ÖZET: Danıştay kararı, başvurucunun Keskin T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na gönderilen bornoz giyim eşyasının teslim edilmemesi konusundaki itirazını incelemektedir. İdare, bornozun teslim edilmemesini, çeşitli eşyaların sayım ve kaydının iş yükünü artırması gibi gerekçelerle açıklamaktadır. Ancak, başvurucunun bu bornozun yılbaşı hediyesi olarak kabul edilmesi gerektiği ve mevzuat çerçevesinde hediye kabul etme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, başvurucunun dilekçelerinin ilgili makamlara ulaştırılmadığı ve resmi belge niteliği taşımayan hesap özetinin verilmediği iddiaları da değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvurucunun bornozunun teslim edilmemesine dair idarenin kararının hukuka aykırı olduğu, ancak diğer iddialarının dayanaktan yoksun olduğu belirlenmiştir. İdareye, bornozun teslim edilmesi konusunda yeniden değerlendirme yapılması tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/68624-S.20.74627

BAŞVURU NO : 2020/2932

KARAR TARİHİ : 12/08/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

Başvurucunun, “Hediye Kabul Hakkı” kapsamında

BAŞVURUNUN KONUSU :

kendisine gönderilen bornoz giyim eşyasının, barındırıldığı

Keskin T Tipi Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile kendisine teslim edilmemesine konu itirazları, kamu kurum ve kuruluşlarına yazdığı dilekçelerin ilgilisine ulaştırılmadığı iddiası ve tutulduğu odanın aşırı kalabalık olmasına bağladığı koşullara dair şikayetleridir.

BAŞVURU TARİHİ : 12/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvurucu özetle; Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta olduğu, Kurumumuza yapmış olduğu 2019/11286 sayı no’lu başvurusu hakkında sayı ile

“gönderme kararı” verildiği, karar üzerine Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nün 06/10/2019 tarih ve sayılı cevabi yazısını tebellüğ ettiği ancak cevabi yazının başvuruya konu şikayetleri karşılar nitelikte olmadığından bahisle tekrar kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.

İşbu şikayet başvurusu ile başvurucu, barındırılmakta olduğu Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu İdaresi tarafından; 1.1. “Hediye Kabul Hakkı” kapsamında yılbaşında mevzuat kapsamında bulundurmasına izin verilen giyim eşyası olan kendisine gönderilen bornozun tarafına teslimi isteminin mevzuata aykırı gerekçe ile reddedildiğini, 1.2. Bu ret kararı üzerine 01/02/2020 tarihli Kırıkkale İnfaz Hakimliği’ne hitaben yazmış olduğu itiraz dilekçesinin muhatabına gönderilmediğini, dilekçe ve mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğini, yine Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı; 27/05/2019 tarihli havalandırmaya dair şikayet ve istem içeren ve 17/04/2019,18/04/2019,19/04/2019,25/04/2019 daha önce gönderilen bir kısım dilekçelere ait UYAP çıkış numaraları istemli dilekçelerinin cevapsız bırakılarak, bilgi edinme ve dilekçe haklarının ihlal edildiğini, 1.3. Adli mercilere sunmak üzere 13/05/2019 tarihli dilekçesi ile ceza infaz kurumunda barındırıldığı son 6 ay içerisinde yapmış olduğu harcamalara havi imzalı ve onaylı hesap özetinin tarafına sağlanmadığını, sağlanan imza ve onay içermeyen, resmi belge niteliğine haiz olmayan belgenin ise adli mercilere sunma olanağı sağlamayan bir nitelikte olduğunu, 1.4. Koğuş kapasitesinin üzerinde hükümlü/tutuklu barındırıldığını, bu durumun hijyen, havalandırma, aydınlatma, fiziki ve ruhsal sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açtığını, ve kişisel alan sağlanmasına engel teşkil ettiğini, beyan ederek yukarıda yer verilen iddiaların değerlendirilmesini, kasti yahut ihmali davranışı bulunduğu tespit edilen görevliler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri dahilinde işlem yapılmasını ve ceza infaz kurumlarında dilekçelerin takibini kolaylaştırabilmek adına yeni uygulamalar geliştirilmesini, Kurumumuzdan talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuranın 2019/11286 sayılı başvurusu üzerine, Kurumumuzun 28/06/2019 tarihli, sayılı kararı ile Gönderme Kararı verilmiş olup, tesis edilen Gönderme Kararı üzerine Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 10/11/2019 tarihli cevabi yazı içeriğinden; 2.1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 68 inci maddesinde belirtilen müdahale sebeplerini içermemesi kaydı ile dışarıya mektup-faks ve telgraf gönderebildiği, dışarıdan gelen mektup-faks ve telgrafı kabul edebildiği, resmî mercilere ise, denetime tabi olmaksızın ileti gönderebildiği, bahse konu ceza infaz kurumunda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların yazmış olduğu dilekçelerin göndermek istedikleri yere aynı gün içerisinde gönderildiği, talepte bulunmaları halinde dilekçelerinin gönderildiğine dair dilekçe çıkış numaralarının verildiği, buna göre adı geçenin Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunda barındırıldığı 04/02/2017 tarihinden itibaren 108 adet dilekçesinin kurumdan çıkışının yapıldığı, 2.2. Öte yandan, adı geçenin son altı aylık para harcama hesap özetini talep ettiği, talebi doğrultusunda gerekli bilgilendirmenin yapılarak hesap özetinin 13/05/2019 tarihli dilekçesine

“teslim aldım” şeklinde şerh düşülerek imza attığı, 2.3. Oda ve koğuşlarda bulundurulabilecek eşyanın, 5275 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; ”Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışardan sağlanabilir.” hükmü ile Ceza İnfaz

Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in 7 nci maddesinde yer alan; “Hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde birer adet palto, manto ve mont, iki adet ceket veya ceket yerine kullanılabilen hırka, dört adet pantolon ve/veya etek, bayan için iki adet elbise, bir takım eşofman, dört adet gömlek, iki adet kazak, iki takım pijama, bir spor ayakkabısı, bir kışlık ayakkabı, bir iskarpin, üç adet tişört, iki adet kravat, bir adet kemer, gerektiği kadar iç çamaşırı, çorap, bir terlik, havlu ve bir bornoz ile kaşkol, 25/11/1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanuna aykırı olmayan bir adet şapka bulundurulmasına izin verilir.” hükümleri ile belirlendiği, 2.4. Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumuna dışarıdan getirilmesine izin verilen giyim eşyasından eskiyenlerini yenileriyle değiştirebildikleri, dışarıdan getirilmesine izin verilmeyen iç çamaşırı, çorap, terlik, havlu vb. eşyanın yenileriyle değiştirebilecek nitelikte olmaması, bu gruba giren eşyaların çeşitlilik göstermesi, sayımının ve kaydının iş yükünü arttırması ve zaman kaybına yol açmas nedenleriyle 28/12/2018 tarihli 2018/4384 sayılı idare ve gözlem kurulu kararı ile kantinden temin etmelerinin sağlandığı, 2.5. Adı geçenin 29,96 m² yaşam alanı, 47,69 m² yatma alanına sahip C10 nolu odada 22 kişi ile birlikte barındırıldığı, acil sağlık hizmetlerinden 7/24 esasına göre yararlanabildiği, sabah gün doğumuyla birlikte havalandırmaya çıkabildiği ve akşam hava kararana kadar havalandırma imkânından yararlanabildiği, ayrıca koğuş ortak yaşam alanında ve yatakhane kısmında pencerelerin bulunduğu, Bilgileri edinilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden 23/03/2020 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğün 30/07/2020 tarihli cevabi yazı içeriğinden; 3.1. Anılan Kurum kayıtları incelendiğinde, adı geçene 03.01.2019 tarihinde gelen kargoda “1 adet bornoz, 1 adet pijama, 1 adet çorap” gönderildiği, 3.2. Ceza İnfaz Kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların oda/koğuşlarında bulundurabilecekleri eşyaya ilişkin usül ve esasların Ceza İnfaz Kurumlarında

Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelikte düzenlendiği, buna göre anılan

Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 18.12.2018 tarihli ve 2018/4384 sayılı kararında; “Kuruma ilk tutuklama veya hüküm alma, nakil yoluyla ve misafir olarak gelen hükümlü ve tutukluların anılan Yönetmeliğin 7 nci maddesi doğrultusunda, sayılan tüm eşyaların herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın emanet eşya birimi tarafından alınarak, güvenlik yönünden zafiyet yaratmayacak nitelikte olanlarının belirtilen sayı miktarınca hükümlü ve tutukluların yanlarına verilmesi, verilen eşyaların UYAP sisteminden hükümlü veya tutuklu adına ”Üzerinde Bulunan

Eşya” sekmesinden kaydının yapılması, fazla veya güvenlik yönünden zafiyet yaratacak olan eşyaların depoya kaydedilmesi, hükümlü ve tutukluların kuruma giriş yaptıkları tarihten itibaren 15 gün içerisinde kurum dışından ziyaretçiler veya kargo yoluyla gelen iç çamaşırı ve çorap veya bu nitelikte eşyaların emanet eşya birimi tarafından alınmasına, 15 gün geçtikten sonra bu eşyaların alınmamasına, 3.3. Anılan Yönetmelik maddesinde sayılan eşyaların ‘iç çamaşırı, çorap, terlik, havlu veya buna benzer olanlar hariç’ eskiyenlerinin, yenileriyle değiştirilmesine izin verilmesine, 3.4. İç çamaşırı, çorap, terlik, havlu veya buna benzer olan eşyaların, yenileriyle değiştirebilecek nitelikte olmaması, bu gruba giren eşyaların çeşitlilik göstermesi, sayımının ve kaydının iş yükünü arttırması ve zaman kaybına yol açması, ayrıca bu eşyaların kurum kantininde satılması nedenleriyle, eskiyenlerinin yenileriyle değiştirilmesine izin verilmemesine, bu nitelikte olan eşyaların kurum kantininde bulunmaması halinde taleplerin kurum aracılığıyla temin edilmesine” ifadelerine yer verildiği, söz konusu karar doğrultusunda da adı geçene gönderilen bornozun teslim edilmediği, 3.5. Anılan Kurumda bazı hükümlü ve tutuklularda bornoz olduğu iddia edilmiş ise de, hükümlü ve tutukluların yakınları tarafından bahse konu İdare ve Gözlem Kurulu Kararında bahsedilen 15 gün içerisinde olmak koşuluyla getirilen/gönderilen eşyalar alındığından, bazı hükümlü ve tutukluların yanlarında bulunan bornozların ilk 15 gün içerisinde getirilen eşyaların arasında bulunduğu, adı geçenin anılan Kuruma ilk gelişinde eşyalarının arasında; eşofman, gömlek, havlu, hırka, içlik takımı, kazak, kemer, kışlık ayakkabı, pantolon, pijama, terlik, tesbih, tişört bulunduğu, bu eşyaların hepsinin kendisine teslim edildiği ve ilgili İdare ve

Gözlem Kurulu kararının ekte sunulduğu, 3.6. Kurum kayıtlarında yapılan incelemede, adı geçenin 23.01.2019 tarihinde Ankara Batı 5.

Asliye Ceza Mahkemesine, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne ve

Kırıkkale İl Seçim Kurulu Başkanlığına hitaben yazmış olduğu 3 adet dilekçesinin ilgili makamlara gönderildiği, 25.01.2019 tarihinde Anayasa Mahkemesine hitaben yazmış olduğu 1 adet dilekçesinin ilgili makama gönderildiği, adı geçenin, kendisine ‘bornoz’ verilmemesine ilişkin infaz hâkimliğine hitaben yazmış olduğu herhangi bir dilekçesinin bulunmadığı, anılan dilekçe örneklerinin ekte sunulduğu, 3.7. Adı geçenin 15.02.2019, 17.04.2019, 18.04.2019, 19.04.2019 ve 25.04.2019 tarihlerinde

Kuruma hitaben yazmış olduğu herhangi bir dilekçesinin bulunmadığı, 3.8. Ayrıca, adı geçenin Kuruma giriş yaptığı 04.02.2017 tarihinden itibaren ilgili kurum ve kuruluşlara 150 adet dilekçe gönderdiği, 3.9. Adı geçene 13.05.2019 tarihinde emanet para birimi tarafından hesap özeti verildiği, söz konusu hesap özetinin bir örneğinin ekte gönderildiği, 3.10. Ayrıca hükümlü/tutukluların talep etmeleri halinde dilekçelerinin UYAP çıkış numaralarının kendilerine verildiği, dilekçe veya evrak fotokopileri talep etmeleri durumunda ücretin kendi hesaplarından kesilmesi yönünde dilekçe alınarak taleplerinin yerine getirildiği, adı geçenin son altı aylık para harcama hesap özetinin kendisine teslim edildiğine dair bir örneği ekte gönderilen dilekçesinin sağ alt köşesine “teslim aldım” şerhi düşerek tarih ve imza attığı, UYAP çıktılarının e-imzalı ve barkod okuma özelliğinin olduğu, verilen evrakın altında bulunan bilgilerin http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden doğruluğu ve evrak hakkında bilgilerin sorgulanabildiği, bu sebeple ıslak imza atılmadığı ve mühür basılmadığı, 3.11. Adı geçenin, bahse konu Kurumun C10 koğuşunda barındırıldığı, koğuş kapasitesinin 20 kişilik olduğu, 16.07.2020 tarihi itibarıyla koğuş mevcudunun 22 kişi olduğu, koğuşun fiziki yapısı itibarıyla üst kat yatakhanenin 54,29 m2, ortak yaşam alanının 34,88 m2, bahçe alanının 46,50 m2 olduğu, sabah sayımı ile birlikte koğuş havalandırma bahçe kapasının 08.00’de açıldığı, akşam 20.00’de kadar açık kaldığı, ayrıca koğuş pencerelerinin bulunduğu ve koğuşun yeterli havalandırmaya sahip olduğu, 3.12. 5275 sayılı Kanun’un “Sağlığın korunması kurallarına uyma” kenar başlıklı 27 nci maddesinde yer alan, “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.

(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.” hükümleri ile “Bina ve eşyanın korunması” başlıklı 28 inci maddesinde; “(1)Hükümlü, barındırıldığı odayı, kurum binasını, yönetimce kendisine bırakılan şeyleri düzenli bir biçimde kullanmak ve bunlarla diğer kişilere ait eşyayı özenle korumakla yükümlüdür.” hükmünün yer aldığı, 3.13. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların bulundukları odaların temizliklerini kendilerinin yapmalarının gerektiği, kişilerin kişisel ve oda temizliklerini yapabilmeleri amacı ile her türlü temizlik malzemesinin kantinde bulundurulduğu, 3.14. Kurum oda/koğuşlarının temizliğine özen gösterildiği, periyodik olarak gerekli ilaçlamaların yapıldığı, ayrıca kurum idaresine hijyen konusu ile ilgili olarak herhangi bir şikâyet başvurusunun bulunmadığı, kurum uygulamalarının mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği, Bilgileri edinilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13üncü maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 4.1. Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” başlıklı 17inci maddesi 1 ve 3. fıkraları: “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.”, 4.2. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36ıncı maddesinin birinci fıkrası; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

4.3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74üncü maddesinin 3 ve 4üncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin;”İnsan haklarına saygı yükümlülüğü” kenar başlıklı 1inci maddesi: “Yüksek Sözleşmeci Taraflar kendi yetki alanları içinde bulunan herkesin, bu Sözleşme’nin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlarlar.” 5.1. Sözleşme’nin “işkence yasağı” başlıklı 3üncü maddesi:“Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.” 5.2. “Etkili başvuru hakkı” başlıklı 13 üncü maddesi; Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahip olduğu kaydedilmiştir.

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2inci maddesi: “Bu Kanun, Türk vatandaşları ve Türkiye’de ikamet eden yabancılar tarafından

Türkiye Büyük Millet Meclisi ile idarî makamlara yapılan dilek ve şikâyetler hakkındaki başvuruları kapsar.” 7.1. “Dilekçe hakkı” başlıklı 3 üncü maddesi; “Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler. (Ek: 2/1/2003-4778/25 md.)Türkiye’de ikamet eden yabancılar karşılıklılık esası gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla bu haktan yararlanabilirler.” 8. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun; “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi; “Bu

Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.” 8.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.

Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri saklıdır.” 8.2. “ Bilgi verme yükümlülüğü” 5inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.” 9. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”,

9.1. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” kenar başlıklı 27 nci maddesi:

“(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.

(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”, 9.2. “Bina ve eşyanın korunması” başlıklı 28 inci maddesi; “(1)Hükümlü, barındırıldığı odayı, kurum binasını, yönetimce kendisine bırakılan şeyleri düzenli bir biçimde kullanmak ve bunlarla diğer kişilere ait eşyayı özenle korumakla yükümlüdür.” , 9.3. “Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar” başlıklı 35inci maddesi; “(1) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir.” 9.4. “Hükümlüye dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı” başlıklı 69uncu maddesi; (1) (Değişik:14/4/2020-7242/34 md.) (1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlü, iki ayda bir kez, ayrıca dinî bayram, yılbaşı veya kendi doğum günlerinde dışarıdan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan bir hediyeyi kabul etme hakkına sahiptir. Çocuk ve altmış beş yaşını tamamlamış hükümlüler ile beraberinde çocuğu bulunan kadın hükümlüler, idare ve gözlem kurulu tarafından alınacak karar doğrultusunda belirtilen zaman dilimi dışında da hediye kabul edebilir. Bunun esas ve usulleri yönetmelikle belirlenir.

9.5. “Hükümlünün beslenmesi” başlıklı 72inci maddesi; (1) Hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.

(2) Hükümlü, kendisine verilen günlük besin ve ihtiyaç maddeleri dışındaki ihtiyaçlarını kurum kantininden sağlayabilir. Kantini bulunmayan kurumlarda, bu maddeler, idarenin izin ve kontrolü altında dışardan sağlanabilir.

(3) Hasta hükümlüye, kurum hekiminin belirleyeceği besinler verilir.

(4) Kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara ve süt emziren annelere durumlarına uygun gıda verilir.” 9.6. Kanun’un “Tutukluların barındırılması” kenar başlıklı 113. maddesi;

“(1) Tutuklular, maddî olanaklar elverdiğince suç türlerine ve taşıdıkları güvenlik riskine göre ayrı odalarda barındırılırlar. Aralarında husumet bulunanlar ile iştirak hâlinde suç işlemiş olanlar aynı odalarda barındırılmazlar ve birbirleri ile temas etmelerini engelleyecek tedbirler alınır.” için gerekli sıklıkta değiştirilen ayrı ve uygun bir yatak takımı sağlanmalıdır 10. 29 Mart 2020 tarihli ve 31083 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in “Giyim eşyaları” başlıklı 7inci maddesi; “Hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde birer adet palto, manto ve mont, iki adet ceket veya ceket yerine kullanılabilen hırka, dört adet pantolon ve/veya etek, bayan için iki adet elbise, bir takım eşofman, dört adet gömlek, iki adet kazak, iki takım pijama, bir spor ayakkabısı, bir kışlık ayakkabı, bir iskarpin, üç adet tişört, iki adet kravat, bir adet kemer, gerektiği kadar iç çamaşırı, çorap, bir terlik, havlu ve bir bornoz ile kaşkol, 25/11/1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanuna aykırı olmayan bir adet şapka bulundurulmasına izin verilir.

Hükümlüler; ceza infaz kurumu dışından getirilmesine izin verilen giyim eşyalarından eskiyenlerini, yenileriyle değiştirebilir.” 10.1. “Dışarıdan gönderilen hediyeleri kabul etme hakkı” başlıklı 77inci maddesi; (1)

Kapalı kurumlardaki hükümlü, mensup olduğu dinin bayram günlerinde, yılbaşında ve nüfus kaydında belirtilen doğum günlerinde dışardan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli

olmayan hediyeyi, aşağıda belirtilen esaslar dahilinde kabul etme hakkına sahiptir:

a) Hükümlü, hediye olarak ancak kitap veya giyim eşyası kabul edebilir.

b) Hediye, ziyaretçi tarafından verilebileceği gibi posta veya kargo yolu ile de gönderilebilir.

c) Gönderilen eşya, güvenlik kontrolünden geçirilir.

ç) Kurumlarda bu amaçla “Hediye Kayıt Defteri” tutulur.

Bu defterde;

1) Hediye olarak gönderilen eşyanın nitelikleri ve miktarı,

2) Hediyenin kuruma gönderiliş, geliş ve hükümlüye teslim tarihleri,

3) Hediyeyi gönderenin, alıcının veya getirenin kimlik bilgileri, posta veya kargo yoluyla

gelmediyse getirenin imzası,

4) Hediyenin hükümlü tarafından teslim alındığına ve teslim edildiğine dair hükümlü ve görevli

memurun imzası, bulunur.

(2) Kişi, kurum veya kuruluşlar tarafından hükümlülere dağıtılmak üzere dışarıdan toplu olarak getirilen veya gönderilen hediyelerin dağıtımında Cumhuriyet başsavcılığının izni aranır.

(3) Bir kişiden aynı tarih için bir kez hediye kabul edilebilir.

(4) Kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, durumlarına uygun gıda maddesi, ihtiyaca uygun eşya ile kuruma girmesi yasak olan eşyaların oyuncakları hariç olmak üzere diğer oyuncaklar hediye olarak gönderilebilir veya verilebilir.

(5) Hediye edilecek eşyanın tahmini değeri hükümlülerin haftalık olarak yanlarında bulundurabilecekleri ve Bakanlıkça genelge ile belirlenen miktardan fazla olamaz.

(6) Açık kurumlar ile çocuk eğitim evlerinde barındırılan hükümlülere gönderilecek hediyelerin cins ve miktarı, kurum müdürü tarafından belirlenir.

10.2. “Hükümlülerin temizliği” başlıklı 94üncü maddesi; “(1) Hükümlülerin kişisel bakım ve temizliklerinin sağlanmasına yönelik tedbirler kurum idaresince alınır.

(2) Hükümlülerin barındırıldıkları odalarda gerekli sağlık ve hijyen kurallarına uymaları özendirilir.

(3) Hükümlülerin, kurum olanakları ölçüsünde kısa aralıklarla yıkanmaları sağlanır.

(4) Hükümlülerin, toplum içinde alışılmışın dışında saç, bıyık ve sakal uzatmalarına izin verilmez.

(5) Hükümlülerin kişisel bakım ve temizliklerinin sağlanmasına ilişkin esas ve usuller kurum iç yönergesinde düzenlenir.” 10.3. “Kurumların bakımı, temizliği ve ısıtılması” başlıklı 95inci maddesi; (1)

Kurumlarda; oda, yatakhane, atölye ve diğer ortak kullanım alanlarının temiz tutulmasına ve uygun zamanlarda havalandırılmasına özen gösterilir. Bu amaçla, gerekli araç ve gereçler kurum idaresince sağlanır.

(3) Kurum binasının bakımı, temizliği, ısıtılması ve tesisatında meydana gelecek hasar veya bozuklukların onarımından kurumun en üst amiri sorumludur.

10.4. “Bulaşıcı hastalıklardan korunma” başlıklı 96ıncı maddesi:” (1) Kurumda, 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanununun 57 nci maddesinde yazılı bulaşıcı hastalıklardan birisinin çıkması veya çıkma şüphesinin ya da bu türden bir hastalık sebebiyle ölümün meydana geldiği hâllerde durum cezaevi tabibince kurumun en üst amirine bildirilir.

Bu bildirimin alınması üzerine kurum en üst amiri durumu gecikmeksizin ilgili mercilere bildirir.” 11. 17 Haziran 2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında

Yönetmelik’in “Temizlik” başlıklı 13üncü maddesi; “Hükümlüler, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilir.

Merkezi sıcak su sistemi kurulmamış ceza infaz kurumlarında, koğuş veya odaların mevcuduna göre, hükümlülerin banyo ve diğer temizlik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla, idare; koğuş veya odaların dışında yeteri kadar tüp gaz bulundurur.” 11.1. “Eşyaların nakilleri” başlıklı 17inci maddesi; “Hükümlüyü başka bir ceza infaz kurumuna nakleden ceza infaz kurumu, hükümlünün eşyalarını, eşya teslim tutanağına ayrıntılı bir şekilde kaydeder ve bu eşyalardan hangilerinin hükümlünün koğuş veya odasında bulundurulmasına izin verildiğini belirtir.

Hükümlünün naklen geldiği ceza infaz kurumunun koğuş veya odasında bulundurulması mümkün olmayan eşyaları kuruma kabul edilmez ve ailesine iade edilmek üzere tutanakla muhafaza altına alınır.” 12. 17.06.2005 Resmî Gazete tarihli ve 25848 Resmî Gazete sayılı Ceza İnfaz

Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in

“Bulundurulabilecek hayvanlar ile diğer eşyalar” başlıklı 15. maddesi; “…Ceza infaz kurumu işyurdu yönetim kurulunca kantinde satışına karar verilen, bu Yönetmelikte sayılmayan ve kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyen eşyaların stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmasına izin verilebilir.” hükümlerine amirdir.

13. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (Bakanlar Komitesi) tarafından 11/1/2006 tarihinde 952. Delegeler Komitesi toplantısı sırasında kabul edilen Üye Devletlere

Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 numaralı Tavsiye Kararı’nın ekinde yer alan Avrupa Cezaevi Kuralları’nın (Kurallar) 17. ve 18. maddeleri hükümlüler ve tutukluların yerleştirme ve barındırmalarına ilişkin kriterleri

düzenlemektedir. Bu kuralların ilgili bölümleri şöyledir: ” Yerleştirme ve Barındırma:

“17. 1 maddesi : Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine ve sosyal rehabilitasyon çevrelerine yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.

17. 2 maddesi: Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.

18. 1 maddesi: Mahpuslara sağlanan barınma yerleri ve özellikle yatakhane bölümleri, insan onuruna ve mümkün olabildiğince özel yaşama saygı gösterecek biçimde olmalı, iklim koşulları ve özellikle zemin alanı, havanın metreküp miktarı, aydınlatma, ısıtma ve havalandırma dikkate alınarak, sağlık ve temizlik gereklerini karşılamalıdır.

18. 2 maddesi: Mahpusların yaşadığı, çalıştığı veya bir araya geldiği tüm binalarda:

a. Pencereler mahpusların normal koşullarda gün ışığında okumalarını veya çalışmalarını mümkün kılmaya yeterli büyüklükte olmalı ve klima sistemiyle yeterli ölçüde bir havalandırmanın yapıldığı yerler hariç temiz havanın içeriye girmesi sağlanmalıdır.

18. 3 maddesi: Paragraf 1 ve 2’de değinilen konulardaki özel asgari gereklilikler, ulusal mevzuatta düzenlenmelidir.

18. 4 maddesi: Ulusal mevzuat, bu asgari gerekliliklerin cezaevlerinin kalabalık olması gerekçe gösterilerek ihlal edilmemesinin temini için mekanizmalar sağlamalıdır.” 13.1. “Kurallar’ın hijyen ile giyim ve yatak malzemelerine ilişkin kriterleri düzenleyen

19. ve 21. maddelerinin ilgili bölümleri şöyledir:

“19. 4 maddesi: Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az iki kez (ve gerekiyorsa daha sık olarak) banyo ve duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır.

19. 5 maddesi: Mahpuslar kendilerini, giysilerini ve kaldıkları yerleri temiz ve düzenli tutmalıdırlar.

21. maddesi: Her mahpusa, düzenli biçimde muhafaza edilen ayrı bir yatak ile temiz tutulmasının sağlanmalıdır.”

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

14. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“ Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 15. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılı yer verilen başvurusuna konu iddia ve istemleri aşağıda dört ana başlık altında incelenmiştir.

16. Başvurucu “Hediye Kabul Hakkı” kapsamında yılbaşında mevzuat dahilinde bulundurmasına izin verilen giyim eşyası olan kendisine gönderilen bornozun tarafına teslimi isteminin mevzuata aykırı gerekçe ile reddedildiğini iddia etmektedir.

16.1. İlgili idare, başvurucunun barındırılmakta olduğu Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu’nun 28717/2018 tarih, 2018/4384 sayı numaralı kararı doğrultusunda işlem yapıldığını; iç çamaşırı, çorap, terlik, havlu veya buna benzer olan eşyaların, çeşitlilik göstermesi, sayımının ve kaydının iş yükünü arttırması ve zaman kaybına yol açması, ayrıca bu eşyaların kurum kantininde satılması nedenleriyle, eskiyenlerinin yenileriyle değiştirilmesine izin verilmediğini, bu eşyaların kurum kantininde bulunmaması halinde taleplerin kurum aracılığıyla temin edildiğini, bu kapsamda başvurucuya 03/01/2019 tarihinde kargo ile gelen 1 adet bornoz giyim eşyasının teslim edilmediğini belirtmiştir.

16.2. Başvurucunun bazı hükümlü ve tutuklularda bornoz bulundurulmasına izin verildiği iddiasına cevaben ilgili karar doğrultusunda 15 gün içerisinde olmak koşuluyla getirilen/gönderilen eşyaların alındığını, bazı hükümlü ve tutukluların yanlarında bulunan bornozların ilk 15 gün içerisinde getirilen eşyaların arasında bulunduğunu, başvurucunun

Kuruma ilk gelişinde bu kapsamdaki eşyalarının hepsinin kendisine teslim edildiğine değinmiştir.

16.3. 5275 Sayılı Kanun 35inci maddesinde hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabileceği kişisel eşyaların yönetmelikle düzenleneceğine hükmedilmiştir.

Yönetmelikte 7inci maddesi içeriğinde; Hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurmasına izin verilen eşyalar arasında bir adet bornoz eşyasına da yer verilerek ceza infaz kurumu dışından getirilmesine izin verilen giyim eşyalarından eskiyenlerin, yenileriyle değiştirebileceği düzenlenmiştir.

16.4. Başvurucu bornoz giyim eşyasının Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in “Dışarıdan gönderilen hediyeleri kabul etme hakkı” başlıklı 77inci maddesi kapsamında yılbaşında tarafına gönderildiğini beyan etmiştir. İlgili madde Kapalı kurumlardaki hükümlülerin mensup olduğu dinin bayram günlerinde, yılbaşında ve nüfus kaydında belirtilen doğum günlerinde dışardan gönderilen ve kurum güvenliği için tehlikeli olmayan, kitap veya giyim eşyası kapsamında hediyeyi, düzenlenen esaslar dahilinde kabul etme hakkı tanımaktadır.

16.5. Somut olayda; idare başvurucunun barındırılmakta olduğu Keskin T Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 18.12.2018 tarihli ve 2018/4384 sayılı kararı ile; şikayete konu bornoz nevinden eşyaların çeşitlilik göstermesi, sayımının ve kaydının iş yükünü arttırması ve zaman kaybına yol açması ve ayrıca bu eşyaların kurum kantininde satılması nedenleriyle, eskiyenlerinin yenileriyle değiştirilmesine izin verilmediğini ve bu kapsamda başvurucuya tesliminin gerçekleştirilmediğini beyan etmiş ise de bahse konu eşyanın mevzuat kapsamında kapalı ceza infaz kurumlarında bulundurulmasına izin verilen giyim eşyalarından olduğu, eşyanın mevzuatta tanımlanan hediye kabul etme hakkı kapsamında eşyalar sınıfına dahil olduğu, dışarıdan satın alma yolu ile temin edilmediği, eşyanın kargo ile gönderiliş tarihinin ( 03/01/2019 ) başvurucunun bu eşyanın kendisine yılbaşı hediyesi olarak gönderildiği beyanını doğrular nitelikte olduğu görülmekle idarenin mevzuat kapsamında düzenlendiği üzere bu eşyanın güvenlik kontrolü esnasında zafiyete neden olabileceği şeklinde bir gerekçeye de dayanmadığı görülmekle; hediye kabul etme hakkı kapsamında başvurucuya gönderilen bornoz giyim eşyasının Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun

18.12.2018 tarihli ve 2018/4384 sayılı kararı kapsamında başvurucuya teslim edilmemesine

dair kararın bu yönüyle mer’i hukuka uyarlık göstermediği, hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

17. Başvurucu, Kırıkkale İnfaz Hakimliği’ne hitaben yazmış olduğu 01/02/2020 tarihli itiraz dilekçesinin muhatabına gönderilmediğini, ayrıca Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı; 27/05/2019 tarihli ve 17/04/2019,18/04/2019,19/04/2019,25/04/2019 tarihli daha önce gönderilen bir kısım dilekçelere ait UYAP çıkış numaraları istemli dilekçelerinin cevapsız bırakılarak, dilekçe, mahkemeye erişim ve bilgi edinme haklarının ihlal edildiğini iddia etmektedir.

17.1. İlgili İdare; başvurucunun Kuruma giriş yaptığı 04.02.2017 tarihinden itibaren ilgili kurum ve kuruluşlara 150 adet dilekçe gönderdiğine, başvurucunun farklı tarihlerde yazmış olduğu dilekçelerin ilgili makamlara gönderildiğine, başvurucunun kendisine ‘bornoz’ giyim eşyası verilmemesine ilişkin infaz hâkimliğine hitaben yazmış olduğu herhangi bir dilekçesinin bulunmadığı gibi 15.02.2019, 17.04.2019, 18.04.2019, 19.04.2019 ve 25.04.2019 tarihlerinde

Kuruma hitaben yazmış olduğu herhangi bir dilekçesinin de bulunmadığına ayrıca hükümlü/tutukluların talep etmeleri halinde dilekçelerinin UYAP çıkış numaralarının kendilerine verildiği, dilekçe veya evrak fotokopileri talep etmeleri durumunda ücretin kendi hesaplarından kesilmesi yönünde dilekçe alınarak taleplerinin yerine getirildiğine değinmiştir.

17.2. Dilekçe ve bilgi edinme hakları, hak ve özgürlüklerin korunmasının en önemli araçlarındandır. İdari ve yargısal kuruluşlar, temel hak veya özgürlüklerinin ihlal edildiğini düşünen kişilerin bu yola başvurmalarını engelleyici veya zorlaştırıcı tutum ve davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür. Başvuru dilekçesi, idarenin cevabi yazı ve ekleri incelendiğinde, başvurucu her ne kadar yukarıda detayı verilen bir kısım dilekçelerinin, Ceza İnfaz Kurumu tarafından ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilmediğini iddia etmiş ve dilekçe takibi için yeni uygulamalar geliştirilmesi isteminde bulunmuş ise de başvurucunun Kuruma giriş yaptığı tarihten bu yana ilgili kurum ve kuruluşlara yazdığı 150 adet dilekçenin ilgili makamlara gönderildiği, talep halinde dilekçelerin UYAP çıkış numaralarının ve fotokopilerinin de ilgilisine sağlandığı değerlendirilmekle, başvurucu tarafından iddialarına ilişkin somut olay ve olgulara dayalı bir açıklama ve kanıtlamada bulunulmadığı görülmekle, idarenin iş ve işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiş ve ceza infaz kurumlarında hükümlü/tutukluların dilekçelerinin takibinin UYAP çıkış numaraları ve dilekçe fotokopileri ile zaten mümkün kılındığı, başka uygulamaların idarenin iş yükünü gereksiz yere artıracağı değerlendirilmiştir.

18. Başvurucu, adli mercilere sunmak üzere 13/05/2019 tarihli dilekçesi ile ceza infaz kurumunda barındırıldığı son 6 ay içerisinde yapmış olduğu harcamalara havi imzalı ve onaylı hesap özetinin tarafına sağlanmadığını, sağlanan imza ve onay içermeyen, resmi belge niteliğine haiz olmayan belgenin ise adli mercilere sunma olanağı sağlamayan bir nitelikte olduğunu iddia etmektedir.

18.1. İdarenin cevabi yazı ve ekleri incelendiğinde, başvurucu her ne kadar talep ettiği nitelikte hesap özeti içerikli belgenin kendisine sağlanmadığı, sağlanan belgenin resmi niteliğe haiz olmadığını iddia etmiş ise de idarenin cevabi yazı ve ekleri incelendiğinde, başvurucunun

Ceza İnfaz Kurum Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı 10/05/2019 tarihli dilekçesi ile onaylı/imzalı yahut UYAP barkod çıktı numarasına havi harcamalarını gösterir hesap özeti talep ettiği,

13.05.2019 tarihinde emanet para birimi tarafından ilgili hesap özeti belgesinin başvurucuya

teslim edildiği ve başvurucu tarafından hesap özetinin kendisine teslim edildiğine dair dilekçesinin sağ alt köşesine “teslim aldım” şerhi düşerek tarih ve imza atıldığı, itirazi mahiyette herhangi bir şerh düşülmediği, başvurucunun imzaya dair bir itirazı da olmadığı görülmekle ayrıca idare tarafından sağlanan belgenin UYAP çıktısı niteliğinde olduğu ve bu nedenle eimzalı ve barkod okuma özelliğinin olduğu, evrak altında bulunan bilgilerin http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden doğruluğu ve evrak hakkında bilgilerin sorgulanabildiği, bu nedenle ıslak imza ve onay içermediği şeklinde belirtilen gerekçeler dikkate alındığında başvurucunun iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varılmış ve idarenin işleminde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

19. Başvurucu barındırıldığı koğuşta kapasitenin üzerinde hükümlü/tutuklu barındırıldığını, bu durumun hijyen, havalandırma, aydınlatma, fiziki ve ruhsal sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açtığını, etkinlikleri sınırlandırdığını ve mahremiyet alanı sağlanmasına engel teşkil ettiğini iddia etmektedir.

19.1. İdare; başvurucunun barındırıldığı koğuş kapasitesinin 20 kişilik olduğunu, 16.07.2020 tarihi itibarıyla mevcudunun 22 kişi olduğunu, koğuşun fiziki yapısı itibarıyla üst kat yatakhanenin 54,29 m2, ortak yaşam alanının 34,88 m2, bahçe alanının 46,50 m2 olduğu, sabah sayımı ile birlikte koğuş havalandırma bahçe kapasının 08.00’de açıldığı, akşam 20.00’de kadar açık kaldığı, ayrıca koğuş pencerelerinin bulunduğu ve koğuşun yeterli havalandırmaya sahip olduğunu, 19.2. Bunun yanısıra hükümlü ve tutukluların bulundukları odaların temizliklerini kendilerinin yapmalarının gerektiği, kişilerin kişisel ve oda temizliklerini yapabilmeleri amacı ile her türlü temizlik malzemesinin kantinde bulundurulduğu, Kurum oda/koğuşlarının temizliğine özen gösterildiği, periyodik olarak gerekli ilaçlamaların yapıldığı, ayrıca kurum idaresine hijyen konusu ile ilgili olarak herhangi bir şikâyet başvurusunun bulunmadığı, kurum uygulamalarının mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini beyan etmiştir.

19.3. Mahpuslar, Anayasa’nın 19. maddesi kapsamında hukuka uygun olarak kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkından mahrum bırakılabilirken genel olarak Anayasa ve Sözleşme’nin ortak alanı kapsamında kalan diğer temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda sahip olunan haklar sınırlanabilir.

19.4. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” hükmüne amirdir. 5275 sayılı Kanun’un “İnfazda temel ilke” kenar başlıklı 2.

maddesi verilen bir mahkûmiyet veya tutuklama kararının infazında mahpuslar için sağlanacak şartların insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olması gerektiği şeklinde düzenlenmiştir.

19.5. Somut olayda başvurucu, tutulduğu Ceza İnfaz Kurumundaki koşullardan şikâyet etmekte, şikâyetine konu ettiği koşulların ortaya çıkmasını ise tutulduğu odanın aşırı kalabalık olmasına bağlamaktadır.

19.6. Başvurucu, havalandırmanın yetersiz olduğunu iddia etmiş ise de başvurucunun barındırıldığı kurum yatakhanesinin 54,29 m2, ortak yaşam alanının 34,88 m2, bahçe alanının 46,50 m2 olduğu, havanın aydınlanmasından kararmasına kadar bir süre sınırlaması olmaksızın kullanıma izin verildiği, ayrıca koğuş pencerelerinin bulunduğu, toplam alan ve alanın kullanımına izin verilen süre aralığı dikkate alındığında, bu konudaki iddiaların doğrulanmadığı ve Kurum’un yeterli standartlara sahip olduğu değerlendirilmiştir.

19.7. Başvurucu ayrıca; odanın, barındırılabilecek kişi sayısından daha fazla kişinin barındırılması nedeniyle kalabalık olması dolayısı ile mahremiyet alanı sağlanamamasından şikâyet etmektedir. Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalması ve ülke genelinde FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişiler hakkında başlatılan soruşturmalar kapsamında pek çok kişi hakkında tutuklama tedbiri uygulanmış olması ile, öngörülemeyen bu durum sonrası ülke genelindeki tutuklu sayısı artmış ise de ivedilikle, mahpusların koşullarında bir yetersizlik oluşmasına engel olunmaya çalışıldığı, yeni tedbirler alındığı, bu doğrultuda başvurucunun tutulduğu odadaki mahpus sayısının 22, oda kapasitesinin ise 20 kişilik olduğu, odada kapasiteden daha fazla hükümlü ve tutuklu barındırılmadığı, oranın makul düzeyde olduğu, koğuşun fiziki yapısının, yatakhanenin, ortak yaşam alanı ve bahçe alanının ulusal ve uluslararası kriterlere uygun ve yeterli büyüklükte olduğu, başvurucunun koşulların yetersizliğine ilişkin itirazlarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varılmıştır.

19.8. Başvurucu, hijyen kurallarına dikkat edilmediği, koğuşun kalabalık olması nedeniyle de bulaşıcı bir kısım hastalıkların yayılımına neden olunduğundan şikayet etmektedir.

19.9. 5275 sayılı Kanun, yönetmelikler ve içtüzük hükümleri ile ceza infaz kurumlarında sağlığın korunması, kurum ve barındırılan tutuklu ve hükümlülerin temizliğine dair kurallar belirlenmiş ayrıca hastalık ve herhangi bir bulaşıcı hastalık çıkması yahut çıkma şüphesi halinde uygulanacak prosedür ile muayene ve tedavilerinin nasıl yapılacağı hususu da ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir.

19.10. Düzenlemeler ışığında; hükümlülerin barındırıldıkları odalarda gerekli sağlık ve hijyen kurallarına uymaları, giysilerini ve kaldıkları yerleri temiz ve düzenli tutmaları gerekmekte, Kurum binasının bakımı ve temizliğinden ise kurumun en üst amiri sorumlu tutulmaktadır.

19.11. Somut olayda; ilgili kurumun oda/koğuşlarının temizliğine özen gösterildiği, periyodik olarak gerekli ilaçlamaların yapıldığı, ayrıca hükümlü ve tutukluların bulundukları odaların temizliklerini kendilerinin yapmalarının gerektiği ve her türlü temizlik malzemesinin kantinde bulundurulduğu bildirilmiştir. Başvurucunun bu yöndeki iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu, herhangi bir somut veri ile desteklenmediği gibi, kurum idaresine hijyen konusu ile ilgili olarak herhangi bir şikâyet başvurusunun da bulunmadığı görülmekle, kurum uygulamalarının mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiği değerlendirilmiştir.

19.12. Sonuç olarak başvurucunun bu başlık altında (19 numara vd.) yukarıda ayrı ayrı değerlendirilen şikayetlerinin, ceza infaz kurumunda tutulmaya ilişkin koşulların söz konusu uygulamanın niteliğinden kaynaklanan ve özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinin ötesinde asgari bir ağırlık derecesine ulaşmış olmadığı değerlendirilmiş, başvurucunun koşulların yetersizliğine ilişkin itirazlarının yukarıda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında herhangi bir somut veri ile desteklenmediği, açıkça dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik”, “kanunilik”, “ölçülülük” ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, öte yandan İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazısını süresi içinde göndermediği ve başvurucuya iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından, idareden “makul sürede karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine de uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa)

durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara

İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE, Başvurucuya, 03/01/2019 tarihinde kargo ile gelen bornoz giyim eşyasının, mevzuatta tanımlanan hediye kabul etme hakkı kapsamında eşyalar sınıfına dahil olduğu, dışarıdan satın alma yolu ile temin edilmediği, gönderiliş tarihinin başvurucunun bu eşyanın kendisine yılbaşı hediyesi olarak gönderildiği beyanını doğrular nitelikte olduğu görüldüğünden, barındırıldığı

Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun 18.12.2018 tarihli ve 2018/4384 sayılı kararına dayanarak kendisine teslim edilmemesine dair kararın bu yönüyle mer’i hukuka uyarlık göstermediği, hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmekle; İdarenin, “Dışarıdan gönderilen hediyeleri kabul etme hakkı” mevzuat hükümleri dahilinde bahse konu bornoz giyim eşyasının başvurucuya teslim edilip/edilmemesi hususunu tekrar değerlendirmesi hususunda ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Başvurucunun, resmi kurum ve kuruluşlara hitaben yazdığı bir kısım dilekçelerin barındırıldığı Ceza İnfaz Kurumu tarafından ilgilisine ulaştırılmadığı, talep ettiği resmi niteliğe haiz hesap özetinin tarafına sağlanmadığı, tutulduğu odanın aşırı kalabalık olması, ve bu koşulların hijyen, havalandırma, aydınlatma, kişisel alan sağlanmasına engel teşkil ettiği, sağlık sorunlarına yol açtığı iddialarının doğrulanmadığı, dayanaktan yoksun olduğu görüldüğünden, başvurucunun ceza infaz kurumunda dilekçe takibini sağlayacak yeni uygulamalar getirilmesi isteminin, idarenin hali hazırda dilekçe takibini mümkün kılan uygulamaları olduğu ve yeni uygulamaların idarenin iş yükünü gereksiz artıracağı değerlendirildiğinden REDDİNE,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi