TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/7115-S.10849

BAŞVURU NO : 2019/4336

KARAR TARİHİ : 09/08/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, gecikmiş yurt dışı tedavi ödemesinin yapılması,

2014 – 2018 arasında tarafına yapılan ödemelerin

tablosunun verilmesi ve yurt dışında görevli personele sigorta yaptırılması usulünün uygulanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran tarihinde Kurumumuza yaptığı başvurusunda;

1.1) Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 4 üncü

maddesine ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) Yurtdışı Bürolarının Çalışma

Esaslarının 10 uncu maddesinde, maliyetin daha uygun olacağının tespit edilmesi halinde yurtdışında çalışan personele ve ailesine özel sağlık sigortası yaptırılabileceğinin düzenlendiğini, ancak yurtdışında, Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD), çalışanlara özel sigorta yaptırılmadığını,

1.2) Bunun insan onurunu alçaltıcı ve temsili küçük düşürücü etkilerinin olduğunu, özellikle

İngiltere ve ABD’de sigortasız kişilerin izzet kırıcı davranışlara maruz kaldığını, hastanelere kabul etmeme durumlarıyla karşılaşıldığını, yasal izni olmadan giriş yapan ve sigorta alma hakkı bulunmayan mülteci veya üçüncü sınıf insan gibi görüldüğünü, sigortasız olmanın ırkçı davranışlara basamak ve mazeret teşkil ettiğini, bazı hastanelerin ise sigortası olmayanları kabul etmediğini, aile fertlerini hastaneye götürdüğünde reddedilmesi nedeniyle standartları daha düşük olan küçük kliniklere gitmek durumunda kaldıklarını, bunun hem kendisinde hem de ailesi için manevi açıdan kayba neden olduğunu, ayrıca Kurumun itibarını zedelediğini,

1.3) Personele ve ailesine sigorta yapılmasının çok büyük bir tasarrufa sebep olacağını,

örneğin ABD’de bir doğumun 18.000-36.000 dolara, bir MR’ın 900-1.200 dolara, bir diş dolgusunun 1.000-2.000 dolara mal olduğunu, aylık 100-130 dolar ile bu tedavinin ücretsiz yapılabileceğini, sadece bir doğumun maliyetiyle 10 kişinin yıllık full-kasko sağlık sigortasının yaptırılabileceğini, bağımsız Sigorta Uzmanı Cathy COHEN tarafından yapılan hesaplamaya göre personel ve aileler için sigorta yapılması durumunda 2014-2015 döneminde sigortanın kapsamına göre (tam, % 90, % 80 kapsayıcı) TRT’nin

10 ila 17 kat arasında tasarruf edeceğini ve maliyetin daha uygun olacağını, Kurumun

isterse 3-5 poliçe teklifi alarak yapacağı kıyaslamada bunu tespit edebileceğini, zira standartların yaklaşık bir yüzyıldır oluştuğu için aşağı yukarı aynı rakama ulaşılacağını, diğer sigortalar için de hesaplamaların yapılması gerektiğini, Sağlık Sigortası, Diş

Sigortası, Sakatlık Sigortası, Hayat Sigortası, İş Kazası Sigortası unsurlarını içeren

Sigorta Paketi yapılmasının daha uygun olabileceğini, ayrıca kurumlara grup indirimi de alınabileceğinden daha ucuza gelebileceğini,

1.4) Öte yandan, personelin elçilik muayene formu ile elçiliğe gidip bazen mahrem bilgiler

içeren doktor raporunun aslının ve tercümesinin onaylandığını, bu evrağın TRT’ye gelene kadar bürokratik nedenlerden dolayı onlarca kişinin elinden geçtiğini, bunun kişilik ve aile mahremiyetinin ihlaline neden olduğunu ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Hakkında Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun 134 üncü maddesine aykırı olduğunu,

1.5) Halihazırda çalışanın tüm meblağı cebinden ödemesi sonra ödemenin geri alınması

sisteminin uygulandığını, ödemelerin ise çok gecikmeli olarak yapıldığını, hatta evrakların asılları istendiğinden (elektronik sistem kullanılmadığından) belgelerin kaybolması durumuyla karşılaşıldığını, sigorta şirketi vasıtasıyla yapılması halinde 2 gün sürecek işin 2-3 aydan daha fazla süreyi bulduğunu, nitekim kendisine de diş tedavisi dolayısıyla gerekli ödemenin yapılmadığını ve talep etmesine rağmen tüm ödemeler tablosunun verilmediğini,

1.6) Yasal zemini olmasına rağmen uzun yıllardır sigorta yapılmamasının mağduriyetlere

sebep olduğunu, sigorta yapılması halinde bunun hem Devlet hem idare hem de personel açısından birçok faydasının olacağını,

1.7) Bunun için emsalin de bulunduğunu, örneğin TRT World kanadına bağlı

temsilciliklerden Washington Temsilciliğinin bu imkanı kullanarak sağlık sigortası yaptırıldığını, elçilik muayene formu da kullanmadıklarını, böylelikle maliyetlerden tasarruf ettiklerini, ifade ederek,

1.8) Yurtdışında çalışan personel için sağlık sigortası yapılması konusunda gerekli

araştırmaların yapılmasını ve bazı temsilciliklerde olduğu gibi uygun bir sigorta paketinin yapılmasını, mahrem evrakların birçok personel elinden geçmesine neden olan mevcut uygulamanın düzeltilmesini, kendisine ait diş tedavisi ödemesinin yapılmasını ve ödemeler tablosunun verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi

Başkanlığının 13/06/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde;

2.1) Başvuranın, 18/08/2014 ile 09/09/2016 tarihleri arasında Merkez Genel Müdürlük TRT

Yurtdışı Büroları Washington Bürosunda Yurtdışı Temsilcisi olarak görev yapmış olduğu; 09/09/2016 ile 16/02/2017 tarihleri arasında ise aynı şehirde bulunan Merkez

Kanal Koordinatörlüğü (TRT World) Yurtdışı Büroları Washington DC Bürosunda

Yurtdışı Temsilcisi olarak görev yaptıktan sonra, yine aynı Büroda 16/02/2017 ile 09/02/2018 tarihleri arasında Araştırmacı kadrosuyla görev yapmış olduğu,

2.2) Kurumsal işleyiş yapısı doğrultusunda Merkez Genel Müdürlük TRT Yurtdışı Büroları

Washington Bürosu ve benzer statüdeki yurtdışı büroların doğrudan Genel Müdürlüğe bağlı olmakla birlikte iş ve işlemlerinin koordinesinin Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülürken Merkez Kanal Koordinatörlüğü (TRT World) Yurtdışı Büroları

Washington DC Bürosu ve benzer statüdeki yurtdışı büroların Daire Başkanlıkları/Kanal

Koordinatörlüklerine bağlı olarak faaliyet gösterdiği,

2.3) Başvuranın Merkez Genel Müdürlük TRT Yurtdışı Büroları Washington Bürosunda

görev yaptığı süre zarfında konuyla ilgili olarak yaptığı herhangi bir maliyet araştırmasıyla birlikte 3 (üç) ayrı sigorta acentasından alınmış fiyat teklifleri eşliğinde en uygun teklifi veren acentadan sağlık sigortası hizmeti alımına ilişkin Dış İlişkiler Dairesi

Başkanlığına ilettiği resmi bir talep yazısı olmadığının görüldüğü,

2.4) Diğer taraftan Merkez Kanal Koordinatörlüğü (TRT World) Yurtdışı Büroları

Washington DC Bürosundan temin edilen bilgi ve belgelerde, başvuran tarafından, Yurtdışı Büroların Çalışma Usul ve Esaslarının 10/4 maddesi kapsamında herhangi bir maliyet araştırması yapılmadan ve özel sağlık sigortası hizmeti alımı hakkında herhangi bir makam oluru/izni de talep edilmeden özel sağlık sigortası hizmeti satın alındığının ve kurum hesaplarından gerekli ödemelerin yapıldığının görüldüğü,

2.5) Başvuru sahibinin Merkez Kanal Koordinatörlüğü (TRT World) Yurtdışı Büroları

Washington DC Bürosu Yurtdışı Temsilcisi görevinden ayrılmasından sonra Büro

Yönetimi tarafından Yurtdışı Büroların Çalışma Usul ve Esaslarının 10/4 maddesi kapsamında maliyet araştırması yapılmak ve 22/03/2017 tarihinde bir komisyon teşkil edilmek suretiyle memur ve sözleşmeli personel için özel sağlık sigortası hizmet alımının

Kurum menfaatleri doğrultusunda maliyet avantajı sağlayacağı tespit edildiği; komisyon kararına istinaden 22/03/2017 tarihli ve 95808 sayılı Büro yazısı ile özel sağlık sigortası hizmetinin alınmasına yönelik yetki verilmesi hususunda makam oluru talep edildiği, 12/04/2017 tarihinde alınan 120424 sayılı makam olurunun aynı gün Televizyon Dairesi

Başkanlığının 121605 sayılı yazısı ile Merkez Kanal Koordinatörlüğü (TRT World)

Yurtdışı Büroları Washington DC Bürosuna iletildiği,

2.6) Lakin bu yaşanan süreç boyunca Merkez Genel Müdürlük TRT Yurtdışı Büroları

Washington Bürosunda görev yapan personel için de özel sağlık sigortası hizmet alımının sağlanması yönünde adı geçen Büroya ve koordinasyon Başkanlığı olarak Dış İlişkiler

Dairesi Başkanlığına bilgi ve/veya talimat verilmediği,

2.7) Merkez Kanal Koordinatörlüğü (TRT World) Yurtdışı Büroları Washington DC

Bürosunca teşkil edilen komisyon kararında yer verilen Sağlık Bakanlığı Türkiye Hudut ve Sağlık Genel Müdürlüğünün görüşlerinden de açıkça anlaşıldığı üzere ABD özelinde özel sağlık sigortası yaptırmanın faydalı olacağının aşikar olduğu, bu bağlamda mevcut kurumsal işleyiş yapısında personelin sağlık hizmetlerini takiple sorumlu Destek

Hizmetleri Dairesi Başkanlığında ve/veya İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığında sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri konusunda ihtisas/donanım sahibi personel istihdam edilmesine ihtiyaç olduğu değerlendirildiği,

2.8) Başvuranın yurtdışında çalışan personele ve ailesine sigorta yaptırılmaması nedeniyle

yaşandığını söylediği sosyal ve psikolojik dezavantajlara ilişkin tabirlerinin mübalağalı olduğu, SGK ve Kurum mevzuatları çerçevesinde yurtdışında istihdam edilen personelin sağlık giderleri karşılandığı için esasen bir mağduriyete sebebiyet verilmediği, ancak meselenin nirengi noktasının en uygun maliyetle bahse konu giderlerin karşılanması olduğunun açık olduğu,

2.9) Kaldı ki, başvuranın, Merkez Kanal Koordinatörlüğü (TRT World) Yurtdışı Büroları

Washington DC Bürosunda Yurtdışı Temsilcisi olarak göreve başlamasından sonra resmi prosedürleri ve yazışma usullerini yok saymak suretiyle kişisel inisiyatif alarak kendisine ve büro personeline özel sağlık sigortası yaptırmış olmasına rağmen ve bilahare adı geçen büronun yeni yönetimi tarafından Genel Müdürlük izni alınmak suretiyle özel sağlık sigortası hizmetinin devamı sağlanmış olmasına rağmen, Kurumun tasarruf edeceği gerekçesiyle Başvuru sahibinin şahsına ve ailesine ait sigorta poliçelerini yine kendi inisiyatifiyle iptal ettirmiş olmasının da dikkat çekici görüldüğü,

2.10) Yurtdışında çalışan personelin, mevzuat gereği, bulunulan ülkedeki misyon şefliğinin

hazırladığı matbu muayene formlarını doldurmak, ilgili reçete ve doktor faturalarıyla ödeme belgelerini tercüme ettirerek misyon şefliğine onaylattıktan sonra belge asıllarını bağlı olduğu Büro ve Başkanlık/Koordinatörlük vasıtasıyla Destek Hizmetleri Dairesi

Başkanlığına göndermek zorunda olduğu, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı gerekli incelemelerini yaptıktan sonra personelin hak ettiği ödemenin yapılması için Muhasebe ve Finansman Dairesi Başkanlığına yazılı talimat verildiği, belge asıllarının Muhasebe ve

Finansman Dairesi Başkanlığınca arşivlendiği, “aslı gibidir” tasdikli birer nüshasının da kurumlar arası mahsuplaşma işlemi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK)

gönderildiği,

2.11) Yurtdışında çalışan personelin, yukarıda belirtildiği üzere, muayene ve tedavi sürecine

ilişkin bütün belgelerin asıllarını Kurumumuza ibraz etmek zorunda olduğundan mail, faks vb. elektronik yollarla işlem ve ödeme yapılmasının söz konusu olmadığı,

2.12) Yurtdışında çalışan personelin sağlık giderlerine ilişkin belgelerini hazırlayıp ilgili

Başkanlığa/Koordinatörlüğe gönderdikten sonra inceleme ve ödeme süreci başlamaktadır. Özellikle ABD gibi denizaşırı ülkelerden gelen belgeler için ilgili

Büronun kargo gönderim tarihine ve kargo teslimat tarihine bağlı olarak belli oranda bir zaman geçmesi mümkün olduğu,

2.13) Başvuranın şikâyetine esas olan ve kendisinin kaybolduğunu iddia ettiği Destek

Hizmetleri Dairesi Başkanlığınınsa eksik olduğunu belirttiği gecikmiş ödemesine ilişkin olarak; Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının başvuru sahibine şifahi olarak bildirim yapmak yerine Televizyon Dairesi Başkanlığı/TRT World Kanal Koordinatörlüğüne yazılı olarak bildirimde bulunmamış olmasının yazışma usulleri bakımında hatalı olduğunun değerlendirildiği,

2.14) Akabinde Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının ifadesiyle eksik/kayıp olduğu iddia

edilen diş şemasının bir kopyasının başvuru sahibince temin edilerek dilekçesi ekinde adı geçen Başkanlığa 12/12/2018 tarihli ve … sayılı yazıyla ulaştırılmasından sonra, ödeme talebi ve belgelerinin Televizyon Dairesi Başkanlığının 14/02/2017 tarihli ve … sayılı yazısıyla ilk olarak Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına ulaştırıldığı, ardından

SGK’dan görüş alınmasını müteakip 12/03/2019 tarihli ve … sayılı yazıyla Muhasebe ve

Finansman Dairesi Başkanlığına ödeme talimatı gönderildiği ve 12/03/2019 tarihli banka dekontuyla ödendiği,

2.15) Başvuru sahibinin geciken ödemesinin yapılması ve ödeme tablosunun verilmesine

ilişkin talep yazısının Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığınca ilgili başkanlık olan Destek

Hizmetleri Dairesi Başkanlığına iletildiği, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının verdiği açıklamada ise “Başvuranın tedavi giderlerinin ödeneceği bilgisi kendisinde mevcut olup, ödemenin yapılabilmesi için gerekli belgelerin ve yazışma sürecinin tamamlanmasından sonra ivedi olarak Muhasebe ve Finansman Dairesi Başkanlığına ödeme talimatı verilmiştir. Talep edilen ödeme tablosu adı geçene yapacağımız yurtdışı tedavi giderleri ödemesi ile ilgili olmayıp, söz konusu talebi karşılamak Başkanlığımız yükümlülüğünde değildir. Zımnen reddetme söz konusu değildir. Kamu Denetçiliği

Kurumunun talebi üzerine Muhasebe ve Finansman Dairesi Başkanlığı kayıtlarından temin edilerek ekte sunulmuştur.” şeklinde cevap verildiği,

2.16) Yabancı ülkelerde bulunan memurların tedavilerine ilişkin o ülkedeki misyon şeflikleri

tarafından tesbit edilen usul ve esasların, ilgili misyon şeflikleri tarafından Dışişleri

Bakanlığına bildirildiği, ABD için memur hasta sevk işlemlerinde T.C. Washington

Büyükelçiliğinin Hasta Sevk ve Muayene Formu kullanılmakta olduğu, tüm kamu çalışanlarının hastane giderleri için ancak Hasta Sevk ve Muayene Formunu misyon şefliğine onaylatıp ve diğer harcama evraklarını form ekine koyup kurumlarına sundukları takdirde harcamalarının iadesini talep edebildiği, iade talep edildiği takdirde bu formun kullanılmak zorunda olduğu, ancak özel sağlık sigortası yaptırıldığında bahse konu formun kullanılmasına gerek olmadığı ve bu hususun kendisi için de özel sigorta yaptırılmış olan başvuru sahibinin bilgisi dahilinde olduğu,

2.17) Şikayet konusu “sağlık harcamaları ve ödemeleri” konusunda yapılan iş ve işlemlerin

ilgili mevzuat doğrultusunda hassasiyetle takip edilmekte olduğu, münferit aksaklıkların ise tespit edildiği veya ilgili personel tarafından bildirim yapıldığı andan itibaren çözüme kavuşturulduğu ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının

3.1) “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesinde;

“Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.”

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5

inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 3701 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun

5.1) “Dilekçe hakkı” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye

Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler.”

5.2) “Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde;

“Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.”

6) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun

6.1) “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”

6.2) “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde;

“Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.”

Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.”

6.3) “Bilgi veya belgeye erişim süreleri” başlıklı 11 inci maddesinde;

“Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine istenen bilgi veya belgeye erişimi onbeş iş günü içinde sağlarlar. Ancak istenen bilgi veya belgenin, başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden sağlanması; başvuru ile ilgili olarak bir başka kurum ve kuruluşun görüşünün alınmasının gerekmesi veya başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu ilgilendirmesi durumlarında bilgi veya belgeye erişim otuz iş günü içinde sağlanır. Bu durumda, sürenin uzatılması ve bunun gerekçesi başvuru sahibine yazılı olarak ve onbeş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirilir.”

6.4) “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesinde;

“Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”

7) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Tedavi Yardımı” başlıklı (Mülga) 209

uncu maddesinde;

“Yurt dışında:

a) Sürekli görevde bulunan memurlarla eşlerinin, bakmakla yükümlü oldukları ana, baba ve aile yardımına müstehak çocuklarının, b) Geçici görev, bilgi ve görgülerini artırmak veya staj yapmak üzere, yurt dışına gönderilen memurların, Hastalanmaları ve mahalli usule göre tedavilerine lüzum gösterilmeleri halinde tedavi giderleri kurumlarınca karşılanır. Ancak, (a) ve (b) fıkraları kapsamına girenlerin (Geçici görevliler hariç), Dışişleri Bakanlığının görüşü alındıktan sonra Maliye

Bakanlığınca tesbit olunan esaslar dairesinde bulundukları ülkelerdeki uygulamalara göre kurumları tarafından mahallinde sigorta ettirilmeleri mümkündür. Bu takdirde, ilgililerin sigorta primleri kurumlarınca, karşılanır, kendilerine ayrıca tedavi giderleri ödenmez.”

8) 11/08/1973 tarihli ve 14622 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının

Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin

8.1) “Konu” başlıklı birinci maddesinde;

“14/7/1965 tarihli 657 sayılı “Devlet Memurları Kanunu’nun 23/5/1972 tarihli 1589 sayılı Yetki Kanununa dayanılarak çıkarılan 30/5/1973 tarihli 5 sayılı “Kanun Hükmünde

Kararname” ile değişik 209 uncu maddesinde öngörülen tedavi yardımı ve yol giderleri ile 657 sayılı Kanunun 1589 sayılı Yetki Kanununa dayanılarak çıkarılan 23/12/1972 tarihli 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 210 uncu maddesinde öngörülen cenaze giderleri ile ilgili hususlarda bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.”

8.2) Tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“Tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanlar şunlardır.

… B. Yurtdışında a) Yurtdışında sürekli görevde bulunan Devlet Memuru, … c) Yurtdışında sürekli görevde bulunan Devlet Memurunun herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanamayan eşi, bakmakla yükümlü olduğu ana, babası ve aile yardımı ödeneğine hak kazanan çocukları”

8.3) “Yurt dışında tedavinin sağlanması yolları” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“Yurt dışında tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanların hastalanmaları halinde tedavilerinin sağlanabilmesi için tedaviye mahalli usule göre lüzum gösterilmiş olması gerekmektedir.

(Geçici görevle yurt dışında bulunanlar hariç) 3 üncü maddenin B bendine girenlerin, Dışişleri Bakanlığının görüşü alındıktan sonra Maliye Bakanlığınca tespit olunan esaslar dairesinde, bulundukları ülkelerdeki uygulamalara göre kurumları tarafından sigorta ettirilmeleri mümkündür.

Bu takdirde ilgililerin sigorta primleri Devlet Memurunun bağlı olduğu kurumca karşılanır. Bu kişiler için ayrıca tedavi ve yol giderleri ödenmez.”

8.4) “Yurtdışında bulunanların hastalanması hali” başlıklı 12 nci maddesinde;

“Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası (B) bendine göre tedavi ve yol giderlerinden yararlanacak olanlar, görevleri bakımından bağlı bulundukları Misyon

Şefliğine, Misyon Şefliğinin başka bir yerde olması durumunda kendisine en yakın olan

Büyükelçilik, Elçilik, Başkonsolosluk veya Konsolosluğa başvururlar. …

… Yabancı ülkelerde bulunan memurların tedavi usul ve esasları o ülkedeki Misyon

Şeflikleri tarafından tespit edilir. Tespit edilen usul ve esaslar, ilgili Misyon Şeflikleri tarafından Dışişleri Bakanlığına bildirilir.

… Misyon Şefliği, her ne şekilde olursa olsun tedavi ve yol giderlerinin ödenebilmesi için alınan rapor, reçete ve benzeri gibi belgelerin yukarıdaki esaslar çerçevesinde alınmış ve bunların yetkili sağlık kurumları veya tabipler tarafından düzenlenmiş olduğunu tasdik ederek memurun bağlı olduğu kuruma bildirir.

… Sigorta sisteminin uygulandığı memleketlerde, bu sistem dairesinde hareket edilir.”

8.5) “Tedavi ile ilgili gider belgeleri” başlıklı 29 uncu maddesinde;

“Yurt dışında tedavi, sigorta sistemine dayanılarak sağlandığı takdirde, kurumca sadece sigorta pirimi ödenmesi gerektiğinden, tedavi dolayısıyla yapılan gider belgelerinin tespit ve teminine mahal bulunmamaktadır.”

9) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun

9.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“Bu Kanunun uygulanmasında; … 2) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını, … 25) Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerini, ifade eder.

9.2) “Yurt dışında tedavi” başlıklı 66 ncı maddesinde;

“63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinin yurt içindeki sağlık hizmet sunucularından sağlanması esastır. Ancak; … b) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usûle uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak sürekli görevle yurt dışına gönderilenler ile bunların yurt dışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilere, … sağlık hizmetleri yurt dışında sağlanır.

… Ancak, yukarıdaki fıkranın (a) ve (b) bentleri gereği yurt dışında sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca karşılanacak bedelleri, yurt içinde sözleşmeli sağlık hizmet sunucularına ödenen tutarı geçemez. Bu tutarı aşan kısım işverenler tarafından ödenir.

Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.

… Kurum, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamındaki kişilerin sağlık hizmetlerini, bu kişilerin geçici veya sürekli görev süresince genel sağlık sigortası için Kuruma ödenen prim tutarını geçmemek kaydıyla, ilgili ülkede sağlık sigortası yaptırmak suretiyle de sağlayabilir.”

9.3) Ek 4 üncü maddesinde;

“Kamu idarelerinde çalışanlardan bu Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a)

bendi kapsamına girenler için acil hallerle sınırlı olmak üzere sadece kendilerinin, aynı fıkranın (b) bendi ile söz konusu maddenin sekizinci fıkrası kapsamına girenlerin ise kendilerinin ve yurtdışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kamu kurumları tarafından yurtdışında sağlık hizmetlerinden yararlandırılması aşağıda belirtilen temel ilkelere göre yürütülür.

… 3) Kamu kurumlarınca bedeli ödenecek sağlık hizmetlerinin kapsamı, bu Kanunun 66 ncı maddesine göre Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından ödenen sağlık hizmetleri ile sınırlıdır. …

4) 68 inci maddede belirtilen tutar veya oranları geçmemek kaydıyla, Dışişleri Bakanlığı

ve Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilecek tutar, oran ve usule göre katılım payı alınır. …

… 9) Kamu kurumlarınca bedeli ödenecek tutarın yurtdışına transferi halinde, yılın ilk günündeki kurlar esas alınır.”

9.4) “Yürürlükten kaldırılan hükümler” başlıklı 106 ncı maddesinde;

“7) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 107 nci, 209 uncu ve ek

22 nci maddeleri,

… yürürlükten kaldırılmıştır.”

9.5) “Yürürlük” başlıklı 108 inci maddesinde;

“Bu Kanunun; c) … geçici 12 inci maddesi hükümleri 1/7/2008 tarihinde, d) Diğer hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında, yürürlüğe girer.”

9.6) “Genel sağlık sigortası geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 12 nci maddesinde;

“Kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevleri, yürürlükten kaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülükler çerçevesinde ilgili kayıt ve işlemler Kurum tarafından devralınan tarihe kadar devam eder. Devir süreci 1/1/2012 tarihine kadar tamamlanır.”

10) 28/08/2008 tarihli ve 26981 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (Mülga) Genel Sağlık

Sigortası İşlemleri Yönetmeliğinin “Yurt dışında geçici veya sürekli görevle gönderilme hâlinde sağlanacak sağlık hizmetleri” başlıklı 44 üncü maddesinde; “(1) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde sayılan genel sağlık sigortalılarından, işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usule uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usule uygun olarak; a) Geçici görevle yurt dışına gönderilenlerin Kanunun 63 üncü maddesinde sayılan sağlık hizmetleri acil hâllerde, b) Sürekli görevle gönderilenler ile bunların yurt dışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilerin Kanunun 63 üncü maddesinde sayılan sağlık hizmetleri acil hal olup olmadığına bakılmaksızın, yurt dışında sağlanır.

(5) Kurum, birinci fıkra kapsamındaki kişilerin sağlık hizmetlerini, bu kişilerin geçici veya sürekli görev süresince genel sağlık sigortası için Kuruma ödenen prim tutarını geçmemek kaydıyla, ilgili ülkede sağlık sigortası yaptırmak suretiyle sağlayabilir.

Sigortalamaya ilişkin esaslar Kurumca belirlenir. Bu durumda Kurumca sağlık hizmeti giderleri ile yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri ödenmez.

(6) Geçici ya da sürekli görevle gönderilen ülke ile Türkiye arasında sağlık yardımlarını kapsayan sosyal güvenlik sözleşmesi olması hâlinde, sağlık hizmetleri giderleri ile yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri bu sözleşme hükümlerine göre ödenir.”

11) 18/04/2014 tarihli ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Genel Sağlık Sigortası

Uygulamaları Yönetmeliğinin “Yurt dışında geçici veya sürekli görevle gönderilme hâlinde sağlanacak sağlık hizmetleri” başlıklı 30 uncu maddesinde; “1) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde sayılan genel sağlık sigortalılarından, işverenleri tarafından Kurumca belirlenen usule uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen usule uygun olarak; … b) Sürekli görevle gönderilenler ile bunların yurt dışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilerin Kanunun 63 üncü maddesinde sayılan sağlık hizmetleri acil hal olup olmadığına bakılmaksızın, yurt dışında sağlanır.

… (5) Kurum, birinci fıkra kapsamındaki kişilerin sağlık hizmetlerini, bu kişilerin geçici veya sürekli görev süresince genel sağlık sigortası için Kuruma ödenen prim tutarını geçmemek kaydıyla, ilgili ülkede sağlık sigortası yaptırmak suretiyle sağlayabilir.

Sigortalamaya ilişkin esaslar Kurumca belirlenir.

(6) Geçici ya da sürekli görevle gönderilen ülke ile Türkiye arasında sağlık yardımlarını kapsayan sosyal güvenlik sözleşmesi olması hâlinde, sağlık hizmetleri giderleri ile yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri bu sözleşme hükümlerine göre ödenir.

… (8) Yurt dışında geçici veya sürekli görevle gönderilenlerin sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesinde misyon şeflikleri ile gerektiğinde işbirliği yapılabilir.

(9) Yurt dışına geçici veya sürekli görevle gönderilenlerin bulunduğu ülkede sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu bulunması halinde tedavi giderleri, Kanunun 66 ncı maddesi ile sağlanmış olan diğer hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşme hükümlerine göre ödenir.”

12) 24/03/2013 tarihli ve 28597 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik

Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin “Yurt dışında görevlendirme halinde sağlanacak sağlık hizmetleri” başlıklı 2.5.1 numaralı maddesinde; “(1) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalılardan işverenleri tarafından, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan sigortalılardan özel mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak; … b) Sürekli görevle gönderilenler ile bunların yurt dışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilere, acil hal olup olmadığına bakılmaksızın, sağlanan sağlık hizmetleri bedelleri, yurt içinde sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına tedavinin yapıldığı tarihte ödenen en yüksek tutarı aşmamak kaydıyla Kurumca karşılanır.

(2) Sağlık hizmeti giderleri, öncelikle işverenler tarafından ödenir ve yurt dışında görevli olunduğuna dair belge ile birlikte (belgede geçici veya sürekli görevlendirme yapıldığının belirtilmesi gerekmektedir) mahalli konsolosluktan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde görevli Türk Silahlı Kuvvetleri personeline ait belgelerin ise konsolosluk veya görevlendireceği/yetki devredeceği kurum/kuruluş tarafından tasdikli rapor, fatura ve sair belgelere dayanılarak Kurumdan talep edilir. Kurumca ödemeler, ödeme tarihindeki

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak Türk Lirası üzerinden yapılır. Tedavi giderinin Kurumun ödediği tutarları aşması halinde aşan kısım, işverenlerce karşılanır. Uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır.

(3) Yurt dışına geçici veya sürekli görevle gönderilen kişilerin sağlık hizmetlerinin, Kurumca ilgili ülkede sağlık sigortası yaptırmak suretiyle sağlanması halinde sağlık hizmeti giderleri ödenmez.

(4) Yurt dışına geçici veya sürekli görevle gönderilenlerin bulunduğu ülkede sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusu bulunması halinde tedavi giderleri sözleşme hükümlerine göre ödenir.”

13) 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun “Görevler” başlıklı (Mülga)

12 nci maddesinde;

“Türkiye Radyo – Televizyon Kurumu Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:

a) Türkiye Radyo – Televizyon Kurumunun program, yayın, teknik, personel, idari, mali ve her türlü hizmetlerine dair temel ilkeleri ve hedefleri tespit etmek ve bunlarla ilgili kararları almak, … k) Türkiye Radyo – Televizyon Kurumu ile ilgili ve başka mercie bırakılmamış konularda karar almak,

14) 15/07/2019 tarihli ve 30479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3

Numaralı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Yönetim

Kurulunun görevleri” başlıklı 537 nci maddesinde;

“(1) Türkiye Radyo – Televizyon Kurumu Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:

a) Türkiye Radyo – Televizyon Kurumunun program, yayın, teknik, personel, idari, mali ve her türlü hizmetlerine dair temel ilkeleri ve hedefleri tespit etmek …

… f) Türkiye Radyo – Televizyon Kurumu ile ilgili ve başka mercie bırakılmamış konularda karar almak”

15) Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun

20/12/2012 tarihli ve 2012/284 sayılı kararıyla yürürlüğe giren Türkiye Radyo

Televizyon Kurumu Yurtdışı Bürolarının Çalışma Esaslarının

15.1) “Yurtdışında Çalışan Personelin Çalışma Esasları ve Hakları” başlıklı 10 uncu

maddesinde; “(3) Memur statüsündeki personelin ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık giderleri, Devlet Memurları Tedavi ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği esaslarına göre ödenir. Anılan mevzuat hükümlerine uygun olarak tedavi giderleri ile ilgili reçete ve doktor faturaları ilgili misyon şefliğince tasdik edilir. Sözleşmeli personelin ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık giderleri hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

(4) Maliyeti daha uygun olduğu tespit edildiğinde personele ve ailesine bulundukları ülkede özel sağlık sigortası yaptırılabilir.”

15.2) “Temsilci veya Büro Sorumlusunun Görev ve Yetkileri” başlıklı 12 nci maddesinde;

“1) Temsilci veya Büro Sorumlusunun görev ve yetkileri şunlardır; … b) Büronun yapması gereken görevlerin en iyi şekilde yerine getirilmesi için gerekli organizasyon ve hizmet planlamasını yapmak, hizmetlerin bu plan içerisinde sonuçlanmasını sağlamak, haber veya program hizmetlerinin yoğunluğuna ve aciliyetine göre, personeli haber veya program hizmetlerinde görevlendirmek, büronun iş akışını ve iş bölümünü sağlamak, hizmetin aralıksız yürütülmesi amacıyla gerekli tedbirleri almak,” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

16) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talep

ettiği tarafına yapılan ödemeleri gösteren tablonun bilgi edinme hakkı kapsamında kendisine verilmesi, yurtdışında görevli personelin tedavi giderlerinin karşılanması konusunda gecikmelere mahal vermeyecek gerekli idari, organizasyonel ve teknolojik tedbirlerin alınması, ödemeler konusundaki iletişimin yazılı olarak gerçekleştirilmesi için sorumlu personelin bilgilendirilmesi, ayrıca sağlık ve sosyal güvenlik hizmetleri konusunda ihtisas ve donanım sahibi personelin istihdam edilmesi konusunda Türkiye

Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğüne; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesinde Hazine ve Maliye

Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından müştereken çıkarılması öngörülen yönetmeliğin hazırlanması için gerekli çalışmalara başlanılması konusunda Hazine ve

Maliye Bakanlığına; Genel Sağlık Sigortaları Uygulama Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin 5 inci fıkrasında Sosyal Güvenlik Kurumunca belirleneceği öngörülen yurtdışındaki personelin sigortalanmasına ilişkin esasların hazırlanması ve bir an önce uygulamaya geçilmesi konusunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

17) Başvuran, özetle, kendisine ait diş tedavisi ödemesinin yapılmasını ve ödemeler

tablosunun verilmesini, ayrıca yurtdışında çalışan personel için sağlık sigortası yapılması konusunda gerekli araştırmaların yapılarak bazı temsilciliklerde olduğu gibi uygun bir sigorta paketinin yapılmasını talep etmektedir.

18) Bireylerin idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla

ilgili konularda bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereğidir. Dilekçe hakkı ise, sorulara cevap almak suretiyle bilgi edinmeyi, şikayette bulunmak suretiyle denetlemeyi, dilek ve öneride bulunmak suretiyle de demokratik katılımı sağlayan haklardandır. (Bkz. 2014/12 sayılı Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının Kullanılması Hakkında Başbakanlık Genelgesi)

19) Bahsi geçen ilkelerden açıklık ilkesi, vatandaşın, idarenin karar ve işlemlerinden uygun

araçlarla haberdar edilmesidir. Açık yönetim, vatandaşların kamusal bilgi ve belgeleri talep ve elde edebildiği, hizmetlere ve kamusal bilgilere ulaşabildiği, karar alma sürecine katılabildiği bir yönetimi ifade etmektedir. (Bkz. Kamuda İyi Yönetişim Özel İhtisas

Raporu, Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013), Devlet Planlama Teşkilatı, Ankara, s.6)

20) Ayrıca, bireyler kendileriyle ve sahip oldukları haklarla alakalı hususlarda idareden bir

işlemin yapılmasını veya çabuklaştırılmasını talep etmekte, yaptıkları başvurular üzerine gerekli işlemlerin tesis edilmesini ve yapılan işlemler konusunda doğru şekilde bilgilendirilmeyi beklemektedirler.

21) Anayasal dayanağı olan bilgi edinme ve dilekçe hakkı konusunda çıkarılan kanunlarda,

belli şartları taşıyan başvuruların bilgi edinme hakkı kapsamında olması halinde istisnalar haricinde istenen bilgilerin verilmesi ve süresinde verilemeyecekse ilgilinin bu konuda bilgilendirilmesi, dilekçe hakkı kapsamında yapılan başvurularda ise yapılan başvuruların sonucu ve yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında bilgi verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu açıdan, bilgi edinme ve dilekçe hakkı, vatandaşlar için bir hak olarak düzenlenmişken, kamu kurum ve kuruluşlarına da belirli sınırlar içerisinde bir yükümlülük getirilmiş olup, bireylerin usulüne uygun şekilde yaptıkları başvuruların idarelerce geciktirilmeksizin en kısa sürede ve doğru şekilde cevaplandırılması yasal bir zorunluluktur.

22) Somut olayımızda, başvuran, 22/12/2016 tarihinde diş tedavisi için doktora gitmiş,

burada tedavi olduğu doktora Türkiye Cumhuriyet Washington Büyükelçiliği Hasta Sevk ve Muayene Formunu imzalatmış, 19/01/2017 tarihli diş faturasının çevirisini yaparak 22/01/2017 tarihinde yapılan tedavinin mahalli mevzuata ve çevirinin aslına uygun olduğuna ilişkin Hasta Sevk ve Muayene Formunun ilgili kısmını Büyükelçilik Basın

Müşavir Vekiline onaylatmış, başvuranın sağlık harcamalarına ilişkin belgelerin

Televizyon Dairesi Başkanlığının 14/02/2017 tarihli ve … sayılı yazısıyla Destek

Hizmetleri Dairesi Başkanlığına ulaştırılmış, ancak aradan geçen uzunca bir süreye rağmen ödemenin yapılmadığı görülmüştür.

23) Bunun üzerine başvuran, TRT Dış ilişkiler Dairesi Başkanlığına hitaben yazdığı

11/12/2018 tarihli ve … evrak numaralı dilekçesiyle, belgelerinin dosyasında olmadığının veya kaybolduğunun şüpheli olduğunu ve konuyla ilgili geri dönüş de alamadığından bahisle, gecikmiş olan ödemesinin yapılması ve 08/2014-08/2018 tarihleri arasında tarafına yapılmış ödemelerin bir tablosunu talep etmiş, başvuranın söz konusu dilekçesi

Dış İlişkiler Başkanlığının 12/12/2018 tarihli ve … sayılı yazısıyla Destek Hizmetleri

Dairesi Başkanlığına iletilmiş, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının gerekli hesaplamaları ve incelemeleri yaptıktan sonra 12/03/2019 tarihli ve … sayılı yazısıyla

Muhasebe ve Finansman Dairesi Başkanlığına bildirilmesi üzerine, bu birimden

Banka’ya gönderilen 12/03/2019 tarihli ve … sayılı yazı üzerine 12/03/2019 tarihli banka dekontuyla başvuranın talep konusu muayene ücreti kendisine ödenmiştir.

24) Bununla birlikte, başvuranın 11/12/2018 tarihli ve … evrak numaralı dilekçesiyle talep

ettiği 08/2014-08/2018 tarihleri arasında tarafına yapılmış ödemelerin bir tablosu kendisine verilmemiştir. TRT Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda, ödeme tablosunun verilmesine ilişkin talep yazısının ilgili başkanlık olan Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına iletildiği, Destek Hizmetleri

Dairesi Başkanlığının ise talep edilen ödeme tablosunun başvurana yapılacak yurtdışı tedavi giderleri ödemesi ile ilgili olmadığı ve bu talebi karşılamanın Başkanlığın yükümlülüğünde olmadığı şeklinde açıklama yapıldığı görülmektedir.

25) Ancak, başvuranın sahip olduğu bir hakkın kullanımı ile ilgili olarak kendisiyle alakalı

olan ve idarenin elinde olan bilgileri talep ettiği, talep konusu bilginin ilgili mevzuatça bilgi edinme hakkının kullanılmasının istisnaları kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu konuda, idarenin kendi içi işleyişi ve görev dağılımı çerçevesinde başvuranın talebinin karşılanmasının hangi birimde olduğu düşünülüyorsa, tespit edilen o birimce başvuranın talebinin karşılığı olan bilgi ve belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamında kendisine verilmesi gerektiği açıktır.

26) Başvuranın bu tabloyu yurtdışında görev yaptığı süre boyunca yaptığı muayene

masrafları karşılığı olan ödemelerinin kendisine yapılmadığının tespiti amacıyla istediği anlaşılmaktadır. Bu açıdan, ödemelerin çeşitli nedenlerle zaman zaman toplulaştırılarak ödendiği dikkate alındığında, söz konusu tablonun hangi muayene ücretleri karşılığında hangi ödemenin ne zaman ve hangi miktarda yapıldığını içerecek şekilde verilmesi icap etmektedir.

27) Bunun yanında, başvuranın 22/11/2016 tarihinde yaptırdığı diş tedavisine ilişkin

belgelerin Televizyon Dairesi Başkanlığının 14/02/2017 tarihli ve … sayılı yazısıyla

Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına ulaştırıldığı, ancak Destek Hizmetleri Dairesi

Başkanlığının bazı belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle ödemeleri yapmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de, söz konusu yazı incelendiğinde diğer bir personelin evraklarıyla birlikte iletildiği görülen yazı ekinde başvuranın Misyon şefliğinden onaylı

Hasta Sevk ve Muayene Formu bulunmakla birlikte, belgeler arasında gerçekleştirilen fatura yerine ilerideki dönemlerde de yapılacak tedavilerin aşamalarını ve ücretlerini de içeren Tedavi Plan Teklifinin yer aldığı ve Diş Şemasının bulunmadığı görülmektedir.

Ancak, idarenin Kurumuza gönderdiği belgeler arasında TRT World Washington

Temsilciliğinin yazısı ve ekleri bulunmadığından söz konusu belgelerin eksik mi gönderildiği, yoksa belgelerin başka sebeplerle mi kaybolduğu anlaşılmamıştır.

28) Yine de, idare tarafından, başvuranın söz konusu diş tedavisine ilişkin belgelerin idareye

ulaştığı 2017 yılının başından bu yana, eksik olduğu ifade edilen evrakları temin etmek için veya belgelerin tamamlatılması için başvuran ile yazılı olarak iletişime geçilmesi yerine şifahi olarak iletişime geçildiği görülmüştür. Evrak eksikliğinin söz konusu olduğu durumlarda, evrakların eksik olduğunun ve eksik evrakların gönderilmemesi halinde ödeme yapılamayacağının, ilgiliye veya evrakların iletilmesinde aracı olan birime, yazılı olarak bildirilmesi yazışma usulleri açısından daha doğru olacaktır. Bu noktada, idare de hatalı davranıldığını kabul etmektedir.

29) Öte yandan, sürekli görev icabı yurtdışında bulunan personelin tedavi giderleri

konusundaki işlemlerin, 657 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesi, bu maddeye dayanarak çıkarılan Devlet Memurları Tedavi ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğine göre yürütüldüğü, Yönetim Kurulu kararıyla 2012 yılında kabul edilen Türkiye Radyo Televizyon Kurumu

Yurtdışı Bürolarının Çalışma Esaslarında da bahsi geçen mevzuata atıfta bulunulduğu görülmektedir.

30) Ancak, 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106 ncı maddesiyle, 657 sayılı

Kanun’un 209 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmış, Kanunun 66 ncı maddesiyle ise yurtdışında tedavi usulü yeniden düzenlenmiş, 23/07/2010 tarihli ve 6009 sayılı

Kanun’un 57 nci maddesiyle Kanuna eklenen Ek 4 üncü maddeyle de, ilgililerin kamu kurumları tarafından yurtdışında sağlık hizmetlerinden yararlandırılmasına ilişkin temel ilkelere yer verilmiştir. 5510 sayılı Kanun’un Geçici 12 maddesi hükümleri dikkate alındığında, kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevlerinin 01/01/2012 tarihine kadar devam edeceği anlaşılmaktadır.

31) Buna göre, 657 sayılı Kanunun 209 uncu maddesi hükümlerinin uygulanmasının bu

tarihte sona erdiği söylenebilir. Ayrıca, Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze

Giderleri Yönetmeliğinin dayanağı olan 657 sayılı Kanunun 209 ve 210 uncu maddelerinden sadece 209 uncu madde yürürlükten kalktığından bu Yönetmeliğin ortadan kalktığını iddia etmek mümkün olmamakla birlikte, Yönetmeliğin 5510 sayılı

Kanun’un 66 ncı maddesi ve Ek 4 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanuna dayanarak çıkarılan Genel Sağlık Sigortaları Uygulama Yönetmeliği ve Sosyal Güvenlik Kurumu

Sağlık Uygulamaları Tebliğine aykırı yönlerinin uygulanma imkanının ortadan kalktığını söylemek yanlış olmayacaktır. Yine de, Yönetmeliğin bahsi geçen mevzuata aykırı olmayan hükümlerinin hangilerinin ne ölçüde geçerli olduğu tartışmaya açıktır.

32) Uygulama açısından bakıldığında, genel olarak, sürekli görev nedeniyle yurtdışında

bulunan personelin veya yurtdışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü oldukları kişilerin hastalanması durumunda, o ülkede sağlık sigorta yaptırılmamış olması halinde, sağlık hizmeti sunucularına tedavi olduktan sonra gerekli ödemeleri kendilerinin yaptığı, kabinde tedavi masraflarını ilgili mevzuat uyarınca bağlı oldukları kurumdan talep ettikleri, ödenecek tutarın bu kişilerin sürekli görev süresinde genel sağlık sigortası için

Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenen miktarı kadarının ilgili kamu idaresince Sosyal

Güvenlik Kurumundan istendiği, geri kalan kısmının ise idarece karşılandığı görülmektedir.

33) İşlemler açısından ise, ilgili tedavi olduktan sonra, Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı

ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 12 nci maddesi uyarınca, bağlı bulundukları veya en yakın Misyon Şefliğine başvurmakta, burada tercümesini yaptırdıkları veya kendilerinin tercüme ettikleri rapor, reçete, fatura ve benzeri belgeler usulü tasdik ettirmekte, akabinde bu belgeleri yurtdışında görev yaptıkları birime teslim etmekte, bu birimce ilgili belgelerin asılları belli periyotlarla kargo vasıtasıyla ilgili idarenin Türkiye’deki merkez teşkilatına iletilmekte, burada ilgili birimlerce kontrolü yapılan belgeler ödenen sigorta primleri çerçevesinde mahsuplaşmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilmekte, bunun ardından ilgililerin banka hesap numaralarına yatırılmaktadır.

34) Somut olayımızda, ilgili misyon şefliğince belirlenen usul ve esasların neler olduğuna

ilişkin idare tarafından herhangi bir bilgi ve belge sunulmamakla birlikte, bu usul ve esasların ilgili misyon şefliğince onaylanacak belgelere ilişkin olduğu değerlendirilmekte, misyon şefliğince sadece muayene formundaki belli ifadelerin forma işlenmesi ve onaylanmasından ibaret olduğu görülmektedir. Burada, misyon şeflikleri tercüme işini dahi tedavi yardımı alacak personele yüklemektedir. Kişiler de ya kendi ceplerinden tercüme masrafı ödemek durumunda kalmakta, ya da kendi dil bilgileri çerçevesinde tercümeleri kendileri yapmak suretiyle belgeleri onaylatmaktadır.

35) Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 12 nci

maddesi dikkate alındığında, tedavi yardımından yararlanacak personelin kendilerinin misyon şefliğine giderek belgelerini sunması gerektiği anlaşılmakta ise de, bu görevin ilgili personele yüklenmesi nedeniyle, personelin tedavi belgelerini tercüme etmek/ettirmek ve misyon şefliğine götürmek için mesai saatleri içerisinde hareket etmek zorunda olmasının işgücü kaybına yol açacağı açıktır. Ayrıca, ilgililer misyon şefliklerine gittiklerinde bazı zamanlarda güvenlik gerekçesiyle işlemlerini tamamlayamamakta, ilgili misyon şefliğine birden fazla kez gitmek durumunda kalmaktadır.

36) Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğinin 12 nci

maddesi incelendiğinde, gerekli belgelerin tasdik edildikten sonra misyon şefliğince memurun bağlı olduğu kuruma bildireceği ifade edilmektedir, ancak uygulamada, pratik bir yöntem olarak, tedavi yardımından yararlanacak olan kişi misyon şefliğinde onay sürecini bekledikten sonra, belgeleri kendisi görev yapmakta olduğu kuruma sunmaktadır. Bu durumda, onaylanan belgeler mevzuatta öngörüldüğü şekilde misyon şefliğince gönderilmemesi nedeniyle evraklarda kaybolmalara neden olabilmektedir.

37) Bunun akabinde, tedavi yardımından faydalanacak kişiye ait evraklar, kişinin yurtdışında

görev yapmakta olduğu birim tarafından, Türkiye’deki ilgili merkez birimine aktarılmakta, belgelerin gönderilmesi için idare tarafından (ABD için 100-120 dolar civarında) kargo masrafı yapılmaktadır. Ayrıca, personelin yurtdışındaki birime eksik belge sunması ve/veya yurtdışındaki birimin dikkat hangi belgelerin gönderilmesi gerektiği konusunda gerekli kontrolleri yapmayarak eksik belge göndermesi veyahut belgelerin kargoda kaybolması vb. nedenlerle evraklarda eksiklikler oluşabilmektedir.

Nitekim somut olayımızda, başvuranın kendisinden mi, yurtdışındaki birimden mi, yoksa

Türkiye’deki merkez biriminden mi kaynaklandığı belli olmasa da, ilgili misyon şefliğine zamanında onaylatıldığı sabit olmakla birlikte, bazı evrakların eksik gönderilmesi veya kaybolması söz konusu olmuştur.

38) Diğer yandan, tedavi evrakı merkez birimlere ulaştıktan sonra da, evrakın kontrolü,

tamamlatılması, gerekli yazışmaların yapılmasının 1 ila 3 ay arasında bir zaman aldığı görülmektedir. Tedavi yardımından yararlanacak personelin kendisine ve yurtdışında bakmakla yükümlü olduğu kişilerin tedavi yardımlarını toplulaştırarak misyon şefliğine onaylatması, yurtdışındaki birimin birkaç personele ve yakınlarına ait belgeleri toplulaştırarak ayda bir göndermesi gibi kişiden veya uygulamadan kaynaklanan gecikmelerin dışında, ödemenin gecikmesi durumunda ilgililerin gecikmiş ödeme nedeniyle mali kayba uğradıkları da görülmektedir.

39) Zira Sağlık Uygulama Tebliğinin 2.5.1 numaralı maddesinin 2 nci fıkrasına göre, Sosyal

Güvenlik Kurumunca yapılacak ödemeler, ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz kuru esas alınarak Türk Lirası üzerinden yapılmaktadır. Ancak, maddede geçen “ödeme tarihindeki” ibaresinden personelin yurtdışında tedavi için yaptığı ödeme tarihinin mi esas alınacağı anlaşılamamaktadır. İdare tarafından yapılan uygulamaya bakıldığında, örneğin, başvuranın 19/01/2017 fatura tarihli 1100 dolar civarındaki tedavi giderinin, Merkez Bankasının 2017 yılın ilk günündeki kur değeri esas alınarak ve muayene katkı payı kesilerek hesaplandığı ve 2019 yılının 3 üncü ayında göre ödendiği görülmektedir.

Uygulamanın bu şekilde olmasının (ödeme tarihinin 2017 yılı olarak kabul edilmesinin, Merkez Bankasının 2017 yılının ilk ayına ait kur değeri üzerinden ödeme yapmasının ve hasta katılım payı kesilmesinin) gerekçesi tam olarak anlaşılamamakla birlikte; ilgililerin

Devlet tarafından karşılanması gereken, ancak kişilerin öncelikle kendilerinin karşıladığı tedavi masrafının gecikmeli olarak ödenmesi nedeniyle, tedavi tarihi ile ödeme tarihini arasında geçen süreye bağlı olarak, ciddi miktarlarda kur farkı kaybı yaşamaları söz konusu olmaktadır.

40) Yurtdışında sürekli görev için personele sağlık sigortası yaptırılması konusunda ise, 657

sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinde, Devlet Memurları Tedavi ve Cenaze Giderleri

Yönetmeliğinde ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Yurtdışı Bürolarının Çalışma

Esaslarında, idare tarafından, personele sağlık sigortası yaptırılmasına imkan tanındığı göze çarpmaktadır. Bu durumda, ilgililerin tedavi masrafları bulundukları ülkedeki sigorta sistemi çerçevesinde karşılandığından, ilgili personel ve idarenin ilgili birimleri yukarıda izah edilen prosedürel işlemlerin hiçbirini yerine getirmek zorunda kalmamakta, bu sayede kırtasiyecilik azalmakta ve idari işler açısından vakitten tasarruf edilmektedir.

41) Ancak, yukarıda bahsedildiği üzere, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte

idarelerin personelini sigorta yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin 5510 sayılı Kanunun yurt dışında tedaviyi düzenleyen 66 ncı maddesiyle, bu kişiler için ödenen sağlık sigortası prim tutarını geçmemek kaydıyla, Sosyal Güvenlik Kurumuna verildiği görülmektedir.

Genel Sağlık Sigortaları Uygulama Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin 5 inci fıkrasında ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulamaları Tebliğinin 2.5.1 numaralı maddesinin

3 üncü maddesinde de bu yönde düzenlemelere yer verilmiştir.

42) Buna göre, idarelerin kendi kararlarına dayanarak yurtdışında sürekli görev için

gönderdiği personeli için bulundukları ülkede sağlık sigortası yaptırması mümkün olmasa da, yurtdışındaki birim veya kurum merkezindeki ilgili birim tarafından hazırlanan, personelin bulunduğu ülkenin şartlarını ve sigorta ettirilmemesi halinde yaşanan sıkıntıları, ayrıca o ülkenin sağlık sistemine ilişkin gerçekleri ortaya koyan bir rapor hazırlayarak, Sosyal Güvenlik Kurumundan personeline sağlık sigortası yaptırılmasını talep etmesi mümkündür.

43) Bu durumda, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılacak ayrıntılı değerlendirme

sonucunda, yurtdışındaki personele sağlık sigortası yaptırılabilecektir. Bu durumda, Sosyal Güvenlik Kurumunca, ülkelerin ekonomik durumları, sağlık ve sigorta sistemleri, karşılanabilecek tedavi masrafları ve reçeteler, sigortanın kapsamı ve benzeri hususların derin bir analizi gerekecektir. Yine de, ülkelerin tedavi ve sigorta pahalılık durumuna bağlı olarak, yapılacak sigorta için ödenecek tutarın personel için Türkiye’de ödenen sağlık sigortası prim miktarı ile sınırlı olması, yararlanılması gereken süre ve çeşitli sebeplerle görevlendirmelerin dönem ortasında sona erme ihtimali gibi nedenlerle uygulamada birçok sorun ile karşılaşılacağı değerlendirilmektedir.

44) Bunun yanında, Genel Sağlık Sigortaları Uygulama Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin

5 inci fıkrasında, yurtdışındaki personelin sigortalanmasına ilişkin esasların Sosyal

Güvenlik Kurumunca belirleneceği ifade edilmişse de, buna ilişkin esasların henüz belirlenmediği görülmektedir.

45) Sosyal Güvenlik Kurumunun yetkisine verilen yurtdışında sigorta yaptırılmasının usul ve

esaslarının belirlenmemiş olması, personelinin yurtdışında tedavi konusunda birçok sorunla karşılaşılmasına yol açmaktadır. Zira, bazı ülkelerde, sigorta yaptırılmaması yurtdışında tedavi olmayı hayli güçleştirmektedir. İdarenin Kurumumuza sunduğu ve

TRT World Washington Temsilciliğince hazırlanan raporda bahsi geçen Sağlık Bakanlığı

Türkiye Hudut ve Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda yer alan bilgilerden, ABD özelinde, sağlık sigortası yaptırılmamasının hem sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşanmasına hem de tedavi masrafları nedeniyle idarenin yüksek maliyetlere katlanmasına yol açtığı, ancak söz konusu sorunların aylık ortalama 350 dolarlık bir sigorta paketiyle önüne geçilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu sebeple, bazı ülkelerde sigorta yaptırılması durumunda, kamu kaynaklarından ciddi ölçüde tasarruf edilmesi söz konusu olacaktır.

46) Ayrıca, başvuranın Kurumumuza sunduğu dilekçesinde, ABD’nin sağlık sisteminden ve

kültürel yapısından dolayı, sigorta sistemine dahil olmadan tedavi için sağlık hizmeti sunucularına başvurduklarında, mülteci ve üçüncü sınıf insan muamelesi gördüklerini, bazen bir tedavi için hastane bulmakta bile zorlandıklarını, bunun idarenin ve ülkemizin itibarını zedelediğini ifade etmektedir. Her ne kadar, başvuranın sigorta yaptırılmaması nedeniyle yaşadığını söylediği sosyal ve psikolojik dezavantajlara ilişkin tabirler, idare tarafından mübalağalı olarak değerlendirilse de, uzun yıllar boyunca ailesiyle birlikte

ABD’de ikamet etmiş olan başvuranın, oradaki günlük yaşamda karşılaştığını iddia ettiği hususların da göz önünde bulundurulması gerektiği de değerlendirilmektedir.

47) Yurtdışında görev yapmakta olan personelin yurtdışında tedavi olmasından başlayarak,

belgelerin misyon şefliğine tasdik ettirilmesi, hesaplama yöntemleri ile ödemenin yapılması süreci ile yurtdışındaki personele sigorta yaptırılması konusunda, hem mevzuattaki değişiklikler hem de güncel mevzuata göre hazırlanması gereken usul ve esaslar ile çıkarılması gereken Yönetmeliklerin henüz hazırlanmamış olmasından kaynaklı birtakım belirsizliklerin bulunduğu göze çarpmaktadır.

48) Nitekim, Sayıştay tarafından hazırlanan 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait Dışişleri

Bakanlığı Düzenlilik Denetim raporlarında da bu hususa dikkat çekilmiş, yurtdışı temsilciliklerde görev ifa eden Bakanlık personeli ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin tedavi giderlerinin ödenmesinde, mevcut mevzuatın uygulamadaki sorunları gidermede yetersiz kaldığı vurgulanmış; kamu kurumlarınca bedeli ödenecek sağlık hizmetlerinin kapsamının 5510 sayılı Kanun ve bu Kanuna istinaden yayımlanan yönetmelikler ve SUT’a göre SGK tarafından ödenen sağlık hizmetleri ile sınırlı olması nedeniyle, ülkemizdeki sağlık uygulamalarına göre hazırlanmış olan SUT esaslarının görev yapılan ülkelerin mevzuatlarıyla ve ülke uygulamaları ile örtüşmediği, temsilciliklerimizin bulunduğu ülkelerin sağlık mevzuatı, tedavi ve ilaç uygulamaları ile bu uygulamalara ait belge dokümantasyonunda ciddi farklılıklar bulunduğu, bu sebeple faturalandırmada ve tedavi giderlerinin ödenmesinde sıkıntılar yaşandığı; idare ve SGK arasında yurtdışı tedavi evrakının incelenmesi ve tedavi giderlerinin ödenmesi süreçlerinde eşgüdümü mümkün kılacak bir mekanizmanın kurulmamış olması nedeniyle, yurtdışı tedavi evrakı üzerinde idare ve SGK tarafından aynı amaca yönelik inceleme yapılmakla birlikte her iki kurum farklı sonuçlar elde edilebildiği; mevzuatta yurtdışı tedavi giderlerinin SGK’nın karşıladığı Türkiye rayici tutarını aşan kısmının tamamının işveren tarafından karşılanmasına izin verildiği halde tedavi giderlerinin yukarı doğru kontrolsüz artışını önleyici tedbirlerin bulunmadığı, bunun SGK tarafından karşılanacak bedel olan yurtiçinde sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına tedavinin yapıldığı tarihte ödenen en yüksek tutarı aşan ve işveren tarafından karşılanan kısmın, üst tavan olmaksızın ilgili kurum tarafından ödenmesi sonucunu doğurduğu gibi, aynı ülke için dahi benzer tedaviler için birbirinden çok farklı tedavi faturalarının ödenmesine yol açabildiği, örneğin doğum giderlerinin karşılanmasında aynı dış temsilcilikte farklı hastanelerin seçilmesi nedeniyle 6 kata varan fiyat farklarının oluştuğunun görüldüğü, bunun idarenin tedavi giderlerinin artışına sebep olduğu ve benzeri tespitlere yer verilmiştir.

49) Ayrıca, söz konusu Sayıştay raporunda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanunu’na 23/07/2010 tarihinde eklenen Ek 4 üncü maddesi “Yurtdışı Tedavi

Yönetmeliği”nin çıkarılmasına cevaz verdiği ve bu yönetmeliğin Maliye Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik

Kurumu Başkanlığı tarafından müştereken çıkarılması gerektiği hükmünün yer aldığı, bununla birlikte aradan geçen süre zarfında ilgili kurumların bir araya gelmeleri suretiyle bir çalışma yürütmediklerinin görüldüğü ifade edilmiş, uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesini teminen, gerekiyorsa Kanunda da değişiklikler yapılarak, yurtdışı tedavi yönetmeliğinin düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

50) Kurumuzca yapılan inceleme neticesinde, başvuranın talep ettiği tarafına yapılan

ödemeleri gösteren tablonun bilgi edinme hakkı kapsamında kendisine verilmesi, yurtdışında görevli personelin tedavi giderlerinin karşılanması konusunda gecikmelere mahal vermeyecek gerekli idari, organizasyonel ve teknolojik tedbirlerin alınması, ödemeler konusundaki iletişimin yazılı olarak gerçekleştirilmesi için sorumlu personelin bilgilendirilmesi, ayrıca sağlık ve sosyal güvenlik hizmetleri konusunda ihtisas ve donanım sahibi personelin istihdam edilmesi konusunda Türkiye Radyo ve Televizyon

Kurumu Genel Müdürlüğüne; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından müştereken çıkarılması öngörülen yönetmeliğin hazırlanması için gerekli çalışmaların başlatılması konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına; Genel Sağlık

Sigortaları Uygulama Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin 5 inci fıkrasında Sosyal

Güvenlik Kurumunca belirleneceği öngörülen yurtdışındaki personelin sigortalanmasına ilişkin esasların hazırlanması ve bir an önce uygulamaya geçilmesi konusunda Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

51) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, başvuranın yurtdışı tedavi giderlerinin ödenmesi konusunda verdiği dilekçesi üzerine gerekli işlemlerin idarece zamanında yapılmaması, başvurana yazılı olarak bildirimde bulunulmaması ve bilgi edinme talebi konusunda cevap vermemesi nedeniyle “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine, başvuranın kendisiyle ilgili olan ve idarenin elinde olan talep ettiği bilgilerin verilmemesi nedeniyle

“bilgi edinme hakkı” ilkesine; ayrıca, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

52) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın talep ettiği tarafına yapılan ödemeleri gösteren tablonun bilgi edinme hakkı kapsamında kendisine verilmesi, yurtdışında görevli personelin tedavi giderlerinin karşılanması konusunda gecikmelere mahal vermeyecek gerekli idari, organizasyonel ve teknolojik tedbirlerin alınması, ödemeler konusundaki iletişimin yazılı olarak gerçekleştirilmesi için sorumlu personelin bilgilendirilmesi, ayrıca sağlık ve sosyal güvenlik hizmetleri konusunda ihtisas ve donanım sahibi personelin istihdam edilmesi konusunda TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KURUMU GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE,

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Ek 4 üncü

maddesinde müştereken çıkarılması öngörülen yönetmeliğin hazırlanması için gerekli çalışmalara başlanılması konusunda HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA, Genel Sağlık Sigortaları Uygulama Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin 5 inci fıkrasında öngörülen yurtdışındaki personelin sigortalanmasına ilişkin esasların hazırlanması ve bir an önce uygulamaya geçilmesi konusunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KURUMU GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ, HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI, SOSYAL GÜVENLİK

KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KURUMU

GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE, HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA ve SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi