ÖZET: Başvuran, 2012 yılından bu yana malul aylığı almakta olup, 2002 yılında vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemede, başvuranın kendi sigortalılığı nedeniyle malul aylığı aldığı ve bu durumun, babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasına engel teşkil ettiği belirtilmiştir. 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince, başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu değerlendirirken, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığını tespit etmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın babasının vefat ettiği tarihte kendisine bağlanmış bir aylık bulunmadığı ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun’un geçici maddelerinin uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın mevcut durumu, ölüm aylığı bağlanması için gerekli şartları taşımadığı için talebinin reddedilmesi yönünde karar verilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, SGK tarafından hukuki çerçevede uygun bir şekilde değerlendirilmiş ve ret kararı verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin süreçte iyi yönetim ilkelerine uygun hareket ettiğini, ancak başvuru yollarının açıkça belirtilmediği için bazı iyileştirmeler yapılması gerektiğini önermiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6073-S.22.9301

BAŞVURU NO : 2021/19644

KARAR TARİHİ : 10/05/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Kendi sigortalılığından dolayı malul aylığı alan başvuranın, 1479 sayılı

BAŞVURUNUN KONUSU :

Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almaktayken 2002 yılında vefat eden babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, 2012 yılından bu yana malul aylığı aldığını belirterek 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık almaktayken vefat eden babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından

gönderilen 07/02/2022 tarihli ve sayılı yazıda özetle:

2.1. Başvurana 01.07.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi gereğince 4/1-(a)

statüsünde malullük aylığı ödendiği, 2.2. Başvuranın babası 30.4.2002 tarihinde vefat etmiş olup 01.03.1995 tarihinden vefat ettiği tarihe kadar tarafına 1479 sayılı Kanunun mülga 35 inci maddesi gereğince 4/1-(b) statüsünde yaşlılık aylığı ödendiği, 2.3. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında 05.12.2017 tarihinde yapılan değişiklik gereğince 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki Kanun hükümleri uygulandığı, /

2.4. Buna göre, kendi sigortalılığından dolayı 01.07.2012 tarihinden itibaren malullük aylığı alıyor olması nedeniyle babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanması imkanı bulunmadığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. 34 üncü maddesinde; “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının; a) Dul eşine % 50’si; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması halinde

% 75’i, b) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;

1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını

doldurmayanların veya,

2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malul olduğu anlaşılanların

veya,

3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,

her birine % 25’i, …

oranında aylık bağlanır.”, 5.2. “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği

/

nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.”, 6. 15/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri

Yönetmeliğinin “Eski gelir ve aylıklarda durum değişiklikleri ve alt sınır aylığı” başlıklı geçici 4 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “(1) Sigortalı veya hak sahiplerine, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanıp, Kanun hükümlerine göre ödenmesine devam edilen gelir ve aylıkların, durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili Kanun hükümleri uygulanır. 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi hükümleri saklıdır.

(2) Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasında, sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki

Kanun hükümleri uygulanır.”, hükmü yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 2012 yılından bu yana malul aylığı aldığını belirterek 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık almaktayken vefat eden babasından dolayı tarafına ölüm aylığı bağlanmasını talep etmektedir.

9. Sosyal Güvenlik Kurumunca özetle; başvuranın 01/07/2012 tarihinden bu yana kendi çalışmalarından dolayı malul aylığı alması nedeniyle babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması talebinin reddedildiği bildirilmiştir.

10. Bu çerçevede uyuşmazlığın; kendi çalışmalarından dolayı malul aylığı alan başvurana babasından dolayı ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

11. 5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların ödenmeye devam olunacağı, söz konusu aylık ya da gelirlerin durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınacağı düzenlenmiştir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla vefat etmiş sigortalıların henüz aylık bağlanmamış hak sahiplerine yönelik doğrudan bir düzenlemeye ise yer verilmemiştir.

12. Bu çerçevede, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında

Kanunun geçici 1 inci maddesinde yer verilen esas aynen düzenlenmiş, bununla birlikte ikinci fıkrada

Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmasına yönelik olarak; sigortalıya ilişkin koşulların tespiti ile gelir veya aylığın hesaplanması ve paylaştırılmasında ölüm

/

tarihindeki, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde ise hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki

Kanun hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir.

13. Kanunların zaman bakımından uygulanmasında, her kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanması esastır. Bu doğrultuda, kanunun yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanması için özel bir kanun hükmünün varlığı gerekli olduğu gibi, yürürlükten kaldırılan kanunun ileriye etkili olarak uygulanmaya devam edilebilmesi için de yine özel bir kanun hükmünün varlığı zorunludur. Nitekim 5510 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanun koyucu, mezkûr

Kanun’un yürürlüğünden önceki sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanılan veya hak kazanılan gelir veya aylıkların, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, Kanun’un yürürlük tarihinden önceki hükümlerin esas alınması gerektiğini benimsemiştir. Bu tür istisnai hükümler dışında, ölüm sigortasından aylık tahsislerinde genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan mevzuatın uygulanması gerekmektedir (Kamu Denetçiliği

Kurumunun 08/04/2020 tarihli ve 2020/3443, 13/05/2020 tarihli ve 2020/3174 Başvuru No.lu kararları).

Kız çocukları, ölüm aylığı bağlanmasında baba yönünden hak sahipliği sıfatını kanunda aranan tüm şartların tamamlanmasıyla kazanmaktadır. Başka bir anlatımla şartlardan herhangi biri tamamlanmamış ise baba yönünden hak sahipliği sıfatı söz konusu olmamaktadır. Bu durumda kız çocukları, sigortalının ölümü, boşanma, Sosyal Sigorta ya da Emekli Sandıklarından gelir veya aylık almaksızın çalışma hayatından çıkma şartlarının bir arada bulunması suretiyle ve hangisi daha sonra gerçekleşmiş ise o tarih itibarıyla ölüm aylığı açısından hak sahibi olmaktadır.

14. Somut olayda babasının vefat ettiği tarih itibarıyla başvurana 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanmış ya da hak kazanılmış bir aylık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvuran hakkında

5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin uygulanmasına ve 1479 sayılı Kanuna göre değerlendirme

yapılmasına imkân bulunmamaktadır. Bu durumda, başvuranın talebinin artık 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

15. 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarına aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.

16. Somut olayda başvuranın hâlihazırda kendi çalışmalarından dolayı 01/07/2012 tarihinden beri 4/1(a) kapsamında malullük aylığı aldığı tespit edilmiştir. Bu durumda başvuranın Kanunun 34 üncü maddesinde kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanması için aranan kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olmak şartını taşımadığı açıktır.

17. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; kız çocuklarına ölüm aylığı bağlanması için aranan kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olmak şartını taşımadığı anlaşılan başvurana babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

/

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Mersin İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/