TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7797-S.11933
BAŞVURU NO : 2019/5399
KARAR TARİHİ : 29/08/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER
BAKANLIĞI (RE’SEN)
Başvuranın 5620 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesiyle
BAŞVURUNUN KONUSU :
kendisine tanınan engellilik mazereti nedeniyle yer değişikliği hakkının kullandırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/03/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; 2018 yılında E-KPSS sonucuna
göre İŞKUR vasıtasıyla … İl Milli Eğitim Müdürlüğüne büro işçisi olarak atamasının yapıldığını, engel durumundan dolayı ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamadığını ve bu nedenle zorluk çektiğini, ailesinin tek erkek ferdi olduğunu, annesinin de yalnız yaşadığını, 04/04/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle 5620 sayılı
Kanuna eklenen Ek 2 nci maddede sürekli işçi kadrolarında görev yapan ve en az yüzde kırk engelli olan işçilerin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değişikliği talebinde bulunabileceğinin ve bu talebin kadro imkanları ile teşkilat yapısı dikkate alınarak karşılanacağının düzenlendiğini, ayrıca Anayasanın 41 inci maddesinde ailenin korunmasının düzenlendiğini, konuyla ilgili olarak Bakanlığa yaptığı başvuru üzerine özel koşul olarak 5 yıl il dışı tayin talebinde bulunulamayacağı şeklinde cevap verildiğini, ancak engelliler olarak hassas konumda olduklarını ve kanunların söz konusu özel koşuldan önce geldiğini, engelli memurlara verilen talep hakkı işçilere de verildiğinden dolayı kolaylık sağlanmasını, Devlet ve millet için yaptığı hizmete daha faydalı bir şekilde memleketinde aile desteğiyle devam etmek istediğini ifade ederek; ilgili mevzuat hükümleri gereğince Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğüne naklen atamasının yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 29/05/2019 tarihli ve
… sayılı yazısında,
2.1) Konunun iş mevzuatı ve Bakanlığın personel politikaları çerçevesinde
değerlendirildiğinde esasen işçilerin nakil hakkı bulunmamakla birlikte, başvuranın işe alınmasına esas Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatına Engelli, Eski
Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Derecede Yaralanan İşçi Alımı
İlanının “Başvuru Özel Şartlar” başlıklı 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrasında; “Bu ilanla işe alınan işçiler beş yıl süre il dışı nakil talebinde bulunamazlar.” şartının bulunduğu,
2.2) Başvuranın engelli işçilerin atandığı İl’e, kendi tercihiyle bilerek ve isteyerek atandığı,
Bakanlığın re ‘sen bir atamasının söz konusu olmadığı, bu görevine 27/11/2018 tarihinde başladığı,
2.3) Ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30 uncu maddesinde, aynı il sınırları içinde birden fazla
işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu İşçi sayısının, toplam işçi sayısına göre hesaplanacağı hükmüne yer verildiğinden, başvuranın naklinin yapılması halinde işe girdiği İl’de engelli işçi açığı, naklinin yapıldığı İl’de ise işçi fazlalığının oluşacağı, bu durumda açık bulunan yere eski engelli işçi alınmadığı takdirde ise ağır para cezası uygulandığı, alındığı takdirde ise aynı işe mükerrer işçi alımı yapılmasından dolayı kamu kaynağının etkili, ekonomik ve verimli kullanılmayacağı,
2.4) Bu itibarla başvuranın naklen gitmek istediği Bingöl İl’inde de açık engelli kontenjanı
bulunmadığından naklinin yapılamayacağı, ancak engelli işçi kontenjanı açığı oluştuğu takdirde durumunun değerlendirilebileceği,
3) Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün 29/04/2019 tarihli … sayılı yazısında özetle;
3.1) Anayasanın Kanun önünde eşitlik başlıklı 10 uncu maddesinde, çocuklar, yaşlılar,
özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı yine 50 inci maddesinde küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizlikleri olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunacağı hüküm altına alınmış ayrıca diğer hukuki düzenlemelerde de engellilere haklar tanındığı,
3.2) Bu bağlamda örneğin Devlet Memuru olan engellilere, Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte engellilik durumuna bağlı yer değişikliği hakkı tanınarak, ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı düzenlemesine yer verildiği, bu çerçevede Devlet memuru olarak çalışan engellilere sağlanan bir hakkın Anayasamızda “yer alan “engelliler özel olarak korunurlar” hükmüne rağmen devlette İşçi olarak çalışan engellilere sağlanmamasının eşitliğe ve hukuka aykırı olduğunun değerlendirildiği,
3.3) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Bakanlıkların engelli memur çalıştırma
zorunluğu Bakanlık düzeyinde, 4857 sayılı İş Kanununa göre Bakanlıkların engelli işçi çalıştırma zorunluğu il teşkilatları düzeyinde hesaplandığı,
3.4) 4857 sayılı İş Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan, aynı il sınırları içinde birden fazla
işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı toplam
İşçi sayısına göre hesaplanacağı yönündeki hüküm nedeniyle, kamu kurum ve kuruluşlarının il teşkilatları düzeyinde engelli işçi kontenjanı belirlemelerinin mevzuata uygun olduğu,
3.5) Milli Eğitim Bakanlığınca, başvuranın talebinin reddedilme gerekçesi olarak başvuranın
atanacağı İl’de engelli kontenjan açığı olacağı ileri sürülmüş ise de, 4857 sayılı İş
Kanunu’nun 30 uncu maddesinde yer alan kamu işyerlerinde çalıştırılması zorunlu oran olan yüzde dört oranının alt sınır olduğu, oranın artmasının veya kontenjan fazlasının engelli personel çalıştırılması için herhangi bir hukuki sorun yaratmayacağı, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
4.1) “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinde;
“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.”
4.2) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde;
“Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
4.3) “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50 nci maddesinde;
“Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.”
4.4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un
6.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde;
“Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”
6.2) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“ c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi
… j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”
6.3) “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde;
“Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”
6.4) “İstihdam” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır.
… Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.”
7) 4857 sayılı İş Kanunu’nun
7.1) “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30 uncu maddesinde;
“işverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi …
meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.”
7.2) “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık” başlıklı 101 inci
maddesinde; “Bu Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için binyediyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.”
7.3) “İdari para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar” başlıklı 108 inci maddesinde;
“101 inci ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş
Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş
Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir.”
8) 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına
veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un Ek 2 nci maddesinde; “(1) Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçiler ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan işçiler, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabilir.
(2) Bu kapsamdaki talepler kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır.
(3) İşçinin kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle kurum içinde yer değişikliği talep etmesi hâlinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, işçinin ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.
(4) Engellilik durumu devam ettiği sürece kurum ve kuruluşlarca isteği dışında işçinin görev yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan işçiler hakkında genel hükümler çerçevesinde işlem yapılır.”
9) 20/11/2017 tarihli ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127 nci
maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 23 ncü maddede; “Sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin kadroları, başka bir işleme gerek kalmaksızın geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla sürekli işçi unvanı ile ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ilgili idarelerce adedi, bütçe ve teşkilatı ile birimi/yerleşim yeri belirtilmek suretiyle geçiş işlemlerinin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Devlet
Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığına bildirilir. Sözleşmeleri askıya alınanlar ile askerde bulunanların kadroları hariç olmak üzere bu şekilde ihdas edilen sürekli işçi kadroları, herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.”
10) 09/08/2009 tarihli ve 27314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Kurum ve
Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin
10.1) “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde;
“(1) Bu Yönetmelik; a) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I)
sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, özel kanunlarla kurulan kuruluş ve teşekküller ile hizmetlerini genel bütçenin transfer tertiplerinden yardım alarak yürüten kamu kurum ve kuruluşlarına, … sürekli veya geçici işçi alımını kapsar.”
10.2) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … g) Kurum: Türkiye İş Kurumunun merkez ve taşra teşkilatını, h) Engelli: Doğuştan ya da sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişilerden tüm vücut fonksiyon kaybının en az yüzde kırk olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelenenleri, … ifade eder.”
10.3) “Kurumdan işçi talebinde bulunma” başlıklı 6 ncı maddesinde;
“(1) Kamu kurum ve kuruluşları işçi ihtiyaçlarını, iş kolu, meslek pozisyonu, öğrenim, iş tecrübesi, ücret, sosyal yardımlar gibi ayrıntılarla yazılı veya elektronik ortamda
Kurumdan talep etmek ve 8 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere Kurum tarafından gönderilenler arasından karşılamak zorundadır.
(2) Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda mevzuata uygun olmadığına karar verilen talepler, kamu kurum ve kuruluşuna iade edilerek düzeltildikten sonra ilan edilir.
(3) Kariyer meslek işçi talepleri ulusal düzeyde verilir. Diğer işçi taleplerinin hangi düzeyde karşılanacağı kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenir.
(4) Kamu kurum ve kuruluşları, işçi taleplerini işçi alımını yapacakları yerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne/Hizmet Merkezine verir. Ancak aynı anda birden fazla ilde işçi alımı yapacak kamu kurum ve kuruluşları işçi taleplerini bölge veya merkez teşkilatının bulunduğu yerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne/Hizmet Merkezine verir.
(5) Kamu kurum ve kuruluşlarının ilçe düzeyinde verilen işçi taleplerinin karşılanamaması hâlinde il düzeyinde veya ulusal düzeyde; il düzeyinde verilen işçi taleplerinin karşılanamaması hâlinde ise ulusal düzeyde karşılanması yoluna gidilir.
Teşkilat yapıları veya faaliyetleri bölge düzeyinde olan kamu kurum ve kuruluşlarının ilçe düzeyinde verilen işçi taleplerinin karşılanamaması hâlinde il veya bölge düzeyinde ya da ulusal düzeyde; il düzeyinde verilen işçi taleplerinin karşılanamaması hâlinde bölge düzeyinde veya ulusal düzeyde; bölge düzeyinde verilen işçi taleplerinin karşılanamaması hâlinde ise ulusal düzeyde karşılanması yoluna gidilir.”
10.4) “İşçi talebinin ilanı ve iş başvurusu” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“(2) … Kamu kurum ve kuruluşlarının işgücü taleplerine yapılan başvurularda kişilerin
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminde kayıtlı olan adresleri dikkate alınır. İlçe, il veya bölge düzeyinde yayımlanan işçi taleplerinin başvuru süresi içerisinde ikametini talebin karşılanacağı yere taşıyan adayların başvuruları kabul edilmez.
10.5) “Taleplerin Kurum tarafından karşılanma esasları” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“(1) Kamu kurum ve kuruluşlarının ön lisans ve lisans düzeyindeki işçi talepleri KPSS puanıyla, aynı eğitim düzeyindeki münhasıran engelli işçi talepleri EKPSS puanıyla; ortaöğretim ve daha alt eğitim düzeyindeki işçi talepleri ile temizlik hizmetlerinde, güvenlik ve koruma hizmetlerinde, bakım ve onarım hizmetlerinde, eğitim şartı aranmaksızın kömür ve maden işletmelerinin yeraltı işlerinde çalıştırılacaklara ilişkin taleplere gönderilecek adaylar ise noter huzurunda çekilecek kura ile belirlenir.”
… (7) Ulusal düzeyde yayımlanan KPSS ve EKPSS kapsamındaki işçi taleplerinin karşılanamaması hâlinde, KPSS veya EKPSS şartı aranmaksızın ulusal düzeyde yeniden ilana çıkılır. Talebe başvuru yapan adaylardan Kuruma kayıt tarihi esas alınarak açık iş sayısının dört katına kadar aday başvuru süresinin sonunda kamu kurum ve kuruluşuna gönderilir.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın 5620
sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesiyle kendisine tanınan engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği hakkını kullanması için gerekli şartları taşıdığı ve idarenin kadro imkânlarının elverişli olduğu değerlendirildiğinden, başvuranın talebi yönünde işlem yapılması için
Milli Eğitim Bakanlığına; ayrıca, kamuda engelli istihdam etme yükümlülüğünün ulusal düzeyde hesaplanarak idari para cezalarının buna göre uygulanması ve uygulamada karşılaşılan diğer sorunların giderilmesi amacıyla ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması için çalışmaların başlatılması konusunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran, engellik durumu nedeniyle ailesinin bulunduğu Bingöl iline atanmayı talep
etmektedir.
13) Anayasamıza göre sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin idari yapısını
oluşturan kurumlarının tüm eylem ve işlemlerinde “sosyal devlet” ilkesini gözetmeleri bir zorunluluktur. Bu ilke uyarınca, hiçbir ayrım gözetilmeden tüm vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini hukuk devleti ve adaleti ile bağdaşmayacak şekilde sınırlayan ekonomik ve sosyal engellerin kaldırılması, bireyin maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartların hazırlanmasına çalışılması Anayasa’da Devletin amaç ve görevleri arasında sayılmaktadır.
14) Toplum yaşamı içinde sayıları yadsınamayacak kadar büyük boyutlara ulaşan engelli
vatandaşların iş yaşamı ve sosyal yaşam içinde demokratik ve medeni bir toplum olmanın gereği olarak daha aktif bir biçimde yer alması gerektiği kuşkusuzdur. Bu açıdan, sosyal devlet ilkesi, engellilere yönelik oluşan mağduriyetlerin giderilmesini, engellilerin yaşam koşullarının iyileştirilmesini, engellilerin hak ve özgürlüklere ulaşmalarının önündeki her türlü engelin kaldırılmasını gerekli kılmaktadır.
15) Anayasamızın 10 uncu maddesinde herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtildikten sonra, çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı vurgusu yapılmıştır.
16) Literatürde eşitlik kavramı, biri mutlak diğeri nispi olmak üzere iki değişik anlamda
şekillenmiştir. Mutlak eşitlik kavramı ile kanunların herkese eşit uygulanması, kişilerin kişisel ve özel durumlarına bakılmaması kastedilmekte; bu kapsamda Anayasa’nın 10 uncu maddesinde sayılan bahsi geçen sebeplerle hiç kimsenin ayrım gözetilmeksizin eşit muamele göreceği kabul edilmektedir.
17) Buna karşılık nispi eşitlik kavramı ile aynı durumda bulunan kişilerin aynı işleme, farklı
durumda bulunan kişilerin ise farklı işleme tabi tutulması kastedilmektedir. Nitekim
Anayasa Mahkemesi de birçok kararında, Anayasa’da yer alan eşitlik ilkesinin eylemli değil hukuksal eşitliği ifade ettiğini, diğer bir ifade ile söz konusu ilkenin tüm yurttaşların mutlaka her yönden, her zaman aynı kurallara bağlı tutulmaları zorunluluğunu içermediğini, bu ilke ile aynı hukuksal durumda bulunan kişilerin aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamanın ve yasalarla kişiler arasında ayrım yapılmasını ve ayrıcalıklı kişi veya toplulukların yaratılmasını önlemenin amaçlandığını, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesinin yasaklandığını ifade etmiştir.
18) 5982 sayılı Kanunun birinci maddesiyle 2010 yılında Anayasa’nın 10 uncu maddesine
eklenen ek (üçüncü) fıkra yoluyla, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak dezavantajlı konumda olanların tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması amacıyla, engellilerin de aralarında bulunduğu birtakım gruplara yönelik alınacak özel tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı olmayacağı düzenlenmiştir.
19) Anayasa düzeyinde kabul edilen bu husus pozitif ayrımcılık olarak tanımlanmakta olup,
söz konusu grupların temel hak ve hürriyetlerden tam olarak yararlanabilmeleri için pozitif ayrımcılık yapılması konusunda Devlet/idare yükümlü bulunmaktadır. Bu sebeple, kanun koyucunun, gerek 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunu, gerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, gerekse 4857 sayılı İş Kanunu ile engellilerin sosyal yaşamda karşılaştıkları engelleri kaldırmaya ve engellileri haklar ve özgürlükler açısından toplumun diğer üyeleri ile eşitlemeye çalıştığı, fiziksel veya ruhsal engeli nedeniyle iş bulma imkanını önemli ölçüde yitirenleri koruma altına alma amacıyla da kamu kurum ve kuruluşları ile diğer işverenlere belli oranda engelli personel çalıştırma yükümlülüğü getirdiği ve bu sayede engelli bireylerin istihdam olanaklarına eşit şekilde erişebilmelerini sağlamayı amaçladığı görülmektedir.
20) Avrupa İstihdam Stratejisine uyum sağlama kapsamında hazırlanan 2014-2023 yıllarını
kapsayan Ulusal İstihdam Stratejisinde de, özel politika gerektiren gruplar olarak tanımlanan dezavantajlı grupların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması öncelikli hedef olarak belirlenmiştir.
21) Diğer yandan, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli olarak yürütülmesi için liyakat ilkesi
çerçevesinde istihdam edilen nitelikli personel gerekmektedir. Bu nedenle, kamuya personel alımında adayların sınava tabi tutularak bilgi düzeyi ve yetenekleri en fazla olanların seçilmesi yoluna gidilmektedir. Engelli bireyler diğer adaylarla aynı bilgi düzeyine ve yeteneğe sahip olsa da, personel alımı için yapılan sınavlarda bazı zorluklar yaşadıkları aşikârdır. Bu dezavantajlı durumun önünde geçmek ve kanun ile getirilen belli oranda engelli çalıştırma yükümlülüğü konusunda kamu kurum ve kuruluşlarını düzenli bir şekilde yönlendirmek ve denetlemek amacıyla, pozitif ayrımcılık yükümlülüğü de dikkate alınarak, engellilerin istihdamı için EKPSS sistemi getirilmiştir.
22) Somut olayımızda, 07/09/2018 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Merkez ve Taşra
Teşkilatına Engelli, Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak
Derecede Yaralanan İşçi Alımı İlanı kapsamında ön lisans mezunu olarak başvuruda bulunarak 26/11/2018 tarihinde … İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde göreve başlayan başvuran, kendisinin engellilik durumu nedeniyle ihtiyaçlarını tam olarak gideremediği için zorluk çekmesinden dolayı, 14/02/2019 tarihli dilekçesiyle ailesinin bulunduğu Bingöl iline atanmayı talep etmiş; ancak bu talebi Milli Eğitim Bakanlığının 20/02/2019 tarihli ve … sayılı yazısıyla, ilanda yer alan işe alınan işçilerin 5 yıl süreyle il dışı nakil talebinde bulunamayacağı ve başvuranın talep ettiği yere atanması durumunda … ilinde engelli işçi açığı, atandığı yerde ise kontenjan fazlalığı oluşacağı gerekçesiyle reddedilmiş ve söz konusu yazı 25/02/2019 tarihinde başvurana tebliğ edilmiştir.
23) 5620 sayılı Kanuna 04/04/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle
eklenen Geçici 2 nci maddeyle, kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli işçi kadrosunda görev yapan ve ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen işçilerin, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak kurum içinde yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin kamu kurum ve kuruluşlarının kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı hükmü eklenmiş; bu suretle, memurlar gibi engelli işçilere de kurum içinde yer değişikliği hakkı tanınmıştır.
24) Söz konusu madde metni incelendiğinde, kamu işçisinin engellilik durumuna bağlı yer
değişikliği talebinin, kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilmesi için talep edilen yerde kurumun teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilat bünyesinde bahsi geçen işçinin atanabileceği bir kadronun bulunması ve yer değişikliği talebinin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması gerektiği; engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin talep edildiği yerde kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilatta işçinin atanabileceği bir kadronun bulunması ve talebin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması halinde kamu kurum ve kuruluşlarınca yer değişikliği talebinin yerine getirilmesi gerektiği, bu üç husus dışındaki gerekçelerle yer değişikliği talebinin reddedilemeyeceği anlaşılmaktadır.
25) Bakılmakta olan somut olayımız açısından, başvuranın talebinin engellilik mazeretinden
kaynaklanıyor olması ve Milli Eğitim Bakanlığının başvuranın talep ettiği yerde teşkilatının bulunması, bahsi geçen üç husustan ikisinin karşılandığını göstermektedir. Bu durumda, başvuranın atanmayı talep ettiği yerde kadro bulunup bulunmadığı hususunun ve idarenin ret gerekçelerinin yerinde olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
26) Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30 uncu maddesiyle, kamu ve özel sektör
işverenlerine belli bir oranda engelli çalıştırma zorunluluğu getirilmiş, Kanunun 101 inci maddesiyle 30 uncu maddeye aykırı olarak engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay belli bir miktarda idari para cezası verileceği, kamu kuruluşlarının da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamayacağı hükümlerine yer verilmiş, 108 inci maddeyle de bu cezanın ilgili İŞKUR il müdürünce verileceği düzenlenmiştir.
27) Mevzuat uyarınca, işgücü piyasasına ilişkin istatistiklerin izlenebilmesi amacıyla kamu
kurum ve kuruluşlarında bulunan işçilerin ilgili Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne kayıt ettirilmesi ve kamu kurum ve kuruluşlarına işçi alımlarının ilgili Çalışma ve İş
Kurumu İl Müdürlüğü aracılığıyla yapılması zorunlu olup, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30 uncu maddesi gereğince istihdamı zorunlu engelli kontenjanlarının takibi idareler tarafından gönderilen Aylık İşgücü Çizelgeleri vasıtasıyla düzenli biçimde yine Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerince yapılmaktadır.
28) İşverenin engelli kontenjan açığı için talep vermeyerek yükümlülüğünü yerine
getirmemesi durumunda ise, işverene 4857 sayılı İş Kanununun 101 inci maddesine istinaden çalıştırmadığı her engelli ve çalıştırmadığı her ay için, Çalışma ve İş Kurumu İl
Müdürlüğünce, 2019 yılında 3.250 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Engelli işçi çalıştırmadığı için işverenlerden tahsil edilen ceza paraları, engellilerin kendi işini kurmaları, engellinin iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve bu gibi projelerde kullanılmaktadır.
29) Kamu işçilerinin 5620 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesiyle kendilerine tanınan engellilik
durumuna bağlı yer değişikliği taleplerinin karşılanması durumunda, çoğu durumda engelli kamu işçisinin kadrosunun bulunduğu yerden ayrılmasıyla, ilgili il müdürlüğünün
4857 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi uyarınca çalıştırması zorunlu olan engelli işçi
sayısının, toplam işçi sayısının % 4 oranının altına düşmesi ve idari para cezası ile karşılaşması ihtimali söz konusu olmaktadır. Bu durumda, idarelerin idari para cezasıyla karşılaşmamak için vakit kaybetmeksizin İŞKUR aracılığıyla engelli kamu işçisi alım ilanına çıkması gerekmekte, bazı zamanlarda daha ilana çıkılan alım süreci bitmeden yeni bir engelli kamu işçisi alım ilanına çıkma ihtiyacı doğabilmektedir.
30) Ayrıca, idarelerin sahip oldukları kadroların hepsini karşılama zorunluluğu bulunmasa
da, engelli işçi oranının 4857 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde belirtilen % 4 oranının altına düşmesi durumunda, idareler, işçiye ihtiyaçları bulunmasa da, Kanundan kaynaklanan zorunluluk nedeniyle işçi alım ilanına çıkmak durumunda kalmaktadır.
31) Bunun yanında, kamu işçilerinin engelliliğe bağlı yer değiştirme taleplerinin karşılanması
ve her bir engelli kamu işçisi alımı süreci, idare açısından ilave masraflara katlanmayı gerektirmektedir. Zira, personelin nakil talebinin karşılanması durumunda sürekli görev yolluğu ödenmekte; yeni personel alım sürecinde ise, komisyon kurulması, komisyonda görev yapacaklara ücret ödenmesi, noter ücretleri ve benzeri bir çok masraf ortaya çıkmaktadır.
32) Kamu işçilerinin istihdamı esnasında, alımın ilçe veya il düzeyinde yapılması halinde,
Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik uyarınca, son altı ay içerisinde ilana çıkılan yerde ikamet etmesi gerektiğinden, çalışanların nadiren engellilik durumu nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunmaları söz konusu olsa da, bölge düzeyinde veya ulusal düzeyde ilana çıkılması halinde ilgililerin istihdam edilecekleri illerin dışından başvurmaları imkanı bulunduğundan, daha yüksek oranda engel durumuna bağlı yer değişikliği talepleri ile karşılaşılmaktadır.
33) Ayrıca, bölge düzeyinde veya ulusal düzeyde ilana çıkılan alım süreçlerinde, potansiyel
işçi adaylarının, istihdam için sadece bir il tercihinde bulunmaları kuralı ile KPSS puanlarına göre istihdam edilecek personel sayısının 3 katının sözlü sınava alınması kuralını göz önünde bulundurarak, başvuru sayısının daha az olduğu iller için başvuru yapmaları, özellikle doğu illerinde talep fazla olduğundan batı illerine talebin fazla olması, dolayısıyla alım süreci tamamlandıktan kısa bir süre sonra engel durumuna bağlı yer değişikliği talebinin sayısının artması sonucunu doğurmaktadır.
34) Öte yandan, kamu kurum ve kuruluşları yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri,
çeşitli statülerde istihdam ettikleri personel vasıtasıyla yürütmektedir. Bu açıdan, hangi il müdürlüğünün ne kadar işçiye ihtiyacının bulunduğu belirlenerek, işçi kadrosu için ihtiyaç duyulan miktarda vize talep edilmelidir.
35) Ancak, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127 nci maddesiyle 375 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 23 ncü madde ile hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 04/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanların sürekli işçi kadrolarına geçirilmeleri konusunda, başka bir işleme gerek kalmaksızın geçiş işleminin yapıldığı tarih itibarıyla sürekli işçi unvanı ile kadro ihdas edilmiş ve bu şekilde ihdas edilen sürekli işçi kadrolarının herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılacağının düzenlenmesiyle, kamu işçilerinin istihdamı konusunda yeni bir süreç başlamıştır. Buna göre, hem mezkûr Geçici 23 üncü madde, hem de kamu işçilerin 5620 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesiyle kendilerine tanınan engellilik durumuna bağlı yer değişikliği taleplerinin karşılanması durumunda, belli illerde ihtiyaç duyulandan fazla işçi istihdam edilmesi söz konusu olmaktadır.
36) Bütün bunlara rağmen, idarenin belli bir süre için engellilik mazeretine bağlı yer
değişikliği taleplerinin önüne geçmek amacıyla, alım ilanları kapsamında istihdam edilen personelin 5 yıl boyunca yer değişikliği kuralını getirmiş olması normlar hiyerarşisine aykırıdır. Zira, hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüklerini Anayasa’dan, tüzükler yürürlüklerini kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüklerini kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu bağlamda, kanun koyucunun asli yetkisi kapsamında işçilere tanıdığı böyle bir hak karşısında, idarenin 5 yıl tayin talebinde bulunulamayacağı yönünde bir kural getirmesi, söz konusu hakkın kısıtlanması anlamına gelecektir. Bu sebeple, ilan metinlerinde ve sözleşmelerde yer alan bu hükmün uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
37) Bunun yanında, idarenin öne sürdüğü 4857 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde
belirtilen % 4 oranının altına düşülmesi nedeniyle idari para cezasıyla karşılaşma durumu da, söz konusu hakkın kullanılması konusunda geçerli bir mazeret değildir. Zira, bahsi geçen düzenleme idarelerin engelli personel istihdam etmesi konusunda idarelere yükümlülük veren bir düzenleme olup, bu durumun personelin sahip olduğu haklarını kullanmasını kısıtlayıcı bir şekilde uygulanmaması, oranın altına düşülmesi halinde idarenin bu yükümlülüğünü diğer organizasyonel tedbirler ve personel planlaması vasıtasıyla karışılması gerekmektedir. Somut olayımızda, başvuranın talebinin reddedilmesinin (20/02/2019) akabinde … İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 15/05/2019 tarihli ve … sayılı yazıyla … Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne 7 adet engelli işçi alımı için İşgücü İstem Formu gönderdiği görülmektedir.
38) İdare, başvuranın yer değişikliği talebinin karşılanması halinde gideceği yerde kontenjan
fazlalığı oluşacağını ileri sürmüşse de, 4857 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde belirtilen % 4 oranının kadro imkanı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu oran, ihtiyaç duyulan işçi sayısının değil, idarelerin engelli istihdamı için ayırmaları gereken minimum miktarı göstermektedir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 29/04/2019 tarihli … sayılı yazıda da, kanunda yer alan bu oranın alt sınır olduğu, oranın artmasının veya kontenjan fazlasının engelli personel çalıştırılmasının hukuki olarak sorun oluşturmayacağı ifade edilmiştir.
39) Somut olayımızda, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstihdam Hizmetleri Daire
Başkanlığının tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdiği 14/06/2018 tarihli ve 20856 sayılı yazısında yer alan, toplam işçi sayısından özel güvenlik personeli ile engelli ve eski hükümlü işçi sayısını düştükten sonra kalan sayının % 4’ünün hesaplanması yöntemine göre, başvuranın talebinin reddedildiği tarihte, Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğünde hesaplamaya esas toplam 429 işçi sayısı bulunduğu, bu sayıya göre toplan 18 engelli işçi çalıştırılması gerekmekte iken, 19 engelli işçi istihdam edildiği; 2019 yılının Haziran ayında ise hesaplamaya esas sayının 426’ya düştüğü, ancak halen 19 engelli işçi istihdam edildiği, dolayısıyla çalıştırılması gereken minimum miktarın üzerinde engelli işçi istihdam edildiği görülmektedir.
40) İdare tarafından, Bingöl ilinde ihtiyaç duyulan işçi sayısının ne kadar olduğu ve sayıdaki
düşüşün 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ncü maddesinden kaynaklı olduğu konusunda herhangi bir bilgi sunulmamış olmasına rağmen, başvuranın yer değişikliği talep ettiği Bingöl ilinde 3 sürekli işçi kadrosunun boşaldığı anlaşılmaktadır.
Bu açıdan, yukarıda yer alan % 4 oranın üzerine çıkılmasının hukuken sorun oluşturmadığı ve başvuranın talebinin halen geçerli olduğu hususu da göz önünde alındığında, Bingöl ilinde başvuranın atanabileceği vizeli işçi kadrosu bulunduğu, dolayısıyla yukarıda bahsi geçen üç hususun sonuncusu olan kadro imkanlarının da mevcut olduğu değerlendirildiğinden, idarenin başvuranı talep ettiği yere atması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
41) Bütün bunların yanında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 30 uncu ve 101 inci maddelerinde,
kamu kurum ve kuruluşları için de belli bir oranda engelli çalıştırma yükümlülüğü getirildiği, hesaplamaların il düzeyinde yapıldığı ve bu yükümlülüğe uymayan kamu idareleri ile illerdeki kamu işveren vekillerine de idari para cezası uygulandığı görülmektedir. Ancak, engellilere yönelik pozitif ayrımcılık kapsamında hem özel sektör hem de kamu işyerleri için böyle bir yükümlülük getirilmesi makul karşılanabilir ise de, özel sektör işyerlerinden ayrı olarak kamu idarelerinin birçok ilde faaliyet göstermesi ve
5620 sayılı kanun ile kamuda çalışan işçilere belli durumlarda engellilik mazeretine bağlı
yer değişikliği hakkının tanınmış olması nedeniyle, yukarıda ayrıntılarıyla izah edildiği üzere, kamu işyerleri açısından uygulamada birçok soruna yol açmakta, bu uygulama nedeniyle hem mali açıdan hem de verimlilik açısından kamu kaynaklarının israf edilmesi söz konusu olmaktadır.
42) Bu minvalde, özel sektör işyerlerinden farklı mahiyette bulunan kamu işyerleri açısından,
engelli işçi çalıştırma zorunluluğuna ilişkin alt limitin ulusal düzeyde hesaplanması yönteminin uygulanması suretiyle, 5620 sayılı kanun ile kamu işçilerine tanınan engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği hakkının kullanımının uyumlaştırılmasını teminen 4857 sayılı İş Kanunu’nda, ayrıca bu hakkın suiistimal edilmesinin ve engelli istihdamının bazı illerde yığılma ortaya çıkmasını önlenmesine yönelik tedbirleri de alarak, uygulamadaki diğer sorunların da giderilmesi amacıyla diğer ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması konusunda çalışma yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
43) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, dosyadaki bilgi ve belgeler, anılan mevzuat
hükümleri ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurulduğunda; başvuranın 5620 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesiyle kendisine tanınan engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği hakkını kullanması için gerekli şartları taşıdığı ve idarenin kadro imkânlarının elverişli olduğu değerlendirildiğinden, başvuranın talebi yönünde işlem yapılması için
Milli Eğitim Bakanlığına; ayrıca, kamuda engelli istihdam etme yükümlülüğünün ulusal düzeyde hesaplanarak idari para cezalarının buna göre uygulanması ve uygulamada karşılaşılan diğer sorunların giderilmesi amacıyla ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması için çalışmaların başlatılması konusunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
44) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
45) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup … İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın, 5620 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesindeki şartları taşıması sebebiyle, engellilik mazeretine bağlı yer değişikliği hakkı kapsamında, talebi yönünde işlem yapılarak Bingöl iline naklen atamasının yapılması konusunda MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞINA;
Ayrıca, kamuda engelli istihdam etme yükümlülüğünün ulusal düzeyde hesaplanarak idari para cezalarının buna göre uygulanması ve uygulamada karşılaşılan diğer sorunların giderilmesi amacıyla ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması için çalışmaların başlatılması konusunda AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ile AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL
HİZMETLER BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ve AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi