TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/6583-S.9978
BAŞVURU NO : 2019/2948
KARAR TARİHİ : 01/08/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Sulh başvurusuna ilişkin belgenin iptali talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 08/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Talim ve Terbiye kuruluna atanamaması nedeniyle dava açtığını ilk derece mahkemesinde kaybettiği ilgili davasını temyize götürdüğünü ve temyiz neticesinde ilk derece mahkemesinin kararının bozulduğunu, sonrasında ilk derece mahkemesi tarafından idarenin işleminin iptaline tazminat açısından da karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ilgili idare tarafından söz konu kararın yerine getirilmediğini hatta bu nedenle tazminat davası açmak için idareye sulh başvurusunda bulunduğunda idare tarafından 31/05/2018 tarihinde verilen cevabi yazıda bakan adına genel müdür tarafından ilgili belgenin imzalandığını ileri sürülerek, yetkili olmayan makam tarafından imzalanan söz konusu belgenin iptalini talep etmek suretiyle
Kurumumuza başvurduğunu, Kurumumuz tarafından verilen İncelenemezlik Kararında maddi hata olduğunu belirterek konunun yeniden incelenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen 17/12/2018 tarih ve … sayılı cevabi yazıda özetle; Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Kurul Üyeliği kadrolarından birine ilgilinin atanma talebinde bulunduğu, atanma talebinin Bakanlık tarafından zımnen reddedildiği, ilgilinin
Ankara 3. İdare Mahkemesi nezdinde dava açtığı, mahkemenin yürütmenin durdurulması talebinin ve davanın reddedildiği, Danıştay tarafından yapılan temyiz incelemesi neticesinde, “Ankara 3. İdare Mahkemesi’nce verilen 29/04/2011 günlü, …/…, …/… sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 49. Maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişiklik 3. fıkrası gereğince yeniden karar verilmesi amacıyla ilgili mahkemeye gönderme kararı verdiği, Hukuk Müşavirliği tarafından, “Ankara 3. İdare
Mahkemesi tarafından yeniden bir karar verilinceye kadar Danıştay’ın ilgili kararına istinaden yapılacak herhangi bir işlem olmadığı”, ilgili idare mahkemesi tarafından da …/… …/.. sayılı kararda özetle “ davacının başvurduğu tarihte münhal Kurul üyeliklerinin bulunduğu, ve bu üyeliklere 30/01/2010 ve 01/02/2010 tarihlerinde atamaların yapıldığı. … ve … Bilimleri
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
alanına … ve … Üye olarak … … ve … … …’un atandıkları, … … …’un lisansüstü öğrenim görmüş olması nedeniyle tercih nedenine sahip olduğu görüldüğünden, 3. Üye olarak atanan …
… ile davacının durumlarının birlikte değerlendirilerek ve tercih nedenleri de gözetilerek işlem tesisi gerekirken davacının durumunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. … Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…” şeklinde ifadelere yer verildiği, bunun üzerine idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılarak 22/05/2015 tarihinde değerlendirme neticesinde ilgilinin atamasının uygun görülmediği belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” 4. Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk
Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin “idari uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli ve vazgeçme yetkileri” başlıklı 12 inci maddesinde
“(1) İdari işlemler dolayısıyla haklarının ihlal edildiğini iddia edenler idareye başvurarak, uğramış oldukları zararın sulh yoluyla giderilmesini dava açma süresi içinde isteyebilirler. İdari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilenlerce, idari dava açmadan önce 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan başvurular da sulh başvurusu olarak kabul edilir ve bu maddede yer alan hükümler çerçevesinde incelenir.
(2) Sulh istemine ilişkin başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Başvuru sonuçlanmadan dava açılamaz.
(3) Sulh başvurularının altmış gün içinde sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde sonuçlandırılmamışsa istek reddedilmiş sayılır.
(4) Sulh başvurusu, belli bir konuyu ve somut bir talebi içermiyorsa, idari makam tarafından reddedilir. Bu Kanun Hükmünde Kararnameye uygun olarak yapılan ve idare tarafından reddedilmeyen başvurular, hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonuna gönderilir. Hak ihlaline neden olan birden fazla idarenin varlığı halinde, ortak hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonu oluşturulabilir.
(5) Sulh başvurularının incelenmesinde, başvurunun konusu, zarara yol açan olay ve nedenleri, zararın idari eylem veya işlemden doğup doğmadığı ve meydana geliş şekli, idarenin tazmin sorumluluğunun olup olmadığı, zararın miktarı ve ödenecek tazminat tutarı tespit edilir.
Hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonu tarafından, bilirkişi incelemesi dahil olmak üzere gerekli her türlü araştırma ve inceleme yapılır, olayla ilgili bilgisi bulunan kişiler dinlenebilir.
(6) Hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun inceleme sonunda hazırlayacağı rapor 11 inci madde uyarınca karar vermeye yetkili mercilere sunulur. Bu mercilerin sulh başvurusunu kabul etmesi halinde başvuru sahibine, hazırlanan sulh tutanağının imzalanması için en az onbeş günlük süre verilir. Davet yazısında, belirtilen tarihte gelmesi veya yetkili temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulh tutanağını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının bulunduğu belirtilir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
(7) Tazminat miktarı ve ödeme şekli üzerinde idare ve istemde bulunanın sulh olmaları halinde buna ilişkin bir tutanak düzenlenir ve taraflarca imzalanır. Bu tutanak ilam hükmündedir.
Sulh olunan miktar idare bütçesinden ödenir. Vadeye bağlanmamış alacaklarda tutanağın imzalandığı tarihten itibaren iki aylık sürenin dolmasından, vadeye bağlanmış alacaklarda ise vadenin dolmasından önce tutanak icraya konulamaz.
(8) Sulh tutanağının kabul edilmemesi veya kabul edilmemiş sayılması hallerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye verilir.
(9) Sulh olunan konu ya da miktara ilişkin olarak dava yoluna başvurulamaz.
(10) Bu madde kapsamındaki idari uyuşmazlıkların sulhen halli ile idari davaların açılmasından, takibinden, davayı kabul ve feragatten, kanun yollarına başvurulmasından vazgeçilmesi, 11 inci maddede belirtilen esaslara ve tutarlara göre belirlenir.”, 5. Milli
Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatı İmza Yetkileri Yönergesinin
“Usul ve Esaslar” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendinde; “Bakan tarafından kendilerine devredilen imza yetkisi kullanılırken Bakanlık dışına gönderilen yazışmalarda “Bakan a.” ibaresi kullanılır.”
“ Bakan tarafından imzalanacak yazılar” başlıklı 6 ncı maddesinde;
(1) Bakan tarafından imzalanacak yazılar aşağıda belirtilmiştir:
a) Cumhurbaşkanlığına, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, Başbakanlığa, yüksek yargı organlarına, Genelkurmay Başkanlığına, Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi parti grup başkanlıklarına, siyasi parti genel başkanlarına, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyon başkanlıklarına, Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ve milletvekillerine görüş bildiren, karar veya teklif niteliğindeki yazılar,
b) Okul öncesi eğitim kurumları, ilköğretim okulları, pratik kız sanat okulları, halk eğitim merkezleri ve mesleki eğitim merkezleri hariç diğer ortaöğretim kurumlarının nevi değişikliğine ait onay yazıları,
c) Bakanlığın politikasını, ilke ve kararlarını oluşturan yazılarla, mevzuat gereği bizzat
Bakan tarafından imzalanması öngörülen yazılar.”, Hükümleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
5. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
6. Başvuran, Talim ve Terbiye Kurul Üyeliğine atanamaması nedeniyle dava açtığını, temyiz neticesinde ilk derece mahkemesinin kararının bozulduğunu ve atamama işleminin iptal edildiğini, ancak ilgili kararın idare tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle atanamadığını bu nedenle sulh talebinde bulunduğunu, idare tarafından söz konusu talebin de reddedildiğini ancak ilgili red yazısı Bakanın bizzat kendisinin imzalamaması nedeniyle yetki yönünden sakat işlem olduğunu ve bu işlemin iptalini talep eden önceki başvurusunda Kurumumuz tarafından verilen “incelenemezlik kararında” maddi hata olduğunu belirterek yeniden incelenmesini talep etmiş ve Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde ilgilinin itirazı haklı görülerek yeniden incelemeye geçilmiştir.
7. İlgilinin idare tarafından Talim ve Terbiye Kurul Üyeliğine atanmama işlemine karşı açtığı davada temyiz neticesinde ilk derece mahkemesinin bozulduğu ve idare tarafından değerlendirme yapılmaksızın söz konusu göreve ilgililerin seçildiği belirtilerek söz konusu idari işlem iptal edilerek bu durumun idare tarafından göz önünde bulundurulması suretiyle yeniden işlem tesis edilmesi gerektiği yönünde ilk derece mahkemesi tarafından karar verilmiştir. Söz konusu karar neticesinde idare son olarak seçmiş olduğu kurul üyesi ile ilgilinin durumunu yönetmelikteki kriterlere göre yeniden değerlendirmek suretiyle yeniden diğer kişiyi kurul üyeliğine atamıştır. Mahkemeler verdikleri kararlarda idare yerine geçerek işlem yapamayacağı gibi idareleri belli bir işlem yapmaya zorlayacak nitelikte kararlar veremezler.
Aksi halde fonksiyon gaspına sebebiyet verecek düzeyde hukuk alanında ortaya çıkacak karmaşıklığa sebep olunmuş olur. Dolayısıyla ilgili mahkeme kararında da söz konusu göreve kimin atanması gerektiği konusunda karar verilmemiş olup, atanma işleminin usule uygun olmadığını belirtilerek usulüne uygun işlem yapılması yönünde karar verilmiştir. İdare de söz konusu kararı uygulayıp bir değerlendirme yapmak suretiyle kurul üyeliğine seçim işlemini yenilemiştir.
8. İlgili mevzuatta da belirtildiği gibi sulh idarenin eylem ya da işlemlerinden dolayı zarara uğrayanlar tarafından dava açmadan önce idare ile uzlaşma sağlanması amacıyla getirilen bir düzenlemedir. Başvuran, ilgili mahkeme kararının uygulanmamasından dolayı zarara uğradığı iddiasıyla idareye başvurmuş olup idare tarafından Bakan a. imza yetkisi ile ilgili genel müdür tarafından istemin reddine ilişkin belge imzalanmıştır. Söz konusu Bakanlığın imza yetkilerine ilişkin yönergesinde bizzat Bakan tarafından imzalanması gereken belgeler sayılmış olup, diğer durumlarda “Bakan a.” şeklinde ibare konulması durumunda imza yetkisine haiz olunabileceği belirtilmiştir. İmza yetkisinin verilmesinde “idare adına açıklama” yetkisinin değil, imza yetkisi verilen astın yetkiyi veren “üst makam adına” gerekli işlemlerin yapılmasını sağlaması ve bu işlemleri imzalaması söz konusu olmaktadır. (R. Cengiz Derdiman, Yusuf Uysa, “Türk Kamu
Yönetiminde yetki devri”, u.ü. Fen- Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl:16, Sayı : 2019/6583-S.997827, 2014/2, s.262)
9. Danıştay’ın 12/06/2008 tarih ve …/… …/… sayılı kararında imza devri “İmza yetkisinin devrinde ise yetkili makam yetkili olduğu işlemlerden bir kısmının imzalanması yetkisini, astlarına devretmekte, imza yetkisini devralan kişi ise, vekaleten görevlendirmeden farklı olarak, imza yetkisini devreden amirin görevi başında olduğu zamanlarda da bu yetkiyi kullanmaktadır. Ancak imza devrinde yetki devrinden farklı olarak karar alma yetkisi imza yetkisini devreden makamda kalmaktadır.” olarak tanımlanmıştır. İdari işlemlerin iptal edilebilirlik unsurlarından olan yetki unsuru ise Danıştay’ın 31/05/2010 tarih ve …/… …/…
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
sayılı kararında “İdarelerin tesis ettikleri idari işlemlerin özünü oluşturan irade, işlemler kamu gücü kullanılarak ve kamu yararı gözetilerek tesis edilecekleri işin bir takım kayıt ve şartlara bağlanmıştır. İdari işlemin unsurlarından olan yetki unsuruna ilişkin kurallar bu kayıt ve şartlar içinde yer almaktadır. Yasalarla kendilerine bırakılmış alanlarda faaliyet gösterebilecek olan idarelerin işlem tesis ederken sahip oldukları hukuki olanak ve görev alanı yetki kavramı ile ifade edilmektedir. Yetki aynı zamanda Anayasanın ve yasaların idareye bıraktığı alanlarda tesis edilecek idari işlemlerin hangi idari makam ve organlarınca yapılabileceğini belirlemektedir. İdarelerin işlem tesis ederken uymak zorunda oldukları yetki kuralları kamu düzenindendir ve idarelerin tesis etmiş oldukları işlemler yargı önüne getirildiklerinde yetki kuralına aykırılık, yargı mercii tarafından resen göz önüne alınabilir niteliktedir.” olarak tanımlanmıştır. İptali istenen söz konusu belgenin imza yetkileri çerçevesinde imzalandığı dolayısıyla yetkisiz bir idari işlem olmadığı anlaşılmıştır.
10. Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından yapılan ilgili işlemin yetki unsur yönünden sakat olmadığı ve mevzuata da uygun olduğu değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
11. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu kapsamda ilgili ilkelere aykırı davranıldığı saptanamamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
12. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.