|
ÖZET: Başvuran, eğitim mazereti nedeniyle Malatya iline görevlendirilme talebinde bulunmuş, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından bu talep, eğitim göreceği bölümün mezun olduğu bölümle devamlılık arz etmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. İdare, başvuranın eğitim durumunu ve kurumun personel ihtiyaçlarını değerlendirerek, başvuranın talebinin yerine getirilmesine imkan bulunmadığını belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit etmemiştir. Kamu hizmetinin etkin ve verimli sunulması için idarenin personel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullanmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Eğitim mazeretinin, yer değiştirme talebinde geçerli bir sebep olarak kabul edilmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesi yönünde karar verilmiş, idarenin başvuranın görevlendirme talebini reddetmesinin hukuka uygun olduğu belirlenmiştir. İdarenin, başvuru sahibine karşı başvuru yollarını belirtmemesi ise iyi yönetim ilkelerine aykırı bulunmuş ve bu konuda öneride bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/5609-S.20.8933
BAŞVURU NO : 2019/18650
KARAR TARİHİ : 08/04/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Eğitim mazereti sebebiyle başka ile görevlendirilme talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 24/10/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde memur olarak görev yapmakta olduğunu, Kırklareli Üniversitesi Lüleburgaz Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Bölümü Mezunu olduğunu, Malatya İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünü (İ.Ö) kazandığını, 11.12.2018 tarihinde Malatya iline görevlendirme talebinde bulunduğunu ancak talebinin reddedilmesi sebebiyle okuduğu bölümde 2018/2019 eğitim-öğretim yılında başarısız sayıldığını, 2019/2020 yılı için 26.09.2019 tarihinde tekrar tayin talebinde bulunduğunu ancak idarenin “öğrenime devam edeceği bölümün mezun olduğu bölümün devamı niteliğinde ve tamamlayıcı olmadığı” gerekçesiyle reddedildiğini, ders saatlerinin mesai saatleri dışında olduğunu ve öğrenim düzeyinin önlisanstan lisans düzeyine çıkacağını belirterek Malatya iline tayinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Personel Daire Başkanlığının 31/01/2020 tarihli ve …
sayılı yazısı ve eklerinde;
2.1) Yürürlükteki mevzuatta eğitim durumu nedeniyle görevlendirme veya atama yapılmasına
imkân veren bir düzenlemenin bulunmadığı, Kurum personelinin eğitim durumunun da dâhil olduğu çeşitli nedenlerle görevlendirme taleplerinin personelin dilekçesinde öne sürdüğü mazeretinin kendisine ve Kuruma sağlayacağı faydanın yanı sıra birimlerin personel ihtiyaçları da değerlendirilerek makamın takdir yetkisi çerçevesinde işlem tesis edildiği, başvuranın eğitim göreceği bölümün, Kurumun iş ve işlemlerinde katkı sağlayıp sağlamayacağı, mezun olduğu bölümün (Ön lisans) devamı niteliğinde olup olmadığı ve İl Müdürlüklerinin personel ihtiyacı gibi etkenler dikkate alınarak Makamca değerlendirildiği,
2.2) Başvuranın, eğitim göreceği bölümün mezun olduğu bölümün devamı niteliğinde olmadığı
ve İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün çok fazla olan personel ihtiyacı da dikkate alınarak hizmetine İstanbul’da ihtiyaç duyulması nedeniyle talebinin yerine getirilmesine imkan bulunmadığı
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın
3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç
ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2) “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42 nci maddesinde;
“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.”
3.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı
72 nci maddesinde; “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine,
özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. … Memurların atanamayacakları yerler ve bu yerlerdeki görevler ile kurumların özellik arz eden görevlerine atanabilmeleri için hangi kademelerde ne kadar hizmet etmeleri gerektiği ve yer değiştirme ile ilgili atama esasları Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. Kurumlar atamaya tabi olacak personeli için bu yönetmelik esaslarına göre Devlet Personel Başkanlığının görüşünü almak suretiyle bir personel ve atama planı hazırlar.”
6) 25/06/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının
Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin
6.1) “Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Göz Önünde Bulundurulacak Hususlar”
başlıklı 9 uncu maddesinde; “Yer değiştirme suretiyle atanmalar, Devlet Memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu göz önünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dahilinde yapılır.”
6.2) “Özel Yönetmelikler” başlıklı 28 inci maddesinde; “Kurumlar bu Yönetmeliğin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tespiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini
Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz.”
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
7) 27/06/2012 tarihli ve 28336 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu
Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “İsteğe Bağlı Yer Değiştirme
Suretiyle Atanmaya İlişkin İşlemler” başlıklı 3 üncü bölümünde yer alan
7.1) “Atamaya ilişkin genel esaslar” başlıklı 12 nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin
uygulanmasında; a) Yapılacak atamalarda kadro imkanları ile hizmet ihtiyacı göz önünde bulundurulur. b) Değerlendirme puanı belirleyici olarak esas alınır. c) Personelin birimler arasında hizmet gerekleri dikkate alınarak, adil ve dengeli dağılım sağlanır. ç) Yapılacak atamalarda aile birliğini muhafaza etmeye özen gösterilir.”
7.2) “Atama dönemine ilişkin esaslar” başlıklı 13 üncü maddesinde; “(1) Personelin, iller
arası naklen atanmalarında, ihtiyaç duyulan kadro unvanları ile atanabilecek ve ayrılabilecek azami personel sayısı her yılın Mayıs ayı sonuna kadar Kurum intranet sitesinden ilan edilir.
(2) Başvurular; 1-15 Haziran tarihleri arasında elektronik ortamda yapılır. Birimlerin tetkikinden sonra elektronik sistemde onaylanır ve duyuruda belirtilen süre içerisinde İnsan
Kaynakları Daire Başkanlığına gönderilir. … (5) Atamalar, her yılın Temmuz ayı sonuna kadar sonuçlandırılır. (6) Hizmet puanının hesabında 30 Haziran tarihi esas alınır.”
7.3) “Görevlendirme” başlıklı 19 uncu maddesinde; “Personelin hizmetine ihtiyaç
duyulması halinde altı ayı aşmamak ve süresi açıkça belirtilmek kaydıyla birimler arası görevlendirme yapılabilir.”
8) 30/01/2010 tarihli ve 27478 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2010/2 sayılı Başbakanlık
Genelgesinin 7 nci maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları, Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmelik kapsamında yapacakları atama işlemlerinde, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak eş, öğrenim ve sağlık durumuna dayalı atama taleplerinin gerçekleştirilmesine azami özen göstereceklerdir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirildiğinde; idarece tesis edilmiş olan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran, eğitim mazereti nedeniyle kazandığı üniversitenin bulunduğu ilde
görevlendirilmeyi talep etmektedir.
11) İdareler kamu hizmetini etkin ve verimli olarak sunmak için kamu personeline ihtiyaç
duymaktadır. Bu açıdan kamu kurumları ihtiyaç duydukları personeli temin etmek için sınav ilan etmekte ve yeterli şartları taşıyan personeli istihdam etmektedir. Kamuda çalışan her personel kamu hizmetine bir statü ile girmekte ve bu statünün tabi olduğu şartları kabul etmiş sayılmaktadır. Hukuki istikrar ve hukuk güvenliği için kamu görevlisinin tabi olduğu şartların ve yükümlülüklerin önceden belirlenmesi çok önemlidir. İdareler ihtiyaç duydukları personeli bu şartlar altında istihdam etmekte, kamu hizmetinin aksamaması için keyfiyetin önüne bu yolla geçilmiş olmaktadır. Aksi durumda yani statünün gereklerinin göz ardı edilmesi durumunda; kamu hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulmuş olan kamu kurumlarının görevlerini yerine
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
getirmekte zorlanmalarına, giderek görevlerini aksatmalarına neden olabileceği ve personelin istihdamı konusunda genel kabul görmüş belirli ilkelerin uygulanmasının engelleneceği açıktır.
(Danıştay 5. Dairesinin 10/11/1998 tarihli, ve E.1996/311, K. 1998/2618 sayılı kararı) 12)
12) Bu bağlamda, kamu görevlisi olarak istihdam edilme, kişiye bir takım ayrıcalıklar ve
avantajlar sağlamakla birlikte, bir takım külfet ve sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı bir takım sınırlamalara tabi olmayı gerektirmektedir. Kamu personeli olmak, bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı gerektirmekte ve kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır.
(Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı kararı)
13) Devlet memurlarının bir takım mazeretler çerçevesinde başka yerde görevlendirilme
konusunda talep hakları var ise de buna ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, kamu hizmetinin sürekliliğinin sağlanması, insan kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur. Bu bağlamda, kamu hizmetini etkin ve verimli olarak sunmak isteyen idareler, kurum içi yer değişikliği taleplerinde, mevzuatta öngörülen zorunlu durumlar dışında, hizmet gereklerini ve personel ihtiyacını ön plana çıkararak kendilerine iletilen talepleri takdir yetkileri çerçevesinde reddedebilmektedir.
14) İdari işlemler tesis edilirken idarenin kullandığı yetki bağlı yetki ve takdir yetkisi
şeklindedir. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli yönde hareket etme hususunda bir tercih hakkı tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetki, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
15) Bu bağlamda takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli
bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkanına sahip olması olarak tanımlanabilir.
16) İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği
zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda, idare, takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Bkz. Prof. Dr. Şeref
GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204). Ayrıca, öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi ve takdir yetkisi çerçevesinde verdiği kararların kamu yararı gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin hukuk devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir.
17) Nitekim, Danıştay 11. Dairesinin 08/04/2003 tarihli ve E:200/8963, K:2003/1623 sayılı
kararında; “…idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetki mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp, anılan yetkinin objektif olarak eşit bir şekilde, aynı durumda olan personel arasında ayrım gözetilmeyecek şekilde kullanılması gerekmektedir.” hükmü verilerek takdir hakkının
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
ayrımsız ve eşitlik ilkesine uygun kullanılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. (Benzer yönde
Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarih ve E:2013/95, K:2014/176 sayılı kararı, Danıştay
İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/04/2008 tarih ve E:2005/270, K:2008/1286 sayılı kararı)
18) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 72 nci maddesinde, kurumlar tarafından yer
değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birliğinin korunması için tedbir alınmasına ve kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumunun göz önünde bulundurulmasına ilişkin hükümlere yer verildiği görülmektedir. Öte yandan, Kanunun söz konusu maddesinde memurların yer değiştirmesinde eğitimin mazeret olarak kabul edilebileceğine ilişkin her hangi bir hükme yer verilmemiş olmakla birlikte, yer değiştirmeye ilişkin atama esaslarının genel bir yönetmelikle belirlenmesi kurala bağlanmıştır.
19) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine dayanılarak çıkarılan Devlet
Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atamalarına İlişkin Yönetmelikle, hangi mazeretler sebebiyle memurun yer değiştirme talebinde bulunabileceği belirlenirken, bu mazeretler; sağlık mazereti, aile birliği mazereti ve can güvenliği mazereti ile sınırlı tutulmuştur. Yönetmeliğe göre; Devlet memurları, mazeretlerini belgelendirmeleri halinde, hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma sürelerini tamamlamadan, istekleri üzerine yer değiştirme suretiyle atanabilmektedirler. Ancak, 657 sayılı Kanun, bahsi geçen genel yönetmelik ve bunlara dayanarak çıkarılan Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme
Yönetmeliğinde ve ilgili genel yönetmelikte, memurların eğitim mazeretine dayalı yer değiştirme taleplerinin karşılanacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
20) Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda memurların geçici olarak kurum
içinde başka bir yerde görevlendirilmeleri hususunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bununla birlikte, asli görevleri ile ilgili olarak, memurların kurum içinde geçici olarak görevlendirilmelerini engelleyen bir düzenleme de bulunmamaktadır.
21) Kurum içi geçici görevlendirme müessesinin somut olaylara uygulanma biçimlerinin
belirlenmesi açısından yargı kararları büyük önem taşımaktadır. Yerleşik içtihat haline gelen idari yargı kararlarıyla kamu personel rejimimizin esasları göz önünde tutularak kurum içi geçici görevlendirmeye ilişkin şartlar, açık ve net bir şekilde ortaya konulmuştur.
22) Buna göre, idari yargı içtihatlarında, kamu hizmetinin yürütülmesinde memurun kendi
kadro görevinde ve kadrosunun bulunduğu birimde çalışması temel ilke olarak kabul edilmiş olmakla birlikte; Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yerine getiren kamu görevlilerinin, gerekli koşulların varlığı halinde, yetkili idari makamlarca, kamu hizmetinin iyi işlemesi ve idarenin fonksiyonlarını rasyonel ve verimli olarak yerine getirebilmesi amacıyla, kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve devamlılığı bakımından gerekli olan durumlarda istisnai olarak başvurulabilecek bir müessese olarak, kadroları üzerinde kalmak üzere belli bir süre ile bulundukları yerden başka bir yerde geçici olarak görevlendirilebileceği kabul edilmektedir.
23) Bu çerçevede, idare, mevzuatla belirlenmiş olan görev alanları içinde yer alan “geçici”
nitelikteki bir hizmeti ya da değişen ve gelişen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucu olarak ortaya çıkan, henüz örgütsel altyapısı oluşturulmamış ve bir kadro ile ilgilendirilmemiş olan “yeni bir kamu hizmetini” yürütmek amacıyla; durumu uygun olan kamu görevlilerinin, kadroları ile hukuki bağların sürdürülmesi, yapılacak işin kamu görevlisinin bulunduğu kadro
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
görevine uygun ve asli görevi ile ilgili olması, süresinin ve yapılacak işin belli olması, sürekli bir işin geçici görevle sürdürme niteliğinde bulunmaması, kamu görevlisini görevinden fiilen uzaklaştırmak veya onu cezalandırmak gibi hizmet gereklerine ters düşen bir sonucun amaçlanmaması koşuluyla, hizmetlerine duyulan ihtiyaç net bir şekilde ortaya konulması suretiyle, atamaya yetkili amir tarafından kurum içinde başka bir yerde geçici olarak görevlendirilme konusunda takdir yetkisine sahip bulunmaktadırlar.
24) Geçici görevlendirme konusunda takdir yetkisine sahip olan idarenin, kamu hizmetlerinin
yürütülmesi ve devamlılığı bakımından hangi koşulların geçici görevlendirmeyi gerekli kıldığını saptama, geçici olarak görevlendirilecek personeli seçme konusunda ve diğer hususlarda da takdir yetkisine sahip olduğu kuşkusuzdur. Ancak, yukarıda bahsedildiği üzere, idarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir ve idare bu yetkisini belli ilkeler çerçevesinde kullanmak durumundadır. İdare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalıdır.
25) Anayasa Mahkemesi, 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı ve 20/02/2014
tarihli ve 2013/2069 başvuru numaralı kararlarında; eğitim hakkının korunması gerekçesiyle idareden, atamaya ilişkin bütün işlemlerde personelin eğitim mazeretlerini kayıtsız şartsız karşılamasının beklenmesinin, idarenin üstlendiği kamu hizmetinin yürütülmesini imkânsız hale getireceği, dolayısıyla bu konuda idareye, belirli bir takdir alanı tanınmasının makul karşılanması gerektiği, zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almanın ilgili idarenin öncelikli görev ve sorumluluğu olduğu, ayrıca düzenleniş şekli itibarıyla eğitim hakkının kapsamının, kamu görevlisinin devam etmek istediği bir eğitim programının, atanma veya atanmama taleplerinde mazeret olarak dikkate alınması ve atanma talebinin eğitim mazereti doğrultusunda yerine getirilmesi gibi pozitif yükümlülükler içerecek kadar geniş olduğu sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle idarenin naklen atanma taleplerinin reddine dair kararları sonucunda başvurucunun eğitimine devam edememesinin, eğitim hakkını dolaylı olarak etkilemekte olduğunu, doğrudan bir müdahale olarak değerlendirilemeyeceği değerlendirmeleri yapılarak; Anayasanın 42 nci maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin kısmın “açık dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğu yönünde karar verildiği görülmektedir.
26) Anayasada yer alan eğitim ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim
almasını engellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte, bütün bireylere her alanda eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir ödev yüklememektedir. Bu doğrultuda devletin, yükseköğrenim görmek isteyen herkese, bunu sağlama şeklinde pozitif bir ödevi de bulunmamaktadır. (Anayasa Mahkemesi’nin 17/09/2013 tarihli ve B. No: 2012/1334 kararı.)
27) Somut olayda, eğitim mazereti göz önünde bulundurularak başka ilde görevlendirilmeyi
talep ettiği anlaşılmakla birlikte, ilgili mevzuat uyarınca yükseköğrenim mazeretine dayalı yer değiştirilme taleplerinin idare tarafından karşılanması yükümlülüğünün bulunmaması, bu konudaki talepler karşısında her personelin çalışmakta olduğu birimin ve görevlendirilmek istediği ilin personel ihtiyacının idarece her olayda ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerekmesi ve idarenin başvuranın eğitim hakkı kazandığı ilde görevlendirmeye yönelik talebini reddederken sahip olduğu takdir yetkisini kullanırken personel ihtiyacını ve başvuranın hizmetine duyulan ihtiyacı gerekçe göstermiş olması nedeniyle, yargı kararıyla dahi müdahale edilemeyen bu
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
konuda Kurumuzun idareye belli bir yönde davranması şeklinde karar vermesi mümkün olmadığından, idarenin başvuranın görevlendirme talebini reddetmesi işleminin hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
27) Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; idarenin başvuranın tal8bini
reddetmesine yönelik işleminde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinden başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
29) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
30) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.