|
ÖZET: Bu karar, göreve iade edilen bir kamu görevlisinin, iade sonrası yapılan toplu vergi kesintileri nedeniyle yaşadığı mağduriyeti ele almaktadır. Başvuran, göreve iade sonrası yapılan ödemeden fazla vergi kesintisi yapıldığını ve asgari geçim indiriminin de toplu olarak uygulandığını belirterek, bu durumun düzeltilmesini talep etmiştir. İdare ise, ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili maddelerine göre yapıldığını savunmuştur.
Hukuki değerlendirme, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrası kamu görevinden çıkarılanların, yapılan incelemeler sonucunda iade edilmeleri durumunda, iade tarihine kadar olan mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. İade edilen kamu görevlileri için, geçmiş dönemlerdeki vergi dilimlerinin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait gelir vergisi dilimleri esas alınarak tekrar hesaplanması ve fazla tahsil edilen tutarların iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, kamu idaresinin hukuka uygun hareket etmesi gerektiğini ve mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/10047-S.22.15473
BAŞVURU NO : 2022/2780
KARAR TARİHİ : 09/08/2022
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Göreve iade sonrası yapılan ödemeden toplu vergi kesintisi yapılması.
BAŞVURU TARİHİ : 21/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 7/2/2020 tarihinde ihraç edildiğini, mahkeme kararıyla 8/6/2021 tarihinde göreve yeniden başladığını ayrı kaldığı sürelere ait yapılan toplu maaş ödemesinde toplu vergi kesintisi uygulandığını, Asgari Geçim İndiriminin de toplu uygulandığını belirterek fazladan tahakkuk ettirilen vergi miktarının tespit edilerek aleyhine oluşan farkın ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Konuyla ilgili olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından gönderilen 16.2.2022 tarihli yazı ve eklerinde;
2.1. Başvuranın Karadeniz Bölge Komutanlığı emrinde astsubay olarak görevli iken kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra mahkeme kararı ile Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı Araştırma Merkezi bünyesinde göreve başladığı, 2.2. Personelin özlük hakkının ödemesinin Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge dikkate alınarak gerçekleştirildiği, konuyla ilgili Zonguldak Vergi Dairesi Başkanlığından da özelge talep edildiği, 2.3. Yapılan ödemelere ilişkin vergi dilimi Gelir Vergisi Kanununun 61, 93, 94 ve 103 maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiğinden, ödemeler de belirtilen kanun maddelerinin dikkate alındığı, buna göre ödemenin yapıldığı andaki kümülatif vergi matrahının dikkate alındığı, asgari geçim indiriminin de sadece ödemenin yapıldığı kümülatif dönemde tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulandığı, geçmiş dönemler için uygulanamayacağı,
belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye
Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;
“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,
3.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;
“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı 164 üncü maddesi;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim
Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,
6. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
6.1. “Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;
/
“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,
6.2. “Asgarî geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinde; “Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır. Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5’idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.
İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.
İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır.
İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.
Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir.
Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar
Maliye Bakanlığınca belirlenir.”
6.3. “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;
“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,
6.4. “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;
“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”, /
6.5. “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;
“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu
Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,
7. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
7.1. “Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;
“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,
7.2. “Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;
“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,
8. 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye Yönelik Olarak
Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;
“Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış, 94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun 96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.
Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”,
hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuru konusu, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talebin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi”
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
/
10. 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere başvuran göreve iade edilmesi sonrasında göreve iade sonrası toplu vergi kesintisi yapılması nedeniyle mağdur olduğunu belirterek tarafına ödenmesi gereken fazla kesintilerin ödenmesini talep etmektedir.
11. İdare, ödemelere ilişkin vergi dilimi Gelir Vergisi Kanununun 61, 93, 94 ve 103 maddelerine göre ödemenin toplu olarak yapıldığı dönemde o dönemin geliri sayarak toplu gelir vergisi aldığını, asgari geçim indirimini de bu şekilde hesapladığını belirtmektedir.
12. 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararname ya da mahkeme kararları ile doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
13. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
14. Başvuran mahkeme kararıyla görevine geri dönmüş ve kamu görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından göreve başladığı tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenmiş ve ödeme kümülatif sayılarak toplu vergi kesintisi yapılmıştır.
15. Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
16. Alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun
Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği düzenlenmiştir.
17. Hukuk devleti ilkesi gereği göreve döndükten sonra yapılan ödemenin, her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle yapılarak vergi ve asgari geçim indiriminin hesaplanması gerektiği değerlendirilmektedir.
18. Kurumumuza benzer nitelikte “Vergi kesintilerinin iadesi talebi” ile ilgili 2019/17171 numaralı başvuru hakkında 27/03/2020 tarihinde; numaralı başvuru hakkında 14/05/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.
/
19. Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait
Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın ve asgari geçim indirimlerinin iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile,
Başvurana göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait gelir vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın ve varsa asgari geçim indirimlerinin başvurana iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi hususunda DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI’NA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, DENİZ KUVVETLERİ
KOMUTANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin en geç otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA ve DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI’NA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi