|
ÖZET: Başvuran, depresyon ve anksiyete bozukluğu nedeniyle fonksiyon kaybı yaşadığını, mevcut engelli raporunun yenilenmesi sırasında hastaneler tarafından düzenlenen raporların gerçek durumunu yansıtmadığını iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. Başvuru, Anayasa’nın belirlilik ilkesine dayanarak, idarenin işlemlerinin açık ve anlaşılır olması gerektiğini vurgulamaktadır. Yapılan incelemede, başvuranın daha önce benzer bir başvuru yaptığı ve bu başvuruya resmi yanıt verildiği, sağlık kurulu raporlarının hekimlerin kararına dayandığı ve itiraz usullerinin mevzuatta açıkça belirtildiği belirtilmiştir.
Sonuç olarak, başvuranın sağlık durumu ve engellilik değerlendirmesi, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde ele alınmış, başvuranın iddialarının hukuka uygun bulunmadığı ve herhangi bir hak kaybı yaşamadığı sonucuna varılmıştır. İdarenin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/3143-S.23.5282
BAŞVURU NO : 2022/13625
KARAR TARİHİ : 14/03/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunun yeniden
BAŞVURUNUN KONUSU :
değerlendirilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/09/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, üniversite öğrencisi olduğunu, depresyon ve anksiyete bozukluğu nedeniyle fonksiyon kaybı yaşadığını, ancak ilgili Yönetmelikte değişiklik yapıldığından mevcut engelli raporu yenilenirken ilgili hastaneler tarafından hakkında düzenlenen erişkinler için engelli sağlık kurulu raporlarının gerçek durumuna uygun olmadığını, bu nedenle ilgili kurumlara itiraz ettiğini, fakat ilgili idarelere yaptığı başvurulardan herhangi bir olumlu sonuç alamadığını ve bilgilendirilmediğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvurucu tarafından bahse konu talep hakkında ilk olarak 04.08.2022 tarihinde Kamu Denetçiliği
Kurumuna başvurulduğu, Kurumumuz tarafından yapılan ön inceleme neticesinde her ne kadar şikâyet başvuru formu ve ekinde yer alan bilgi ve belgelerden adı geçenin bahse konu talebiyle ilgili olarak
02.08.2022 tarihinde İstanbul Beşiktaş İlçe Sağlık Müdürlüğüne başvurduğu, 04.08.2022 tarihinde ise
aynı taleple Kurumumuza başvuruda bulunduğu anlaşılmış ve bu haliyle bahse konu taleple ilgili idari sürecin tamamlanmadığı değerlendirilmiş ise de, engelli vatandaşlara yönelik her türlü tedbirin alınması devletimizin temel görevleri arasında yer aldığından bahse konu şikâyetin ana hizmet birimince incelenmesi, yapılacak inceleme sonrasında verilecek nihai karar olumlu ise yapılan işlemlerin, olumsuz ise çözüme yönelik işlem tesis edilememesinin gerekçeleri hakkında Kurumumuza ve başvurucuya bilgi verilmesini teminen başvuru hakkında “Gönderme Kararı” verilmiştir.
3. Anılan Kararımıza istinaden Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün sayılı cevabi yazısında özetle; adı geçen hakkında yapılan inceleme sonucunda, kişinin daha önce de aynı
hususları içeren başvurusunun tespit edildiği, söz konusu başvuruya resmi yazı ile cevap verildiği, verilen cevabi yazıda özetle; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Bireyin engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.” hükmünün yer aldığı ve fonksiyon kaybı üzerinden değerlendirme yapılabileceğinin vurgulandığı, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 6 ncı maddesinde ise; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatine göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tayinde serbesttir” hükmü gereğince hekimlerin kararına müdahalenin söz konusu olmadığı, sağlık kurulu marifetiyle karar verildiği, sağlık kurulu raporundan kaynaklı olası hak kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla itiraz usullerinin de anılan Yönetmeliğin 12 nci maddesi ile açıklandığı ifade edilmiştir.
4. Akabinde adı geçenin aynı talebi içerir şikâyet dilekçesi ile yeniden Kurumumuza başvurduğu anlaşılmış olup, yeni şikâyet başvurusu üzerine Sağlık Bakanlığı ilgili birimleri ile iletişime geçildiğinde anılan Bakanlık birimlerinden gönderilen cevabi yazı ve eklerinin incelenmesi neticesinde; 4.1. Haydar Kaan Kösem hakkında Denizli Devlet Hastanesi tarafından 03.12.2018 tarihinde düzenlenen nolu Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; hafif özel öğrenme bozukluğu-dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu teşhisi ile engel oranının % 20, rapor geçerlilik süresinin ise bir yıl olarak belirlendiği, 4.2. Süresi dolan raporun yenilenmesi için yapılan müracaat üzerine yine Denizli Devlet Hastanesi tarafından adı geçen hakkında 19.12.2019 tarihinde düzenlenen nolu Erişkinler İçin Engelli Sağlık
Kurulu Raporunda ise kişinin engel oranının % 0, rapor geçerlilik süresinin ise iki yıl olarak belirlendiği, 4.3. Raporun yenilenmesi için tekrar yapılan müracaat üzerine bu defa Denizli Pamukkale Üniversitesi
Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından adı geçen hakkında 15.01.2020 tarihinde düzenlenen nolu Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporunda kişinin engel oranının yine % 0 olarak belirlendiği, 4.4. Akabinde Engelli Sağlık Kurulu Raporları hakkında Sağlık Bakanlığına adı geçen tarafından yapılan başvurular üzerine Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 27.10.2020 tarihli yazı ile cevap verildiği, bahse konu yazıda özetle; 4.4.1. Başvurucuya ait söz konusu taleplerin engel oranları açısından değerlendirildiği, engel oranlarının belirlenmesinde Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları
Sözleşmesi ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortak standart bir dil ve çerçeve oluşturmak amacı ile geliştirilen ve bireylerin işlevselliği, etkinlikleri, yaşama katılımı ve bu alanlardaki kısıtlılıklarının tanımlanmasını sağlayan çok kapsamlı uluslararası bir sınıflandırma sistemi olan Dünya Sağlık Örgütü
İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması kriterleri mümkün olduğunca esas alınarak engelli raporlarının geçerliliği, değerlendirilmesi ve bu raporu verebilecek yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek amacı ile Erişkinler İçin Engellilik
Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin hazırlanarak uygulamaya konulduğu, 4.4.2. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin üçüncü bendinde “Bireyin engel durumu, sağlık kurulunca Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzunda bulunan engel oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenerek raporun ilgili bölümünde belirtilir” denildiği, anılan
Yönetmeliğin ekinde yer alan Engel Alanları Kılavuzunda ise engellilik yüzdeleri belirlenirken öncelikle hastalık tanısı değil, ortaya çıkan bozukluğun vücutta neden olduğu fonksiyon kaybının dikkate alındığı, fonksiyon kaybına yol açan birden fazla durumun varlığı halinde ise ilgili bölümde farklı bir uygulama
önerilmediği taktirde her bir durumun yol açtığı engellilik oranı ayrı ayrı belirlendikten sonra Balthazard
Formülü kullanılarak toplam engelliliğin hesaplandığı, söz konusu Kılavuzun her branştan oluşturulan komisyon kararı ile hazırlandığı, 4.4.3. Kişiye ait ilk başvuru ile ilgili olarak 4982 sayılı Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri birlikte yorumlandığında; bilgi edinme hakkının, kişilerin bilmedikleri ya da ilgi duydukları herhangi bir konu için bilgilendirilmesi değil, şeffaf yönetim ilkesi gereği idarenin faaliyetleri hakkında kişinin bilgilendirilmesi olduğu, Kanunun çok geniş şekilde yorumlanarak kişilerin bilmedikleri bilgi, ya da ilgilerinin olduğu herhangi bir konuyu kendilerinin yerine idarenin araştırarak kişileri bilgilendirmesi şeklinde yorumlanamayacağı, bu bağlamda başvurucunun Resmi Gazete’de yayımlanan bir mevzuatta açıkça belirtilen hükümler hakkında kendi adına idarenin araştırma yapıp sağlık hizmet sunucusuna başvurmadan karar verilmesini talep ettiği, bu duruma rağmen kişinin başvurusunun değerlendirmeye alındığı ve ilgili mevzuat çerçevesinde kendisine cevap verildiği, verilen cevabi yazıda disleksi (özgül öğrenme güçlüğü) veya dikkat eksikliği (hiperaktivite) durumlarında sağlık hizmet sunucusuna başvurması halinde sağlık kurulunca fonksiyon kaybı olduğu tespit edildiğinde kendisine engel oranı verilebileceğinin ifade edildiği, 4.4.4. Bununla birlikte, adı geçenin sağlık kurulu raporu alabilmek için Nazilli Devlet Hastanesine yaptığı başvuru sonrasında kendisine rapor düzenlenmediği hususu ile ilgili olarak yaptığı bir diğer başvurusu üzerine, anılan Bakanlık tarafından verilen cevabi yazıda; 19.08.2020 tarihli ve sayılı duyuru ile “01.01.2020 tarihinden itibaren sonlanmış veya sonlanacak “süreli” engelli raporu bulunan hastaların mevcut raporları ikinci bir talimata kadar geçerli kabul edilecektir. Rapor yenilemek amacıyla hastanelere müracaat etmemeleri sağlanacaktır” şeklinde düzenleme yapıldığı, yapılan inceleme neticesinde; adı geçen hakkında engelli olmadığına dair verilen 19.12.2019 tarihli ve
15.01.2020 tarihli engelli sağlık kurulu raporları bulunduğunun tespit edildiği, en son tarihli
raporun geçerlilik süresinin iki yıl olduğu, bu nedenle süresi belirtilen tarih aralığında sona eren raporu bulunmadığından, bahse konu duyuru kapsamında hakkında yeniden engellilik değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığı, ilgili mevzuat hükümleri gereğince, kişinin sağlık durumunda yeni bir durum ortaya çıktığının ilgili hekim tarafından kabul edilerek kurula sevk edilmesi halinde veya rapor geçerlilik süresinin biteceği tarihe 6 ay kalması durumunda yeniden rapor düzenlenmesi mümkün olacağının yazı ile adı geçene bildirildiği, yapılan başvuruların (iş yükü ve pandemi çalışmaları da nazara alındığında) olabildiğince hızlı şekilde değerlendirildiği ve elde edilen bilgiler ışığında cevaplandırıldığı, 4.4.5. Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvuruda da adı geçenin kurumlarca cevaplanmasını istediği sorular incelendiğinde, yukarıda belirtildiği şekilde alan kılavuzunda yer almasa dahi kişinin alacağı tanı ile fonksiyon kaybı olduğu yönünde sağlık kurulunca karar verilebilmesinin mümkün olduğu, ancak adı geçenin aynı konuda ilgili sağlık hizmet sunucusuna yaptığı başvuru sonrasında engelli olmadığına dair sağlık kurulu raporu düzenlendiğinden bir hak kaybına uğramasının söz konusu olmadığı, nitekim mevzuatta belirtilen sürelerin sonuna kadar kişinin sağlık durumunda değişiklik olduğuna dair ilgili uzman hekim/hekimlerce sağlık kuruluna sevk edilmeden yeniden engelli sağlık kurulu raporu alabilmesinin mümkün olmadığının adı geçene tekrar bildirildiği, 4.5. Ardından sırasıyla adı geçen tarafından sağlık raporunun yenilenmesi için yapılan müracaat üzerine
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 16.02.2022 tarihinde düzenlenen nolu Erişkinler
İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporunda kişinin engel oranının yine % 0 olarak belirlendiği,
4.6. Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği tarafından adı geçene ait epikriz talep edilmesi üzerine Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğince düzenlenen
15.06.2022 tarihli yazıda özetle; kişinin poliklinik takibinde kendisine karışık anksiyete ve depresif
bozukluk (tedavi ile kısmen düzelen) ve dikkat eksikliği ile hiperaktivite bozukluğu (tedaviyle belirgin düzelme göstermeyen) tanısı konulduğunun belirtildiği, 4.7. Başvurucunun 16.02.2022 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna itirazı üzerine Şişli Hamidiye Etfal
Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 06.07.2022 tarihinde düzenlenen nolu Erişkinler İçin
Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; kişiye anksiyete bozukluğu (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) % 20, yineleyen depresif bozukluğu (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) % 20 olmak üzere balthazarda göre engel oranının toplamda % 36, rapor geçerlilik süresinin ise bir yıl olarak belirlendiği, 4.8. Ardından adı geçenin, 02.08.2022 tarihli dilekçesi ile 16.02.2022 tarihinde düzenlenen % 0 engel oranlı ve 06.07.2022 tarihinde düzenlenen % 36 engel oranlı her iki rapora da itiraz ederek ilgili mevzuat hükmü gereğince hakem hastanenin belirlenmesini Beşiktaş İlçe Sağlık Müdürlüğünden talep etmesi üzerine bu defa Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen Bölge Hakem Hastane (son itiraz merci) Listesinde yer alan Şehir Hastanesine (Hakem Hastane olarak)
yönlendirildiği, bu hastane tarafından 15.08.2022 tarihinde adı geçen hakkında düzenlenen 3594e nolu
Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; kişiye Cerrahpaşa Tıp Fakültesi takipli karışık anksiyete bozukluğu ve depresyon ile dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı ile işlevselliği kısmen düzelen tip olarak epikriz mevcut olduğundan yine balthazarda göre yapılan hesaplama ile engel oranının % 36, rapor geçerlilik süresinin ise bir yıl olarak belirlendiği, 4.9. Bu defa adı geçen, 20.08.2022 tarihinde CİMER üzerinden yaptığı başvuruda özetle; hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporlarına itirazı üzerine ” Şehir Hastanesi”ne (Hakem Hastaneye) yönlendirildiğini, anılan Hastanede kendisine rapor için 350 TL ücret ödemesi gerektiğinin söylendiğini, ancak ilk başvuru ve ilk itiraz başvurusunda herhangi bir ücret istenmemesine rağmen ikinci itirazında rapor ücreti istenmesinin hukuka aykırı olduğunu ve bu durumdan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, başvurusu üzerine yine CİMER üzerinden anılan Hastane tarafından verilen cevabi yazıda ise özetle; kişinin Sağlık Kurulu Raporlarına kendisinin itirazı halinde sağlık kurulu raporu ücretini ödeyeceğine dair dilekçesinin olduğu, dilekçe içeriğinde “…ilgili Yönetmeliğin 12/2 bendi gereğince hakem hastaneye gidebileceğimi, engelli sağlık kurulu rapor itirazları, … amacı ile talep edilen sağlık raporlarına ücret ödeyeceğimi, bununla birlikte itiraz sürecim ile ilgili SMS yoluyla tarafıma bilgilendirme yapılacağı hususunu kabul ediyorum” açıklamasının yer aldığı, nitekim Kamu
Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifeleri Usul ve Esasları Ek-1 de yer alan “Sağlık Raporlarının
Fiyatlandırılması” başlıklı 11. maddesinin (ğ.3) bendinde “Engelliler tarafından talep edilen silah ruhsatı, ehliyet raporları ve ÖTV indirimli araç için gerekli raporlardan ücret talep edilecektir.” ve (ğ.5)
bendinde “Kamu kurularının itirazı dışında engelli raporlarına kişi itirazı sonucu düzenlenecek hakem hastane raporlarından ücret tahsil edilecektir.” ibaresinin yer aldığı, bu nedenle kişiye ücret karşılığında
Sağlık Kurulu Raporu düzenlemesi işleminin mevzuata uygun şekilde yapılmış olduğu ve yapılan yanlış bir uygulama bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
5.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 5.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”, 5.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde;“Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 6.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun “Engellilik Durumu” başlıklı 5 inci maddesinde; “Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel ihtiyaçlarını belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamalarda uluslararası temel yöntemler esas alınır. Engellilik durumunun tespit ve uygulama esasları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının görüşleri alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”, 8. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Sağlık
Hizmetleri Genel Müdürlüğü” başlıklı 355 inci maddesinin (ç) bendinde; “(1) Sağlık Hizmetleri
GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: … ç) Sağlık hizmetlerinin ücret tarifelerini belirlemek veya tasdik etmek,…”, 9. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun “Temel Esaslar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal
Yardım Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir.”,
10. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin; 10.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelikte geçen; a) Balthazard formülü: Bireyin engel oranı belirlenirken birden fazla engeli olanlar için kullanılan hesaplama şeklini, b) Engelli birey: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, c) Engellilik durumu: Bireyin doku, organ ve/veya fonksiyon ve psikiyatri tanısı ve buna bağlı muhakeme yeteneği kaybından kaynaklı engelliliğini uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları, ç) Engellilik durum değerlendirmesi: Engelliliğin tespiti amacı ile hastalık şiddeti, organ veya fonksiyon kaybını içeren değerlendirmeyi…”, 10.2. “Engellilik durum değerlendirmesi” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Engelli bireylere ilişkin değerlendirme çalışmalarında, sınıflandırma sistemi olarak İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası
Sınıflandırması (ICF) kullanılır.”, 10.3. “Yetkili sağlık kurum ve kuruluşları” başlıklı 7 nci maddesinde; “ (1) Bu Yönetmelikte belirtilen raporları düzenlemeye yetkili sağlık kurum ve kuruluşları ile hakem hastaneler Sağlık
Bakanlığınca belirlenir ve Bakanlığın internet sitesinde yayımlanır.”, 10.4. “Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ve Erişkinler İçin Terör, Kaza ve
Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun düzenleme esasları” başlıklı 10 uncu maddesinde; “ …(4) Birden fazla hastalığı veya fonksiyon kaybı bulunanların engellilik durumu Ek-2’de yer alan engel alanları kılavuzu esas alınarak Ek-3’teki Balthazard yöntemi ile hesaplanır. 65 yaş ve üzeri bireylerin engellilik oranına Balthazard formülü ile %10 eklenerek engel oranı belirlenir.
(5) Bireyin engellilik durumu, Ek-2’de hastalığın adı yer almasa bile, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirlenir.” 10.5. “Raporların geçerlilik süresi” başlıklı 11 inci maddesinde; “(1) Rapor sürekli veya süreli olarak düzenlenir, raporda geçerlilik süresi mutlaka belirtilir.
(2) Bireyin engel durumunun ilaç tedavisi, cerrahi tedavi ve/veya rehabilitasyon uygulamaları ile zaman içinde azalma ihtimali olduğu ve hastalık bulgularının tam olarak görülemediği hâllerde süreli rapor düzenlenir.
…
(4) Yeni bir engel durumunun ortaya çıkması veya mevcut engellilik durumunda bir değişiklik meydana gelmesi hâlinde, bireyin talebi ve ilgili branş hekiminin sağlık kuruluna sevki uygun görmesi üzerine süre aranmaksızın engellilik durumu yeniden değerlendirilir ve yeni rapor düzenlenir.
…
(7) Süreli olarak düzenlenen raporlarda, sürenin bitmesine altı aydan kısa bir süre kalması durumunda, engelli bireye talebi üzerine tekrar rapor verilebilir.”, 10.6. “Raporlara itiraz” başlıklı 12’nci maddesinde; “(1) Raporlara, engelli birey, vasisi veya raporu talep eden kurum tarafından müdürlüğe itiraz edilir. Bireysel rapor itirazları, ilgilisine teslim tarihinden
itibaren otuz gün içerisinde yapılır. Süresinde yapılmayan itirazlar değerlendirilmez. Kurum itirazları gerekçe belirtilerek yazılı olarak yapılır. Kurum itirazlarında süre aranmaz.
(2) Rapora itiraz edilmesi hâlinde birey, müdürlük tarafından yetkili en yakın farklı bir sağlık kuruluşuna ya da önceki raporu farklı sağlık kuruluşundan alınmış ise sürekli izleminin yapıldığı sağlık kuruluşuna gönderilir. İtiraz edilen rapor ile itiraz üzerine verilen rapordaki kararlar aynı yönde ise rapor kesinleşir.
Rapor sonuçlarının farklı olması ve itirazın devam etmesi hâlinde, müdürlük tarafından en yakın hakem hastaneye yönlendirilir. Hakem hastane tarafından verilen karar kesindir.
(3) İlk veya itiraza istinaden alınan ikinci rapor hakem hastaneden alınmış olsa dahi hakem hastane raporu olarak kabul edilmez….”, 11. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 6 ncı maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tayinde serbesttir.”, 12. Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönergenin “Engelli sağlık kurulu raporlarına itiraz” başlıklı 40 ıncı maddesinde;“(1) Engelli Sağlık Raporlarına itiraz işlemleri; Erişkinler İçin
Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi
Hakkında Yönetmelik’in 12’nci maddesine göre yürütülür.
(2) İl sağlık müdürlüğünce, sağlık raporu alacak kişi Yönerge eki Ek -12 Hakem Hastane Listesinde yer alan aynı veya üst roldeki en yakın sağlık hizmet sunucusuna gönderilir. İtiraz üzerinde alınan ikinci rapora itiraz süresi içinde itiraz olmaması halinde ikinci rapora göre işlem tesis edilir ve rapor kesinleşir. İlk rapor ile hakem hastane raporu kararı farklı olsa dahi itiraz olmadan Bölge Hakem
Hastanesine sevke gerek yoktur.
(3) Sağlık raporları arasında çelişki olması ve itiraz edilmesi halinde, ilk rapor için itirazda bulunulan ilin il sağlık müdürlüğü tarafından Ek-13 Bölge Hakem Hastaneler Listesi’nde yer alan ilgili branş/branşların bulunduğu en yakın hastanelerden birine sevk edilir. Bölge hakem hastanenin sağlık kurulunca verilen karar kesindir. İl sağlık müdürlüğü tarafından Bölge Hakem Hastaneler Listesi’nden hakem hastane belirlenirken ikinci raporu düzenleyen hastaneye göre itiraza konu kararın verildiği branş/branşların var ise eğitim kliniği düzeyinde olması tercih sebebidir.
(4) İtiraza konu sağlık kurulu raporunu ilk düzenleyen hastane aynı zamanda Yönerge eki Ek -12 Hakem
Hastane Listesinde yer alıyor ise kişi listede yer alan aynı veya üst roldeki diğer en yakın hastaneye sevk edilir. Rapor Bölge hakem Hastanelerinden biri tarafından düzenlenmiş ise kişi diğer en yakın bölge hakem hastanelerinden birine sevk edilir. İtiraz edilen sağlık raporu ile itiraz üzerine verilen sağlık raporundaki kararlar aynı yönde ise sağlık raporu kesinleşir. İtiraz üzerinde alınan ikinci rapora itiraz süresi içinde itiraz olmaması halinde ikinci rapora göre işlem tesis edilir ve rapor kesinleşir. İlk rapor ile hakem hastane raporu kararı farklı olsa dahi itiraz olmadan sevke gerek yoktur. Sağlık raporları arasında çelişki olması ve itiraz edilmesi halinde, en yakın farklı bir bölge hakem hastaneye, sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi amacıyla yine il sağlık müdürlüğü kanalıyla kişi gönderilir. Bölge hakem hastanenin sağlık kurulunca verilen karar kesindir.”, 13. Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifeleri Usul ve Esaslarının Ek-1 “Sağlık Raporlarının
Fiyatlandırılması” başlıklı 11 inci maddesinde; “…ğ.3- Engelliler tarafından talep edilen silah ruhsatı, ehliyet raporları ve ÖTV indirimli araç için gerekli raporlardan ücret talep edilecektir.
ğ.4- Engelli sağlık kurulu raporu için başvuran kişilere “Engelli Sağlık Kurulu Raporu Ücretlendirmesi
Bilgilendirme ve Onam Formunun (EK-5) imzalatılarak bilgilendirilecektir. Engelli çıkmayanlardan (Engellilik oranı %1 dahi olsa engelli kabul edilecektir) rapor ücreti tahsil edilecektir.
ğ.5) Kamu kurumlarının itirazı dışında engelli raporlarına kişi itirazı sonucu düzenlenecek hakem hastane raporlarından ücret tahsil edilecektir…”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
14. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, üniversite öğrencisi olduğunu, depresyon ve anksiyete bozukluğu nedeniyle fonksiyon kaybı yaşadığını, ancak ilgili Yönetmelikte değişiklik yapıldığından mevcut engelli raporu yenilenirken ilgili hastaneler tarafından hakkında düzenlenen Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporlarının gerçek durumuna uygun olmadığını, bu nedenle ilgili kurumlara itiraz ettiğini, fakat ilgili idarelere yaptığı başvurulardan herhangi bir olumlu sonuç alamadığını ve bilgilendirilmediğini iddia etmiş olup, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
16. Bilindiği üzere, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de
“belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan “belirlilik ilkesine” göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
17. Ayrıca; Anayasanın 87’nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye
Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkisindedir. Yasa koyucu Anayasada belirtilen istisnalar dışında istediği alanda ve istediği içerikte kanun çıkarmakta özgürdür. Anayasa’ya aykırı olmamak şartıyla her konunun kanunla düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Bu konuda geniş bir takdir alanına sahiptir.
Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması da mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda da
idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 1
14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277) .
18. Buna göre takdir yetkisi, hukuk kurallarıyla idarenin nasıl ve hangi yöntemle hareket edeceğinin belirlenmediği hallerde, idareye bu boşluğun doldurulabilmesi, somut ihtiyaçlara en uygun cevabı verebilmesi için tanınan serbest karar alma veyahut mevcut seçeneklerden birini özgürce seçebilme iradesidir. Takdir yetkisi özel bir yetki türü değil, idarenin yetki kullanımında farklı bir şekildir (Kaya, Cemil, İdarenin Takdir Yetkisi ve Yargısal Denetimi, On İki Levha Yayıncılık, Onuncu Baskı, İstanbul 2011, s.19). Başka bir ifadeyle takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan
Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta Yayınları, s.190).
19. Diğer taraftan, Uluslararası sözleşmelerle engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından ve istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın ve yaşlı engellilerin durumundan ayrımcılığa, hemen her konudaki temel engelli hakları güvence altına alınarak bu konuda devletlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5, 10 ve 61. maddeleri ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler
Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.
20. Somut başvuru hakkında yapılan incelemede; adı geçenin talebi ile ilgili ilk olarak 04.08.2022 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğu, engelli vatandaşlara yönelik her türlü tedbirin alınması devletimizin temel görevleri arasında yer aldığından bahse konu şikâyetin ana hizmet birimince incelenmesi için başvuru hakkında “Gönderme Kararı” verildiği, Kararımıza istinaden Sağlık Bakanlığı
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında özetle; adı geçen hakkında yapılan inceleme sonucunda, kişinin daha önce de aynı hususları içeren başvurusunun tespit edildiği, söz konusu başvuruya resmi yazı ile cevap verildiği, verilen cevabi yazıda ilgili mevzuat hükümleri gereğince hekimlerin kararına müdahalenin söz konusu olamadığının, kişilerin engellilik durumuna sağlık kurulu marifetiyle karar verildiğinin, sağlık kurulu raporundan kaynaklı olası hak kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla itiraz usullerinin de mevzuatta açıklandığının belirtildiği, akabinde adı geçenin aynı talebini içerir şikâyet dilekçesi ile yeniden Kurumumuza başvurduğu anlaşılmış olup, yeni şikayet başvurusu üzerine Sağlık
Bakanlığı ilgili birimleri ile iletişime geçilerek gerekli tüm bilgi ve belgeler temin edilmiştir.
21. Bu kapsamda; anılan Bakanlık birimlerinden gönderilen cevabi yazı ve eklerinin incelenmesi neticesinde ise; 21.1. Başvurucu hakkında Denizli Devlet Hastanesi tarafından 03.12.2018 tarihinde düzenlenen 7853 nolu Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; hafif özel öğrenme bozukluğu-dikkat eksikliğihiperaktivite bozukluğu teşhisi ile engel oranının % 20, rapor geçerlilik süresinin ise bir yıl olarak belirlendiği, süresi dolan raporun yenilenmesi için yapılan müracaat üzerine yine Denizli Devlet
Hastanesi tarafından adı geçen hakkında 19.12.2019 tarihinde düzenlenen nolu Erişkinler İçin
Engelli Sağlık Kurulu Raporunda ise kişinin engel oranının % 0, rapor geçerlilik süresinin ise iki yıl
1
Danıştay 8. D. E. 2011/1214 K. 2011/3344 T. 24.6.2011 “…İdarelere belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan serbestiye takdir yetkisi denir. Bu yetki, keyfi bir hareket yetkisi olmayıp, ancak mevzuatın belirlediği alan içerisinde hukuka uygun bir şekilde kullanılabilir. Takdir yetkisine dayalı işlemlerin hukukun belirlediği sınırlar ile kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde objektif, makul ve geçerli neden ve gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerektiği idare hukukunun en temel ilkesidir. …” www.kazanci.com (E.T.: 28.12.2014)
olarak belirlendiği, raporun yenilenmesi için tekrar yapılan müracaat üzerine bu defa Denizli Pamukkale
Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından adı geçen hakkında 15.01.2020 tarihinde düzenlenen nolu Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporunda kişinin engel oranının yine % 0 olarak belirlendiği, 21.2. Akabinde, Engelli Sağlık Kurulu Raporları hakkında Sağlık Bakanlığına adı geçen tarafından yapılan başvurular üzerine Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 27.10.2020 tarihli yazı ile cevap verildiği, bahse konu yazıda özetle; başvurucuya ait söz konusu taleplerin engel oranları açısından değerlendirildiği, engel oranlarının belirlenmesinde ilgili tüm uluslararası ve ulusal mevzuat hükümlerinin esas alındığı, buna göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekinde yer alan Kılavuzda engellilik yüzdeleri belirlenirken hastalık tanısının değil, ortaya çıkan bozukluğun öncelikle vücutta neden olduğu fonksiyon kaybının dikkate alındığı, fonksiyon kaybına yol açan birden fazla durumun varlığında ise ilgili bölümde farklı bir uygulama önerilmediği sürece her bir durumun yol açtığı engellilik oranları ayrı ayrı belirlendikten sonra “Balthazard Formülü” kullanılarak toplam engellilik oranının hesaplandığı, söz konusu Kılavuzun ise her branştan oluşturulan komisyon kararı ile hazırlandığı, 21.3. Adı geçenin, ilk başvurusunda Resmi Gazete’de yayımlanan bir mevzuatta açıkça belirtilen hükümler hakkında idarenin kendi adına araştırma yapıp sağlık hizmet sunucusuna başvurmadan karar verilmesini talep ettiği, bu duruma rağmen kişinin başvurusunun değerlendirmeye alındığı ve ilgili mevzuat çerçevesinde kendisine cevap verildiği, verilen cevabi yazıda disleksi (özgül öğrenme güçlüğü) veya dikkat eksikliği (hiperaktivite) durumlarında sağlık hizmet sunucusuna başvurması halinde sağlık kurulunca fonksiyon kaybı olduğu tespit edildiğinde kendisine engel oranı verilebileceğinin ifade edildiği, adı geçenin sağlık kurulu raporu alabilmek için Nazilli Devlet
Hastanesine yaptığı başvuru sonrasında kendisine rapor düzenlenmediği hususu ile ilgili olarak yaptığı bir diğer başvurusu üzerine ise anılan Bakanlık tarafından verilen cevabi yazıda; 19.08.2020 tarihli ve sayılı duyuru ile “01.01.2020 tarihinden itibaren sonlanmış veya sonlanacak
“süreli” engelli raporu bulunan hastaların mevcut raporları ikinci bir talimata kadar geçerli kabul edilecektir. Rapor yenilemek amacıyla hastanelere müracaat etmemeleri sağlanacaktır” şeklinde düzenleme yapıldığı, yapılan inceleme neticesinde, adı geçen hakkında engelli olmadığına dair verilen
19.12.2019 tarihli ve 15.01.2020 tarihli engelli sağlık kurulu raporları bulunduğunun tespit edildiği,
en son tarihli raporun geçerlilik süresinin iki yıl olduğu, bu nedenle süresi belirtilen tarih aralığında sona eren raporu bulunmadığından bahse konu duyuru kapsamında hakkında yeniden engellilik değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığı, ilgili mevzuat hükümleri gereğince, kişinin sağlık durumunda yeni bir durum ortaya çıktığının ilgili hekim tarafından kabul edilerek kurula sevk edilmesi halinde veya rapor geçerlilik süresinin biteceği tarihe 6 ay kalması durumunda yeniden rapor düzenlenmesinin mümkün olacağının yazı ile adı geçene bildirildiği, yapılan başvuruların (iş yükü ve pandemi çalışmaları da nazara alındığında) olabildiğince hızlı şekilde değerlendirildiği ve elde edilen bilgiler ışığında cevaplandırıldığı, 21.4. Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan başvuruda da adı geçenin kurumlarca cevaplanmasını istediği sorular incelendiğinde, yukarıda belirtildiği şekilde alan kılavuzunda yer almasa dahi kişinin alacağı tanı ile fonksiyon kaybı olduğu yönünde sağlık kurulunca karar verilebilmesinin mümkün olduğu, ancak adı geçenin aynı konuda ilgili sağlık hizmet sunucusuna yaptığı başvuru sonrasında engelli olmadığına dair sağlık kurulu raporu düzenlendiğinden bir hak kaybına uğramasının söz konusu olmadığı, nitekim mevzuatta belirtilen sürelerin sonuna kadar kişinin sağlık durumunda değişiklik olduğuna dair ilgili uzman hekim/hekimlerce sağlık kuruluna sevk edilmeden yeniden engelli sağlık kurulu raporu alabilmesinin mümkün olmadığının adı geçene tekrar bildirildiği,
21.5. Ardından, sırasıyla adı geçen tarafından sağlık raporunun yenilenmesi için yapılan müracaat üzerine
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 16.02.2022 tarihinde düzenlenen nolu Erişkinler
İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporunda kişinin engel oranının yine % 0 olarak belirlendiği, daha sonra
Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği tarafından adı geçene ait epikriz talep edilmesi üzerine Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğince düzenlenen 15.06.2022 tarihli yazıda özetle; kişinin poliklinik takibinde kendisine karışık anksiyete ve depresif bozukluk (tedavi ile kısmen düzelen) ve dikkat eksikliği ile hiperaktivite bozukluğu (tedaviyle belirgin düzelme göstermeyen) tanısı konulduğunun belirtildiği, başvurucunun 16.02.2022 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna itirazı üzerine Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından
06.07.2022 tarihinde düzenlenen nolu Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; kişiye
anksiyete bozukluğu (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) % 20, yineleyen depresif bozukluğu (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) % 20 olmak üzere Balthazard formülüne göre engel oranının toplamda % 36, rapor geçerlilik süresinin ise bir yıl olarak belirlendiği, 21.6. Akabinde, adı geçenin, 02.08.2022 tarihli dilekçesi ile 16.02.2022 tarihinde düzenlenen % 0 engel oranlı ve 06.07.2022 tarihinde düzenlenen % 36 engel oranlı her iki rapora da itiraz ederek ilgili mevzuat hükmü gereğince hakem hastanenin belirlenmesini talep etmesi üzerine bu defa Sağlık
Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen Bölge Hakem Hastane Listesinde yer alan
Şehir Hastanesine (son itiraz mercii olan Bölge Hakem Hastanesine) yönlendirildiği, bu hastane tarafından 15.08.2022 tarihinde adı geçen hakkında düzenlenen nolu Erişkinler İçin Engelli
Sağlık Kurulu Raporunda; kişiye Cerrahpaşa Tıp Fakültesi takipli karışık anksiyete bozukluğu ve depresyon ile dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı ile işlevselliği kısmen düzelen tip olarak epikriz mevcut olduğundan yine Balthazard formülüne göre yapılan hesaplama ile engel oranının toplamda % 36, rapor geçerlilik süresinin ise bir yıl olarak belirlendiği, 21.7. Bu defa adı geçen, 20.08.2022 tarihinde CİMER üzerinden yaptığı başvuruda özetle; hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporlarına itirazı üzerine ” Şehir Hastanesi”ne (Hakem Hastaneye) yönlendirildiğini, anılan Hastanede kendisine rapor için 350 TL ücret ödemesi gerektiğinin söylendiğini, ancak ilk başvuru ve ilk itiraz başvurusunda herhangi bir ücret istenmemesine rağmen ikinci itirazında rapor ücreti istenmesinin hukuka aykırı olduğunu ve bu durumdan şikâyetçi olduğunu beyan ettiği, ilgili Hastane tarafından verilen cevabi yazıda ise özetle; kişinin Sağlık Kurulu
Raporlarına kendisinin itirazı halinde sağlık kurulu raporu ücretini ödeyeceğine dair dilekçesinin olduğu, dilekçe içeriğinde “…ilgili Yönetmeliğin 12/2 bendi gereğince hakem hastaneye gidebileceğimi, engelli sağlık kurulu rapor itirazları, … amacı ile talep edilen sağlık raporlarına ücret ödeyeceğimi, bununla birlikte itiraz sürecim ile ilgili SMS yoluyla tarafıma bilgilendirme yapılacağı hususunu kabul ediyorum” açıklamasının yer aldığı, nitekim Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifeleri Usul ve Esasları
Ek-1 de yer alan “Sağlık Raporlarının Fiyatlandırılması” başlıklı 11. maddesinin (ğ.3) bendinde
“Engelliler tarafından talep edilen silah ruhsatı, ehliyet raporları ve ÖTV indirimli araç için gerekli raporlardan ücret talep edilecektir.” ve (ğ.5) bendinde “Kamu kurularının itirazı dışında engelli raporlarına kişi itirazı sonucu düzenlenecek hakem hastane raporlarından ücret tahsil edilecektir.” ibaresinin yer aldığı, bu nedenle kişiye Hakem Hastane tarafından ücret karşılığında engelli sağlık kurulu raporu düzenlemesi işleminin mevzuata uygun şekilde yapılmış olduğunun bildirildiği, Anlaşılmıştır.
22. Bilindiği üzere, ilgili mevzuata göre kişinin “engelli” sayılabilmesi için vücut fonksiyonlarını en az %
40 oranında kaybetmiş olması gerekmekte olup, engelli oranı % 40’ın altında olan kişiler engellilere
sağlanan haklardan faydalanamamaktadır. Ülkemizde 2006 yılında yayımlanan ve engellilik
değerlendirmesinde kullanılan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık
Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” 2010, 2012 ve 2013 yıllarında değişikliğe uğramış, halihazırda kullanılan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ise 20 Şubat 2019’da Resmi
Gazete’de yayımlanmış olup, anılan Yönetmelik ekinde yer alan Klavuzun “Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal
Bozukluklar” başlıklı bölümünde yer alan özgül öğrenme bozuklukları, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu… için verilen engel oranlarının kaldırıldığı, şizofreni ve şizoaffektif bozukluk tanılarında tedavi ile işlevselliği kısmen düzelenlere %65 engel oranı getirildiği, yeme bozuklukları için engel oranı belirlendiği, diğer hastalıklardaki engel oranlarında da bazı değişikliklere gidildiği, ayrıca kişilik bozuklukları için mülga Yönetmelikte yer alan alt tanı gruplarına göre belirlenmiş oranlar kaldırılarak, kişilik bozuklukları genel başlığı altında işlevselliğe göre engel oranları belirlendiği anlaşılmaktadır (https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1859443).
23. Bu itibarla, her ne kadar başvurucu anksiyete ve depresif bozukluk ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı nedeniyle fonksiyon kaybı yaşadığını, ancak ilgili Yönetmelik hükümleri değiştiğinden mevcut engelli raporu yenilenirken ilgili hastaneler tarafından hakkında düzenlenen Erişkinler İçin
Engelli Sağlık Kurulu Raporlarının engel durumuna uygun olmadığını iddia etmiş ise de, şikâyet başvurularının içeriği, idarelerden alınan yazı cevapları ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; adı geçen hakkında 03.12.2018 tarihinde hafif özel öğrenme bozukluğu-dikkat eksikliği-hiperaktvite bozukluğu teşhisi ile anılan Yönetmelik değişmeden önce % 20 oranında engelli sağlık kurulu raporu düzenlendiği, Yönetmelik değişikliği sonrasında ilgili hastaneler tarafından başvurucu hakkında düzenlenen 19.12.2019 ve 15.01.2020 tarihli ve süreli (1 yıl) raporlarda ise engelli olmadığının (% 0) belirtildiği, ilgili mevzuatta engellilik yüzdeleri belirlenirken hastalık tanısının değil öncelikle ortaya çıkan bozukluğun vücutta neden olduğu fonksiyon kaybının dikkate alındığı ve
Balthazard Formülü kullanılarak toplam engellilik durumu hesaplandığından kişinin ilk itirazı üzerine
06.07.2022 tarihinde ilgili Hastane tarafından % 36 oranında, ikinci itirazı üzerine 15.08.2022 tarihinde
Bölge Hakem Hastanesi (son itiraz mercii) tarafından yine % 36 oranında engelli olduğuna dair rapor düzenlendiği tespit edilmiş olup, mülga Yönetmelik döneminde başvurucunun toplamda %20 olarak belirlenen engelli oranı, değişiklik sonrası toplamda %36 olarak belirlenmiş olduğundan adı geçenin Yönetmelik değişikliği sonrasında iddia ettiği şekilde herhangi bir hak kaybına uğramadığı, diğer taraftan Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifeleri Usul ve Esaslarını düzenleyen hükümler ile başvurucunun kendisinin itirazı halinde sağlık kurulu raporu ücreti ödeyeceğine dair açıklamasının yer aldığı taahhüt dilekçesi birlikte nazara alındığında da ikinci bireysel itiraz sonrası
Hakem Hastane tarafından “son merci” olarak rapor düzenlenirken kişilerden ücret alınmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı değerlendirilmiş olup, bu haliyle idarenin başvurucu hakkında yürütülen işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, yetkili ve görevli İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi