TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/6821-S.10387
BAŞVURU NO : 2019/4077
KARAR TARİHİ : 05/08/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : 28 Şubat sürecinde görevden alınan başvuranın göreve yeniden dönmesine kadar geçen süredeki maaş özlük haklarının verilmesi talebidir.
BAŞVURU TARİHİ : 18/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran … … Kurumumuza yapmış olduğu başvurusunda; 28 Şubat sürecinde Atatürk
Üniversitesinde devlet memuru güvenlik görevlisi olarak çalışmakta olduğunu, başörtüsü yasağını takip ve uygulanması konusunda güvenlik görevlilerine talimat verildiğini, 04/10/2001 tarihinde başörtülü öğrencilerin okul girişine engel olmadığı için hakkında tutanak tutulduğunu, tutanak doğrultusunda hakkında başlatılan soruşturma ile devlet memurluğu görevinden çıkarıldığını, bu işleme karşı Erzurum İdare Mahkemesinde iptal davası açtığını, Erzurum İdare
Mahkemesinin 25/06/2002 tarih ve E: …;K:… sayılı kararıyla idarenin görevden çıkarma işleminin iptaline karar verildiğini, 23/08/2002 tarihinde verilen karar doğrultusunda görevine döndüğünü, ancak rektörlük tarafından haksız bir şekilde görevden uzakta geçen sürelere ilişkin maaşlarını ödemediğini, özlük ve parasal haklarının iadesini yapmadığını, mahkeme kararında göreve başlatılması dışında bir hüküm bulunmadığını gerekçe gösterdiğini, bu konuda geçen süre zarfında defalarca maaş parasal ve özlük haklarının iade edilmesi için talepte bulunmasına rağmen hep reddedildiğini, 16/01/2002-23/08/2002 tarihleri arasında kayba uğradığı bütün parasal ve özlük hakların iade edilerek maaşlarının ödenerek yaşadığı mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya ilişkin olarak Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’ne yazılan 14/03/2019 tarih
… sayılı Bilgi Belge talep yazımıza verilen 11/04/2019 tarih … sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1.“Üniversite Tıp Fakültesinde VHKİ olarak görev yapan başvuranın 28 Şubat döneminde kılık kıyafet yönetmeliğine uygun olmayan öğrencilerin Öğrenci İşleri Daire
Başkanlığı’na girişine izin verdiği gerekçesiyle 26/12/2001 tarihinde işten çıkarılma cezası ile cezalandırıldığını,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2.2. Devamında yargı yoluna başvurduğu için idare mahkemesinin işlemin iptali kararı ile lehine karar aldığı için 21/08/2002 tarihinde görevine başladığını, 2.3. Kararın 21/02/2005 tarihinde kesinleştiğini, işten çıkarıldığı tarihten yeniden atamasının yapıldığı tarihe kadar geçen dönemde alamadığı maaşlarının ödenmesi talebiyle farklı tarihlerde kuruma başvuruda bulunduğunu ancak bu başvuruların reddedildiğini, 2.4. Başvuranın göreve dönüşünün ardından idareye ilk başvurusunu 24/03/2006 tarihinde ikinci başvurusunu ise 27/03/2009 tarihinde yaptığını, ancak idarenin işlem ve eylemlerinden dolayı zarara uğrayanların açabileceği tam yargı davası yönünden başvuranın idareye müracaat süresi ve dava açma süresini geçirdiği, 2.5. Diğer taraftan başvuranın 12/04/2006 ve 27/03/2009 tarihli başvurularının ise 16/01/2002-23/08/2002 tarihleri arasında ödenmeyen maaş ve özlük haklarının açılan dava dilekçesinde talep edilmediği verilen kararda da bu konuya ilişkin bir hüküm bulunmadığı için reddedildiğini, bu işlemlerin başvuran tarafından dava konusu edilmediğini, 2.6. Netice itibariyle başvuranın işten çıkarıldığı tarihten tekrar göreve başlatıldığı tarihe kadar geçen dönemde alamadığı maaşlarının ödenmesine dair herhangi bir mahkeme kararı olmadığından ödeme yapılamadığından konu hakkında verilecek tavsiye kararına göre işlem tesis edileceğinin bildirildiği” görülmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 3.1. “Cumhuriyetin temel nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır” 3.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.
Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.”
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
3.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin son fıkrasında;
“Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir.” 3.5. “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.” 3.6. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında;
“Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.” 3.7. “Hizmete girme başlıklı” 70 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir”.
3.8. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. Danıştay 1. Dairesinin E:1982/112,K:1982/130 sayılı istişari görüşünde özetle;
“Yukarıda anılan Anayasa, Yasa hükümleri ve idare hukuku ilkesi karşısında, idare, iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem ya da işlemler yapmak, iptal edilen işlemden doğan sonuçları ortadan kaldırmak, işlemin hiç yapılmamış sayılması ilkesi gereği olarak, önceki hukuki durumun geçerliliğini sağlamak görevi ile yükümlüdür. İptal kararının bu sonuçları doğurduğu göz önüne alındığında, haklarında göreve son verme, görevinden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemler yapılan kamu görevlilerinin, yargısal yoldan bu işlemlerin iptalini sağlamaları halinde, idarenin bu kararlara uygun işlem tesis etmesi ve işlemin doğurduğu hukuki ve fiili bütün sonuçları ortadan kaldırmak için memurun iptal edilen işlem ile sıkı ilişkisi bulunan bütün maddi haklarını, o görev yapılmış gibi ve başkaca bir hükme gerek olmaksızın kendiliğinden ödemesi gerekli bulunmaktadır. İptal kararı üzerine memurun, görevine iadesi ile yetinip, memuriyet görevinin fiilen yapılmadığı süreye ilişkin maddi haklarını ödememek, iptal kararı ile ortadan kaldırılmış bir işlemin sonuçlarını geçerli bırakmak anlamına gelir ki, bunun yukarıda açıklanan idare hukuku ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
6. Başvuranın mağduriyetinin giderilerek 16/01/2002-23/08/2002 tarihleri arasında geçen süreye ilişkin parasal ve özlük haklarının verilmesi yönünde gerekli işlemlerin yapılması amacıyla ilgili idareye tavsiyede bulunulmasının uygun olacağı değerlendirildiğinden başvuru talebinin kabulü yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, özetle, 28 Şubat döneminin hukuk dışı baskıları ve hak ihlalleri nedeniyle kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davranan öğrencilerin okula giriş çıkışlarını engellemediği için görevden alındığı, açtığı iptal davası ile lehine verilen karar doğrultusunda görevine döndüğü ancak görevden alma işleminin mahkemece iptaline karar verilmesine rağmen görevde bulunmasının engellendiği sürelerde alması gereken maaş ve özlük haklarının ödenmemesinden uğradığı mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.
8. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratikleşme ve ilerleme adımlarını sekteye uğratan en büyük engel askeri darbeler olmuştur. Türkiye’de her on yılda bir gerçekleştirilen darbeler, milli iradeyi yok ederek, demokrasinin kesintiye uğramasına yol açmıştır. Askeri darbeler devletle millet arasına mesafeler koyduğu kadar aynı zamanda Peygamber ocağı olarak milletin gönlünde taht kurmuş olan Türk Silahlı Kuvvetleri ile şehadeti en büyük şeref sayan millet arasına da mesafeler koymuş, böylece Türk Milletinin kadim devlet geleneğinin genleriyle oynamayı amaç edinmiştir. Siyasî hayatımızda 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 tarihlerinde demokrasiye hukuk dışı müdahaleler yapılmış; hükümetler cebir ve şiddet ya da baskı kullanılarak görevlerinden uzaklaştırılmış; millî iradenin tecelligâhı olan yüce parlamento lağvedilmiştir. Başbakan ve Bakan konumundaki devlet adamları hukuksuz biçimde idam edilmiş, yüz binlerce vatandaşımız mağdur edilmiştir. 27 Nisan 2007 tarihinde e-muhtıra olarak adlandırılan bir bildiriyle halkın seçimiyle işbaşına gelen hükümete karşı müdahale teşebbüsünde bulunulmuştur. Nihayet 15 Temmuz 2016 tarihinde ordu içerisinde
ABD’nin Pensilvanya eyaletinde yaşayan Fetullah Gülen’in liderliğini yaptığı Fetullahçı
Terör Örgütüne (FETÖ) bağlı bir grup tarafından, TSK içindeki mensupları öncülüğünde askeri darbe girişiminde bulunulmuş, tarihinde ilk defa Türkiye Büyük
Millet Meclisi bombalanmış, milletin devletine ve hükümetine sahip çıkmasıyla darbe teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
9. Darbelerden kurtulmak, insan haklarına dayalı demokratik bir rejim kurmak ve kurumsallaştırmak, her şeyden önce demokrasiye inanan bireylere, sivil toplum örgütlerine ve siyaset kurumuna ve çok boyutlu tutarlı bir mücadeleye bağlıdır. Bugüne kadar yaşanan darbeler, muhtıralar, demokrasi dışı müdahaleler ülkemize ve milletimize büyük acılar yaşatmış, toplumun her kesiminden insanlar bu müdahalelerin mağduru olmuşlardır. Bu süreçlerin toplum ve devlet hayatımız üzerinde meydana getirdiği tahribatın ortaya konulması, maddi ve manevi zararların ve hak ihlallerinin bütüncül bir şekilde giderilmesi büyük önem taşımaktadır. Ders alınmayan ve oluşturduğu mağduriyetlerin giderilmediği her darbe sonraki darbelere zemin hazırlamaktadır.
10. Darbecilikle mücadelenin gerçek bir yüzleşme sağlayarak başarılı bir şekilde yapılabilmesi için mağduriyetlerin makul ölçülerde giderilebilmesi gerekir. Darbeci
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
anlayışla mücadelede doğrudan darbenin faili olanlar kadar onlara destek verenlerin de teşhir edilmeleri ve rayiç hukuk esasında değerlendirmeleri önemlidir. Keza hukuk tanımaz bir şekilde gerçekleştirilen uygulamalardan mağdur olanların da mağduriyetlerini gidermek, insan hak ve hukuk ihlallerinin telafisini sağlamak önem taşımaktadır. (Meclis Araştırma
Komisyonu Raporu, Kasım 2012, s.647)
11. 28 Şubat post-modern darbesinde de görüldüğü üzere her darbe girişimi, yayınlanan her muhtıra, siyaset kurumuna yapılan her müdahale, ülkeyi geriye götürmüştür. Bunun sonucu olarak ülkemiz demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel insan hak ve özgürlükleri ve ekonomik refah seviyesi açısından olması gereken seviyeye bir türlü çıkarılamamıştır.
12. 1997 yılının Ocak ayı sonunda Sincan Belediyesinin düzenlediği Kudüs Gecesi sonrasında
Sincan’da tankların yürütülmesi ile ordunun darbe yapacağı algısı oluşturulmuş, 28 Şubatta ise, “irtica” gündemiyle toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun “uygulanması beklenen” 18 maddelik kararlar listesi ile Necmettin Erbakan başkanlığındaki Refah-Yol Hükümeti baskı altına alınmaya çalışılmıştır. Akabinde, Refah Partisi hakkında, “Laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı olduğu” iddiasıyla kapatma davası açılmış, yargı mensupları Genelkurmay
Başkanlığı’na çağrılarak kendilerine irtica konusunda brifing verilmiştir. Baskı ve yıldırma amaçlı uygulamalar neticesinde 18 Haziran 1997 tarihinde Necmettin Erbakan istifa etmek durumunda kalmış ve Refah-Yol dönemi sonlanmıştır.
13. Kısaca tarihsel arka plana bakıldığında, hukuk ihlallerinin yaşandığı, temel hak ve hürriyetlerin hukuki alt yapıdan yoksun, siyasi ve ideolojik nedenlerle sınırlandığı bu süreç resmi olarak 28 Şubat 1997 tarihinden itibaren etkisini daha açık şekilde göstermeye başlamıştır. Bu dönemde “irticaya karşı” başlatıldığı iddia edilen ordu ve bürokrasi temelli sistematik uygulamalar ile kılık kıyafetlerinden veya dini hassasiyetlerinden ötürü birçok vatandaşımız, başta memurlar ve üniversite öğrencileri olmak üzere mağduriyetler yaşamış; çeşitli haksızlıklara uğramıştır. Kamuda istihdam edilen vatandaşlarımız dini inançları nedeniyle ya disiplin cezası alarak meslekten çıkarılmış ya da istifaya zorlanmış, ayrıca kamuda başörtülü olarak çalışma imkanı bulunmadığından çalışma hakkını kullanamamış; üniversite öğrencisi olanlar ise, yine ya çıkarma cezası ile yükseköğretim kurumları ile ilişikleri kesilmiş ya da eğitim hayatına son vermek zorunda kalmışlardır.
14. Başvuru konusu olayda; başvuranın, insan hak ve hürriyetlerinin kullanılmasının özüne dokunan emir ve talimat ile görevlendirildiği, verilen göreve uygun davranmadığı için de görevden alındığı ancak görevden alma işleminin iptaline ilişkin verilen mahkeme kararında da belirtildiği gibi bu emir ve talimata aykırı davrandığının tespit edilemediği, verilen göreve aykırı davrandığı işleme dayanak açılan soruşturmada tespit edilemezken görevden alma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı ortada iken; görevden alma ile mağduriyet yaşayan başvuranın görevden alma işleminin iptali ile birlikte alma işlemine bağlı bütün sonuçların Danıştay yerleşik içtihatları ve istişari görüşleri doğrultusunda kaldırılarak yıllardır devam eden mağduriyetine son verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
15. Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; “insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişinin onurlu bir yaşam sürdürmesi ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirmesi için gerekli koşulları oluşturan, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır.
16. Bu çerçevede, Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde, sosyal hukuk devleti ve hakkaniyet ilkeleri gereğince 28 Şubat sürecinin toplumun birçok kesimini etkileyen hak ihlallerine yol açan uygulamalarının mümkün seviyede telafi edilmesi, idarenin Danıştay kararları doğrultusunda işlem tesis ederek iptal kararı ile ortadan kaldırılan hukuka aykırı görevden alma işleminin tüm sonuçlarının da ortadan kaldırılması için görevden alınma ile yeniden göreve başlatılması arasında geçen döneme ait maaş ve özlük haklarının verilmesi doğrultusunda Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’ne tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin başlıklı 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup;
Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin göstermemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın talebinin kabulüyle 16/01/2002-23/08/2002 tarihleri arasında ödenmesi gereken maaşları ve özlük haklarının telafi edilmesi için ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20. inci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içerisinde kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.