|
ÖZET: Başvuran, Merkez Bankası’ndaki görevine son verilmesi ve sonrasında mahkeme kararları doğrultusunda aktif görevine dönme talebinde bulunmuştur. Ancak, yapılan incelemelerde başvuranın, mahkeme kararları gereği Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü’ne atandığı, fakat görev yerinin Ankara Eğitim Merkezi olarak belirlendiği ve burada pasif görevde çalıştığı tespit edilmiştir. İdare, başvuranın tüm özlük haklarını tam olarak sağladığını ve mahkeme kararının uygulandığını belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, idarenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket ettiğini, dolayısıyla başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. İdarenin takdir yetkisini kullanırken yasal sınırlar içinde hareket ettiği ve başvuranın haklarının kısıtlanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, başvuru reddedilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/10903-S.16831
BAŞVURU NO : 2019/12316
KARAR TARİHİ : 30/10/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI
BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Mahkeme kararlarının tam ve eksiksiz uygulanması talebi hakkında
BAŞVURU TARİHİ : 10/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Merkez Bankası’nda ekonomist olarak görev yaptığını, 28 Temmuz 2016 tarihinde
Merkez Bankası Yönetim Komitesi tarafından görevine son verildiğini, İdare Mahkemesi kararı ile 17 Ağustos 2018 de göreve geri döndüğünü, ancak 7 Ocak 2019 tarihinde tekrar görevine son verildiğini, yine İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı neticesinde 14
Haziran 2019’da göreve tekrar geri döndüğünü, ancak kendisinin asıl görev yerinde değil
Merkez Bankası Eğitim Merkezi’nde göreve başladığını, burada pasif görevde olduğunu belirterek mahkeme kararlarının tam ve eksiksiz uygulanması çerçevesinde asli görevi olan
Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü’ndeki aktif görevine dönme talebinde bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nün 23/08/2019 tarihli ve … sayılı yazısında,
2.1. Başvuranın İdare Merkezinde ekonomist olarak görev yapmakta iken 375 sayılı KHK’nın geçici 35 inci maddesine istinaden Yönetim Komitesinin 07.01.2019 tarih … sayılı kararıyla işine son verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin
16.05.2019 tarih ve … sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu çerçevede
12.06.2019 tarih ve … sayılı Yönetim Komitesi kararı ile ilgilinin Araştırma ve Para Politikası
Genel Müdürlüğüne ekonomist olarak atandığı,
2.2. Bu kapsamda ilgilinin halihazırda özlük bakımından ekonomist unvanının haklarına sahip şekilde çalışmayı talep ettiği Genel Müdürlük bünyesinde kadrolu olarak çalıştığı, adı geçenin aynı unvanda görev yapan tüm çalışanlara tanınan tüm haklara sahip olduğu,
açıklamalarına yer verilmektedir
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim
Personel Kanunu, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer
Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesinde; “… B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî
Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; …
10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon
ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır.”,
6. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘Kararların sonuçları’ başlıklı 28 inci maddesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.”
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
8. Başvuran, mahkeme kararlarının tam ve eksiksiz uygulanması çerçevesinde asli görevi olan
Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü’ndeki aktif görevine dönme talebinde bulunmaktadır.
9. Şikayet başvurusunun incelenmesinden, başvuranın Merkez Bankasında ekonomist olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK’nın 4 üncü maddesinin 1/g bendi uyarınca Yönetim
Komitesi kararı ile görevine son verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 9. İdare Mahkemesi’nin 14.06.2018 tarih ve … sayılı kararı ile anılan işlemin iptaline karar verildiği, mahkeme kararı üzerine Yönetim Komitesi kararı ile başvuranın Araştırma ve Para
Politikası Genel Müdürlüğüne atamasının yapıldığı, daha sonra 375 sayılı KHK’nın geçici 35 inci maddesi kapsamında başvuranın görevine son verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle
Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin … sayılı esasına kayden açılan davada Mahkemenin
16.05.2019 tarihli kararı ile anılan işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, mezkur
mahkeme kararı uygulanarak Yönetim Komitesinin 12.06.2019 tarih ve …sayılı kararı ile başvuranın Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğüne ekonomist olarak atamasının yapıldığı ve görev yerinin Ankara Eğitim Merkezi olarak belirlendiği, bunun üzerine başvuranın pasif görevde çalıştırıldığı iddiasıyla aktif görevine döndürülmesi talebiyle bakılmakta olan şikayet başvurusunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
10. Başvuru konusu olayda başvuranın görevine son verilmesinden önce Araştırma ve Para
Politikası Genel Müdürlüğünde ekonomist olarak görev yaptığı, Ankara 1. İdare
Mahkemesi’nin … sayılı esasına kayden açılan davada Mahkemenin verdiği 16.05.2019 tarihli yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararın uygulanarak Yönetim Komitesinin 12.06.2019 tarih ve … sayılı kararı ile başvuranın eski görev yeri Araştırma ve Para Politikası Genel
Müdürlüğüne ekonomist olarak atamasının yapıldığı görülmekte olup mahkeme kararının uygulandığı anlaşılmaktadır.
11. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır.(Bkz. Prof. Dr. Şeref
GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204) Ayrıca öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi, kamu yararı için kullanılması ve gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin Hukuk Devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir.
12. Yukarıda açıklandığı üzere, idarenin iş ve işlemlerinde kamu yararına ve hizmet gereklerine riayet etmesi, yasal ve makul gerekçeye dayanması, nesnel ve adil olması, eşitlik ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereği olup, idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini bu ilke ve ölçütleri göz önünde tutarak kullanması gerekir.
13. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın ekonomist unvanında görev yapan tüm çalışanlara tanınan saatlik izin, hastalık izni, yıllık izin, tedavi ve ilaç giderlerinin karşılanması, parasal haklar sosyal tesislerin kullanımı gibi özlük ve sosyal tüm haklara sahip olduğu ve bu haklarda hiçbir kısıntı yapılmadığının idarece belirtildiği, başvuranın mahkeme kararı doğrultusunda atamasının eski görev yerine yapıldığı, öte yandan şikâyete konu hususta idarenin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir işlem, eylem, tutum veya davranışının
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
ortaya konulamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;
İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın başvuran ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanlığı’na tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.