifin değerlendirilmek üzere Alsancak Ağız ve Diş Sağlığı

Merkezine gönderildiği, anılan kurumca başvurana 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

125 inci maddesinin A fıkrasının e bendi gereğince uyarma cezası verildiği,

2.4. Başvuranın verilen cezaya itiraz etmediği ve cezasının Sağlık Bakanlığı Çekirdek Kaynak

Yönetim Sistemine işlendiği,

3. İzmir Alsancak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin 26.8.2019 tarih ve … sayılı yazısında;

3.1. Başvuranın 3.7.2018 tarihinde yapılan soruşturmaya istinaden uyarı cezası ile tecziye edilmesi gerekirken çalışma motivasyonunu bozmamak ve bundan sonra daha dikkatli ve uyumlu çalışacağı düşüncesiyle 4.7.2018 tarih ve …sayılı yazı ile yazılı dikkatinin çekilmesinin uygun görüldüğü,

3.2. 25.3.2019 tarihli inceleme raporuna istinaden adı geçen hakkında getirilen disiplinel teklifin değerlendirildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen aynı suçun ikinci kez tekrarlanmasında bir üst ceza verileceği hükmüne istinaden başvuranın uyarı cezası ile tecziye edildiği,

3.3. Başvuranın vermiş olduğu 29.5.2019 tarihli dilekçesine istinaden görevlendirilen Bornova

… Hastanesi Başhekimi tarafından yapılan inceleme neticesinde bahse konu personelin çalışma barışı açısından işyerinde huzuru bozabileceği, aynı ortamda çalışmasının uygun olmayacağı kanaatiyle farklı bir kuruma geçici görevlendirilmesi ya da atamasının yapılmasının uygun bulunduğu, buna istinaden adı geçen personelin Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başlamak üzere ayrılışının yapıldığı,

açıklamalarına yer verilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının

4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

4.2. ‘Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler/Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence’ başlıklı 129 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

6.1. ‘Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller’ başlıklı 125.maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını

gerektiren fiil ve haller şunlardır:

A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

…

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.”,

6.2. ‘Savunma hakkı’ başlıklı 130 uncu maddesinde; “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.

Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Başvuran hakkında verilen uyarma cezasının kaldırılması hususunda başvurunun kabulü yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran, hakkında verilen uyarma cezasının kaldırılmasını talep etmektedir.

9. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17.02.2011 tarih ve E:2007/1846, K:2011/66 sayılı kararında; “Anayasa’nın 129/2. maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, “yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnadolunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır” ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin, Avrupa İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair

Sözleşme’nin, savunma hakkının önemini ve gereğini vurgulayan 6. maddesini de dikkate alarak savunma hakkının niteliğini vurguladığı, 14.7.1998 günlü, 1997/41, 1998/47 sayılı kararında, herkesin kendisine yönelik isnadın nedeninden ve niteliğinden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek hakkına sahip olduğu; olayı, isnadın nedenini ve hukukî niteliğini bilmeyen kişinin kendisini yeterince savunamayacağının açık olduğu, bu hususun, savunma hakkının temelini oluşturduğu belirtilmiştir

Anayasa hükmü, gerekçesi ve Anayasa Mahkemesi kararı karşısında, disiplin cezaları ile ilgili olarak savunma hakkı kullandırılmadan disiplin cezası verilmesinin hukuken olanaklı olmadığı; savunma hakkının hukuka uygun şekilde kullanılabilmesi için de, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını bilmesi gerektiği sonucuna varılmakta olup, tüm bu hususlar kendisine bildirilmeyen kişinin kendisini yeterince savunamayacağı açıktır. …

Anayasa ve 657 sayılı Yasa hükümleri ile ilgili olarak buraya kadar yapılmış olan değerlendirmeler bir arada dikkate alındığında; devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.

10. Yukarıda verilen Danıştay kararından da anlaşıldığı üzere savunma hakkının hukuka uygun şekilde kullanılabilmesi için, hakkında disiplin soruşturması yürütülen kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını bilmesi gerektiği sonucuna varılmakta olup tüm bu hususlar kendisine bildirilmeyen kişi kendisini yeterince savunamayacağından tüm bu hususlara savunma istem yazısında açık ve anlaşılır bir şekilde yer verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

11. Başvuru konusu olayda, başvuranın kurumuna vermiş olduğu dilekçelerdeki ifadeler nedeniyle İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün 19.02.2019 tarih ve … sayılı yazısı ile disiplin soruşturması yapmak üzere görevlendirme yapıldığı, soruşturmacı tarafından hazırlanan

25.03.2019 tarihli raporda başvuranın gerek yazılı ifadesinde gerekse Müdürlüğe verilen ilk

dilekçeler devlet memurluğu vasfına yakışmadığı kanaatiyle yazılı dikkatinin çekilmesinin uygun bulunduğu, başvuranın daha önce uyarı cezası ile tecziyesi gerekmekte iken yazılı dikkatinin çekildiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesinin

2 nci fıkrasında belirtilen aynı suçun ikinci kez tekrarlanmasında bir üst ceza verileceği hükmü

gerekçe gösterilerek uyarı cezası ile tecziye edildiği görülmektedir.

12. Başvuranın hakkında disiplin soruşturması yürütülmesi sonucu hazırlanan 25.03.2019 tarihli raporda başvuranın dilekçelerindeki kullanmış olduğu hangi ifadelerin ne şekilde devlet memuru vasfına yakışmadığı hususunun ayrıntılı bir şekilde incelenmediği görülmekte olup, başvuranın üzerine atılı fiillerin yeterince tartışılmadığı değerlendirilmektedir.

13. Başvurandan savunma istenmesine ilişkin İzmir Alsancak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinin

15.05.2019 tarih ve … sayılı savunma istem yazısında başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 125/a bendi gereğince uyarma cezası ile cezalandırılması kapsamında savunması istenilmesine rağmen İzmir Alsancak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinin 23.05.2019 tarih ve ..

sayılı işlemiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125-A/e bendi gereğince uyarma cezası ile tecziye edildiği görülmektedir. Hakkında disiplin soruşturması yürütülen başvurana tebliğ edilen savunma istem yazısında hakkındaki iddiaların belirtilmediği ve başvuranın üzerine atılı fiil veya fiillerin hukuki nitelendirmesinin uyarma cezası tesis edilirken belirtilen hukuki nitelendirmeden farklı olduğu hususları dikkate alındığında başvurana verilen savunma hakkının hukuka uygun şekilde kullandırılmadığı değerlendirilmektedir.

14. Öte yandan idarece başvuranın daha önce uyarı cezası ile tecziyesi gerekmekte iken yazılı dikkatinin çekildiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesinin

2 nci fıkrasında belirtilen aynı suçun ikinci kez tekrarlanmasında bir üst ceza verileceği

hükmüne istinaden başvuranın uyarı cezası ile tecziye edildiği belirtilmekte ise de, anılan hükümde disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanacağının hükme bağlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda “yazılı dikkat çekme” şeklinde bir disiplin cezasına veya müeyyideye yer verilmediği göz önünde bulundurulduğunda bu durumun tekerrüründe uyarma cezası verilmesine de hukuken olanak bulunmamaktadır.

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-e maddesi uyarınca uyarma cezası ile tecziyesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;

İdarelerin “kanunlara uygunluk” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarelerin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile

Başvuran hakkında verilen uyarma cezasının kaldırılması ve kararda yer verilen hususlar çerçevesinde başvuranın eyleminin yeniden değerlendirilmesi yönünde İZMİR İL SAĞLIK

MÜDÜRLÜĞÜ’NE ve İZMİR ALSANCAK AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI MERKEZİ’NE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın başvuran, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü (İzmir Alsancak Ağız ve Diş Sağlığı

Merkezi)’ne tebliğine,

6328 sayılı Kanun’un 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi