ÖZET: Başvuran, Mezitli Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünde çalıştığı süre boyunca mobbing, baskı ve tehdit gibi olumsuz davranışlara maruz kaldığını iddia ederek Mersin Valiliği’ne başvuruda bulunmuştur. İdare, başvuranın uzun süreli raporlar ve izinler nedeniyle çalışmadığını, dolayısıyla mobbingin gerçekleşmesi için gerekli olan süreklilik ve sistematik davranışların mevcut olmadığını belirtmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın mobbing olarak nitelendirilebilecek bir durumla karşılaşmadığı, yalnızca münferit ve süreklilik göstermeyen olumsuz davranışlarla karşılaştığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/836-S.20.1340

BAŞVURU NO : 2019/13068

KARAR TARİHİ : 17/01/2020

RET KARARI

MERSİN VALİLİĞİ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Mobbing iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran , Mezitli

Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünde 21 Temmuz 2017 tarihinden bu yana şef kadrosunda görev yaptığını, Kaymakamlıkta göreve başladığı tarihten itibaren yazı işleri müdürü tarafından mobbing, baskı, tehdit, aşağılanma gibi olumsuz davranışlara maruz kaldığını, diğer görevli memurların da kendisine olumsuz davranışları olduğunu, kendisinin sorunlu bir personel olarak gösterildiğini, 23/05/2019 tarihinde Mersin Valiliği İl İdare

Kuruluna yaşadığı ve maruz kaldığım mobbingi belirten dilekçe gönderdiğini belirterek, İdare tarafından yapılan mobbingin tespit edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 02/08/2019 tarih ve E. sayılı şikâyet konusuna ilişkin bilgi/belge

isteme yazısına istinaden, Mersin Valiliğinin 06/12/2019 tarih ve E. sayılı yazısı ve eklerinde;

2.1) Başvuranın Mezitli Kaymakamlığında göreve başladığı 21/07/2017 tarihinden bu yana 7

gün mazeret izni, 79 gün yıllık izin, 7 gün görev izni, 198 gün Hastalık İzni (Heyet Raporu), 30 gün Hastalık İzni (Sağlık Raporu) olmak üzere hafta sonları ve resmi tatiller hariç 321 gün görevde bulunmadığı, söz konusu alınan Sağlık Raporları ve Heyet Raporlarının

Kaymakamlıkça herhangi bir hakem hastanesine yönlendirilmediği ve iddia edildiği gibi mobbing, baskı, tehdit ve aşağılanma gibi olumsuz davranışlara maruz bırakılma gibi bir durumun söz konusu olmadığı,

2.2) 23/05/2019 tarihinde Mersin Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğüne başvuran tarafından

yaşadığı ve maruz kaldığı mobbingi belirten dilekçe ile başvuru yapıldığı, 01/10/2018 tarihinden 18/04/2019 tarihine kadar aralıksız Heyet Raporlu olduğu akabinde 18/04/2019 tarihinden 18/05/2019 tarihine kadar aralıksız 30 gün yıllık izin aldığı sonrasında Kaymakamlık

İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünde sadece 2 iş günü çalışarak 22/05/2019- 01/06/2019 tarihlerinde

10 gün sağlık raporlu olduğu, toplamda 228 gün heyet ve sağlık raporlu olduğu; bahse konu

edilen mobbing baskı ve tehdit gibi iddiaların görev yaptığı 2 iş günü içerisinde meydana gelmesinin mümkün olmadığı, çünkü mobbingin meydana gelebilmesi için; bir çalışanın hedef alınarak, uzun süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerektiği,

2.3) Başvuranın Mersin Valilik Makamına vermiş olduğu 23/05/2019 ve 17/06/2019 tarihli

dilekçelerinde yer alan iddialar ile ilgili olarak Yazı İşleri Müdürü hakkında Valilik Makamınca araştırma başlatıldığı ve yapılan araştırma neticesinde düzenlenen 01/07/2019 tarihli araştırma raporunda “İlimiz Mezitli İlçesi Kaymakamlık Yazı İşleri Şefi

’in başka bir kurumdan naklen geldiği, Kaymakamlığın çok değişik işlerini bilmediği, öğrenmeye çalışmadığı, öğrenmesi için değişik bölümlerde görevlendirildiğinde kendisinin alt görevlerde çalıştırıldığı ve kendisinin bu durumu mobbing yapıldığı şeklinde değerlendirildiği belirtilmiştir.” ifadesine yer verildiği, bu nedenle düzenlenen araştırma raporlu dosyanın ve şikâyet dilekçelerindeki iddiaların 12/07/2019 tarih ve sayılı Valilik Makamı onayı ile işlemden kaldırıldığı,

2.4) Başvuranın Valilik Makamına vermiş olduğu 23.05.2019 tarihli şikâyet dilekçesi ile 657

sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun müracaat, şikâyet ve dava açma başlıklı 21 inci maddesinde yer alan usule uymadığı, İçişleri Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği 2 sayılı cetvelin İlçe Teşkilatında “Diğer Personel” olarak gösterilen unvanın disiplin amirinin “İlgili

Müdür”, üst disiplin amirinin “Kaymakam” olarak bildirildiği, İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Şef ünvanlı başvuranın ilgili müdürü atlayarak Kaymakamlık

Makamına müracaatta bulunması gerekirken silsileyi atlayarak “usulsüz müracaat ve şikâyette bulunmak” fiili işlediği anlaşıldığından; Kaymakamlık Makamınca yapılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen 01.08.2019 tarihli soruşturma raporu neticesinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125/A-d maddesi “Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak” fiilini işlediğinden “uyarma” cezası ile tecziye edildiği, verilen cezaya karşı başvuranın 26.08.2019 tarihinde İl Disiplin Kuruluna itiraz ettiği ve İl Disiplin Kurulunun

25.09.2019 tarih ve sayılı karar ile başvuranın “itirazının reddine” dair karar verildiği,

2.5) İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün toplam (5) aktif Genel İdari Personel ile Mezitli ilçesine

hizmet verdiği, başvuranın aralıksız rapor ve izinlerinden sonra göreve başladığı 01.06.2019 tarihinden itibaren 4-5 ay içerisinde Kaymakamlık Makamına şahsi işleri ve şikâyetlerinden dolayı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünde az personelle iş ve işlemler yürütülmeye çalışılır iken

Kurumu yıpratacak düzeyde sürekli olarak toplamda 15 adet dilekçe verdiği, son olarak

04.11.2019 tarihli dilekçesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görevlendirilme talebinde

bulunduğu ve Kaymakamlık Makamının 06.11.2019 tarihli ve sayılı onayı ile başvuranın

11.11.2019 tarihinden itibaren İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne geçici görev ile görevlendirildiği,

İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın

3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

3.2) “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında;

“Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”

3.3) “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci

fıkrasında;

“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

3.4) “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin üçüncü

fıkrasında;

“Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”

3.5) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında;

“Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”

3.6) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Vatandaşlar … kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.7) “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu

maddesinin birinci fıkrasında;

“Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.”

4) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

4.1) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu

maddesinin ikinci fıkrasında;

“Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”

4.2) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci

fıkrasında;

“Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”

4.3) “Müracaat, şikâyet ve dava açma” başlıklı 21 inci maddesinde;

“Devlet memurları kurumlarıyla ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat; amirleri veya kurumları tarafından kendilerine uygulanan idari eylem ve işlemlerden dolayı şikayet ve dava açma hakkına sahiptirler. Müracaat ve şikayetler söz veya yazı ile en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile şikayet edilen amirler atlanarak yapılır.(…)”

4.4) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci

maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: d)

Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak,”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

Hükümleri yer almaktadır.

6) 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik

Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7) Kamu Denetçisi tarafından, İdarenin başvuranın talebine ilişkin işleminde hukuka ve

hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Mezitli Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri

Müdürlüğünde 21 Temmuz 2017 tarihinden bu yana şef kadrosunda görev yaptığını, Kaymakamlıkta göreve başladığı tarihten itibaren yazı işleri müdürü tarafından mobbing, baskı, tehdit, aşağılanma gibi olumsuz davranışlara maruz kaldığını, diğer görevli memurların da kendisine olumsuz davranışları olduğunu, kendisinin sorunlu bir personel olarak gösterildiğini, 23/05/2019 tarihinde Mersin Valiliği İl İdare Kuruluna yaşadığı ve maruz kaldığım mobbingi belirten dilekçe gönderdiğini belirterek, İdare tarafından yapılan mobbingin tespit edilmesini talep etmektedir.

9) Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik

gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır.

[Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle

Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]

10) Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun

hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek

Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Ve Çözüm Önerileri

Komisyon Raporu (Nisan 2011)]

11) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185

sayılı kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. … Mobbingde, hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırı söz konusudur.

Bu saldırı, dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapılmaktadır. Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.” hükmü yer almaktadır.

12) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 22/05/2014 tarihli E:2013/11788, K:2014/14008

sayılı kararında; “Mobbingin varlığı ve kabulü için mağdurda psikolojik rahatsızlığın meydana gelmesi zorunlu olmadığı gibi, her psikolojik rahatsızlığın nedeni de mobbing değildir. Birçok olguda işyeri stresinin çalışanların sağlığı üzerinde mobbinge benzer etkiler oluşturduğu bilinen bir husustur. Çalışanlar üzerinde olumsuz etki yaparak, onların davranışlarını, verimliliklerini ve sosyal ilişkilerini etkileyen olgu, stres olarak tanımlanır ve rahatsızlık belirtileri birçok yerde mobbinge benzerdir. Mobbing oluşturan eylemler, mağdur üzerinde psikolojik baskı oluştursa ve bunun sonucunda bir kısım sağlık sorunlarına neden olsa da, her psikolojik baskıyı ve rahatsızlığı mobbinge bağlamak doğru değildir.

Bu bağlamda, bir işyerinde yaşanan belli yoğunluktaki stres, kaba, kırıcı ve küçümseyici davranışlar, çalışanları mutsuz yapsa, onların psikolojik ve ruhsal sağlığında bozulmalar meydana getirse de, diğer unsurlara bakılmadan mobbing olarak kabul edilmesi hatalıdır. Örneğin, nezaket ve saygının yokluğu olan işyeri kabalığı, doğal olarak kişiye bağlı, beğenilmeyen, çirkin görülen, rahatsız edici ve hoş karşılanmayan söz, tutum ve davranışlardan oluşmaktadır. … Mobbing kavramının etimolojik anlamına ve tarihsel gelişimine bakıldığında; aynı ortamda bulunan veya aynı organizasyona bağlı olan bir veya birden fazla kimsenin bir kişiye belli bir amaçla, sistematik bir şekilde, yılgınlık, korku, tedirginlik, endişe, bunalım, bıkkınlık, sıkıntı veya kaygı oluşturacak söz, tutum veya davranışlarla psikolojik ve duygusal baskı kurarak onu belli şekilde davranmaya ya da davranmamaya, ortak alandan uzaklaştırmaya, güçsüzleştirmeye, değersizleştirmeye, aşağılamaya, küçük düşürmeye veya pasifize etmeye yönelik çabalarına mobbing denilir. Mobbingi; stres, tükenmişlik sendromu, işyeri kabalığı, iş tatminsizliği ya da doyumsuzluğu gibi olgulardan ayıran husus, belli kişinin belli bir amaca yönelik olarak hedef alınması, yapılan haksızlığın sürekli, sistematik ve sık oluşudur.” ifadelerine yer verilmiştir.

13) Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 12/02/2013 tarihli ve E:2010/38293, K:2013/5360

sayılı kararında; “Hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca hareketin amacı da doğru tespit edilmelidir. Çünkü mobbingde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır.

Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır. Örneğin, yöneticinin otoriter olması tek başına mobbing uygulandığı anlamına gelmez. Kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini ise her somut olayın özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığının tartışmasız kabulünü doğurur.” denilmektedir.

14) Somut olayımızda, Valilik Makamı’nın 31/05/2019 tarih ve sayılı

inceleme/araştırma emirleri doğrultusunda başvuru konusu mobbing iddialarla ilgili olarak; Mersin Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünce 01/07/2019 tarihli ve sayılı

İnceleme ve Araştırma Raporunun hazırlandığı, söz konusu Raporda başvuranın, şikâyet edilen

Mezitli İlçesi Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü ’ın ve tanıkların ifadelerine başvurulduğu, yapılan inceleme neticesinde “1-İlimiz Mezitli İlçesi Kaymakamlık

Yazı İşleri Müdürü hakkında ileri sürülen iddialar sübuta ermediğinden hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı, 2-İlimiz Mezitli İlçesi Kaymakamlık

Yazı İşleri Şefi ’in başka bir kurumdan naklen geldiği, Kaymakamlığın çok değişik işlerini bilmediği, öğrenmeye çalışmadığı, öğrenmesi için değişik bölümlerde görevlendirildiğinde kendisinin alt görevlerde çalıştırıldığı ve kendisine mobing yapıldığı şeklinde değerlendirdiği, kurumda kimseyle konuşmadığı, kendisini soyutladığı anlaşılmış, bu durumun çalışma ortamını olumsuz etkilediği ve bundan sonra da olumsuz etkilemeye devanı edeceği kanaati oluştuğundan 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 8/c maddesi gereğince görev yerinin değiştirilmesinin uygun olacağı yönünde kanaate varılmıştır.” değerlendirilmelerine yer verilerek söz konusu Raporun sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır.

15) Başvuran hakkında disiplin cezası verilip verilmediği araştırıldığında ise, başvurana 657

sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesinde uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller içerisindeki (d) fıkrasına (Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak) istinaden uyarma cezası verildiği ve başvuranın söz konusu uyarma cezasının iptali istemiyle Mersin 2. İdare

Mahkemesine dava açtığı görülmektedir. Bu kapsamda 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği hüküm altına alındığından söz konusu disiplin cezasına ilişkin değerlendirme yapılmamıştır.

16) Ayrıca başvuruya konu idarenin Kurumumuza gönderdiği bilgi ve belgelerden, başvuranın

Mezitli Kaymakamlığında göreve başladığı 21/07/2017 tarihinden bu yana 7 gün mazeret izni,

79 gün yıllık izin, 7 gün görev izni, 198 gün Hastalık İzni (Heyet Raporu), 30 gün Hastalık İzni

(Sağlık Raporu) olmak üzere hafta sonları ve resmi tatiller hariç 321 gün görevde bulunmadığı,

2018 yılında ise 01/10/2018 tarihinden 18/04/2019 tarihine kadar aralıksız Heyet Raporlu

olduğu akabinde 18/04/2019 tarihinden 18/05/2019 tarihine kadar aralıksız 30 gün yıllık izin aldığı sonrasında Kaymakamlık İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünde sadece 2 iş günü çalışarak 22/05/2019- 01/06/2019 tarihlerinde 10 gün sağlık raporlu olduğu, toplamda 228 gün heyet ve sağlık raporlu olduğu; 04/11/2019 tarihli dilekçesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görevlendirilme talebinde bulunduğu ve Kaymakamlık Makamı’nın 06/11/2019 tarihli ve sayılı onayı ile başvuranın 11/11/2019 tarihinden itibaren İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne geçici görev ile görevlendirildiği anlaşılmaktadır.

17) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan

mevzuat hükümleri, yüksek yargı kararları ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurularak başvuruya konu olaylar bir bütün olarak incelendiğinde, başvuranın

Mezitli Kaymakamlığında 21/07/2017 tarihinde göreve başladığı, 11/11/2019 tarihinden itibaren ise İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne geçici görev ile görevlendirildiği, başvuranın İlçe

Yazı İşleri Müdürlüğünde görev yaptığı zaman aralığında yıllık izin ve mazeret izinleri hariç tutulduğunda İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünde kısa bir süre çalışmasının olduğu, Mersin Valiliği

İl Milli Eğitim Müdürlüğünce oluşturulan İnceleme ve Araştırma Raporundan da anlaşıldığı üzere Mezitli İlçesi Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü ’ın ilgili birimde çalıştığı süre zarfında süreklilik gösteren ve belli aralıklarla sık sık tekrarlanan mobbing olarak nitelendirilebilecek eylemlerine rastlanmadığı, yukarda yer verilen Mahkeme kararlarında belirtildiği üzere süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış tespit edilse dahi bunun mobbing olarak nitelendirilme imkânı bulunmadığı, bu kapsamda başvuranın mobbing olarak nitelendirilebilecek seviyede bir mahrumiyet yaşadığı veya kötü muameleye maruz kaldığı tespit edilemediğinden başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak şikâyet konusu olayda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine aykırı davrandığı anlaşıldığından, idarenin bundan böyle bu ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin

birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Mersin İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve MERSİN VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu

Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi