|
ÖZET: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yaparken istifa eden bir personelin, zincirleme zimmet suçu nedeniyle ceza davası açılması üzerine emeklilik talebinin değerlendirilmesi yapılmıştır. İlgili yazıda, emeklilik talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususunda 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1/D maddesi çerçevesinde tazminat ödenip ödenemeyeceği incelenmiştir. Devlet memurlarının emeklilik haklarına dair düzenlemeler, 657 sayılı Kanun’un 17, 18 ve 19. maddelerinde belirtilmiştir.
Çalışma Sosyal Güvenlik Başkanlığı’nın yazısında, bahsi geçen personelin emekli olmasında bir engel bulunmadığı ifade edilmiştir. Ancak, 375 sayılı KHK’nın 1/D maddesi gereğince, istifa eden ve sonrasında emeklilik talep eden personellere tazminat ödenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durum, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirilmiş ve tazminatın kimlere ödeneceği ile hangi şartlarda verilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, istifa eden personelin emeklilik talebinin tazminat hakkı doğurmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. |
T.C.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
Sayı : E-53773008-622.02-2057076 08.11.2021
Konu : Emeklilik harıcrahı
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
İlgi : tarihli ve sayılı yazı.
Belediyenizde 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna tabi Devlet memuru olarak görev yapmakta iken istifa eden, yaptığı iş ve işlemlerde zincirleme zimmet suçu tespit edilmesi üzerine hakkında ceza davası açılan bir personelin, bilahare emeklilik talebi bulunduğundan bahisle, 375 sayılı KHK’nın 1/D maddesinde öngörülen tazminatın verilip verilemeyeceğine ilişkin ilgi yazı ve ekleri incelenmiştir.
Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 17. maddesinde, “Devlet memurları, bu kanun ve diğer mevzuata göre tayin ve tesbit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler.” hükmü,
18. maddesinde, “Kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilmez, aylık ve başka hakları elinden alınamaz.” hükmü,
19. maddesinde ise, “Devlet memurlarının, özel kanununda yazılı belirli şartlar içinde, emeklilik hakları vardır.” hükmü yer almaktadır.
İlgi yazının ekinde yer alan Çalışma Sosyal Güvenlik Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 24/10/2020 tarihli ve E78383876-67.538.162-010.99-12823618 sayılı yazısında da, adı geçenin emekli olmasında herhangi bir sakınca bulunmadığı belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1/D maddesinde, “D) (Ek: 31/7/2003-4969/2 md.) (A) bendi kapsamına giren personel ile 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde yer alan personel ve kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden; emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara, haklarında toptan ödeme hükümleri uygulananlara, emekli iken yeniden hizmete alındıktan sonra cezaen olmamak üzere görevlerine son verilenlere, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilen veya hizmet sürelerinin bitiminde ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile terhis olan yedek subaylara, yedek astsubaylara ve bunlardan görevde iken ölenlerin kanuni mirasçılarına damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarında tazminat ödenir.” hükmü yer almakta olup; bu tazminatın kimlere ödeneceği ile hangi hallerde verilemeyeceğine ilişkin hususlar sayma yoluyla belirtilmiştir. Ancak, “istihdam edilenlerden” hükmüne yer verilerek çalışmakta iken emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara vs. bu tazminatın ödeneceği belirtilmiştir.
Bu itibarla, Başkanlığınızda 657 sayılı Kanuna tabi olarak istihdam edilmekte iken “istifa” eden ve bilahare emekliğini talep eden ilgiliye bu tazminatın ödenemeyeceği değerlendirilmektedir.
Rica ederim.