ÖZET: Başvuran, açığa alındığı süre boyunca kendisine ödenen 1/3 maaşın yanı sıra, bu sürede uğradığı değer kaybını telafi etmek amacıyla faiz ya da enflasyon farkı talep etmiştir. İdare, bu talebi mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Danıştay ve idare mahkemeleri tarafından verilen emsal kararlar doğrultusunda, alacaklının paradan mahrum kalmasının, yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz talep edilebileceğini belirtmiştir. Anayasa’nın 125. maddesi gereği, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın açıkta kaldığı sürelerdeki maaş kesintilerine faiz işletilmesi talebinin reddine ilişkin idari işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulü yönünde tavsiyede bulunarak, ilgili idarenin bu talebi yerine getirmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranın uğradığı zararın tazmin edilmesi için yasal faizin ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/1940-S.20.3045

BAŞVURU NO : 2019/15085

KARAR TARİHİ : 03/02/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Açıkta kaldığı sürelere tekabül eden 1/3 maaş ödemesinin faiz ya da enflasyon farkının tarafına ödenmesi talebi hakkında

BAŞVURU TARİHİ : 03/09/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, … Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde mühendis olarak görev yapmakta iken

25.07.2016 tarihinde açığa alındığını, 12.03.2019 tarihinde göreve iade edildiğini, göreve

başlamasına müteakip açıkta kaldığı sürelere tekabül eden 1/3 maaş ödemesinin hesap edilerek banka hesabına yatırıldığını, açıkta kaldığı süreye binaen aldığı paranın kendisine ödenmesine rağmen geçmiş döneme ait para olması hasebiyle değer kaybını telafi amacıyla faiz ya da enflasyon farkının da ödenmesi gerektiğini belirterek açıkta kaldığı sürelere tekabül eden 1/3 maaş ödemesinin faiz ya da enflasyon farkının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. … Belediye Başkanlığı’nın 18/11/2019 tarihli … sayılı yazısında;

2.1. Başvuruya konu işlemin 15 Temmuz darbe girişiminin akabinde 20.07.2016 tarih ve 2016/9064 sayılı BKK ile ilan edilen OHAL doğrultusunda darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması gereken zorunlu tedbirleri düzenleyen 667 sayılı KHK kapsamında yürütülen soruşturmaların sağlıklı yürütülmesi maksadıyla tedbir olarak uygulanmış bir idari işlem olduğu ve 657 sayılı kanunun 137 ve 138 . maddelerine dayanılarak uygulandığı,

2.2. Soruşturma sürecinin sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılıp başvurucunun görevine iade edildiği, göreve iade işleminin sonucu olarak kendisine 657 sayılı Kanunun 141 ve 143.

maddeleri doğrultusunda aylıklarından kesilmiş olan üçte birlik kısmın ödendiği, talep edilen

“yasal faiz” ya da benzeri adlar ile ilave bir ödemenin yapılması ile ilgili mevzuatta bir hüküm bulunmadığı, bu kapsamda başvuranın talebinin reddedildiği,

açıklamalarına yer verilmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “ İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

5.1. ‘Görevden uzaklaştırma’ başlıklı 137 nci maddesinde; “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Görevden uzaklaştırma tedbiri, soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.”

5.2. ‘Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü’ başlıklı 141 inci maddesinde; “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.”,

5.3. ‘Memurun göreve tekrar başlatılması zorunlu olan haller’ başlıklı 143 üncü

maddesinde; “Soruşturma veya yargılama sonunda yetkili mercilerce:

a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler; b) Yargılamanın men’ine veya beraatine karar verilenler; c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar; ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmıyacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler;

Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.”

hükümleri yer almıştır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

6. Başvuranın talebinin reddine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun kabulü yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

7. Başvuran, açıkta kaldığı sürelere tekabül eden 1/3 maaş ödemesinin faiz ya da enflasyon farkının tarafına ödenmesini talep etmektedir.

8. Konuya ilişkin olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/3/2014 tarihli ve

E.2011/358, K.2014/906 sayılı kararı ile onadığı Gaziantep 1. idare Mahkemesi’nin 28/09/2010 günlü, E:2010/1211 ve K:2010/844 sayılı ısrar kararında;”… faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; esasen bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği; ekonomilerde bir değişim vasıtası olan paranın, çeşitli ticari, sınai, zirai vb. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi ekonomik yararlar sağlayan bir değer olduğu; paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılmaksızın, sahibinin bu ekonomik değerinden mahrum bırakılması sonucunu doğurmasının yanında, yüksek enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünün enflasyon oranı ölçüsünde yitirmesine neden olduğu; hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının düşünülemeyeceği; aksine anlayışın, Devletin ve ona bağlı idarenin eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararın tazmini için de, açık yasa hükmü aranması sonucuna götüreceği ki, böyle bir anlayışın, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” amir hükmü ile bağdaşmayacağı…” gerekçesine yer verildiği görülmektedir.

9. Benzer bir konuda Danıştay 12. Dairesinin 30.11.1998 tarih ve E:1995/6978, K:1998/2918 sayılı kararı ile onanan Ankara 2. İdare Mahkemesinin 14.10.1993 tarih ve E:1992/182, K:1993/1398 sayılı kararında; “… görevine son verilmesine dair işlemin idare mahkemesince iptali, Danıştay’ca da onanması üzerine 30.09.1991 tarihinde göreve iade edilen davacının, görevine son verilmesine dair işlemin hukuka aykırılığının mahkeme kararı ile sabit olması nedeniyle bu işlemden doğan zararınızın idarece tazmin edilmesinin Anayasanın 125.

maddesi ve bu yolda ki idare hukuku ilkesi gereği olduğu, davacının zararını, alamadığı aylıkları ile sınırlı tutmaya olanak bulunmadığından açıkta kaldığı sürede aylık ve özlük haklarını zamanında alamaması nedeniyle uğradığı zararın yasal faiz ödenerek tazmininin gerektiği …” gerekçesine yer verilmiştir.

10. Başvuru konusu olayda, … Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde mühendis olarak görev yapmakta iken 25.07.2016 tarihinde açığa alınan başvuranın 12.03.2019 tarihinde göreve iade edildiği, göreve başlamasına müteakip açıkta kaldığı sürelere tekabül eden ve maaşından yapılan kesintilerin hesap edilerek banka hesabına yatırıldığı, başvuran tarafından açıkta kaldığı sürelere ilişkin maaşından yapılan ve göreve iade sonrası tarafına ödenen söz konusu

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

kesintilerin geçmiş döneme ait para olması hasebiyle değer kaybını telafi amacıyla faiz ya da enflasyon talebiyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan şikayet başvurusunun yapıldığı anlaşılmaktadır.

11. Yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere, faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesi Anayasanın 125. maddesi ve hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu açıktır.

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve emsal yargı kararları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın açıkta kaldığı sürelere ilişkin maaşından yapılan kesintiler göreve iade edildikten sonra tarafına ödenmiş olsa da başvuranın açıkta kaldığı bu 3 yıllık dönemde söz konusu paradan mahrum kaldığı süreçte uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak Anayasanın 125. maddesi ve bu yoldaki yargı kararları gereği faiz ödenmesi gerekmektedir.

13. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın açıkta kaldığı sürelere ilişkin maaşından yapılan ve göreve iade sonrası tarafına ödenen söz konusu kesintilere faiz işletilmesi talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, başvuru sahibine verdiği cevapta hangi sürede hangi merciye başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile

Başvuranın açıkta kaldığı sürelere ilişkin maaşından yapılan ve göreve iade sonrası tarafına ödenen kesintilere işletilecek yasal faizin başvurana ödemesi hususunda … BELEDİYE

BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

6328 sayılı Kanun’un 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, … Belediye Başkanlığı’nca

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve … BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.