|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, engelli bireylerin kamu konutlarından yararlanma talepleri ele alınmıştır. Başvuran, % 98 oranında ağır engelli olarak, Anayasa’daki pozitif ayrımcılık ilkesine dayanarak, sıra tahsisli lojmanlardaki süre sınırının kaldırılmasını talep etmiştir. Kamu Konutları Kanunu’nda engelli bireylere yönelik özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Kamu Görevlileri Toplu Sözleşmesi’nde engelli kamu görevlilerine pozitif ayrımcılık sağlanması gerektiği vurgulanmıştır.
Kararda, engelli bireylerin karşılaştığı ekonomik ve sosyal zorluklar göz önünde bulundurularak, kamu konutlarının tahsisinde engelli personelin engel türü ve oranının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, kamu konutları yönetmeliğinde gerekli düzenlemelerin yapılması ve engelli bireylerin ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, engelli kamu görevlilerinin konut ihtiyaçlarının dikkate alınması yönünde düzenlemeler yapılması tavsiye edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/1517-S.2291
BAŞVURU NO : 2018/3663
KARAR TARİHİ : 29/04/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, kamu konutları ile ilgili mevzuatta engelli kamu görevlilerine yönelik özel tedbirlerin alınmasını talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 23/03/2018
I. BAŞVURANIN İDDİAVE TALEPLERİ
1. Başvuran, DSİ GAP 15. Bölge Müdürlüğü’nde engelli … olarak görev yaptığını, % 98 oranında ağır engelli olduğunu, her iki el ve ayağında engellilik durumunun söz konusu olduğunu, günlük aktivitelerinde zorluklar yaşamakla beraber esasen şehir içi ulaşımda sorun yaşadığını, şu anda kuruma ait lojmanda ikamet etmekte olduğu için işe geliş-gidişlerde sıkıntı yaşamadığını belirterek, Anayasa’daki pozitif ayrımcılık ilkesi doğrultusunda engelli bireyler için sıra tahsisli lojmanlardaki süre sınırının kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 13/07/2018 tarih ve … sayılı bilgi-belge talepli yazısına
Tarım ve Orman Bakanlığı DSİ Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 15/08/2018 tarih ve … sayılı cevabi yazıda özetle; lojman tahsislerinin Kamu Konutları
Yönetmeliği uyarınca yapıldığı ve anılan Yönetmelikte engelli bireylere yönelik ayrıcalık bulunmadığı, buna göre sıra tahsisli konutların 5 yıl oturma süreli olduğu, süre bitiminde lojmanın boşaltılması gerektiği, bu durumda olanlara tekrar konut tahsisinin mevcut talepler karşılandıktan sonra boş konut olursa yapılabileceği; başvurana 21/12/2015 tarihinde konut tahsisi yapıldığı ve 21/12/2020 tarihine kadar oturma süresinin olduğu, Genel Müdürlüğün
Kamu Konutları uygulamalarında kullanılan tarih ve 221787 sayılı Genelge (2018/3) yazılarında engelli bireyler için ayrı bir uygulama bulunmadığı, sonuç olarak
Anayasa’da engelli bireyler için pozitif ayrımcılık hükümleri bulunmakla birlikte lojman tahsis kararları ile ilgili ayrıcalıklı uygulamaların bulunmadığı belirtilmiştir. Yazı ekinde söz konusu Genelge ve talep edilen diğer evraka yer verilmiştir.
3. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne gönderilen 16/07/2018 tarihli ve … sayılı bilgi-belge talepli yazı ile 25/09/2018 tarih ve … sayılı tekit yazısı üzerine anılan idareden alınan 08.11.2018 tarih ve … sayılı yazıda; 3.1. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun “Doğrudan satış” başlıklı 4 üncü maddesine 7061 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle eklenen ek beş ilâ on birinci fıkralarında kamu konutlarının ekonomiye kazandırılmasına ilişkin yasal düzenlemelere yer verildiği; 3.2. Anılan madde hükümleri uyarınca, mahalli idareler hariç genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, döner sermayelerin, fonların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç özel kanunla kurulmuş diğer kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müesseselerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar ve şirketlerin mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan kamu konutlarının ekonomiye kazandırılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanan Bakanlığın 385 Sıra Numaralı Milli Emlak Genel Tebliği’nin 17/4/2018 tarihli ve
30394 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
3.3. Genel Tebliğin “Satışa konu edilebilecek kamu konutları” başlıklı 4 üncü maddesinde; Kurumların mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan görev, sıra ve hizmet tahsisli olan kamu konutları Kurumların talebi üzerine satışa konu edilebilir. Öncelikli alım hakkı sahibi olan personelinin satın alma talebinin bulunduğu kat mülkiyeti kurulan kamu konutlarının satışına öncelik verilir, Kat mülkiyeti kurulması mümkün bulunan kamu konutları kat mülkiyeti tesis edildikten sonra satışa konu edilir. şeklinde düzenleme yapıldığı, 3.4. Buna göre; kamu konutları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda yer alan hükümler çerçevesinde ihale yoluyla satışa konu edilebilecek olup ihalenin yapıldığı sırada kamu konutlarında oturanların öncelikli olarak satın alma hakkına sahip olduğu; mevcut mevzuat çerçevesinde, öncelikli alım hakkı sahibinin kamu konutunu satın almak istemediğini bildirmesi, bildirimde bulunmaması ya da yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ihaleye katılıp en yüksek teklif veren istekliye kamu konutunun satışının gerçekleştirildiği, 3.5. Bakanlıkça Kamu Konutları Yönetmeliği’nde, engelli bireylere yönelik yapılacak düzenlemelere ilişkin olarak neticelenen bir çalışma bulunmadığı, Bildirilmiştir.
4. Kurumumuza aynı konuda daha önce yapılan 2016/3154 numaralı başvuru kapsamında kamu konutlarının tahsisine esas teşkil eden mevzuatın incelenmesinden lojman tahsislerinde engelli bireylere yönelik bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmış, Anayasanın 10 uncu maddesi kapsamında ilgili mevzuatın engelli bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi amacıyla 30/11/2016 tarihli ve … sayılı yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak
Genel Müdürlüğü’nden, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (AÇSHB) Engelli Yaşlı
Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden ve Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği’nden (TOHAD) görüş talep edilmişti. Görüş talebimize cevaben; 4.1. Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden alınan 26/12/2016 tarih ve … sayılı yazıda özetle
“Kamu Konutları Yönetmeliğinde yapılacak değişiklik çalışmalarında kamu konutlarının tahsisinde engelli kamu görevlilerine “pozitif ayrımcılık” sağlayabilecek düzenlemelerin yapılması hususunun değerlendirmeye alınacağı” ifade edilmiştir.
4.2. AÇSHB Engelli Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 20/12/2016 tarih ve …
sayılı yazıda özetle “daha önce bu konuda Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile toplantılar yapıldığı; ancak hazırlanan taslakların nihai sonuca ulaşmadığı; kamuda görevli engelli bireylerin mağduriyetlerinin giderilmesi için pozitif ayrımcılık yapılması adına 2946 sayılı
Kamu Konutları Kanunu uyarınca konut tahsisine ilişkin usul ve esasların belirlendiği
Yönetmeliğe ekli cetvellerde “artı puan” uygulaması yapılmasının uygun olacağının düşünüldüğü” belirtilmiştir.
4.3. TOHAD’dan alınarak 03/01/2017 tarihinde Kurum kayıtlarına giren yazıda özetle
“engelli bireylerin toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı bir takım giderler ve daha da önemlisi eğitim ve istihdam imkânından yeterince yararlanamamaları sebebiyle ekonomik yoksunluk yaşadığı; bu sebeple birçok uluslararası metinde bu sorunların yaşattığı olumsuzlukların giderilmesi için özel tedbirler alınması gerektiğinin vurgulandığı; Birleşmiş
Milletler (BM) Engelli Kişilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin (EHİS) Yeterli Yaşam
Standardı ve Sosyal Korunma başlıklı 28 inci maddesi ile engelli bireylerin muhtaç hale gelmelerinin önlenmesinin ve o koşullarda yaşayanların koşullarını iyileştirilmesinin amaçlandığı; bu kapsamda engelli bireylerin engelli olmalarıyla bağlantılı özel ihtiyaçlarının gözetilmesinin gerektiği; bireyin engelli olması nedeniyle üstlenmek zorunda kaldığı ve kendisini yoksulluğa sürükleyebilecek her türlü mali külfetin bu ihtiyaçlar kapsamında anlaşılması gerektiği, engelli bireyin mağdur olmaması için gerekli tedbirler alınırken bireyin engeli ile yaşadığı dezavantaj arasındaki illiyetlik ilişkisini dikkate alan ve bu dezavantajın giderilmesiyle uyumlu tedbiri üretecek nitelik ve esneklikte mekanizmalar kurulması gerektiği; bu kapsamda lojman tahsislerinde engelliye öncelik tanınmasını gerektirecek hallerin yaşanabileceği; sonuç olarak; kamu konutlarına ilişkin mevzuatın (engellinin yaşadığı dezavantajla ilişkilendirmek suretiyle) engellileri öncelikli konut tahsisi kategorisine alınması yönünde değiştirilmesinin toplum yararına olacağı gibi Anayasa ve uluslararası sözleşmelerin ilkeleriyle de uyumlu olacağı” belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. T.C. Anayasasının; 5.1. “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” 5.2. “Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.” 5.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 5. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin (EHİS); 5.1. Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “…
(e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik” Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
5.2. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin; Dördüncü fıkrası “Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 5.3. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin; Birinci fıkrası “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”
İkinci fıkrası “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dahil olmak
üzere bahsekonu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar:
…
(d) Engellilerin toplu konut programlarına erişimini sağlamak; hükümlerini amirdir.
6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır.
7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde
“…Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.” denmektedir.
8. 2946 Kamu Konutları Kanununun 8.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi; “Bu Kanun; Genel bütçeye giren daireler, katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar… Tarafından yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma, kiralama suretiyle temin olunan ve bu kurum ve kuruluşlar personelinin yararlanması için ayrılan kamu konutlarını kapsar…”
8.2. “Kamu konut türleri ve konut tahsisi” başlıklı 3 üncü maddesi:
“…
Sıra tahsisli konutlar; hizmet süresi, daha önce kamu konutlarından yararlanma durumu ve süresi, çocuklarının ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerinin sayısı, aile fertlerinin gelir durumu, konuttan yararlanma için bekleme süresi, eşinin de bu Kanun kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda çalışan personel olması gibi hususlar dikkate alınarak yönetmelikte belirlenecek puanlama esasına göre tahsis edilen konutlardır.
…
Konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir.” hükümlerini amirdir.
9. 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi
Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 4. maddesine 05/12/2017 tarih ve
30261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7061 sayılı Kanun ile;
“(Ek fıkra: 28/11/2017-7061/58 md.) Savunma, güvenlik, adalet ve istihbarat hizmetlerini yürüten personel tarafından kullanılanlar hariç olmak üzere, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin, döner sermayelerin, fonların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç özel kanunla kurulmuş diğer kamu idarelerinin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müesseselerinin ve sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar ve şirketlerin mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan kamu konutları ekonomiye kazandırılır. Buna ilişkin her türlü iş ve işlemin yürütülmesinde mahalli idarelere ait konutlar için ilgili idareler, diğerleri için Bakanlık yetkilidir.”
…
(Ek fıkra: 28/11/2017-7061/58 md.) Kamu konutlarının ekonomiye kazandırılmasında uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye mahalli idarelere ait konutlar için ilgili idareler, diğerleri için Bakanlık yetkilidir.” hükümleri eklenmiştir.
10. 22 Ağustos 2017 tarihinde imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet
Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4.
Dönem Toplu Sözleşmenin “Engelli kamu görevlilerine yönelik düzenlemeler” başlıklı
50 nci maddesinin ç bendi “Kamu konutlarından yararlanmada pozitif ayrımcılık
sağlanması, amacına dönük olarak gerekli tedbirlerin alınması hususunda ihtimam gösterilir.” hükmünü içermektedir.
11. 16/07/1984 tarih ve 84/8345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla düzenlenen Kamu
Konutları Yönetmeliği’nin (7/2/2019 tarihli ve 30679 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6/2/2019 tarihli ve 717 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca bu Yönetmelik
Cumhurbaşkanlığı Yönetmeliği bölümüne eklenmiştir.); 11.1. “Kamu Konutlarının Türleri” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendinde; “Sıra tahsisli konutlar; Yönetmeliğe ekli (4) sayılı cetvelde gösterilen puan durumu dikkate alınarak 9 uncu maddede belirtilen usul ve esaslara göre tahsis edilen konutlardır.” denmektedir.
11.2. “Sıra Tahsisli Konutların Tahsis Şekli” başlıklı 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında “Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı personeli hariç, bu maddenin birinci fıkrası uyarınca hak kazananlardan, bulunduğu ülke, merkez, bölge, il veya ilçe ayrımı yapılmaksızın daha önce Yönetmelikte belirtilen oturma süresince veya daha fazla süre konutta oturanlara, konut tahsis edilemez.
Bu durumda olanlara tekrar konut tahsisi, mevcut talepler karşılandıktan sonra, kalan boş konut olursa Yönetmelik esaslarına göre yapılır.” denmektedir.
11.3. (4) Sayılı Cetvel aşağıdaki gibidir:
SIRA TAHSİSLİ KONUTLARIN PUANLAMA CETVELİ
a) Görevinde başarılı olanlardan sicili çok iyi veya iyi olan personel için (+ 10) puan, b) Personelin 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda geçen hizmet süresinin her yılı için (+ 5) puan, c) Personelin, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamında olan kurum ve kuruluşlarda, daha önce konuttan yararlandığı her yıl için (-3) puan, d) Personelin eşi için (+ 6) puan, e) Personelin kanunen bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının her biri için (+ 3) puan, (yalnız iki çocuğa kadar), f) Personelin, eşi ve çocukları dışında, kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı her aile ferdi için (+ 1) puan, g) (Değişik : 6/5/1996 – 96/8119 K.) Personelin, aylık ve özlük hakları ile ilgili gelirleri hariç olmak üzere, kendisinin ve kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı aile fertlerinin, konut kira gelirleri dışındaki diğer tüm sürekli gelirlerinin yıllık toplamının, 15.000 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmesi halinde (-1) puan, h) Personelin, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda konut tahsisi için beklediği her yıl için (+ 1) puan, i) Personelin kendisinin, eşinin, çocuğunun ve kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı aile fertlerinden, konutun bulunduğu il veya ilçenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde oturmaya elverişli konutu olanların her konut için (- 15) puan, j) Personelin kendisinin, eşinin, çocuğunun ve kanunen bakmakla mükellef bulunduğu ve konutta birlikte oturacağı aile fertlerinden, aynı il veya ilçede (i) bendi kapsamı dışında kalan yerler ile başka il veya ilçelerde oturmaya elverişli konutu olanların her konut için (-
10) puan.” şeklinde düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın taleplerinin kabulü ile ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması yönündeki öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran, DSİ GAP 15. Bölge Müdürlüğü’nde engelli … olarak görev yaptığını, % 98 oranında ağır engelli olduğunu, her iki el ve ayağında engellilik durumunun söz konusu olduğunu, şehir içi ulaşımda genel olarak sorun yaşadığını ancak kuruma ait lojmanda ikamet etmekte olduğundan için işe geliş-gidişlerde sıkıntı yaşamadığını belirterek, Anayasa’daki pozitif ayrımcılık ilkesi doğrultusunda engelli bireyler için sıra tahsisli lojmanlardaki süre sınırının kaldırılmasını talep etmektedir.
14. Başvuranın lojman talebinde engelli olduğunu belirttiği görülmüş; sunduğu Engelli
Sağlık Kurulu Raporundan “Tetrapleji. Ağır Ayakta Durabilme, Yürüme ve Hareket
Bozukluğu (Tablo 4.1.1) + Ağır Her İki Üst Ekstremite Bozukluğu (Tablo 4.2.b.4)” tanısıyla toplamda “% 98” oranında “ağır engelli” olduğu teyit edilmiştir. İdareyle yapılan görüşmelerden ikamet ettiği lojmanın işyerine yürüme mesafesinde olduğu ifade edilmiştir.
15. Kamu Konutları Kanunun 3 üncü maddesinde Sıra Tahsisli Konutların “hizmet süresi, daha önce kamu konutlarından yararlanma durumu ve süresi, çocuklarının ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerinin sayısı, aile fertlerinin gelir durumu, konuttan yararlanma için bekleme süresi, eşinin de bu Kanun kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda çalışan personel olması gibi hususlar dikkate alınarak yönetmelikte belirlenecek puanlama esasına göre tahsis edileceği” belirtilmiştir. 11.2. sayılı paragrafta yer alan Kamu Konutları Yönetmeliğinin
Puanlama Cetvelinde ise başvuruların “başarı durumu, hizmet süresi, daha önce kamu konutundan faydalanma durumu, bakmakla mükellef olunan kişi sayısı, gelir durumu, menkul ve gayrimenkul varlıkları” gibi “ekonomik ve sosyal durumunu” gösteren kıstaslar üzerinden değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Kanununun ve Yönetmeliği’nin incelenmesinden, kamu konutlarının tahsisinde engelli bireylere özgü herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
16. Her ne kadar bahse konu mevzuatta kamuda görevli engelli bireylere yönelik özel bir düzenleme bulunmamakta ise de Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik
Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmede engelli kamu görevlilerine yönelik olarak “Kamu konutlarından yararlanmada pozitif ayrımcılık sağlanması, amacına dönük olarak gerekli tedbirlerin alınması hususunda ihtimam gösterilir.” hükmü yer almakta, kamu konutlarının kullanımında engelli kamu görevlilerine pozitif ayrımcılık sağlanması bir zorunluluk halini almaktadır.
17. Ancak mevcut durumda, başvuranın kullanmakta olduğu sıra tahsisli konutla ilgili olarak
Yönetmeliğin “Sıra Tahsisli Konutların Tahsis Şekli” başlıklı 9 uncu maddesinde“… daha önce Yönetmelikte belirtilen oturma süresince veya daha fazla süre konutta oturanlara, konut tahsis edilemeyeceği; bu durumda olanlara tekrar konut tahsisinin, mevcut talepler karşılandıktan sonra, kalan boş konut olursa Yönetmelik esaslarına göre yapılacağı” görülmekte olup, oturma süresi dolduğunda boş konut kalmaması halinde başvurana tekrar konut tahsisi yapılamayabileceği anlaşılmaktadır.
18. Engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan çeşitli sebeplerle ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşabilmektedir. Toplumdaki diğer bireylerin katlanmadığı medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmeti giderleri, fiziksel engeller yüzünden toplu taşıma hizmetlerinden yararlanamamalarına bağlı olarak katlandıkları ulaşım giderleri bu durumun sebepleri arasında sayılmaktadır. Ancak hepsinden önemlisi, engelli bireylerin önyargılar ve erişim sorunları sebebiyle eğitim ve istihdam imkânından yararlanamamaları ya da kısıtlı olarak yararlanabilmeleri sonucunda engellilerin günlük hayatlarında ekonomik yoksunluk yaşadıkları bilinmektedir.
19. Bu sebeple birçok uluslararası metinde bu sorunların yaşattığı olumsuzlukların giderilmesi için özel tedbirler alınması gerektiği vurgulanmakta; engelli bireylerin sosyal koruma sistemlerinden, yoksullukla mücadele programlarından, engellilikle bağlantılı yardımlardan, toplu konut, emeklilik gibi programlardan faydalanarak mağduriyetlerinin giderilmesinin ekonomik ve sosyal yaşama toplumun diğer bireyleriyle “eşit koşullarda katılımlarının” sağlanmasının öneminin altı çizilmiştir.
20. Tarafı olduğumuz BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin “Giriş” bölümünde
“engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı; çeşitli araç ve yükümlülüklerin varlığına rağmen engelli kişilerin topluma eşit bireyler olarak katılmaları önündeki manilerin halen var olmaya devam ettiği ifade edilmiş, daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiği; fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel çevreye, sağlık ve eğitim hizmetlerine, bilgiye ve iletişime erişimin engellilerin tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam yararlanmasını sağlamadaki önemi kabul edilmiştir.
Bu kapsamda, Sözleşmede “engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak için alınacak özel tedbirlerin ayrımcılık olarak nitelendirilemeyeceği” hükme bağlanmıştır.
21. Anayasamızın 61 inci maddesinde de “engelli bireylerin korunmaları ve toplum hayatına intibaklarının sağlanması” Devletin görevleri arasında sayılmış, 10 uncu maddesinde “engelli bireyler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı” ifade edilmiştir. 5378 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde ise engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla Devletin gerekli tedbirleri alacağı hüküm altına alınmıştır.
22. TOHAD’dan alınan yazıda “engelli bireyin dezavantajının hangi kaynaktan beslendiği ve boyutunun tespitinin, geliştirilecek özel tedbirlerin, yani pozitif ayrımcılık uygulamalarının niteliğinin belirlenmesi açısından önemli olduğu” belirtilmiş; bu yaklaşımın engelli bireylerin
“engelli olmaları nedeniyle üstlenmek zorunda kaldıkları ve kendilerini yoksulluğa sürükleyebilecek her türlü mali külfetin gözetilmesini gerektirdiği” açıklanmıştır. Yazıda “bu mali külfetlerin toplu ulaşıma erişemeyen tekerlekli sandalye kullanıcısı için taksi masrafları olabileceği gibi görme engelli bireyler için elektronik ortama aktarılmamış kitaplara erişimi sağlayan teknolojik araç ve gereçler olabileceği; o nedenle, alınacak tedbirlerin engelli bireylerin engelleri ile yaşadıkları dezavantaj arasında illiyet bağı kuran ve bu dezavantajın giderilmesi için çözüm üretecek nitelik ve esneklikte olması gerektiği” vurgulanmıştır. Zira aksi bir durum, söz konusu düzenlemeyi pozitif düzenleme niteliğinden çıkarıp bir ayrıcalığa dönüştürebilecektir.
23. Bu açıdan bakıldığında; EHİS’in 28 inci maddesinde yer alan “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” yükümlülüğü büyük ölçüde engelli bireylerin muhtaç hale gelmelerini önlemeyi ve o koşullarda yaşayanların koşullarını iyileştirmeyi esas almaktadır. Anılan maddenin 2 nci fıkrasının (d) bendinde ise “Engellilerin toplu konut programlarına erişimini sağlamak” Devletin yükümlülükleri arasında sayılmaktadır. Bu maddeyle EHİS Devlete tüm engellilere konut sağlama yükümlülüğü yüklememekte, ancak düşük gelirli bireylerin konut edinmesini kolaylaştıran toplu konut programlarında, engelli bireylerin de gözetilmesi yükümlülüğünü getirmektedir. TOHAD, bu konutların “hem fiziksel olarak hem de ödeme kolaylıkları sağlanarak maddi olarak erişilebilir olması gerektiğini” ifade etmektedir.
24. Bu hüküm kamu konutları açısından değerlendirildiğinde; öncelikle, engelli kamu personelinin yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik idarece kamu konutlarında gerekli makul düzenlemelerin yapılması gerekliliği ortaya çıkmakta; kamu konutların tahsisinde ise
“engelli kamu personeli için özel düzenlemeler yapılabileceği” akla gelmektedir. Somut dosyada olduğu gibi, özellikle ulaşım hizmetlerine erişimde sorun yaşayan engelli kamu çalışanları dikkate alındığında, işyerine yakın mesafedeki kamu konutlarının engelli kamu çalışanlarına öncelikli olarak tahsis edilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması hususu değerlendirilmelidir. Engellilik halinin çok çeşitli olduğu, her engel grubunun da kendine özgü ihtiyaçları olduğu gerçeğinden hareketle, engelli bireylerin diğer bireylerden farklı olarak katlanmak zorunda oldukları mali külfetler dikkate alınarak (bkz. Prg. 20) kamu konutlarının tahsisinde engelli kamu çalışanının engel türüne ve oranına uygun olarak alınacak özel tedbirlerle yaşam koşullarının iyileştirilmesine ilişkin bir düzenlemenin, pozitif ayrımcılık kapsamında engelli haklarına ilişkin mevcut ulusal mevzuatımız ile tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerin sözüne ve ruhuna uygun olacağı değerlendirilmektedir.
25. Nitekim, 2016 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen yazıda Kamu Konutları Yönetmeliğinde yapılacak değişiklik çalışmalarında engelli kamu görevlilerine “pozitif ayrımcılık” sağlayabilecek düzenlemelerin yapılmasının değerlendirmeye alınacağı belirtilmiş; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli
Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden alınan yazıda ise Yönetmeliğin ilgili cetvelinde engelli kamu görevlilerine “artı puan” verilmesinin uygun olacağı; esasen daha önce Milli
Emlak Genel Müdürlüğü ile bu yönde bir çalışmaya başlandığı ancak nihayete erdirilemediği, ifade edilmiştir.
26. Öte yandan, 7061 sayılı Kanunla Yasa Koyucu tarafından “kamu konutlarının ekonomiye kazandırılması yönünde” tasarrufta bulunulduğu görülmekle birlikte, 385 Sıra Numaralı Milli
Emlak Genel Tebliğinin “Satışa konu edilebilecek kamu konutları” başlıklı 4 üncü maddesinin incelenmesinden “kurumların mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan görev, sıra ve hizmet tahsisli olan kamu konutlarının Kurumların talebi üzerine satışa konu edilebileceği” görülmekte; satışın Kurumun talebine göre şekilleneceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, idarelerin mülkiyetlerinde veya tasarruflarında bulunan kamu konutlarının satışında da engelli kamu görevlilerinin konut ihtiyaçlarının dikkate alınmasının, yukarıda yer verilen hususlar kapsamında, yerinde olacağı değerlendirilmektedir.
27. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, engellilerle ilgili özel tedbirlerin yer almadığı tespit edilen Kamu Konutları Yönetmeliğinin kamu konutlarının tahsisi ile ilgili kısımları ile kamu konutlarının satışına ilişkin mevzuatın, Anayasamızda yer alan pozitif ayrımcılık ilkesi gereğince “engelli personelin engel türü ve oranı göz önünde bulundurularak” engellilerin mağduriyetini giderecek özel tedbirleri içerecek şekilde, konunun bilimsel ve teknik boyutunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da görüşü alınmak suretiyle en kısa sürede yeniden düzenlenmesi hususunda Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’na tavsiyede bulunmak gerekmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan (DSİ Genel Müdürlüğü GAP 15. Bölge Müdürlüğü) istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği; ancak Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde
Kurumumuza gönderilmediği bu sebeple makul sürede karar verme” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, anılan idareden bundan böyle bu ilkelere de uyulması beklenmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 28/09/2018 tarihli ve E.16339 sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Anayasamızda yer alan pozitif ayrımcılık ilkesi gereğince, Kamu Konutları Yönetmeliğinin kamu konutlarının tahsisine ilişkin bölümleri ile ekli cetvellerinde “engelli personelin engel türü ve oranına” yer verilerek yapılacak işlemlerde engellilik halinin dikkate alınmasının sağlanması ve 385 Sıra Numaralı Milli Emlak Genel
Tebliğinde idarelerin mülkiyetlerinde veya tasarruflarında bulunan kamu konutlarının satışında engelli kamu görevlilerinin konut ihtiyaçlarının dikkate alınması hususunda, konunun teknik boyutunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da görüşü alınmak suretiyle, en kısa sürede yeniden düzenleme yapılması amacıyla ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK
BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Bu kararın BAŞVURANA, ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA ve DEVLET SU
İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi