TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7256-S.11066
BAŞVURU NO : 2019/5231
KARAR TARİHİ : 19/08/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Geçici görev harcırahının tarafına ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 01/03/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, … Kapalı Ceza İnfaz Kurumu personeli iken 04/12/2015 tarihli ve … sayılı
Bakanlık Olur’u ile 2992 sayılı Adalet Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 11/d, 2802 Sayılı
Hakimler ve Savcılar Kanununun 114’üncü Maddesi, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esasların 4’üncü maddesi ve Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil
Yönetmeliğinin 41/3’üncü maddesi gereğince … T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu hizmete açılıncaya kadar İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna harcırahla ve yollukla geçici olarak görevlendirildiğini, İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 28/12/2015 tarihinden 28/06/2017 tarihine kadar geçici görevle çalıştığını, göreve başlamış olduğu tarihten itibaren 2016 yılı dahil olmak üzere tarafına geçici görev yolluğu ödemesi yapıldığını, ancak
2017 yılına ait geçen süre için tarafına herhangi bir ödeme yapılmadığını belirtmekte olup,
18/01/2019 tarihinde İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna geçici görev harcırahının tarafına ödenmesiyle ilgili başvurusunun 11/02/2019 tarihinde 08/02/2019 tarih ve … sayılı
Bakanlık yazısıyla reddedilmesi dolayısıyla geçici görev harcırahının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 24/04/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 21/05/2019 tarih ve … sayılı yazı ve eklerinde; 2.1. Başvuran … …’nın sözleşmeli infaz ve koruma memuru olarak İskenderun M Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmakta olduğu, geçici görevlendirilmesine ilişkin olarak görevlendirilme yazısı ve ekleri ile ilgili kişi ile yapılan yazışmaların örneklerinin ekte sunulduğu, 2.2. İdarenin başvuruya konu işlemin yeniden değerlendirilmesi hususundaki görüşünün ise;
6245 sayılı Harcırah Kanununun “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye )”
başlıklı 14 üncü maddesinde; bu Kanun kapsamındaki kurumlara ait bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde veya dışında başka yere gönderilenlere, geçici görev harcırahı olarak yol gideri ile yevmiye verileceği ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya görev yeri ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası giderlerinin ayrıca ödeneceğinin hükme bağlanmış olduğu, bu hükme göre, kuruma ait bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde veya dışında başka bir yere görevlendirilen personele geçici görev yolluğu verilmesi gerekmekte olduğu, bu hükümlere göre, kuruma ait bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde memuriyet mahalli dışındaki bir yere görevlendirilen personele 6245 sayılı Harcırah Kanununun 42 nci maddesi uyarınca geçici bir görev ile başka bir yere gönderilenlere, görev mahalline varış tarihinden itibaren; yurtiçinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa
180 günden fazla gündelik verilemeyeceği, ilk 90 gün için tam, takip eden 90 gün için 2/3
oranında ödeme yapılabileceği hükmüne haiz olduğu, aynı Kanunun, 39 uncu maddesi ise
“…Geçici bir görevle memuriyet mahalli dışındaki bir göreve gönderilenlerden, buralarda ve yolda öğle 1/3, ikisini geçirenlere 2/3 oranında ve geceyi de geçirenlere tam gündelik verilir.” hükmünün yer almakta olduğu, bu bağlamda, müstekar hale gelmiş Danıştay ve İdare
Mahkemesi kararları ile Maliye Bakanlığı’nın genel görüş yazılarında da değinildiği üzere, geçici görevlendirmelerde, görevlendirmenin birinci koşulu olan “hizmet gereği” koşulu ile ikinci koşulu olan “belli bir süreyi içermeyen” görevlendirmelerin ise, artık geçici görevlendirme olmayacağı, bu sebeple de geçici görev nedeniyle katlanmak durumunda bulunduğu geçici görev harcırahı verilmesini gerektirir ek bir giderinin olduğundan bahsedilemeyeceği, zira, mali personel politikasının bir gereği olarak daimi bir görevin sürekli olarak icrası amacıyla atama niteliğinde bir görevlendirmenin yapıldığı, bir yılı aşan geçici görevlendirmelerin geçici görev olmayıp personel istihdamına girdiği gerekçesiyle sürekli görev olarak değerlendirilmesi nedeniyle, daimi nitelikteki hizmetlerin yürütülmesi amacıyla süresiz veya uzun süreli olarak görevlendirilenlere geçici görev yolluğu ödenemeyeceğinin değerlendirildiği ifadelerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlığını taşıyan 2 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”, 5.2. “Yolluk giderleri ve gündelikleri” başlıklı 177 nci maddesinde; “Bu Kanun hükümlerine tabi Devlet memurlarından bir görevin ifası için sürekli veya geçici olarak görev yerinden ayrılanların yol giderleri ve gündelikleri, yolluklar hakkındaki özel kanun hükümlerine göre ödenir.” 6. 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun; 6.1. “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Bu Kanunda geçen; a. Harcırah: Bu Kanuna göre ödenmesi gereken yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından birini, birkaçını veya tamamını; (… ) g. (Değişik: 10/9/2014-6552/89 md.) Memuriyet mahalli: Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri;”, 6.2. “Harcırah verilecek kimseler” başlığını taşıyan 4 üncü maddesinin 1 inci bendinde; “Bu Kanunda belirtilen hallerde: 1. Bu Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan memur ve hizmetliler ile aile fertlerine ve aynı kurumlarda fahri olarak çalışanlara;” harcırah verileceği, 6.3. “Harcırahın unsurları:” başlığını taşıyan 5 inci maddesinde; “Harcırah; yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder. İlgili, bu kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına müstahak olabilir.” 6.4. “Harcırah hesabında esas tutulacak yol:” başlığını taşıyan 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Harcırah, bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt araçları üzerinden verilir.”, 6.5. “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye):” başlığını taşıyan 14 üncü maddesinde; “Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur: 1. Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadiyle muvekkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere; 2. Yeni ve eski memuriyetlerine mütaallik bir meseleden dolayı bu kanuna tabi kurumlarca açılan bir dava sebebiyle sanık veya davalı olarak (İşten el çektirilmiş olsun veya olmasın) başka bir yere gönderilenlerden lehinde netice hasıl olanlara; 3. Memuriyet merkezlerinin bulunduğu mahal dışındaki bir vazifeye vekaleten gönderilenlere; 4. Fiilen oturduğu mahalden gayrı bir yere açıktan vekaleten gönderilenlere (yalnız gidiş ve dönüşleri için); 5. (Değişik: 12/1/1959 – 7187/1 md.) Muvakkat kaza salahiyeti ile gönderilenlere.”, 6.6. “Memuriyet mahalli dışına gönderilenlerin gündeliği:” başlıklı 39 uncu maddesinde; “Resmi bir görevle memuriyet mahalli içinde bir yere gönderilenlere gündelik verilmez. Geçici bir görevle memuriyet mahalli dışındaki bir yere gönderilenlerden, buralarda ve yolda öğle (saat 13.00) ve akşam (saat 19.00) yemeği zamanlarından birini geçirenlere 1/3, ikisini geçirenlere 2/3 oranında ve geceyi de geçirenlere tam gündelik verilir.”, 6.7. “Geçici görev gündeliğinin verileceği azami süre” başlıklı 42 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Geçici bir görev ile başka bir yere gönderilenlere, görev mahalline varış tarihinden itibaren bu Kanuna göre verilen gündelikler: a. Yurtiçinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa 180 günden fazla verilemez. İlk 90 gün için tam, takibeden
90 gün için 2/3 oranında ödenir. b. Yurtdışında ilk 180 gün tam ve müteakip günler için 2/3
oranında ödenir. Geçici görevlendirmelerde meydana gelecek ara vermeler bu müddetleri veya gündelik miktarını artırmaya neden olamaz. (Değişik: 16/6/1983 – 2851/3 md.) Gündelikleri 33 üncü maddenin (b) fıkrasına göre tespit edilenlerle, 50 nci maddede sayılanlar etüd ve inşaat maksadıyla arazi üzerinde bilfiil çalışan yüksek mühendis, mühendis, jeolog, fen memuru, desinatör, topograf ve bunlarla birlikte çalışmaları zorunlu bulunan diğer memur ve hizmetliler; Hükümeti temsilen uluslararası konferanslara katılanlar; kalkınmada birinci derecede öncelikli illerde terörle mücadele kapsamında operasyonel faaliyetlerde takviye kuvvet olarak geçici görevlendirilen Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli (…) (2) hakkında bu madde hükmü uygulanmaz” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SAADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; geçici görev harcırahının başvurana ödenmesi hususunda İdareye tavsiye verilmesine ilişkin öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. … Kapalı Ceza İnfaz Kurumu personeli iken görevli olduğu Kurumu hizmete açılıncaya kadar İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna görevlendirilen başvuran geçici görev harcırahının tarafına ödenmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur.
9. İlgili idare olan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuru hakkında bir yılı aşan geçici görevlendirmelerin geçici görev olarak değerlendirilemeyeceği dolayısıyla daimi nitelikteki hizmetlerin yürütülmesi amacıyla süresiz veya uzun süreli olarak görevlendirilenlere ilişkin geçici görev yolluğu ödenemeyeceğini savunmaktadır.
10. Başvuranın görevlendirilme işleminin kurum içi geçici görevlendirme niteliğinde olup, “kurum içi geçici görevlendirme” ile ilgili kamu personel rejimine ilişkin mevzuatta açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereği asli görevleri ile ilgili olarak memurların kurum içinde geçici olarak görevlendirilebilmelerine aykırı bir husus da bulunmamaktadır. Ancak, 657 sayılı Kanun’un 11 inci ve 45 inci maddeleri gereğince
Devlet memurları amirlerin verdiği kanuna uygun sözlü ve yazılı emirleri yerine getirmekle yükümlü olmakla birlikte, memurların kamu hizmetlerindeki belirli kadrolarda, sınıfına ve sınıfı içindeki derecesine uygun görevlerde çalıştırılmalarının zorunlu kılınması ve böylece keyfi görevlendirmelerin önlenmesi amaçlanmıştır.
11. Kurum içi geçici görevlendirme müessesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesinde, yukarıda değinilen madde hükümleri esas alınmakla birlikte söz konusu hükümlerin somut olaylara uygulanma biçimlerinin belirlenmesi için yargı kararları da büyük önem taşımaktadır.
Yerleşik içtihat haline gelen idari yargı kararları ile birlikte kamu personel rejiminin esasları da göz önünde tutulduğunda, kurum içi geçici görevlendirmeye ilişkin şartlar daha açık ve net bir hal almaktadır.
12. Bu doğrultuda, kurum içi geçici görevlendirme; bir kamu kurumunun mevzuatla belirlenmiş olan görev alanı içinde yer alan “geçici” nitelikteki bir hizmeti ya da değişen ve gelişen sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sonucu olarak ortaya çıkan, henüz örgütsel altyapısı oluşturulmamış ve bir kadro ile ilgilendirilmemiş olan “yeni bir kamu hizmetini” yürütmek amacı ile gerçekleştirilmeli, görevlendirilecek memurların görev ve yetkileri net bir şekilde belirlenip, kadroları ile hukuki bağları sürdürülmelidir. Ayrıca sunulacak hizmet ile ilgili konuda uzmanlaşmış/durumu uygun olan kamu görevlilerinin hizmetlerine duyulan ihtiyaç net bir şekilde ortaya konulmalı, belli bir süre ile sınırlı olmalı ve atamaya yetkili amir tarafından yapılmalıdır.
13. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93sayılıKararı).
14. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır.
15. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir
Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin
Kullanılmasında Uygulanacak Temel İlkeler bölümünde, “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1)Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4) İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar.” İfadelerine yer verilmiştir.
16. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, memurun kendi kadro görevinde ve kadrosunun bulunduğu birimde çalışması temel ilke olarak kabul edilmektedir. Meri mevzuat ve yargı içtihatlarında kamu hizmetinin yürütülmesinde, memurun başka bir yerde geçici görevlendirilmesi, olağan bir yöntem olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından zorunluluk bulunması halinde istisnai olarak başvurulabilecek bir müessese olarak öngörülmüştür.
17. Kanunun “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14 üncü maddesinde, bu Kanun kapsamındaki kurumlara ait bir görev yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere geçici görev harcırahı olarak yol gideri ile yevmiye verileceği ve hamal (cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya görev yeri ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası giderlerinin de ayrıca ödeneceği hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, Kuruma ait bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurtiçinde veya dışında başka bir yere gönderilen personele geçici görev yolluğu verilmesi gerekmektedir.
18. Öte yandan 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3/g maddesinde memuriyet mahalli; memur ve hizmetinin asıl görevli olduğu veya ikametgahının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü veya kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerler olarak tanımlanmış, memuriyet mahalli dışındaki yerler ise (h) bendinde “başka yer” olarak tanımlanmıştır. Bu hükme göre, kuruma ait bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurtiçinde başka bir yere gönderilen personele geçici görev yolluğu verilebilmesi için bu görevlendirmelerin memuriyet mahalli dışına yapılmış olması gerekmektedir. Somut olayımızda bu şartın gerçekleştiği görülmektedir.
19. Ayrıca, geçici görevlendirmelere ait makam onaylarında “yolluksuz, harcırahsız” ibarelerine yer verilmiş olsa dahi 6245 sayılı Kanunun 42’inci maddesinde getirilen sınırlamalar dikkate alınarak geçici görev harcırahının ödenmesi gerekmekte olup, “yolluksuz, harcırahsız” ibareleri ancak dava açma sürelerinin hesabında dikkate alınmaktadır. Yolluk ödenmesine (hak kazanılmasına) neden olan işlemin hukuki sebebi, genellikle atama, nakil veya geçici görevlendirme işlemlerinden biri olmakla birlikte, yolluğun ödenmesi konusunda idari dava konusu olabilecek bir uyuşmazlığın doğması, yolluk konusunda bir işlemin tesis edilmiş olması koşuluna bağlıdır. Yolluk konusundaki işlem ise ya yolluğa hak kazandıran atama, nakil veya geçici görevlendirme işlemiyle birlikte, atama, nakil veya görevlendirmenin “yolluklu veya yolluksuz” olduğunun işlemde belirtilmesi suretiyle, ya da yolluğa hak kazandığı iddiasında olan kişinin yolluk talebiyle başvurusu üzerine tesis edilebilir. Doğal olarak sözü edilen işlemle birlikte tesis edilmiş bir yolluk işleminin varlığı halinde, yani yolluklu veya yolluksuz ibaresinin işlemde yer alması durumunda dava açma süresi, yolluksuz ibaresi yer alan işlemin tebliğ tarihine göre belirlenecek; yolluk konusunda işlemde bir ibare konulmamış ya da ayrı bir işlem kurulmamış olması halinde dava açma süresi, 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesinde öngörüldüğü gibi ilgili tarafından yöneltilecek bir başvuru üzerine oluşacak açık veya zımni bir ret işlemine göre hesaplanacaktır. (Danıştay 5. Dairesi’nin 13/02/2014 tarihli ve E.
2013/10293,K.2014/1031sayılı kararı)
20. Kurum içi geçici görevlendirmede, idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, yukarıda ifade edildiği üzere, bu yetki mutlak ve sınırsız bir yetki olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde ise geçici görev harcırahının ödenmesi zorunludur. Somut olayımızda idarenin, başvuranın görevlendirme onayında harcırahlı ve yolluklu ibaresinin bulunması dolayısıyla bu ödemeden faydalanması gerktiği, diğer yandan, görevlendirmenin birinci koşulu olan “hizmet gereği” koşulu ile ikinci koşulu olan “belli bir süreyi içermeyen” görevlendirmelerin ise, artık geçici görevlendirme olmayacağı, bu sebeple de geçici görev nedeniyle katlanmak durumunda bulunduğu geçici görev harcırahı verilmesini gerektirir ek bir giderinin olduğundan bahsedilemeyeceği, zira mali personel politikasının bir gereği olarak daimi bir görevin sürekli olarak icrası amacıyla atama niteliğinde bir görevlendirmenin yapıldığı, bir yılı aşan geçici görevlendirmelerin geçici görev olmayıp personel istihdamına girdiği gerekçesiyle sürekli görev olarak değerlendirilmesi nedeniyle, daimi nitelikteki hizmetlerin yürütülmesi amacıyla süresiz veya uzun süreli olarak görevlendirilenlere geçici görev yolluğunun ödenemeyeceğinin değerlendirildiği açıklamalarına yukarıda yer verilen hükümler ve yargı kararları çerçevesinde itibar edilmemiştir.
21. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; … Kapalı Ceza İnfaz Kurumu personeli iken görevli olduğu Kurumu hizmete açılıncaya kadar İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna görevlendirilen başvuranın görevlendirme süresi esas alınarak, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde geçici görev yolluğu ödenmesi gerektiği yönünde idareye tavsiyede bulunmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında
Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup … İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Geçici görev harcırahının başvurana ödenmesi hususunda ADALET BAKANLIĞI’NA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ADALET
BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi