|
ÖZET: Başvuran, çocuğunun sağlık sorunları nedeniyle 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca mecburi hizmet yükümlülüğünün Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesine devredilmesini talep etmiştir. Yükseköğretim Kurulu, başvuranın talebini reddetmiş, gerekçe olarak, mevcut öğretim üyesi kadrolarının korunması ve başvuranın görev yaptığı üniversitedeki norm fazlası durumu gösterilmiştir. Ancak, Anayasa ve 2547 sayılı Kanun, mecburi hizmet yükümlülüğünün devrini eş durumu ve sağlık mazeretleri gibi istisnai durumlar için mümkün kılmaktadır.
Yapılan değerlendirmede, başvuranın çocuğunun tedavi gereksinimlerinin Osmaniye’de karşılanamadığı belgelerle kanıtlanmış ve bu durumun aile bütünlüğü açısından önemine vurgu yapılmıştır. Dolayısıyla, Yükseköğretim Kurulu’nun başvuranın talebini reddetmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunmuş, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için yeni bir işlem tesis edilmesi tavsiye edilmiştir. Bu karar, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak, aile bireylerinin bir arada tutulması ve kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir şekilde görevlerini yerine getirebilmeleri açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/10074-S.15440
BAŞVURU NO : 2019/12020
KARAR TARİHİ : 11/10/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI
Mecburi hizmet yükümlülüğünün devri hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 03/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran … … Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam Hukuku
Anabilim Dalı (ÖYP) araştırma görevlisi kadrosunda görev yaptığını, görev yaptığı
Üniversiteye 2547 Sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca mecburi hizmet yükümlülüğü bulunduğunu, Kızı …’ın kronik hastalıkları nedeniyle 3. basamakta hizmet sunan eğitim ve araştırma hastanelerinde düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini ancak Osmaniye İlinde 3.
basamakta hizmet veren sağlık kuruluşu bulunmadığından 17/10/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Dini İlimler Fakültesi Temel İslam Bilimleri
Bölümü İslam Hukuku Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna başvurarak söz konusu kadroya atanmaya hak kazandığını, bundan dolayı … Üniversitesince naklen atanma talebine muvafakat verilerek mecburi hizmetinin Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesine devrinin kabul edildiğini, bunun üzerine Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesince, Yükseköğretim Kurulunun 25/02/2015 tarih ve 10467 sayılı yazısına istinaden sağlık raporları doğrultusunda mecburi hizmet yükümlülüğünün Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesine devredilmesi talebiyle YÖK’e yazı gönderildiğini, ancak YÖK’ün 06/03/2019 tarih ve … sayılı yazısıyla; bu talebin Yürütme
Kurulu’nun 27/02/2019 tarihli toplantısında uygun bulunmadığının bildirildiğini, Akabinde Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörlüğü’nün 14/03/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ile mecburi hizmet devrinin yeniden değerlendirilmesinin teklif edildiğini ancak bu talebinin de reddedildiğini, oysa YÖK’ün 25/02/2015 tarih ve … sayılı yazısında belirtildiği üzere eş ve sağlık mazereti sebebiyle mecburi hizmetin devrinin yapılabileceğine dair karar alındığını, diğer taraftan görev yapmakta olduğu bölümde norm fazlası olduğundan kendisine öğretim üyesi kadrosu verilmediğini, Bölümde kendisinden başka iki öğretim üyesi ve iki de araştırma görevlisi bulunduğunu dolayısıyla bölümün kendisine ihtiyacı olmadığını zaten bu sebepten dolayı kendisine muvafakat verildiğini, kızının sağlık problemleri sebebiyle bir buçuk yıldır fiilen …Üniversitesinde görev yapmasına rağmen tedavinin devam ettiği Konya İlinde ikamet ederek her hafta Konya-Osmaniye arası (900 km) gidiş geliş yaptığını bu sebeple başta hasta olan kızı olmak üzere tüm aile fertlerini zor durumda kaldığını belirterek 2547 sayılı
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Kanunun 35. maddesinden doğan mecburi hizmet yükümlülüğünün Ankara Sosyal Bilimler
Üniversitesine devredilerek mağduriyetinin giderilmesi talebiyle Kurumumuza başvuru yapmıştır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talebimize istinaden Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen 16/08/2019 tarih ve E. 59511 sayılı cevabi yazıda özetle, 2547 sayılı Kanunun 35 inci maddesi hükümlerinin incelenmesinde görülebileceği gibi amacının madde başlığında belirtildiği gibi “öğretim elemanı yetiştirme” olduğu, bu madde ile doktora, tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik eğitim yaptırılarak yetiştirilen araştırma görevlilerinin, kadrolarının bulunduğu üniversite de yetişmiş öğretim elemanı olarak hizmet vermesinin amaçlandığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 131.maddesinde Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim – öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak görevlerinin Yükseköğretim Kuruluna verildiği,
2547 sayılı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca eş durumu ve sağlık mazeretlerinin
bulunmasının tek başına mecburi hizmet yükümlülüklerinin devrinin yapılacağı anlamına gelmediği, tüm yükseköğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren bir kuruluş olan; Yükseköğretim Kurulunun, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca yetiştirilen öğretim elemanlarının, mecburi hizmetlerini üniversitelerin gelişmişlik durumu ve öğretim üyesi ihtiyacını karşılayabilme potansiyelleri göz önünde tutarak devrettiği, bu karar verilirken de, özellikle 2006 yılı ve sonrasında kurulan ve büyükşehirler dışında bulunan üniversitelerin ihtiyacının karşılanmasına dikkat edildiği, … Üniversitesi öğretim üyesi kadrolarının Ankara Sosyal Bilimler Üniversitene nazaran akademisyenler tarafından nispeten daha az tercih edildiğinden, bu üniversitenin mevcut öğretim üyesi kadrolarının korunması gerekmekte olduğu, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi
Dini İlimler Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü öğretim üyesi kadrolarını ise akademisyenlerin tercih etmeme gibi bir sıkıntı bulunmadığından Ankara Sosyal Bilimler
Üniversitesinin öğretim üyesi ihtiyacını mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmayanlar arasından karşılama imkânına sahip olduğu, bu nedenle Kurul kararında herhangi bir değişiklik yapılmasının düşünülmediği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
3.1) “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
3.2.) “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.”
3.3) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde; “Devlet, çalışanların hayat
seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
3.4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.5)“Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
3.6) “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” başlıklı 123 üncü maddesinde; “İdare,
kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.”
3.7) “Yükseköğretim üst kuruluşları” başlıklı 131 inci maddesinde; “Yükseköğretim
kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim – öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur”
4) 06/04/1949 tarihli ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 27/05/1949
tarihli ve 7217 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan İnsan
Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 16 ncı maddesinde; “Aile, toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur.”
5) 10/07/2003 tarihli ve 5923 Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 11/08/2003
tarihli ve 25196 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan
Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin
10 uncu maddesinde;
“Taraf Devletler, toplumun doğal ve temel birimi olan aileye, özellikle ailenin kurulması için ve aileye bağımlı çocukların bakım ve eğitiminden sorumlu oldukları sürece, en geniş koruma ve yardımın yapılması gerektiğini kabul ederler.”
12 nci maddesinde; “Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, herkesin, ulaşılabilecek en yüksek
fiziksel ve zihinsel sağlık standardına sahip olma hakkını kabul ederler. Bu Sözleşme ‘ye Taraf
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Devletlerin, bu hakkın tam olarak kullanılmasını sağlamak için alacakları tedbirler şu amaçlara yönelik olacaktır: … d) Hastalık durumunda herkese tıbbi hizmet ve tıbbi bakım sağlayacak koşulların yaratılması”
6) 23/12/1994 tarihli ve 6423 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 27/01/1995
tarihli ve 22184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına İlişkin Sözleşme’nin 3 üncü maddesinde;
“ …Taraf Devletler, çocuğun anne-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.”
7) 22/03/2007 tarihli ve 11907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek,
09/04/2007 tarihli ve 26488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan (Gözden Geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartı’nın “Çocukların ve gençlerin sosyal, yasal ve ekonomik korunma hakkı” başlıklı 17 nci maddesinde; “Akit Taraflar, çocukların ve gençlerin kişilikleri ile fiziksel ve zihinsel yeteneklerinin tam gelişimini sağlayacak bir çevrede yetişme haklarını etkili bir biçimde kullanmalarını sağlamak amacıyla, doğrudan ya da kamusal ve özel örgütlerle işbirliği yaparak… çocukların ve gençlerin, ebeveynlerinin hak ve ödevleri göz önünde tutularak, gereksinim duydukları bakım, yardım, öğretim ve eğitim olanaklarına sahip olmalarını özellikle bu amaç için uygun ve yeterli kurum ile hizmetlerin kurulması ve sürdürülmesini sağlamayı taahhüt ederler.”
8) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
9) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu
kanunun amacı; yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim – öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektir.”
9.1) “Öğretim elemanı yetiştirme” başlıklı 35 inci maddesinin 1 inci fıkrasında;
“Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve
Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler.”
9.2) 2 inci fıkrasında; “Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma
görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler.”
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
9.3) 3 üncü fıkrasında; “Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel
hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. (Ek cümle: 19/11/2014-6569/26 md.) Bu mecburi hizmet, eş durumu ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere başka yükseköğretim kurumlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarında yerine getirilemez. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hüküm dışındadır.”
10) Resmi Gazetenin 21/11/2018 tarih ve 30583 sayısında yayımlanan Devlet
Yükseköğretim Kurumlarında Öğretim Elemanı Norm Kadrolarının Belirlenmesine ve
Kullanılmasına İlişkin Yönetmeliğin “Norm kadroların belirlenmesi” başlıklı 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında; “Fakülte veya bölüm lisans programı için norm kadrolar, üniversiteler tarafından anabilim/anasanat dalı çeşitliliği göz önünde bulundurularak fakülte veya bölümü oluşturan anabilim/anasanat dallarının her birine bir öğretim üyesi düşecek şekilde planlanır. Anabilim/anasanat dalları dikkate alınarak belirlenen norm kadro sayısı, anabilim/anasanat dalı ve bölüm kurulunun uygun görüşü üzerine ilgili fakülte ve üniversite yönetim kurulunun gerekçeli kararıyla bölüm veya fakülte düzeyinde iki katına kadar artırılabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin
kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran özetle, çocuğunun sağlık problemleri nedeniyle 2547 sayılı Kanunun 35 inci
maddesinden doğan … Üniversitesine olan mecburi hizmet yükümlülüğünün Ankara Sosyal
Bilimler Üniversitesine devredilerek mağduriyetinin giderilmesi talebiyle Kurumumuza başvuru yapmıştır.
13) Anayasa’nın131inci maddesinde, Yükseköğretim kurumlarının öğrenimini planlamak,
düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek ve bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulunun kurulacağı belirtilmiş, bu amaçla 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanunu ile Yükseköğretim Kuruluna görevler verilmiştir.
14) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 35. maddesinde, yükseköğretim kurumlarının,
kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
içinde ve dışında, kalkınma planı ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirecekleri, ikinci fıkrasında ise, öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadrolarının, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebileceği, bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanların, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönecekleri, üçüncü fıkrasında da, ise yurtiçi veya yurtdışında yetiştirilen öğretim elemanlarının, genel hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda oldukları, bu mecburi hizmetin, eş durumu ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere başka yükseköğretim kurumlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarında yerine getirilemeyeceği, bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere yükseköğretim kurumlarında görev verilmeyeceği hükme bağlanarak, ÖYP kapsamında mecburi hizmet yükümlülüğünün devrine ilişkin kısıtlamalar getirilmiştir.
15) Ülkemizde, yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumları başta olmak üzere
öğretim elemanı ihtiyacının adil ve dengeli bir şekilde dağılımının sağlanması için bir çare üretmek zorunda olan kanun koyucunun özellikle, kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapacak öğretim elemanlarının mecburi hizmet yükümlülüğü boyunca hizmet yükümlülüğü bulunan üniversitede kalmalarını sağlamak üzere düzenlemeler getirdiği bu çerçevede 2547 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde mecburi hizmet yükümlülüğünün devrine yönelik herhangi bir mazerete yer verilmediği ancak 19/11/2014 tarih ve 6569 sayılı Türkiye Sağlık
Enstitüleri Başkanlığı Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26 ncı maddesi ile 2547 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin 3 üncü maddesine eklenen ek cümle ile mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin olarak eş durumu ve sağlık mazeretlerinin istisnai olarak düzenlendiği görülmektedir.
16) İç hukukumuza baktığımızda, öncelikle Anayasamızın 2 nci maddesinde Devletimizin
nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış; 5 inci maddesinde Devletin temel amaç ve görevleri sayılarak; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak; insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak görevlerine yer verilmiştir.
17) “Sosyal devlet” ilkesine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi kararlarında egemen olan
görüşe göre; sosyal devletin görevi, kişinin onurlu bir yaşam sürdürmesi ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirmesi için gerekli koşulları oluşturmak, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği, yani sosyal adaleti, sosyal gönenci, sosyal güvenliği ve toplumsal dengeyi sağlamaktır. Bu kapsam içinde kişileri mutlu kılmak, onların hayat mücadelesini kolaylaştırmak, insan haysiyetine yaraşır onurlu bir hayat sürdürmelerini sağlamak gibi hususların da yer aldığı kuşkusuzdur.
18) Anayasa Mahkemesinin 16/07/2010 tarihli ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararında da,
kişinin sahip olduğu hak ve hürriyetlerin önem dereceleri göz önünde bulundurularak
Anayasa’da yer aldığını, kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilmelerinin mutlu ve huzurlu olabilmelerinin başlıca şartının ihtiyaç duydukları anda sağlık hizmetlerine ulaşıp bu hizmetlerden yararlanabilmeleri olduğu, sağlık hizmetlerinin doğrudan yaşam hakkıyla ilgili
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
olması nedeniyle diğer kamu hizmetlerinden farklı olduğu, insan sağlığının, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez bir özelliğe sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir.
19) Anayasamızın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı üçüncü bölümünün
“Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde, ailenin Türk toplumunun temeli olduğu vurgulanmış, Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirler almasını ve teşkilatını kurması ile her çocuğun, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğu hükme bağlamıştır.
20) Yine iç hukukumuzda yerine alan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler
Çocuk Hakları Haklarına İlişkin Sözleşme, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel
Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşe ile Avrupa Sosyal Şartında, Çocuk haklarını konu alan ve bu hakları korumayı amaçlayan düzenlemeler getirdiği görülmüştür.
21) Bu çerçevede, aile bireylerine huzur içinde bir arada yaşayabilme imkânının sunulması
gerektiği açıktır. Diğer bir ifadeyle, bu düzenleme ile ailenin korunmasına yönelik olarak devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de ailenin korunmasının sağlanması olduğu; aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı ortadadır. (Bakınız.
Danıştay 2. Dairesinin 27/02/2017 tarihli ve YD:2016/14817 esas sayılı kararı)
22) Somut olayımızda … Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam
Hukuku Anabilim Dalında araştırma görevlisi kadrosunda (ÖYP) görev yapan başvuran, çocuğu hakkında Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi ve Konya
Eğitim ve Araştırma Hastanesince verilen sağlık raporlarında belirtilen hastalığın tedavisinin görev yaptığı Osmaniye İlinde yapılamaması (Osmaniye Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 22/01/2019 tarih ve … ve 13/03/2019 tarih ve … sayılı yazıları ile belgelendirilmektedir.)
nedeniyle ilanı yapılan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Dini İlimler Fakültesi Temel İslam
Bilimleri Bölümü İslam Hukuku Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna başvurarak söz konusu kadroya atanmaya hak kazanmış, … Üniversitesince de başvuranın kalan mecburi hizmet yükümlülüğünün devrine ilişkin muvafakat verildiğinden, Ankara Sosyal Bilimler
Üniversitesinin 17/12/2018 tarih ve … sayılı – 04/01/2019 tarih ve … sayılı ve 14/03/2019 tarih ve … sayılı yazıları ile başvuranın mecburi hizmet yükümlülüğünün devri Yükseköğretim
Başkanlığına teklif edilmiş ancak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun 27/02/2019 ve 20/03/2013 tarihli kararlarıyla; … Üniversitesi öğretim üyesi kadrolarının
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitene nazaran akademisyenler tarafından nispeten daha az tercih edilmesinden dolayı bu üniversitenin mevcut öğretim üyesi kadrolarının korunması gerekmekte olduğu, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Dini İlimler Fakültesi Temel İslam Bilimleri
Bölümü öğretim üyesi kadrolarını ise akademisyenlerin tercih etmeme gibi bir sıkıntı bulunmadığından Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin öğretim üyesi ihtiyacını mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmayanlar arasından karşılama imkânına sahip olduğu gerekçesiyle, başvuranın Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Üniversitesinin başvuranın mecburi hizmet yükümlülüğünün devrine yönelik talebinin reddedildiği görülmüştür.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
23) Anayasa ve 2547 sayılı Kanun uyarınca Yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek
ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim – öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemekle görevli Yükseköğretim Kurulunun özellikle yeni kurulan üniversitelerin öğretim elemanı ihtiyacını karşılamak gerekli önlemleri almakla yükümlü bulunduğunun kuşkusuz olduğu, bu çerçevede başvuranın talebinin reddine yönelik kullanılan takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanıldığı anlaşılmakla birlikte, Devlet Yükseköğretim Kurumlarında Öğretim Elemanı Norm
Kadrolarının Belirlenmesine ve Kullanılmasına İlişkin Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca başvuranın görev yaptığı Fakültede norm kadro sayısının 2 olması gerektiği, gerek başvuranın Kurumumuza sunmuş olduğu belgelerden gerekse … Üniversitesi
Rektörlüğünden edinilen bilgilerden, … Üniversitesi 2019 Yılı Norm Kadro Planlamasına göre
İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam Hukuku alanında 2 öğretim üyesi kadrosunun bulunduğu norm kadro planlamasına göre 2 kadronun da dolu olduğu, bu çerçevede İslam Hukuku bölümünde başvurandan ayrı 2 öğretim elemanın bulunduğu tespit edilerek başvuranın norm fazlası durumunda olduğu anlaşılmıştır.
24) Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; toplumun en temel birimi olan aile kurumunda aile
bireylerinin bir arada tutulması, ailenin huzur ve mutluluğunun devam ettirilmesi, bu yolla kamu görevlileri açısından kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde yürütülmesini amaçlayan Anayasa ve söz konusu Anayasal hükümden hareketle, 2547 sayılı
Kanunun 35/3 maddesine 19/11/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle eklenen ek cümleyle; mecburi hizmetin başka yükseköğretim kurumlarında ve kamu kurum ve kuruluşlarında yerine getirilmeyeceği kuralına eş durumu ve sağlık mazeretleri bakımından istisna getirilerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 25/02/2015 tarih ve 10467 sayılı Kararı ile de bu istisnanın uygulanmasına yönelik karar alınması, başvuranın görev yaptığı Üniversitenin 2019 Yılı Norm Kadro Planlamasına göre de başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulmadığı, başvuranın çocuğunun ortaya çıkan hastalığının Osmaniye İlinde tedavisinin mümkün olmadığı yönünde İl’de bulunan iki hastane tarafından verilen sağlık raporları, Korkut
Ata Üniversitesinin ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinin muvafakatleri göz önüne alındığında, çocuğun üstün yararı ve kamu yararı arasında denge kurmadan başvuranın mecburi hizmet yükümlüğü talebinin reddine ilişkin idari işleminin hukuka uygun olmadığı, ayrıca telafisi güç ve imkânsız zararların önüne geçmek adına, hakkaniyet açısından ve sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, mağdur halde olan ilgililerin sorunlarına çözüm getirmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
25) Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; başvuranın mecburi hizmet yükümlülüğünün
devrine yönelik talebinin reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirildiğinden, Yükseköğretim Kuruluna yeni bir Yürütme Kurulu kararı alarak başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde yeni bir işlem tesis edilmesi yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
26) Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece
hukuka uygun hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde: “Kurum inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına davalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tulum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar. ” şeklinde yer verilmektedir. Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel
Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen “Avrupa Doğru İdari Davranış
Yasasında” da yer verilmiştir.
27) Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin, başvurana
verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Gaziantep
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile
Başvuranın mağduriyetinin giderilmesine yönelik olarak yeni bir işlem tesis edilmesi için
YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, YÜKSEKÖĞRETİM
KURULU BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.