ÖZET: Başvurucu, ailesinin ikametine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Kanun ve ilgili düzenlemeler gereği, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil olabilmeleri için belirli şartların sağlanması gerekmektedir. Başvurucunun talebi, bu şartlardan biri olan “koşullu salıverilmesine 1 yıldan az süre kalması” kriterini karşılamadığı için reddedilmiştir. Başvurucunun koşullu salıverilme tarihi 05/06/2022 olduğundan, müdürlük teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumlarına nakil talebi hukuken mümkün olmamıştır.

İdarenin, başvurucunun nakil talebini reddetmesi, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle de desteklenmektedir. Dolayısıyla, başvurucunun nakil talebinin reddedilmesi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. Ancak, başvurucunun nakil koşullarını taşıması durumunda, ilerideki boşalma durumlarında talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu karar, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin korunmasının önemini vurgulamakta ve infaz koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/8308-S.20.12919

BAŞVURU NO : 2020/5044

KARAR TARİHİ : 01/06/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Mevzuat kapsamında hak kazandığı iddiası ile öncelikle ailesinin ikameti yakınında müdürlük teşkilatı bulunmayan bir bağlı kapalı ceza infaz kurumuna aksi halde bir kısmı yüksek güvenlikli bir ceza infaz kurumuna nakil istemidir.

BAŞVURU TARİHİ : 16/03/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvurucu özetle; Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda barındırıldığını, ailesinin ise Bozova/Şanlıurfa’da ikamet ettiğini, cezasının infazının tamamlanmasına 3 yıldan az süre kaldığını, bu haliyle mevzuat kapsamında müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı bir ceza infaz kurumuna nakil isteminde bulunduğunu ancak talebinin kabul edilmediğini iddia ederek öncelikle ailesinin ikameti yakınında müdürlük teşkilatı bulunmayan bir bağlı kapalı ceza infaz kurumuna aksi halde ise bir kısmı yüksek güvenlikli olan bir ceza infaz kurumuna naklinin gerçekleştirilmesini, Kurumumuzdan talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel

Müdürlüğü’nden 26/03/2020 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 17/05/2020 tarihli cevabi yazısında; 2.1.Adı geçenin, bilgi formunun incelenmesi sonucunda, ceza infaz kurumlarında barındırıldığı süre zarfında bugüne kadar toplamda 19 adet disiplin cezası aldığı, 25/05/2019 tarihi itibarıyla iyi halliliğini kazandığı, infaz edilmemiş ve kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı, 2.2.Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un

54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama

gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,” hükmüne yer verildiği, 2.3.Bu nedenle, bir çok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.4.05/06/2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin İkinci Bölüm 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; (a) 3419 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Kanun ve değişiklikleri ile 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası ve 5237 sayılı ve Türk Ceza

Kanunu’nun 221 inci maddesinden yararlananlardan koşullu salıverilmesine 3 yıldan az süre kalanlar ile örgütlerinden ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilen ve toplam cezalarının 1/3 ünü bu kurumlarda iyi hâlli olarak infaz edenlerden koşullu salıverilmesine 2 yıl 6 aydan az süre kalanlar, talepleri hâlinde, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığınca ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilebileceği, 2.5. (b), (a) bendinde belirtilenler dışında kalanlardan, toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz eden ve koşullu salıverilmesine 1 yıldan az süre kalanlar, talepleri hâlinde, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıklarınca, ekli (3) sayılı listede belirtilen, müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilecektir.” ifadesine yer verilmiş olup adı geçenin aktif örgüt üyesi olması nedeniyle müdürlük teşkilatı bulunmayan ilçe ceza infaz kurumlarına koşullu salıverilmesine 1 yıldan az kalması halinde ayrılabileceği ve koşullu salıverilme tarihi 05/06/2022 olduğu için müdürlük teşkilatı bulunmayan ilçe ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanamadığı, 2.6.Başvuranın barındırıldığı Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1140, doluluk oranının %114, Naklini talep ettiği; Siverek T Tipi Kapalı

Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1158, doluluk oranının %116, Şanlıurfa 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1307, doluluk oranının %131, Şanlıurfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1167, doluluk oranının %117, Türkoğlu 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunun kapasitesinin 1322, mevcudunun 1357, doluluk oranının %103, Türkoğlu 2 No’lu

L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1322, mevcudunun 1355, doluluk oranının

%102 olduğu, Nizip T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna henüz hükümlü ve tutuklu nakli yapılmadığı, 2.7. Adı geçenin isteğe bağlı nakil talepleri incelendiğinde henüz ilçe ceza infaz kurumuna nakil talebinin bulunmadığı, 2.8.Ülke genelinde, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumlarının mevcutlarının günaşırı değiştiği, 2.9.Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.10.Aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi nedeniyle nakil talebinin olumlu değerlendirilemediği, 2.11. Bu nedenle, şu an itibarıyla adı geçenin talep ettiği kapalı ceza infaz kurumlarına naklinin sağlanmasının mümkün olmadığı, 2.12. Başvurucunun barındırıldığı Kurum’da kaldığı son 6 aylık süre içerisinde ( 21/10/2019 ile 21/04/2020 tarihleri arasında ), ziyaretçi bilgileri ile ilgili yapılan inceleme neticesinde toplam 1(bir) kere yakınları ve ailesi tarafından ziyaret edildiği, Bilgisi edinilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” , 3.1. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. ’’; 6.2. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9. maddesinde “(1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.

(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza

Kanununda yer alan; a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78), b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82), c)

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188), d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308), e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.

(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.

(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.

(5) (Değişik: 25/5/2005-5351/1 md.) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir.”; 6.3. ‘‘Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 6.4. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54. maddesine göre, “ (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.’’, 7. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Tüzük’ün ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 165. maddesinde, 5275 sayılı

Kanununun 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır.

8. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı

Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin

“5275 Sayılı Kanunun 9’uncu Maddesinde Belirtilenler İle 3713 Sayılı Kanuna Muhalefet

Suçlarından Hükümlü ve Tutukluların Nakilleri” başlıklı 13. maddesinde; “(l) Ekli (l)

sayılı listenin (B) bölümünde bulunan ceza infaz kurumları 5275 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılması gereken tutuklulara tahsis edilmiştir. Bu kurumlarda kalmakta iken hükümlü veya hükümözlü konumuna geçenler ekli (l) sayılı listenin (D), (E) ve (G) bölümünde belirtilen yerlere

Bakanlıktan izin alınmaksızın doğrudan gönderilecektir. Bulundukları yer mahkemelerinde başka bir suçtan tutuklu olarak yargılamaları devam eden hükümlü ve hükümözlülerin nakilleri yapılmayacaktır.

(2) (…)

(3) Yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve hükümözlülerden; a) 3419 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Kanun ve değişiklikleri ile 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası ve 5237 sayılı ve Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinden yararlananlardan koşullu salıverilmesine 3 yıldan az süre kalanlar ile örgütlerinden ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilen ve toplam cezalarının 1/3 ünü bu kurumlarda iyi hâlli olarak infaz edenlerden koşullu salıverilmesine 2 yıl 6 aydan az süre kalanlar, talepleri hâlinde, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığınca ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilebilecektir.

b) (a) bendinde belirtilenler dışında kalanlardan, toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz eden ve koşullu salıverilmesine 1 yıldan az süre kalanlar, talepleri hâlinde, ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıklarınca, ekli (3) sayılı listede belirtilen, müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilecektir.

c) Ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları, ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı ceza infaz kurumlarına ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı ile koordinasyon içinde nakil yapabilecektir.

d) (a) ve (b) bendinde belirtilen hükümlü ve hükümözlüler, talepleri hâlinde ve yol masraflarını karşılamaları koşuluyla, ekli (3) sayılı listede belirtilen müdürlük teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumları ile ağır ceza merkezi veya diğer müdürlük teşkilatı bulunmayan ceza infaz kurumlarından birine Bakanlıkça nakledilebilecektir.

(4)Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında bulunması gereken müebbet hapis cezasına hükümlüler, koşullu salıverilme tarihlerine 3 yıl ve daha az süre kalmadıkça diğer kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilmeyecektir.

(5)5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilen hükümlüler geriye kalan toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz etmedikçe diğer kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilmeyecektir. Ancak, tutum ve davranışları ile disiplin durumlarına bakılmak suretiyle bu kişilerin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında

Kanun’un 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası kapsamından çıkarılmasının uygun olup olmayacağına Bakanlık tarafından karar verilebilecektir. (…)”; 8.1. ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15. maddesinde, Kanunun ve

Tüzük’ün ‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı)Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir’’ ; 9.Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları

Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3. maddesi

‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 9.1. “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3. maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 9.2. “Dış Dünya ile İlişki” başlıklı 24.4. ve 24.5. maddelerinde, “Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.”, “Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.” , Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“ Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11.Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; öncelikle mevzuat kapsamında hak kazandığından bahisle öncelikle ailesinin ikameti yakınında müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı bir ceza infaz kurumuna aksi halde ise bir kısmı yüksek güvenlikli olan bir ceza infaz kurumuna naklinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.

12.Başvurucunun öncelikli nakil talebi; 5275 sayılı Kanunda, ilgili Tüzükte, 167 sayılı

Genelge’de, ‘kendi istekleri ile nakil’ şartlarına ek olarak 167 sayılı Genelge’nin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındadır.

12.1.İlgili düzenleme“ (a) 3419 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair

Kanun ve Değişiklikleri ile 4959 sayılı Topluma Kazandırma Yasası ve 5237 sayılı ve Türk

Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinden yararlananlardan koşullu salıverilmesine 3 yıldan az süre kalanlar ile örgütlerinden ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilen ve toplam cezalarının 1/3 ünü bu kurumlarda iyi hâlli olarak infaz edenlerden koşullu salıverilmesine 2 yıl 6 aydan az süre kalanlar ile 12.2.Aynı madde (b) bendine göre (a) bendinde belirtilenler dışında kalanlardan, toplam cezalarının 1/3 ünü iyi hâlli olarak infaz eden ve koşullu salıverilmesine 1 yıldan az süre kalanların” ekli (3) sayılı listede belirtilen, müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledileceğine dairdir.

12.3.İdarenin cevabi yazı içeriğinde, başvurucunun aktif örgüt üyesi olduğu, bu nedenle yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında ilgili maddenin (b) bendi kapsamında kaldığı ve dolayısıyla müdürlük teşkilatı bulunmayan ilçe ceza infaz kurumlarına koşullu salıverilmesine

1 yıldan az süre kalması halinde ayrılabileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda; başvurucunun

koşullu salıverilme tarihi 05/06/2022 olduğu için müdürlük teşkilatı bulunmayan ilçe ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanamadığı değerlendirilmiştir.

12.4.Başvurucunun mevzuatın (a) bendi kapsamında kalmadığı yukarıda gerekçelendirilmiş olup, müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilebilmek için ilgili maddenin (b) bendi kapsamında ise “koşullu salıverilmesine bir yıldan az süre kalmış olması” hali aranmaktadır. İdarenin cevabi yazısı ile belirtildiği üzere başvurucunun koşullu salıverilme tarihi 05/06/2022 olduğu görüldüğünden; başvuru ve karar tarihi itibariyle bu kıstasın sağlanamadığı tespit edilmiştir.

12.5. Yukarıda yer verilen açıklamalar ile dosya kapsamı nazara alındığında; Başvurucunun bu kapsamdaki nakil taleplerinin değerlendirilmesi neticesinde, mevzuat kapsamında müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı bir ceza infaz kurumuna nakledilme şartlarını taşımadığından nakil talebinin reddedilmesine dair idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

13. Başvurucu müdürlük teşkilatı bulunmayan bağlı kapalı ceza infaz kurumuna nakil istemi kabul olmadığı takdirde ailesinin ikametine yakın ve bir kısmı yüksek güvenlikli olan bir ceza infaz kurumuna naklini talep etmektedir.

13.1. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3.

maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.

13.2. 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük, ve 167 sayılı Genelge’de, hükümlülerle ilgili düzenlenen ‘Kendi istekleri ile nakil’ hükmü ile, disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması, bu maddedeki nakil sebebinin hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilip, nakil gerekçesinde bu hükme dayanmışlardır.

13.3. Anayasamızın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)

13.4. AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/01/2015 tarihli Daire kararında (Vintman v. Ukrayna, 28403/05); AİHS’nin, mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkûmların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu, ancak, mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmiştir. Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin 8. maddesinin ihlali sonucu doğabileceğini vurgulamıştır.

13.5. Hem AİHM kararlarında, hem Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen

Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün ilgili maddesinde, hem Avrupa Konseyi

Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2

Sayılı Tavsiye Kararının 17.1. maddesinde, hükümlülerin evlerine (ailelerine) yakın ceza infaz kurumuna yerleştirilmelerinin uygun olduğu belirtilmiştir.

13.6. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir. Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi Ceza İnfaz Kurumları Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların

Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül 2014).

13.7. 5275 sayılı Kanunun “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6.

maddesinin (b) bendinde, hükümlülerin, insan onuruna yaraşan maddî ve manevî koşullar altında düzenli bir yaşam sürdürmelerinin sağlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, idarenin söz konusu bendin gereği olarak, hükümlülerin iyi şartlar altında cezalarını çekmesini temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvuruya konu nakil talebinde ise, ilgili infaz kurumunun kapasitesinin dolu olması gerekçesiyle ret işlemi tesis edilmiştir. İdarenin bu tavrı değerlendirildiğinde, meşru bir sebebin gözetildiği tespit edilebilmektedir. Çünkü “kurum kapasitesi”nin üstünde bir doluluğun varlığı, hem nakil talep eden bakımından hem de nakil istenen infaz kurumunda mukim hükümlüler bakımından, cezanın çekilmesini zorlaştıracak ve gayri insani şartları doğuracak bir durumdur. Ancak, hükümlülerin nakil taleplerine ilişkin değerlendirmelerin, genel olarak ‘cezaevi kapasitesi’ bakımından değerlendirilmesi, ‘kendi istekleri ile nakil’ düzenlemeleri kapsamında yeterli olmamaktadır. Yalnızca hükümlü açısından değil, hükümlüyü ziyaret etmek isteyen aile açısından da değerlendirme yapılmalı, ailelerin yakınını (hükümlüyü) görmek, daha rahat şartlarda ziyaret edebilmek hakkının, hükümlünün bulunduğu kurum ile ailesinin ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin, ulaşım olanaklarının, ailenin maddi durumunun, sağlık sorunlarının, ailenin hükümlüyü ziyarete gelme sıklığı bilgilerinin birlikte ele alınıp, nakil taleplerinin daha geniş çaplı ele alınması gerekmektedir.

13.8. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvurucunun bu kapsamdaki nakil taleplerinin değerlendirilmesi neticesinde; hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmaları, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin oldukça dolu olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, bununla birlikte başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla (disiplin cezası almamış olması ya da kaldırılmış olması / nakil giderlerini peşin ödemeyi kabul etmeleri gibi) nakil talep edilen kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait kurumların bulunması durumunda, Kovid-19 salgını kapsamında alınan tedbirlerin kaldırılmasını takiben, nakil taleplerinin idarece yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

15. 15. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun

21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde,

(varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı

Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN

REDDİNE,

Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE;

Başvuranın nakil koşullarını taşıması kaydıyla, talep ettiği kurumlarda boşalma olması yahut ailesine daha yakın illerde durumuna uygun ve kapasitesi müsait infaz kurumlarının bulunması durumunda nakil talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET

BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi